?> yazma korkusu arşivleri - Kişisel Gelişim
Mar 072014
 
2,020 views

Yazma Korkusu Olanlar İçin Pratik İpuçları

Zihniniz karmakarışık bir kağıt sepeti gibi dolu, anlatmak istediğiniz yüzlerce konu var.

Ama kağıdın başına, ya da klavyenin önüne oturduğunuzda beyniniz birden boşalıyor, sözcükler zihninizden tehlikeyi sezmiş karıncalar gibi kaçışıyor mu? Yoksa “Nasıl olsa yine yazamayacağım!” deyip, denemekten bile vaz mı geçiyorsunuz?

Yazma korkusu

Foto: netdna.copyblogger.com

Kimbilir, belki de işinizin önemli bir bölümü zaten yazı yazmakla ilgili. Ama artık kendinizi tıkanmış, tükenmiş mi hissediyorsunuz? İlham periniz sizi terk mi etti?

Umarım “yazma korkusu” -writer’s block- noktasına gelmemişsinizdir. Eğer geldiyseniz, bu yazıda ele alacağım yöntemler size yeterince yarar sağlamayabilir. Sizin öncelikle bu korku ile yüzleşmenizi öneriyorum. Biliyor veya bilmiyor olabilirsiniz ama, korkulardan kurtulmak, korkulduğu kadar zor değildir.(*)

İster yeni başlıyor olun, ister deneyimli bir yazar olun, kendinize özgü stratejiler ve yöntemler kullanmak zorundasınız.

– Değişime ve gelişime açık ol: Öncelikle değişime ve gelişime açık olun. Yoksa kaçınılmaz olarak aşınır, tükenir ve sıradanlaşırsınız. Kendinizi geliştirmeyi, öğrenmeyi asla bırakmayın. Bunun için de okuyun, okuyun, okuyun! Hem de her türlü yazıyı!

– Yazmaya başlamadan önce yazının haritasını çiz: Düşünce haritası, kavram haritası, zihin haritası, listeleme gibi araçlardan yararlanarak konuya ait temel bileşenleri ve bunların ilişkilerini ortaya çıkarın.

– Yazarken düzeltme yapma: Yazma eylemi sırasında düşünce akışını aksatacak her türlü davranıştan uzak durun. Düşüncelerinize, kağıda veya ekrana dökülen sözcüklere müdahale etmeyin. Her şeyi olağan akışına bırakın. Düzeltme işlemleri tamamiyle başka bir aşamadır.

– Yazı taslağını düzeltmeye geçmeden önce ara ver: Yazı taslağınızı tamamladıktan sonra bir kenara kaldırın. Zihninizden o konuyu uzaklaştırın. Başka şeylerle ilgilenin. Düzeltme işlemine bir kaç saatten önce geçmeyin. Bu süreyi bir kaç güne kadar uzatabilirsiniz. Hem yazar, hem de editör şapkalarınızı aynı anda takmayın.

– Taslak aşamasında sözcüklere takılma: Doğru sözcüğü bulamadıysanız bile üstünde durmayın, gerekirse yerini boş bırakın. Gerekiyorsa kısa bir açıklama ekleyin. Dilbilgisi kurallarına, noktalamalara takılmayın. Yazma akışkanlığını engellemekten kaçının.

– Anlatma Resmini Göster (ARG): Eğer akademik bir makale, bir ders kitabı veya teknik içerikli bir yazı yazmıyorsanız, doğrudan anlatmak yerine okuyucunun duyularını ve duygularını işin içine sokun. Nasıl hissetmeleri gerektiğini söylemeyin, sadece bu duyguya yol açacak davranışları resmedin, yazınıza ses, koku, tat, hareket ve renk ekleyin.

– Kesintisiz çalışma zamanları oluştur: İster sabahın köründe, ister günün ortasında, ister gecenin bir yarısında olsun, telefonunuzun çalmayacağı, acil ama önemsiz nedenlerle bölünmeyecek bir “yazma zamanı” tanımlayın. Bu zamanı sadece yazmak için ve kesintisiz olarak kullanın.

