?> etkileyici bir blog arşivleri - Kişisel Gelişim
Mar 142014
 
2,060 views

Etkileyici Bir Blog Yazarı Olmak

blogDaha bir jenerasyon öncesinde bile yazarlık yapmak hiç te kolay değildi. Asıl zorluk yazmakta değil, onu yayınlatacak bir araç bulmaktaydı.

Günümüzde Yazarlık

Günümüzdeyse bir amatör olarak yazılar yazıp yayınlamak çok kolay hale geldi. Bunun için ne beklemeye, ne de herhangi bir mali risk üstlenmeye gerek var. Açın bir blog, başlayın yazmaya…

İşin bu tarafı gerçekten de bu denli kolay artık.

Buna karşılık, yazdıklarınızın okunmasını sağlamak ve giderek artan bir okuyucu kitlesi edinmek istiyorsanız, işler biraz çatallaşmaya başlıyor.

Okuyucu Bulmak ve Koruyup Geliştirmek

Eğer beğenilen ve izlenen bir blog yazarı olmak istiyorsanız, üstesinden gelmeniz gereken bazı sorunlar var:

  • Blogunuzu tanıtmak
  • Yazılarınızı insanlara ulaştırmak
  • Okuyucunun ilgisini çekmek
  • Okuyucuda yeni yazılarınıza ulaşmak için istek uyandırmak
  • Yazılarınızın kalitesini korumak ve geliştirmek

Belki siz de benim gibi şu soruyu kendinize sormuşsunuzdur: Niçin bazı blogların çok sayıda sadık izleyicisi varken, bazıları neredeyse hiç ziyaret edilmiyor?

Bu sorunun yanıtı hiç te kolay değil. İzleyen yazılarımda bu konuları da bölümler halinde ele alacağım, merak etmeyin! Şimdilik, etkili bir blog yazısının nasıl olması gerektiğini biraz daha açmaya çalışayım.

Bildiğiniz gibi, günümüz okuru zamanla yarışıyor. Çünkü sizin yazınızdan başka onun ilgisini çekebilecek milyonlarca rakip var.

WordPress İstatistikleri

Sadece wordpress ile ilgili bir kaç rakam vereyim:

  • Dünya üzerindeki aktif wordpress kullanan site sayısı: 76,744,521
  • Haftalık okuyucu sayısı: 409 milyon kişi
  • Haftalık okunan sayfa sayısı: 13.1 milyar sayfa
  • Her ay eklenen yazı sayısı: 38.7 milyon yazı

İşte bu rekabet ortamında, bu yüzden çarpıcı olmak zorundasınız. Bunun ilk adımı ise çarpıcı, dikkat çeken bir başlık kullanmak ve mümkünse çarpıcı görsellerden yararlanmaktır.

Diyelim ki okuyucu adayının ilgisini çekmeyi başardınız.

İkici adımda bu ilgiyi korumak ve merak uyandırarak geliştirmeniz gerekir.

Sabırsız biriyle konuşurken nasıl konuşuyorsunuz? Elbette kısa ve anlaşılır cümleler kullanarak. Siz de böyle yapmalısınız. Ve işte burada, işler biraz daha karışmaya başlıyor.

“Anlaşılır olmak!…”

Oysa insanlar gördükleri veya işittikleri aynı sözcüklerden aynı anlamı çıkar(a)mıyor. Üstelik bu, onların suçu değil.

Niçin?

İnsanların Algılama Sistemleri

Çünkü insanların sözcükleri algılama yeteneği, onların biyolojik ve genetik algılama sistemleriyle ilintili. Eğitim, elbette önemli ama, genetik ve biyolojik sınırlar çok daha etkili.

Bazı insanların görsel algısı ağır bastığı için onların anlayacağı cümlelerde görsel nesnelerden bahsetmeli ve görsel eylemleri dile getirmelisiniz. Çünkü onların zihinlerindeki kavrama merkezinde görsel imgeler ağırlıktadır. “Gençlerin bakışlarındaki pırıltı, onların aydınlık, pırıl pırıl bir geleceğe inandıklarını gösteriyor…” Görsel bir okuyucu bu cümlenin anlamını hemen içselleştirebilir. Çünkü bu cümlenin içinde geçen kelimelerin bir çoğu görsel nitelik taşıyor.

Oysa işitsel bir okuyucunun aynı cümleyi rahatça kavraması için şöyle bir düzenleme gerekir: “Gençlerin sessiz çığlığı, gelecekte tek bir ağızdan söyleyecekleri türküleri çağırıyor.” İşitsel okuyucular için işitsel sözcükleri daha fazla kullanırsanız, sesinizi onlara daha kolay duyurursunuz.

