?> şiir arşivleri - Kişisel Gelişim
Jul 072014
 
2,215 views

Haiku Şiiri ve Asal Sayılar

Asal gazları olduğu gibi, asal sayıları da severim. Takıntı düzeyinde olmasa da, bu sayılarla ilgili olgulara karşı daha seçici davranırım.

asal-sayilarDünkü haiku zinciri denememizden sonra bir şey dikkatimi çekti.
5 numaralı haiku zincirini 17. halkada kapatmıştım. Bunların her ikisi de asal sayılardı.
Sonra farkettim ki haiku ve tankalar da hep asal sayıdaki birimlerden oluşuyorlar.

Hece sayılarındaki temel birimler 5 veya 7. Ve her ikisi de asal sayı.
Haikunun toplam hece sayısı: 17. O da bir asal sayı.
Tankanın hece sayısı toplamı: 31. Bu da asal.
Dize sayıları da 2, 3 ve 5: Yani yine hepsi asal sayılar.

Tesadüf mü, yoksa bilinçli bir düzen mi var bilmiyorum ama, haikunun temellerinin asal sayılara göre atıldığı kesin gibi görünüyor!..

Daha önce de “ilk kez keşfettiğimi” zannettiğim konuların, pek çok kez, benden epeyce önce başkaları tarafından da farkedildiğini farkettiğim oldu. Bu nedenle bu kez aceleci davranmak istemedim ve interneti bu konuda araştırdım.

Haklıymışım! Aynı gözlemi yapıp, aynı soruyu soran ve aynı konuyu çeşitli biçimlerde ele alan bir sürü kaynak buldum. Yani haiku ile asal sayılar arasındaki ilişkiyi ilk keşfeden ben değilmişim. Olsun! Bu kaynaklardan da yepyeni bilgiler edindim.

Haiku, senryu, jisei : 5+7+5 = 17
Katauta: 5+7+7 = 19
Tanka, waka: 5+7+5+7+7 = 31

Öte yandan, yukarıdakiler kadar popüler olmayan ve asal sayıda bileşenden oluşmayan bir kaç japon şiiri biçemi daha varmış:
Mondo: 5+7 = 12
Choka: 5+7+5+5+7+5 = 34
Choka: 5+7+7+5+7+7 = 38
Bussokusekika: 5+7+5+7+7+7 = 38
Sedoka: 5+7+7+5+7+7 = 38
Bu şiir tiplerini ben de ilk kez duydum. (Aslına bakarsanız, katauta formunu da ilk kez duyuyorum.)

Japonların kültürel olarak sayılara, özellikle de asal sayılara büyük bir önem verdikleri biliniyor. Bunun, şiir formlarına yansıması da çok doğal.

Öte yandan şiir, matematikle iç içedir. Her zaman açıkça görülemese bile, şiirde, belli bir içsel düzene sahip olan, bazan da bunları döngüler halinde yineleyen bir biçem söz konusudur.

Haikunun uluslararası bir ilgi görmesinde büyük olasılıkla asal sayıların katkısı büyük.

Haiku, doğal yaşamın asal şifrelerini taşıyor.

ahmet aksoy

Kaynaklar:

Jul 052014
 
1,188 views

Hem Eğlen, Hem Şiir Yaz – Haiku Zincirleri

haiku-zinciriBir kaç hafta önce, Haiku Panosu grubumuzda çok güzel bir çalışma başlattık: Haiku Zinciri.

Bildiğiniz gibi haiku, sadece 3 satırlık minimal bir şiirdir. İlk dizesi beş, ikinci dizesi yedi ve son dizesi yine beş heceliktir. Toplam onyedi heceden oluşur.

Bir Haiku Zincirinde şairlerden biri ilk haikuyu yazar. Bir diğer şair, ondan önceki şairin yazdığı haikunun beş hecelik son dizesini olduğu gibi alır ve kendi yazacağı haikunun ilk dizesi yapar. Kalan iki dizeyi kendisi tamamlar ve bu haikuyu yeni bir halka olarak zincire ekler. Sonra farklı bir şair yazılan son dizeyi kendi haikusunun ilk dizesi haline getirir ve bu böyle devam eder.