– Alıştırma amacıyla her konuda yaz: Yazı alanınız tanımlı dar sınırlar içinde olsa bile, alıştırma amacıyla değişik konularda da yazılar üretin. Her yazdığınızı yayınlamak zorunda değilsiniz. Bu çalışmalar sizi zinde tutacak, üretkenliğinizi ve yaratıcılığınızı destekleyecektir.

Yazarlık ile ilgili yazılarımızın devamı da gelecek.
Beğendiğiniz yazılarımı “beğendim” olarak işaretleyin ve beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

(*) : EFT – Tepeleme bu konuda size yardımcı olabilir. Bizi arayın. Kardeş sitemizdeki EFT – Tepeleme konulu diğer yazılarımızı okuyun.

Feb 262014
 
1,310 views

Yaratıcı Yazarlık Ölümsüzlüğe Giden Yoldur

Yaratıcı YazarlıkAslına bakarsanız yazarlık, zaten, yaratıcılık niteliğini de içinde barındırır. Yine de “yaratıcı” sözcüğünün eklenmiş olması, epeyce bir hava katıyor bu kavrama.

Bazıları yazarlığın sonradan öğrenilemeyeceği düşüncesini savunur. Ben, bu görüşte değilim.

Elbette herkes yazar olamayabilir. Hatta yazarlık için gereken her türlü bilgiye ve teknik beceriye sahip olan herkesin başarılı bir yazar olabileceğini söylemek bile, abartılı bir öngörü olur.

Bence yazarlık için asıl gereken, bilgi ve deneyim birikimidir. Bu birikimi bizzat yaşayarak, olayları ve insanları izleyerek, okuyarak, araştırarak, hatta bunların hepsini birbiriyle harmanlayarak elde etmek mümkündür. Elbette, hayal gücünü de yabana atmamak gerek. Ancak böyle bir birikime sahip olmak, tek başına, başarılı bir yazar olmak için yeterli olmayabilir. (Başarılı yazarlıktan kastım sadece ticari kazanç sağlamak değil, doğru şekilde pazarlandığında çok sayıda okuyucuyla buluşabilecek eserler üretebilmektir.) Bütün bu birikimin akışkan harcı mutlaka düzgün bir şekilde kalıba dökülüp şekillendirilmek zorundadır.

Yaratıcı yazarlığın önemi burada ortaya çıkıyor. Bu yaklaşım, hem yeterli bir birikime sahip olmayı, hem de bu birikimi ürüne çevirmek için gereken yeterli bilgi ve teknik donanıma sahip olmayı gerektirir. Bu nedenle, bir editör aracılığıyla öykülerini esere dönüştürmeyi -sonuç ne kadar başarılı olursa olsun- bu kavramın dışında tutuyorum.

Yaratıcı yazarlık, basım ve dağtım aşamaları dışındaki tüm süreci tek başına üstlenmeyi gerektirir. Çünkü, bu şekilde çalışan bir yazar, kendi eserinin gerçek yaratıcısı ve sahibi olur.

Her türlü birikim, bilgi ve teknik donanıma sahip olsalar bile “tek bir satır” yazmakta dahi zorlanan insanlar da var. Hatta daha önce başarılı eserler üretmiş kişiler bile bazan böyle bir duruma düşebiliyor. Bu sorun, “yazma korkusu”, diğer adıyla “yazarlık blokajı” (writer’s block”) olarak biliniyor. Yaratıcı yazarlık eğitimleri, yazma korkusu yaşayan insanlar açısından da büyük oranda yararlı olur.

Yaratıcı yazarlık, akademik ve bilimsel yayınlar dışındaki hemen her alanı konu edebilir. Yaratıcı yazarlık, insanların duyularına ve duygularına hitap etmeye özel önem verir. Tekdüze anlatım yerine, okuyucunun hem aklına hem de duygularına hitap ederek, okuduklarını görsel imgeler halinde zihninde canlandırmasını sağlar. Bu yöntem, okuyucunun kendisini ön planda tutar. Öyküyü, okuyucunun zihninde yaşayan bir film haline dönüştürür.

Eğer siz de bir yazar olmak ve okuyucularınızın yazdıklarınızla bütünleşmesini istiyorsanız, kendinizi yaratıcı yazarlığa hazırlamalısınız.

Ahmet Aksoy