Ya dokunsallar? Onlar için görme veya işitme duyularına yüklenen veriler yeterince etkili olmaz. Onlar için cümlemizi belki de şöyle kurmamız gerekebilir: “Yerlerinde duramayan gençler, lerinden taşan enerjiyle geleceğe doğru koşar adım gitmek için sabırsızlanıyor.”

Oysa her bir okuyucunun algılamasının bu gruplardan hangisine uyduğunu kestirmek hiç te kolay değil. En kestirme çözüm, hepsine birden aynı anda hitap edebilmek… Ama bunu, sözü çok fazla uzatmadan yapmak.

Burada basit bir bilgi yararlı olacaktır.

İstatistiklere göre insanların

  • % 70 kadarı görsel,
  • % 20 kadarı işitsel ,
  • % 10 kadarı dokunsal

algılama grubuna girmektedir.

Elbette sadece tek bir gruba girecek hiç kimse bulamayız. Herkeste farklı oranlarda bu duyusal yatkınlıklar bir arada bulunur. Sadece ağırlıkları farklıdır. Eğer biz de kullandığımız sözcükleri bilinen oranlara uygun şekilde seçmeye özen gösterirsek, ortak bir dili yakalama şansını da elde etmiş oluruz.

Bir İpucu

Bir ipucu daha vereyim: başkalarına ulaşmak için uygun yöntemleri geliştirirken, öncelikle kendi ifade yönteminizi belirlemeniz yerinde olur. Bu amaçla eski yazılarınızdan bir örneği, ya da herhangi bir konuda çalakalem yazdığınız bir örneği kullanabilirsiniz. Boş bir sayfayı düşey üç bölüme ayırın ve yazıyı okumaya başlayın. Görme duyunuza hitap eden her sözcük için ilk kolona birer işaret koyun. İşitme duyunuza hitap edenler için ikinci kolona; hareket veya dokunma duyunuza ilişkin sözcükler için de üçüncü kolona birer işaret koyun.

İşlemleri tamamladığınızda her bir kolondaki işaretleri sayın ve bulduğunuz bu üç sayıyı birbiriyle toplayarak genel toplamı hesaplayın. Şimdi de kolon toplamlarını ayrı ayrı100 ile çarpın ve her birini genel toplam sayısına bölün. Hesapladığınız bu 3 sayı, kabaca duyularınızı kullanma yüzdelerinizi verecektir.

Örnek

Diyelim ki bulduğunuz sözcük dağılımı şöyle olsun:
Görsel: 45 sözcük
İşitsel: 14 sözcük
Dokunsal: 8 sözcük
Toplam= 45+14+8=67
Görsel oranı= 45×100 / 67 = 67
İşitsel oranı= 14×100 / 67 = 21
Dokunsal oranı= 8×100 /67 = 12

Eğer genel ortalamalara uygun rakamlar elde ettiyseniz işiniz kolay demektir. Çünkü doğaçlama yazdığınızda da büyük olasılıkla sözcüklerinizi bu dağılıma uygun şekilde kullanacaksınız. Ancak işitsel veya dokunsal özellikleriniz ağır basıyorsa, kullandığınız görsel sözcüklerin sayısını arttırmanız gerekebilir.

Bu konudaki yazılarıma devam edeceğim. Yaratıcı Yazarlık ve Hipnotik Yazım Teknikleri konulu yazılarımı da takip etmenizi öneririm. Ve eğer bu yazımdan yararlandığınız düşünüyorsanız, lütfen, beğendiğinizi vurgulamayı unutmayın. Çünkü bu tür beğeniler, hem size uygun yazılar üretmem için beni motive edecek, hem de bu yazıların etkinliğini sayısal olarak ölçmemize yardımcı olacaktır.

Eğer yukarıdaki yazıya eklemek istediğiniz yeni düşünceleriniz veya paylaşmak istediğiniz deneyimleriniz varsa lütfen aşağıdaki yorum alanına ekleyin.

Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Etkileyici Bir Blog Yazarı Olmak

Kaynaklar:
http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/35/07/967769/dosyalar/2014_02/02101453_ogrenmesitilleriaratrma.pdf
http://ffeathers.wordpress.com/2013/06/23/how-to-write-effective-blog-posts/
http://nostroviawriting.wordpress.com/2013/01/13/how-to-write-effective-blog-posts-for-poets-and-writers/