Zincirin yeni halkalarını kimin yazacağı konusundaki çakışmaları en aza indirgemek, yöneticinin görevidir. Buna rağmen oluşan ufak tefek çakışma kazalarında da şairlerden biri kendi haikusunu geri çeker.

Zincir yöneticisi, eklenen haikuları düzenler ve bir araya getirir. Zincirin kapatılması görevi de Zincir yöneticisine aittir. Kapatma halkasının son dizesi, zincirin ilk dizesi ile aynıdır. Böylece zincir tamamlanmış olur.

Onaltı halkalık ilk zincirimiz şöyleydi: (Bazı kuralları bu ilk denemeden sonra oluşturduk)

Haiku Zinciri – 1
16 Halka
1
yeşil sarmaşık
tırmanır düz duvara –
yaramaz çocuk (ahmet aksoy – 21.06.14)
2
yaramaz çocuk
bilyelere sevdalı
kitaplara küs (tülin yönter-21.06.14)
3
kitaplara küs
minik kağıt güvesi
şimdi nerede (tülin yönter-21.06.14)
4
şimdi nerede
fener alaylı günler
bayramlar yitik (tülin yönter-21.06.14)
5
bayramlar yitik
kahkahalar mapusta
güneş hep solgun (tülin yönter-21.06.14)
6
güneş hep solgun
o soğuk iklimlerde
yıldızlar kayıp (tülin yönter-21.06.14)
7
yıldızlar kayıp
kadim gök atlasında
karlı fırtına (ahmet aksoy-22.06.14)
8
karlı fırtına
ısıtır köy evini
maşinga soba (s.sincik.22.06.14)
9
maşinga soba
çocukluk kışlarından
bir çiçek dalı (ahmet aksoy 22.06.14)
10
bir çiçek dalı
sevgilinin elinden
ilkbahar geldi (feride serin-22.06.14)
11
ilkbahar geldi
ardından deli yağmur
yaz gitti gider (tülin yönter-22.06.14)
12
yaz gitti gider
peşinde çiçeklerin
meyve bahçesi (ahmet aksoy-23.06.14)
13
meyve bahçesi
vurgundur dolulardan
mahzun çiftçiler…(s.sincik-23.06.14)
14
mahzun çiftçiler
sağanaklar beklerken
dolular indi (tülin yönter-23.06.14)
15
dolular indi
hazanı bekler bahçe
meyvesiz ağaç…(s.sincik.23.06.14)
16
meyvesiz ağaç
eski bir düşü görür
yeşil sarmaşık (ahmet aksoy-23.06.14)

(Diğer zincirlere: http://sanat.axtelsoft.com/haiku-zincirleri/ adresinden ulaşabilirsiniz. )

Bunlar, çok zevkli çalışmalar oldu. Ve hepimize çocukça heyecanlar yaşattı.

Zincirleri okuyanlar da farklı şairlerin peş peşe yarattıkları duygu ve kavram iniş çıkışlarının onlara bambaşka bir haz verdiğini söylüyorlar.

Haiku Zinciri yöntemi, özellikle çocuklara haiku öğretmek açısından çok yararlı ve eğlenceli bir araç olabilir. Hatta yetişkinler için bile…

Ancak, her şeyde olduğu gibi, bu çalışmaların da dozunun iyi ayarlanması gerekir.

Çünkü zincirleri fazla uzatmak yorucu oluyor. Örneğin ellibeş halkalık dördüncü zincirimiz hepimizi (özellikle yönetici olarak beni 🙂 ) epeyce yordu. Bu yüzden, bu zincirlerin uzunluğunu 16-24 halka ile sınırlamakta büyük yarar var.

