?> dunning-kruger sendromu arşivleri - Kişisel Gelişim
Jul 302013
 
2,893 views

Dunning-Kruger Sendromu yada Cahil Cesareti Sendromu

Dunning-Kruger Sendromu

Dunning-Kruger Sendromu

David Dunning ve Justin Kruger, 2000 yılında Psikoloji dalında Nobel Ödülü kazanan iki psikologun isimleri. Bu psikologlar New York Stern School of Business’ta görevli. Yaptıkları deneysel çalışma, Journal of Personality and Social Psychology dergisinin 1999 Aralık sayısında yayınlanmış.

Özetle şunu bulmuşlar: İnsanların kişisel güvenini bilgi değil, asıl bilgisizlik arttırıyor.

İşte bu büyük çelişki, “Dunning-Kruger Sendromu” olarak adlandırılıyor.

Aslında çok yeni bir bulgu değil. Türkçede buna “cahil cesareti” diyoruz.

Charles Darwin aynı durumu kibar bir dille “Cehalet, genellikle bilgi sahibi olmaktan daha çok özgüvene sebep olur.” diyerek açıklamış.

Bertrand Russell ise bu gözlemi çok daha acımasız bir dille somutlaştırmış: “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.

Dunning ve Kruger’in vardığı sonuçlar şunlar:

Belli bir konuda yetersiz olan kişiler:

  1. Kendi niteliklerini abartma eğilimindedirler
  2. Başkalarının o konuda sahip olduğu yetenekleri kavrayamazlar
  3. Kendi yetersizliklerinin farkında değillerdir
  4. Eğer bu konuda eğitim görürlerse, eski yetersizlik ve bilgisizliklerinin farkına varırlar

Dunning ve Kruger, Cornell Üniversitesinde 45 öğrenciden oluşan bir gruba çeşitli sorular içeren bir test uyguladılar. Testten sonra da aynı öğrencilere test sonuçlarından nasıl bir başarı beklediklerini sordular.

Testteki başarı oranı en düşük (%10 ve altı) grupta yer alanlar, kendi başarı oranlarını %60 olarak tahmin ettiler. Bu gruptan bazıları, aslında başarı oranlarının %70’lere kadar çıkabileceğini de söyledi.

Öte yandan test sonuçları en yüksek olan (%90 ve üzeri başarı gösteren) diğer gruptaki öğrenciler ise, başarı oranlarını sadece %70 olarak tahmin ettiler.

Bu durumu günlük yaşamda, çevrenizde, hatta kendinizde gözlemlediğiniz zamanlar mutlaka olmuştur.

Bir konuda uzmanlaştıkça, aslında bilginizin ne kadar eksik olduğunu daha çok farkedersiniz. Oysa sizin uzmanlık alanınızla ilgili bilgi düzeyi çok zayıf olan bir çok kişi, sizin konularınızla ilgili ahkam kesmekten çekinmezler.

“Bilgi olmadan fikir sahibi olan” bu kişileri kendi bilgilerinizle altetmeniz mümkün değildir. Çünkü gerçek durumun farkında değillerdir. Sadece içinde bulundukları yetersiz bilgi ve beceri düzeyi nedeniyle, kendilerini sizden daha yetkin görme eğilimindedirler.

İzleyicilerin futbolculardan, hastaların doktorlardan daha kolay hüküm verebilmeleri de bundan kaynaklanır.

İş yaşamında bilgi ve beceri yoksunu yetkililerin varlığı bu kişilerin kendilerine duyduğu aşırı güvene dayanır. Asıl bilgi ve beceri sahibi olanların gereksiz yere geride durması, meydanı bu insanlar lehine boşaltmaktadır.

Bu ikilemi çözmenin tek yolu, tüm insanların her konuda bilgi düzeyini arttırmak gibi görünüyor olabilir. Ancak, yaşadığımız bilgi çağında bunu gerçekleştirebilmek artık bir hayalden başka bir şey değildir. Kısacası, çözüm, gerçek bilgi sahiplerinin bu ikilemin farkında olarak davranmaları, kendi bilgi ve becerilerinden şüphe etmeyi bir kenara bırakmalarıdır.

Uzmanlaştığımız konulardaki özgüven eksikliğini gidermek için EFT ve hipnoz gibi bilinçaltına yönelik araçlardan yararlanmak mümkün olabilir. Çünkü konuyu mantıksal olarak çözümlemek yeterli değildir. Asıl bilinçaltının ikna edilmesi ve koruyucu duygusal tepkilerinin yumuşatılması gerekir. Bu yaklaşım mevcut ikilemi gidermese de, bilgi ve beceri sahibi kişilerin kendilerinden daha hoşnut olmasına ve gündelik gerçekleri kabullenmelerine yardımcı olur. Bu durumun farkında olmak, sorunun çözümü için gereken en kritik bilgidir.

Bilgi ve beceri artışının getirdiği bu ikilemi, karanlık bir gecede, elimizdeki fenerle etrafı aydınlatmaya benzetebiliriz. Fenerin aydınlatma gücü arttıkça, karanlığın büyüklüğünün daha fazla farkına varırız. Ancak, bu farkındalığın bir korku, bir çaresizlik, bir değersizlik duygusuna dönüşmesine asla fırsat vermemeliyiz.

Kişisel Gelişim bu açıdan büyük önem taşır. Çünkü bize öğretildiği gibi bardağın sadece boş tarafıyla ilgilendiğimiz sürece, mutsuzluk, eksiklik ve çaresizlik peşimizi bırakmayacaktır. Kendimize güvenmeyi, kendimizi tanımayı ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenmeyi başarmak zorundayız.

Ahmet Aksoy

Kaynaklar:

http://en.wikipedia.org/wiki/Dunning%E2%80%93Kruger_effect

http://xa.yimg.com/kq/groups/21587583/1002473080/name/Dunning.pdf

http://www.psychologytoday.com/blog/evolved-primate/201006/when-ignorance-begets-confidence-the-classic-dunning-kruger-effect

http://krugman.blogs.nytimes.com/2013/03/19/the-dunning-kruger-madoff-effect/?_r=0