?> dijital kıyamet arşivleri - Kişisel Gelişim
Nov 122013
 
1,341 views

Bir Dijital Kıyamet Senaryosu

Son dönemlerde, insanoğlunun yeryüzünde -ya da evrende- ne denli kalıcı olabileceği sorusu aklıma daha sık takılır oldu.

İnsanlığın geçmişine yönelik araştırmalardaki temel bulgularımız taş, kemik ve benzeri dayanıklı malzemelerle bağlantılı.

Belki de insanoğlunun geçmişinde teknolojik olarak geliştirilmiş ve bildiklerimizin ötesinde dayanıklı malzemeler yok. Geçmişten bize miras kalanlar sadece büyük kütleli taş yapılar ve taşlara işlenmiş bilgiler. Üstelik bu devasa yapılardan bir çoğu tonlarca ağırlıktaki kaya bloklarından oluşuyor. Ancak bu blokların yerlerine hassas bir şekilde nasıl oturtulduğuna ilişkin yeterince sağlıklı bilgilere sahip değiliz.

Tablet, papirüs, kağıt ve benzeri ortamların üzerine kaydedilmiş yazılı bilgiler ise hem çok yeni, hem de dayanıksız.

Günümüzde tüm kayıtlar elektronik ortama odaklanmış durumda. Yeni kayıtlar oluşturma ve mevcutları çoğaltma konusunda çok fazla esnekliğe sahibiz. Buna rağmen, bir enerji kaosu, mevcut dijital bilgilerimizin çok büyük oranda yitirilmesine neden olabilir.

Bu konuda daha önce yapılmış bir girişim var mı bilmiyorum ama, insanoğlunun teknolojik birikimlerinden en azından temel nitelikte olanlarının elektronik ortam dışında da kayda geçirilerek korumaya alınması, çok önemli ve yararlı olabilir.

Manyetik meteorlar nedeniyle oluşan teknolojik krizlere ilişkin bazı bilimkurgu öyküleri/ filmleri var. Ancak bildiklerimde, kriz eninde sonunda atlatılıyor.
Ya atlatılamayacak büyüklükte veya çok uzun sürebilecek bir durumla karşılaşılırsa ne olur?

Yani elektrik şebekeleri, elektrikli ve elektronik araçlar, haberleşme ve bilgiişlem sistemleri kullanılamaz hale gelirse ne olur?

Önce kendi halimi düşünüyorum: Yazmış olduğum yüzlerce yazı bir anda kaybolacak. Çünkü neredeyse tamamı internet üzerinde veya bilgisayarımda kayıtlı. Elle not tuttuğum sadece bir kaç not defteri mevcut. Bunlara yazdıklarım ise sadece kısa notlar, bazı algoritmalar ve sorular. Yani sadece bir bulmaca derlemesi.

Peki ne yapabilirim?
Tüm yazılarımı kağıda bastırıp arşivlesem, onları nasıl ve nerede koruma altına alabilirim? Eninde sonunda hepsi kağıt.
Ya da yazılarımın hepsini DVD disklerine aktarsam. Bilgisayarlar çalışmasa bile, bu kayıtlar laser ışınlarıyla çentik atılarak oluşturulduğuna göre manyetik alanlardan çok fazla etkilenmeyebilir. Ama bildiğim kadarıyla bu disklerin raf ömrü de 30-40 yıl ile sınırlı.
Teyp bantları ve sabit diskler manyetik esaslı oldukları için, onlara zaten hiç güven olmayacak.
Acaba irice bir kaya bulup hiç olmazsa bazı yazılarımı eski çağlardaki gibi kaya yüzeylerine mi oysam?
En dayanıklısı herhalde bu sonuncusu olacaktır. Manyetik, kozmik ve termal etkilere en fazla dayanabilecek ortam o gibi. Ama ne yazık ki uygulama potansiyeli çok düşük.

Şöyle bir yönteme ne dersiniz?

Dünyanın pek fazla kullanılmayan ama dayanıklı bazı bölgelerinde yer altına bazı üsler yapılır. (Mevcut bitkilerin DNAlarını korumak üzere kurulmuş üsler gibi)
Kayıt ortamı olarak betondan (veya daha dayanıklı başka malzemelerden) yapılmış tabletler hazırlanır ve daha malzeme yumuşak durumdayken bunların yüzeyine önemli bilgiler işlenir. Sertleştirme işleminden sonra bu tabletler sistematik bir şekilde depolanır.
Elbette bu depodaki bilgilerin nasıl kullanılabileceğine dair kayıtlar da bırakılır.
Bu tür depoların mümkün olduğu kadar çok olması, bilgilerin korunma olasılığını arttıracaktır.

Henüz erken olsa da, ileride kullanılabilecek bir başka yöntem daha var: Bilgileri canlı organizmaların DNA sarmallarına işlemek. Hele bu bilgileri insan DNA’sına işleyebilirsek, insanoğlu tamamiyle evrenden silinmedikçe, bu bilgiler otomatikman korunmuş olacaktır.

Ya bütün bunlar zaten yapılmışsa?…

Ahmet Aksoy