Haiku Zinciri kurallarını şu şekilde özetleyebiliriz:
1- Haikular 5+7+5 veya kısa+uzun+kısa yöntemine uygun olarak yazılır.
2- İçerik açısından mutlaka klasik haiku kurallarına uymak zorunluluğu yoktur, ama uyulması tercih edilir.
3- İçerik haiku veya senryu kurallarına uygun olabilir. İtiraz olmazsa, kural dışı dizelere de izin verilebilir. Biçim daha ön plandadır.
4- Zincir başındaki hariç, her halka, bir önceki halkanın son dizesiyle başlar.
5- Halkaların başına halka numarası yazılır.
6- Her halkanın en son dizesinin yanına parantez içinde halkayı yazan şairin adı, yazılış tarihi ve saati yazılır.
7- Aynı kişi kendi halkasına ekleme yapamaz. Araya en azından bir başka şair bir halka eklemelidir. (Eğer zinciri başlatan ve kapatan kişi yönetici ise, kapatma-başlangıç halkasında bu kural uygulanmaz.)
8- Bir zinciri kapatmak için 3 gün beklenir veya ortaklaşa kapatma kararı verilir.
9- Zinciri kapatmayı yönetici yapar.
10- Kapatılan zincirin başlığında, zincirin kapandığı belirtilir.

Sizler de katılımcı veya izleyici olarak aramıza katılmak isterseniz, https://www.facebook.com/groups/haikupanosu/ adresindeki Haiku Panosu grubumuza gelin.

ahmet aksoy

Haiku Zincirleri: http://sanat.axtelsoft.com/haiku-zincirleri/

Apr 012014
 
1,361 views

Haiku Ne ki?

Geçen yıl biri bana haiku ile ilgili herhangi bir soru sorsaydı, ilk tepki olarak “Haiku ne ki?” diyeceğimi biliyorum.

Oysa şimdi haiku benim için “yararlı” bir virüs gibi. Her yerde var. Her şeye bulaşıyor. Çok hızlı ürüyor ve bir yandan da olağanüstü hızla evrimleşiyor.

Benim açımdam haiku -en azından şimdilik-, klasik haikunun temel 5+7+5 dize yapısını koruyan ve olabildiğince doğadan esinlenen bir yapı. Kendi açımdan henüz tam bir şiir formu değil. Çünkü henüz haikunun müzikalitesini yakalayabilmiş değilim. Ama eminim ki, o da olacak.

Şimdi size kısaca “haiku”nun ne olup olmadığını özetlemeye çalışayım.

Haiku nedir?
Haiku 3 satırlık bir şiir. İlk ve üçüncü satırları beş heceden, ortadaki satır ise yedi heceden oluşuyor. Geleneksel bir Japon şiiri formu. Konusunu daha çok doğadan alıyor ve yalın bir dille görselleştiriyor. Aynı formu kullanan ama hiciv ögeleri içeren benzer formlar da var. Daha fazla ayrıntı isterseniz, internette çok sayıda kaynak var.

http://jikad.org.tr/cocukhaikuyarismasi/wp-content/uploads/2013/10/Haiku-Nas%C4%B1l-Yaz%C4%B1l%C4%B1r.pdf adresinden indirebileceğiniz pdf dokümanda pek çok ayrıntı ve örnek bulabilirsiniz.

Şu anda haiku benim için sözcüklerle görselleşen bir fotoğraf karesi. O anda ne denk gelirse. Bir stüdyo çalışması değil. Işığı, fonu, duruşu ben tanımlamıyorum. Kendiliğinden. Anlık. Spontane.

“resmini çizer
renkleri boyar haiku
bir an doğadan”

İşte bu nedenle -şimdilik- haiku benim açımdan bir sanatsal obje değil. O bir “farkındalık” aracı. Haiku, yaşama buruk tadını veren minik ayrıntıların farkına varmamızı sağlayan tılsımlı bir gözlük.

Haikunun farkına varışım geçen yıl oldu. Her gün en az bir haiku yazmaya karar verişimin tarihi ise 20 Şubat 2014. Bu tarihin anlamlı bir özelliği yok. Sadece aldığım kararı uygulamaya başladığım tarih. Ve o günden bu yana, ödün vermeksizin uyguluyorum. Bazan günde bir tane yazıyorum, bazan da 5-6 tane birden. Nasıl denk gelirse. Spontane.

