?> kablonet arşivleri - Kişisel Gelişim
May 172015
 
3,028 views

Uydunet Macerası

Ek: Bugün 16 Ağustos 2015 Pazar. Hala kablonetten kotamın yüzde 80’inin dolduğuna dair mesaj gelmedi. Aynı hatayı son bir kaç aydır tekrarlıyorlar. Oysa benim 3 gün içinde 50 GB’lık kotamın beşte dördünü tükettiğimden çok emindiler. İncelemeler yapmışlar ve sorunun kendilerinden kaynaklanmadığını bildirmişlerdi. (Elbette kendi verdikleri modemi ve çektikleri hattı kontrole gerek bile duymamışlardı. Herhalde onlara malum oluyor!..)
Daha fazla uzatmayayım… Tüketiciler olarak bu tür firmalara -ne yazık ki hukuken hakkımızı aramak pratik olarak mümkün olmadığı için- onların anlayacağı dilden, yani bir daha onlarla çalışmayarak vermeliyiz. Ben, gelecek ay abonelik sürem tamamlandığımda öyle yapacağım. Diliyorum ki, benimkine benzer sorunlarla karşılaşan tüm tüketiciler, “bilinçli tüketiciler” olarak bu tür firmalara gereken yanıtı verebilsinler.
Asıl öyküm aşağıda…
uydunet

Çok uzun yıllardır evde kablotv kullanıyoruz. Geçen yıl “interneti de kablo üzerinden alalım” deyip uydunet’e abone oldum.

Evde internet kullanımımız çok yoğun değil. 50GB kota bize fazlasıyla yetecek bir miktar. Kota dolduğunda da hız 3MBit düzeyine düşüyor. Bu hız da bizim için yeterli bir hız. Yani abonelik koşulları bizim için oldukça uygun. Fiyat ta düşük dolayısıyla.

Ancak, daha aboneliğimizin ilk ayında 3 gün sonra “kotanızın %80’i doldu” diye bir mesaj alınca, oldukça şaşırdım. Bu hesapla, 3 gün içinde 40 GB’lık veri indirmişiz evde.

Her biri ortalama 1 GB’lık 40 adet video/ film demek bu!

Herhalde bir yanlışlık oldu, gelecek ay düzelir diye düşündüm. Bir yandan itirazımı da yaptım. Ve tam da beklediğim gibi, özet olarak “kotayı kendiniz kullanmışsınızdır ya da dışarıdan birileri bağlanmıştır” yanıtıyla karşılaştım.

Aslında bu tür sorunları çözmek kolaydır. Çünkü bütün servis sağlayıcılar yasa gereği bütün trafiğin loglarını tutmak zorunda. Bu yüzden, “ben hangi işlemleri yapmışım, rapor halinde görmek istiyorum” dedim. Meğerse bu tür işler internet üzerinden yapılamıyormuş. Şubelerden birine gidip ıslak imzalı dilekçe vermem lazımmış!…

İkinci, üçüncü, derken aylar birbirini kovaladı… Bizim kota da her ayın en fazla beşinde dolmaya devam etti! Ben de her ay aynı şikayet metnimi göndermeye devam ettim!

Uydunet-Kablonet sisteminden yanıt almak mümkün olmayınca, geçen ay bir de internet üzerinden şikayette bulunayım dedim. Google’a sordum ve ilk sıradaki firmaya şikayetimi ilettim: http://sikayet.var.com. Şikayet numaram: 3172779, tarih: 11.04.2015.

Bir iki saat içinde uydunet yetkilisinden “şikayetimin incelemeye alındığı” yanıtı gelince bayağı şoke oldum!… “Sosyal medyanın gücü!…” diye düşündüm.

Ancak bütün bunların bir balon olduğu kısa sürede ortaya çıktı.

Bir hafta, on gün kadar sonra “şikayetimin incelendiği ve hiç bir soruna rastlanmadığı” şeklinde bir mesaj aldım. Öyle sanıyorum ki, şikayetimi inceleyenlerin müneccimlerle epey yakın ilişkisi varmış. Çünkü şikayetimle ilgili bana hiç bir soru sorulmadı, sistemimle ilgili hiçbir inceleme yapılmadı. Buna rağmen, sorun olmadığını bildiler!

Şikayet Var sisteminin de aslında sadece yasak savmakla meşgul olduğunu öğrendim bu sayede. Benden istedikleri tek şey, servislerinden ne kadar memnun kaldığımı belirtecek anket yanıtları oldu. Sorun takip etmek olarak algıladıkları tek şey bu demek!

Neyse!… Benim derdim erişim hızımın düşürülmesi değil. Ama bu işlemin, art niyetli bir gerekçeyle yapılıyor olması beni öfkelendiriyor. Benim her gün en az 10GB’lık dosya indirdiğimi iddia ediyorlar. Ve hiç bir kanıt, hiç bir gerekçe göstermeden…

Bundan sonra bu tür firmalarla kesinlikle çalışmamaya kararlıyım. Eskiden de böyle yapardım. Bana yanlış yapanı defterden silerdim. Ancak artık sadece bununla yetinmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Bu tür firmaları afişe etmek te lazım!

Ne kadar etkili olurum bilemiyorum! Ama, elimden geldiğince diğer internet kullanıcılarını da uyarmaya devam edeceğim. Umarım sizler de buna katkıda bulunursunuz! Eğer benimkine benzer öyküleriniz varsa, lütfen siz de yazın.

Ahmet Aksoy