?> kitap okuma arşivleri - Kişisel Gelişim
Sep 102013
 
1,152 views

Tembeller İçin 2 Dakikada Öğrenilen Sihirli Hızlı Okuma Yöntemi

Tembel ve sihirli sözcüklerini kullandığıma bakmayın! Bu yazı, gayet ciddi ve bilimsel bir yazıdır.

Başlıkta vurgulamaya çalıştığım bu olağanüstü ve bilimsel yöntemi tüm ayrıntılarıyla birlikte sadece 2 dakikada öğrenmeniz mümkün.

Üstelik yapmanız gereken tek şey, bu yazıyı okumak.

Evet!

Belki de “Pareto Kuralı“nı daha önceden biliyorsunuz. Bu kural aynı zamanda “80-20 Kuralı” olarak ta bilinir.

İtalyan matematikçi Vilfredo Pareto’nun adıyla tanınan bu kuralın kısa tanımı şu şekilde yapılır:
Pek çok durumda sonuçların kabaca %80’i, etkenlerin %20’sine bağlıdır.

Bu tanımı daha anlaşılır kılmak için şöyle örnekler verebiliriz:

  • Müşterilerin %20’si mal ve hizmetlerin %80’ini satın alır.
  • Zenginliklerin %80’i, %20’lik bir grup tarafından kontrol edilir.
  • Satış gelirlerinin %80’i, ürünlerin %20’si tarafından sağlanır.
  • Bir dil öğrenirken harcadığınız zamanın %20’sinde bilgilerinizin %80’ini elde edersiniz
  • İnsanların %20’si sorunların %80’ine neden olur
  • Yolların %20’si trafiğin %80’ini taşır
  • Başarılarınızın %80’ine çabalarınızın %20’si ile ulaşırsınız

Gelelim asıl konumuza.

Büyük olasılıkla sizin de bildiğiniz gibi, okuduğumuz kitapların içindeki cümlelerin pek çoğu asıl bilgiyi desteklemek ve daha anlaşılır kılmak için dolgu olarak eklenmiştir. Bu dolgu cümleleri, kitabın okunabilirliğini ve anlaşılabilirliğini arttırır.

Pareto kuralını kitaplara ve yazılı dokümanlara uyguladığımızda şu sonuçları elde ederiz:
1- Bir kitabın kapsadığı bilgilerin %80’ine ulaşmak için, içindeki belirli cümlelerin sadece %20’sini okumak yeterli olur.
2- Ortalama bir paragrafın ilk cümlesi, o paragrafın yaklaşık %20’sini oluşturur.
3- Ortalama bir paragrafın ilk cümlesi o paragraftaki bilginin %80’ini içerir.

Bütün bunları birleştirip özetlersek, ek çabaya gerek kalmadan kullanabileceğiniz hem bilimsel, hem de sihirli hızlı okuma yöntemimiz ortaya çıkar:
Bir kitaptaki tüm paragrafların sadece ilk cümlelerini okuyun. Eğer okuduğunuz her hangi bir paragraf çok uzunsa, onun son cümlesini de okuyabilirsiniz. Eğer sözkonusu paragraf aşırı uzunsa, okunacak cümle sayılarını ikiye çıkarabilirsiniz. Bu yöntem sayesinde o kitabı okumak için harcamanız gereken toplam zamanın sadece %20’sini kullanarak o kitabın içeriğinin %80’ine erişmiş olacaksınız.

Hemen elinize küçük bir kitap alın ve deneyin. Ne kadar etkili ve yararlı bir yöntem olduğunu göreceksiniz.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, Hipnoz ve NLP uzmanı,
Yaşam Koçu

Dipnot: Bu yazıyı okuyanların %80’i açıkladığım yöntemden sadece %20 oranında yararlanabilecek. Kalan %20 ise, faydanın %80’ine ulaşacak.

Kaynaklar:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Pareto_%C4%B0lkesi
http://www.princeton.edu/~achaney/tmve/wiki100k/docs/Pareto_principle.html
http://management.about.com/cs/generalmanagement/a/Pareto081202.htm
http://www.bsu.edu/libraries/ahafner/awh-th-math-pareto.html
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=16982697

Dec 262012
 
4,971 views

İnsanlar Kitap Okumayı Niçin Sevmez?

İnsanlar Kitap Okumayı Niçin Sevmez?Kitap okumak istiyorsunuz. Ama bir kaç sayfa okuyunca yoruluyorsunuz. Uykunuz geliyor.
Hevesle bir kitaba başlıyorsunuz. Bir kaç saat okuyorsunuz. Ama bir daha kitaba el sürmeniz kısmet olmuyor.
İnatla okumaya çalışıyorsunuz. Ama bir kitabı bitirebilmek için aynı inadı günlerce, bazan da haftalarca sürdürmeniz gerekiyor.

Bir sürü farklı öykü… Ve hepsinin peşinde bir “ama” var…

Burada bir durum tespiti yapmamız ve bu durumu sorgulamamız gerek.