Haiku yazmak için özel bir zaman ayırmam gerekmiyor. Bu aralar en verimli haiku atölyem, sabahları ofise gelirken bindiğim Acıbadem-Kadıköy dolmuşu. Günlük haiku kotamın neredeyse tamamını bu 20-25 dakikalık yolculukta dolduruyorum. Baktığım her yerde bir haiku var. Yağmur yağarken dolmuşun camlarında oluşturduğu desenler bir haiku. Ya da bulutlar. Kaldırımda yürüyen, yüzünü görmediğim kadın. Çiçeklerini salkım saçak sergileyen bir badem ağacı… Bunların hepsi birer haiku. Bunların hepsi yaşamımızdan bir an, bir anı. Dolaysız, dolambaçsız.

Bazan da rıhtıma gidiyorum. Deniz, martılar, insanlar… Tıpkı fotoğraf çeker gibi. Bakmayı, görmeyi aşıp, farkına varmayı öğreniyorsunuz.

Haiku, benim farkındalığımı tetikledi. O ayrıntıları görmediğimden değil. Ama o anları sözcüklerle ifade etmeyi kendime bir görev edindiğimden beri, farkındalığımın daha fazla farkına varıyorum. Bu sayede artık daha kolay gülümsüyorum. Çünkü o minik ayrıntılardaki güzelliği içime daha fazla sindirmem mümkün oluyor.

Badem ağaçlarının çiçek açtığını görmemeniz mümkün mü? Aklınızdan, farkında bile olmaksızın “Badem ağacı çiçek açmış.” derken, kuyruktaki binlerce diğer düşünce onu daha sahneye çıkma fırsatı bulamadan gerilere itekleyiveriyor. Badem ağacı çiçek açtığıyla kalıp, bir anda sıradanlaşıyor zihninizde. Belki bir cümle haline bile dönüşemeden. Oysa haiku ile fotoğraf çekmeye karar verdiğinizde, badem ağacını kadraja oturtup ışığını, rengini, dokusunu görmeye başlıyorsunuz. Öyle uzun uzun da değil. En fazla 1-2 dakika içinde. Yaşam akıp gidiyor. Çevrenizdeki herşey de öyle. Zamanı durdurup o anların resmini uzun uzun boyamanız mümkün olmuyor. Sadece bir düğmeye basma fırsatınız var. Ve fotoğraf filminiz sadece 3 kısacık satırdan ibaret.

Haiku, yaşamdan minik kesitler alıyor. Ve size, bu anları dolu dolu yaşama; onların verdiği doyumsuz hazların farkına ve tadına varma fırsatı tanıyor. Haikuyla gülümsemeniz kolaylaşıyor.

Haiku, olağanüstü bir terapidir.

Haiku, reddettiğimiz, sıradanlaştırdığımız günlük yaşamın üzerindeki tozları silkelemektir.

Haiku, gündelik yaşamımızdaki tılsımlı taşı yakalamaktır.

Eğer siz de benimkine benzer deneyimleri bizzat yaşamak istiyorsanız, hemen haiku yazmaya başlayın. Hemen. Ve eğer yardıma ihtiyacınız olursa, benim hep burada olduğumu da unutmayın.

Ahmet Aksoy

Mar 152014
 
1,256 views

Deneysel Şiirler 2

Buradaki şiirleri de 1 Mart ile 7 Mart arasında yazdım.

ACIBADEM
acıbadem yerle bir
kim ki yeşile düşman
bir gider biri gelir
savrulur tozla duman

acıbadem şantiye
bahçeler beton oldu
el ovuşur rantiye
ne baştı, ne son oldu

KÖRKÜTÜK
sırtımda bu ağır yük
körkütük sevda yaşam
efkarım öyle büyük
bağırmasam susmasam

TAVŞAN UYKUSU
her bir yeni bilgiyle açar ufkunu
evren açılır büyür avuçlarında
bir çiçek gibi açar dal uçlarında
dağıtır aydınlıklar tavşan uykunu

UMUT
umut tek güvencemiz
gülümser ruhumuzda
çizer günlerimizi
bir paten gibi buzda

