?> haikular arşivleri - Kişisel Gelişim
Mar 082014
 
1,290 views

Haikular Haiku Denemeleri 2

Aşağıdaki haiku denemelerini 1 ila 7 Mart arasında kaleme aldım.
Olabildiğince doğayı katmaya çalıştım ama, farklı içerikte olanlar da var.
Musluğu açtım. Kendiliğinden dökülüyorlar.

1. Uyku
imreniyorum
dört saat uyuyup ta
zinde kalkana

2. Uzun uyku
hala severim
dokuz saat uykuyu
elden ne gelir

3. Kısa uyku
kestim uykuyu
yetmez mi altı saat
karanlık kuyu

4. Baş ağrısı
ağrıyor başım
çıktı tansiyonum da
uyumak vakti

5. Saatler
saatler tik tak
akıp geçiyor zaman
geçiyor zaman

6. Serçeler
şimdi serçeler
çağırır birbirini
kahvaltı vakti

7. Saksağan
saksağan öttü
arabalar geçiyor
ıslak sokaklar

8. Damıtılmış ter
öper toprağı
yağmur gözyaşı değil
damıtılmış ter

9. Ağaç
kucaklar ağaç
kökleriyle toprağı
gülümser güne

10. Yağmur
hoşgeldin yağmur
toprak özledi seni
yüreğini aç

11. Yeşil kurbağa
yeşil kurbağa
hani kuyruğun vardı?
nerde bıraktın?

12. Günler
günler dönüyor
kanat çırpıyor gibi
o anka kuşu

13. Uykucu kedi
gerindi kedi
tüylerini yaladı
uyudu yine

14. Ayakkabı sesleri
ayakkabılar
tıkırdar taş sokakta
çıstak çıkıtak

15. Sessizlik
ne kuş sesi var
ne böcek cırıltısı
doğa uykuda

16. Gündöndü
gün döndü işte
gündöndü günü izler
gündöndü gibi

17. Saksıdaki çiçek
duvarlar soğuk
saksıda uyur çiçek
elbet geçecek

18. Yavru kedi
uzanmış güneş
sereserpe yerlere
bir yavru kedi

19. Dalga sesleri
dalga sesleri
sayar geçen zamanı
boncuklarıyla

20. Tohum
açılır tohum
bir yavru kedi gibi
teslim güneşe

21. Üçüncü nesil
üçüncü nesil
yitirmiş yeşilini
suyu yürür mü

22. Alacakaranlık
toz mu duman mı
sabahın gözlerine
inen bu perde

Ahmet Aksoy

Geçen haftanın haikuları bu linkte

Not: Lütfen yukarıdaki haiku denemelerinden beğendiklerinizin numaralarını yorum alanına ekleyin. Böylece ileride basılı olarak yayınlamak söz konusu olursa, seçim yapmayı kolaylaştıracak verilerimiz olur. Şimdiden teşekkür ediyorum.

Mar 032014
 
1,377 views

Haiku Denemeleri

Haiku şiirinin farkına varalı sadece bir kaç ay oldu.
Büyük olasılıkla daha önce de örneklerini görmüşlüğüm vardır ama, üstünde durmamışım.
Pek çok şeyi zaten bu şekilde görmezden gelmiyor muyuz?
Arta kalanlar, yaşamımızın rengini, sesini, biçimini, tadını oluşturuyor.

Şiirle aramda hep gelgitler oldu.
Şiir yazmaya -elimde hiç örneği olmasa da- ilkokul yıllarında başlamıştım.
Ortaokulda, yazdığım uyaklı bir şiiri Türkçe öğretmenime göstermek gafletinde bulunduğumda “Bu şiiri sen yazmış olamazsın!” deyip attığı tokat yüzünden hem şiir yazmayı, hem de şiir okumayı uzun süre bıraktım.

Tekrar okumaya ve yazmaya üniversite yıllarında başlayabildim.
Benim kötü bir huyum vardır: bir şeyi ya tam yaparım, ya da yapmam.
Şiir yazmaya tekrar başladığımda, bu, 24 saatime el koyan bir uğraş haline geldi. Öğrenciliği boşladım. Gündüzleri uyuyup, geceleri sabahlara kadar şiir yazıp okudum. Öğrenci olarak notlarım felaketti ama, beni okuldan atmalarına da fırsat vermedim.