– Kitabı hangi koşullarda okuyorsunuz?
– Yatarak mı? Rasgele yerlerde mi? Masa başında mı?
– Okuma yaptığınız yerin aydınlatması nasıl?
– Bütün koşullar iyi ama sürekli geri dönüşler mi yapıyorsunuz?
– Okurken dudaklarınız kıpırdıyor mu?
– Beyninizdeki bir ses okuduğunuz her kelimeyi tek tek seslendiriyor mu?
– Kitap okuma amacınız belli mi?
– Göz sağlığınız yerinde mi?
– Ya genel sağlığınız?
– Stres düzeyiniz nasıl?
– O kitabı bitirmek için ne kadar zaman ayırdınız?
– Peki, okuma hızınızı hiç ölçtünüz mü?
– Bir dakikada ortalama olarak kaç kelime okuyorsunuz?

Bu sorular daha da uzayıp gidiyor …

Önce son soruyu ele alalım: Ortalama okuma hızınız nedir?
Okuma hızını tespit ederken genel olarak bir dakikada okunan sözcük sayısı dikkate alınır. Bu değer, yaklaşık bir değerdir. Çünkü okunan metnin içinde yer alan sözcüklerin uzunlukları değişkendir. Bu nedenle, kaba bir hesap yapılır ve ortalama okuma hızı bulunur.

Size en kolay yöntemi tarif edeyim: Saniye basamağı da olan bir saate ihtiyacınız var. Ölçüm işlemi için bir arkadaşınızdan yardım isteyebilirsiniz.

Ortalama düzeyde bir kitabın herhangi bir sayfasını açın ve bir başlangıç noktası seçin. Arkadaşınızın “başla” işaretiyle okumaya başlayın. Kendinizi zorlamadan, normalde nasıl okuyorsanız, aynı şekilde okuyun. Bir dakika dolduğunda arkadaşınız sizi uyarsın. Siz de okumayı keserek nerede kaldığınızı işaretleyin. Sonra okuduğunuz kelimeleri tek tek sayın. Elde edeceğiniz sayı, sizin bir dakikalık ortalama okuma hızınızdır.

Eğer bu hız çok düşükse, okumayla aranız bozuk demektir.
Peki düşük okuma hızları nasıl belirlenir?

1- Üniversite öğrencisi veya mezunuysanız ve ortalama okuma hızınız 200’den düşükse
2- Ortaöğretim düzeyinde eğitim aldıysanız ve hızınız 150’den düşükse
3- İlköğretim düzeyinde eğitiminiz var ve ortalama okuma hızınız 100 kelimeden azsa

okuma hızınızın düşük olduğunu söyleyebiliriz.

Diyelim ki okuma hızınız dakikada 150 kelime. Bu durumda 300 sözcük içeren ortalama bir kitap sayfasını okumanız 2 dakika sürecek demektir. 300 sayfalık bir kitap için yaklaşık 600 dakika ayırmanız gerekiyor. Kesintisiz 10 saat. Bu süreyi kaç güne yaymak gerektiğini de siz hesaplayın!…

Oysa bir dakikada 150 yerine 450 kelime okursanız, aynı kitap için 600 dakika yerine 200 dakika ayırmanız yeterli olacaktır. Bu da 3 saat, 20 dakika eder. Bitirmek için çok daha makul bir süre…

Okumayı sevmemek, sizin suçunuz değil!.
Çünkü bu, ezbere dayanan klasik eğitim sistemimizin doğal bir yansıması.
Bu sistemde okuma çalışmaları daima sesle bağlantılı olarak gerçekleştirildi. Anlayabilmek için okuma hızının düşük tutulması gerektiği öğretildi.

Sonuç: okuma hızınız, konuşma hızınız ile sınırlandı. Bu yüzden de okuduğunuz kitaplar ve belgeler bir türlü bitmiyor. Sıkılıyor ve yoruluyorsunuz. Kitap okumak yerine televizyon seyretmeyi tercih eder hale geliyorsunuz.

Oysa buna mahkum değilsiniz! Elbette gerçek anlamda HIZLI OKUMA öğrenmek için yaklaşık bir ay boyunca, günde yarım saat ile bir saat arasında bir vakit ayırarak düzenli ve disiplinli bir çalışma yapmanız gerekiyor. Eğer bu süreyi şimdilik ayıramıyorsanız, durumunuzu biraz olsun iyileştirecek bir-iki ipucu vereyim:

– Kaslarınızdaki stresi boşaltın. Gevşeyin.
– Gülümseyin.
– Sözcükleri daha net görmek için gözlerinizi kısmaktan kaçının.
– Sözcüklerin kendisine değil, biraz üzerindeki boşluğa bakın.
– Bir bakışta iki veya daha fazla kelimeyi görmeye çalışın.
– Parmağınızın veya bir kalemin ucuyla bakışlarınızı yönlendirin.
– Okurken barok müzik dinleyin.
– Okumaya başlamadan önce okuma sürenizi ve okuyacağınız kısmı belirleyin.
– Arada bir-iki dakikalık molalar verin
– Diğer kaslarınız gibi, göz kaslarınıza da egzersiz yaptırın.

Okuma hızınız arttığında, hem kavrayışınız, hem de okuma sevginiz artacaktır.
Okumak, tembelleşen beyin fonksiyonlarınızın yeniden canlanmasını sağlayacaktır.
Hızlı okuyun, yaşamı daha iyi kucaklayın!

Ahmet Aksoy