PARA
para insanı bozmaz
anca kirini söker
yürekler pak değilse
yaldızlarını döker

turnusol kağıdıdır
takkeler düşer öne
belli eder rengini
döner kişi özüne

para bozmaz insanı
tozunu söker anca
dost mudur düşman mıdır
rus ruleti tabanca

ADAM
İnsanlar mı bozuldu?
Çok şey mi bekliyoruz?
Adam olmak bir yana
Hala emekliyoruz

BİLDİRİ
Kararmasın yüreğim
umudum hala diri
dallara vurmuş bahar
çiçek çiçek bildiri

SUSUZLUK
su sesi yan duvardan
bu sene kış olmadı
umudumuz bahardan

ZOR ZAMANLAR
gittikçe hızlanıyor
zamanlar başaşağı
üstelik fren tutmaz
bunlar zor zamanlar zor

uyaklar leke tutmaz

KÜP
küpümü doldurmuşum
şiirin öz suyundan
bir elimde kalem var
bir omzumda baykuşum

ALAKARGA
ters baktı alakarga
gözlerini belerip
yürüyorum alarga
beni ne yapsın garip

8 MART EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
bu bir kutlama değil anma günüdür
öfke değil direncidir özgür yaşamın
hem çiçek, hem gülücük, hem nasır avuçları
yaşamın garantisi, emekçi kadın

Ahmet Aksoy

Mar 092014
 
1,345 views

Deneysel Şiirler 1

Bu ilk gruptaki şiirlerim 20-28 Şubat 2014 dönemine ait.

Bu çalışmalarımda, masa başındayken yoğun bir uğraşa gereksinim duymadım. Neredeyse kendiliğinden döküldüler.

Ancak biliyorum ki bunlar, yaklaşık 40 yılı bulan bir suskunluğun ardından gelen öncü patlamalardır.

deneysel şiirlerOnları denetim altında tutup dizginleyebilmek için ölçü ve uyakları kullandım.

Uyaklar ve iç ritm benim için hep önemli ögeler olmuştur. Ölçü şart değildir, ancak çalışmalarda kolaylık sağlar. Ve ben tüm bu ısınma çalışmalarından sonra uyaklı serbest vezne doğru yöneleceğimden eminim. Çünkü 40 yıl önce şiiri bıraktığımda, Aragon’un “Elsaya Şiirler”i başucu kitabımdı.

ZAMAN
yoruldum desen, zaman
tüylerini kabartmış
tünekte bir kuş gibi
sessizce havalanan
çukur bir yokuş gibi

ANNA RF – WEEPING EYES
Bu çalan klarnet mi gerçekten?
Ya bu ruhumu titreten Azerbaycan kemençesi mi?
Gözyaşım titreşiyor yüreğimin ucunda
Yoksa sesi mi bu öksüz dağların?
Ben dağları mı dinliyorum
Yoksa Theodorakis’i mi?

MECNUN
ne dal kaldı ne ağaç
kuşlar yuvasız kaldı
açlar suskun toklar aç
mecnun sevdasız kaldı

AHENK
herşey dengi dengine
ses verir ahengine
soyunur yavaş yavaş
yaşam kendi rengine

HAYAT
döngüsü bu hayatın
sessizce susar kadın

NUR
gecenin kadifesi
usulcacık dokunur
uzak bir ninni sesi
pencereden sızan nur

SABAH ÇAYI
çayımı yudumlarken
öter bir gece kuşu
günaydın sabah erken

AL  ATLAR
uçar gider al atlar
rüzgarda iz bırakır
süzülürken kanatlar
bahar filiz bırakır

ÇATLAK
asfaltın çatlağından
izini sürer yaşam
dingilder kara bakır
kaynarken akşam akşam
haberci şafağından

VANDAL
uykusundan uyanmış
ağaçların dalları
kan rengine boyanmış
gecenin vandalları

ÇARESİZ
uykumuz bölünmüşse
damdan şıpırtılarla
yıldızlar göğe düşse
sessiz kıpırtılarla

Ahmet Aksoy

Mar 082014
 
1,234 views

Haikular Haiku Denemeleri 2

Aşağıdaki haiku denemelerini 1 ila 7 Mart arasında kaleme aldım.
Olabildiğince doğayı katmaya çalıştım ama, farklı içerikte olanlar da var.
Musluğu açtım. Kendiliğinden dökülüyorlar.