Bu dönemde yazdığım şiirler, yayınlanmamış 3 küçük kitap oluşturdu. Bu şiirlerimden sadece bir kaç tanesini dergilerde paylaştım. Bazılarını da -son yıllarda- internet üzerinden yayınladım.

Eşimle tanışıp, evlenme konusu gündeme geldiğinde, karar vermek zorundaydım. Ben mezun olsam bile, eşimin öğrenciliği sürüyor olacaktı. Evi tek başıma geçindirebilmem gerekliydi ve şiir yazarak ev geçindirmek mümkün değildi.

Böylece, şiire yine nokta koydum. Ancak, emekli olduktan sonra arayı kapatma niyetimi de hep canlı tuttum.

Sonunda o günler geldi. Ben de ısınma çalışmalarıma başladım. Ancak bu kez, yazdıklarımı sadece kendime saklamak yerine, başkalarıyla paylaşmaya ağırlık vermek kararındayım. Alacağım geri bildirimler, es geçtiğim zamanın kayıplarını gidermemde bana yol gösterecek.

Haiku işte böyle bir konumdayken dikkatimi çekti. Oysa asırlar öncesinde ortaya çıkmış ve dünya çapında tanınmakta olan bir Japon şiir biçimiymiş.

İnternette haiku ve tarihçesi hakkında çok sayıda kaynak bulabilirsiniz. Ben o konuya girmeyeceğim. Onun yerine son iki hafta içinde yazmış olduğum örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Belli aralarla bunu tekrarlayacağım.

Bu arada küçük bir not düşeyim. Her gün en az bir haiku yazmakla görevlendirdim kendimi. Diğer şiir türleri buna dahil değil. Onlarla ilgili daha uzun vadeli planlarım var.

Size de öneriyorum. Eğer şiir yazmak istiyor ama başlamakta zorlanıyorsanız, siz de benim kullandığım yöntemi kullanabilirsiniz. Yöntem basit. Her sabah yarım saat erken kalkın ve bu yarım saati sadece yazmak için kullanın. Mutlaka mükemmel eserler üretmek zorunda değilsiniz. Ama bunu yaparsanız, şiiri yaşamınızla bütünleşmiş olur; yaşamınızın sesini, rengini, tadını değiştirmiş olursunuz.

Unutmayın, haiku 3 satırdan oluşuyor. İlk ve son dizede 5 hece var ve ortadaki dize 7 hecedir. Haiku yalındır ve genellikle doğaya ilişkin mesajlar içerir. Ben daha çok biçime önem verdim. Yalınlık ve doğa bazan arka planda kalabiliyor. Ama, ısınmak için çok etkili bir araç.

Tavsiye ediyorum. Siz de yapabilirsiniz.

Aşağıdaki dizeleri 20 Şubat ile 28 Şubat 2014 arasında yazdım.

1.
bulut mu ağlar
rüzgar soluklanırken
uzakta dağlar
2.
düşüyor yaprak
turnalar geçti bugün
göçmen olan kim?
3.
çimen yeşili
kanat çırpar kelebek
başlar kasırga
4.
yağmur damlası
damınır bulutlardan
okyanus başlar
5.
yıldızlar indi
göğün penceresinden
sudaki ayna
6.
duvarda açar
en güzeli çiçeğin
minik çatlaktan
7.
uyandı sabah
üstünde gül çiçekler
nerdeyim dedi
8.
savrulur yaprak
fışkırır filiz yerden
yaşam yeşerir
9.
tozlar uçuşur
serçeler çırpar kanat
gölgeler söner
10.
boş şişe tın tın
dudaklarım kurudu
güneş kor altın
11.
karınca nerde
sobanın arkasında
tüpten yuvalar
12.
iniyor gece
başını eğmiş rüzgar
bu bir bilmece
13.
ters döndü mevsim
şubat mı yaz mı geldi
giysiler renk renk

Ahmet Aksoy