1. Uyku
imreniyorum
dört saat uyuyup ta
zinde kalkana

2. Uzun uyku
hala severim
dokuz saat uykuyu
elden ne gelir

3. Kısa uyku
kestim uykuyu
yetmez mi altı saat
karanlık kuyu

4. Baş ağrısı
ağrıyor başım
çıktı tansiyonum da
uyumak vakti

5. Saatler
saatler tik tak
akıp geçiyor zaman
geçiyor zaman

6. Serçeler
şimdi serçeler
çağırır birbirini
kahvaltı vakti

7. Saksağan
saksağan öttü
arabalar geçiyor
ıslak sokaklar

8. Damıtılmış ter
öper toprağı
yağmur gözyaşı değil
damıtılmış ter

9. Ağaç
kucaklar ağaç
kökleriyle toprağı
gülümser güne

10. Yağmur
hoşgeldin yağmur
toprak özledi seni
yüreğini aç

11. Yeşil kurbağa
yeşil kurbağa
hani kuyruğun vardı?
nerde bıraktın?

12. Günler
günler dönüyor
kanat çırpıyor gibi
o anka kuşu

13. Uykucu kedi
gerindi kedi
tüylerini yaladı
uyudu yine

14. Ayakkabı sesleri
ayakkabılar
tıkırdar taş sokakta
çıstak çıkıtak

15. Sessizlik
ne kuş sesi var
ne böcek cırıltısı
doğa uykuda

16. Gündöndü
gün döndü işte
gündöndü günü izler
gündöndü gibi

17. Saksıdaki çiçek
duvarlar soğuk
saksıda uyur çiçek
elbet geçecek

18. Yavru kedi
uzanmış güneş
sereserpe yerlere
bir yavru kedi

19. Dalga sesleri
dalga sesleri
sayar geçen zamanı
boncuklarıyla

20. Tohum
açılır tohum
bir yavru kedi gibi
teslim güneşe

21. Üçüncü nesil
üçüncü nesil
yitirmiş yeşilini
suyu yürür mü

22. Alacakaranlık
toz mu duman mı
sabahın gözlerine
inen bu perde

Ahmet Aksoy

Geçen haftanın haikuları bu linkte

Not: Lütfen yukarıdaki haiku denemelerinden beğendiklerinizin numaralarını yorum alanına ekleyin. Böylece ileride basılı olarak yayınlamak söz konusu olursa, seçim yapmayı kolaylaştıracak verilerimiz olur. Şimdiden teşekkür ediyorum.

Mar 032014
 
1,313 views

Haiku Denemeleri

Haiku şiirinin farkına varalı sadece bir kaç ay oldu.
Büyük olasılıkla daha önce de örneklerini görmüşlüğüm vardır ama, üstünde durmamışım.
Pek çok şeyi zaten bu şekilde görmezden gelmiyor muyuz?
Arta kalanlar, yaşamımızın rengini, sesini, biçimini, tadını oluşturuyor.

Şiirle aramda hep gelgitler oldu.
Şiir yazmaya -elimde hiç örneği olmasa da- ilkokul yıllarında başlamıştım.
Ortaokulda, yazdığım uyaklı bir şiiri Türkçe öğretmenime göstermek gafletinde bulunduğumda “Bu şiiri sen yazmış olamazsın!” deyip attığı tokat yüzünden hem şiir yazmayı, hem de şiir okumayı uzun süre bıraktım.

Tekrar okumaya ve yazmaya üniversite yıllarında başlayabildim.
Benim kötü bir huyum vardır: bir şeyi ya tam yaparım, ya da yapmam.
Şiir yazmaya tekrar başladığımda, bu, 24 saatime el koyan bir uğraş haline geldi. Öğrenciliği boşladım. Gündüzleri uyuyup, geceleri sabahlara kadar şiir yazıp okudum. Öğrenci olarak notlarım felaketti ama, beni okuldan atmalarına da fırsat vermedim.

Bu dönemde yazdığım şiirler, yayınlanmamış 3 küçük kitap oluşturdu. Bu şiirlerimden sadece bir kaç tanesini dergilerde paylaştım. Bazılarını da -son yıllarda- internet üzerinden yayınladım.

Eşimle tanışıp, evlenme konusu gündeme geldiğinde, karar vermek zorundaydım. Ben mezun olsam bile, eşimin öğrenciliği sürüyor olacaktı. Evi tek başıma geçindirebilmem gerekliydi ve şiir yazarak ev geçindirmek mümkün değildi.

Böylece, şiire yine nokta koydum. Ancak, emekli olduktan sonra arayı kapatma niyetimi de hep canlı tuttum.

Sonunda o günler geldi. Ben de ısınma çalışmalarıma başladım. Ancak bu kez, yazdıklarımı sadece kendime saklamak yerine, başkalarıyla paylaşmaya ağırlık vermek kararındayım. Alacağım geri bildirimler, es geçtiğim zamanın kayıplarını gidermemde bana yol gösterecek.

Haiku işte böyle bir konumdayken dikkatimi çekti. Oysa asırlar öncesinde ortaya çıkmış ve dünya çapında tanınmakta olan bir Japon şiir biçimiymiş.

İnternette haiku ve tarihçesi hakkında çok sayıda kaynak bulabilirsiniz. Ben o konuya girmeyeceğim. Onun yerine son iki hafta içinde yazmış olduğum örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Belli aralarla bunu tekrarlayacağım.

Bu arada küçük bir not düşeyim. Her gün en az bir haiku yazmakla görevlendirdim kendimi. Diğer şiir türleri buna dahil değil. Onlarla ilgili daha uzun vadeli planlarım var.

Size de öneriyorum. Eğer şiir yazmak istiyor ama başlamakta zorlanıyorsanız, siz de benim kullandığım yöntemi kullanabilirsiniz. Yöntem basit. Her sabah yarım saat erken kalkın ve bu yarım saati sadece yazmak için kullanın. Mutlaka mükemmel eserler üretmek zorunda değilsiniz. Ama bunu yaparsanız, şiiri yaşamınızla bütünleşmiş olur; yaşamınızın sesini, rengini, tadını değiştirmiş olursunuz.

Unutmayın, haiku 3 satırdan oluşuyor. İlk ve son dizede 5 hece var ve ortadaki dize 7 hecedir. Haiku yalındır ve genellikle doğaya ilişkin mesajlar içerir. Ben daha çok biçime önem verdim. Yalınlık ve doğa bazan arka planda kalabiliyor. Ama, ısınmak için çok etkili bir araç.

Tavsiye ediyorum. Siz de yapabilirsiniz.

Aşağıdaki dizeleri 20 Şubat ile 28 Şubat 2014 arasında yazdım.

1.
bulut mu ağlar
rüzgar soluklanırken
uzakta dağlar
2.
düşüyor yaprak
turnalar geçti bugün
göçmen olan kim?
3.
çimen yeşili
kanat çırpar kelebek
başlar kasırga
4.
yağmur damlası
damınır bulutlardan
okyanus başlar
5.
yıldızlar indi
göğün penceresinden
sudaki ayna
6.
duvarda açar
en güzeli çiçeğin
minik çatlaktan
7.
uyandı sabah
üstünde gül çiçekler
nerdeyim dedi
8.
savrulur yaprak
fışkırır filiz yerden
yaşam yeşerir
9.
tozlar uçuşur
serçeler çırpar kanat
gölgeler söner
10.
boş şişe tın tın
dudaklarım kurudu
güneş kor altın
11.
karınca nerde
sobanın arkasında
tüpten yuvalar
12.
iniyor gece
başını eğmiş rüzgar
bu bir bilmece
13.
ters döndü mevsim
şubat mı yaz mı geldi
giysiler renk renk

Ahmet Aksoy