?> deneysel şiir arşivleri - Kişisel Gelişim
Mar 152014
 
1,318 views

Deneysel Şiirler 2

Buradaki şiirleri de 1 Mart ile 7 Mart arasında yazdım.

ACIBADEM
acıbadem yerle bir
kim ki yeşile düşman
bir gider biri gelir
savrulur tozla duman

acıbadem şantiye
bahçeler beton oldu
el ovuşur rantiye
ne baştı, ne son oldu

KÖRKÜTÜK
sırtımda bu ağır yük
körkütük sevda yaşam
efkarım öyle büyük
bağırmasam susmasam

TAVŞAN UYKUSU
her bir yeni bilgiyle açar ufkunu
evren açılır büyür avuçlarında
bir çiçek gibi açar dal uçlarında
dağıtır aydınlıklar tavşan uykunu

UMUT
umut tek güvencemiz
gülümser ruhumuzda
çizer günlerimizi
bir paten gibi buzda

PARA
para insanı bozmaz
anca kirini söker
yürekler pak değilse
yaldızlarını döker

turnusol kağıdıdır
takkeler düşer öne
belli eder rengini
döner kişi özüne

para bozmaz insanı
tozunu söker anca
dost mudur düşman mıdır
rus ruleti tabanca

ADAM
İnsanlar mı bozuldu?
Çok şey mi bekliyoruz?
Adam olmak bir yana
Hala emekliyoruz

BİLDİRİ
Kararmasın yüreğim
umudum hala diri
dallara vurmuş bahar
çiçek çiçek bildiri

SUSUZLUK
su sesi yan duvardan
bu sene kış olmadı
umudumuz bahardan

ZOR ZAMANLAR
gittikçe hızlanıyor
zamanlar başaşağı
üstelik fren tutmaz
bunlar zor zamanlar zor

uyaklar leke tutmaz

KÜP
küpümü doldurmuşum
şiirin öz suyundan
bir elimde kalem var
bir omzumda baykuşum

ALAKARGA
ters baktı alakarga
gözlerini belerip
yürüyorum alarga
beni ne yapsın garip

8 MART EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ
bu bir kutlama değil anma günüdür
öfke değil direncidir özgür yaşamın
hem çiçek, hem gülücük, hem nasır avuçları
yaşamın garantisi, emekçi kadın

Ahmet Aksoy

Mar 092014
 
1,404 views

Deneysel Şiirler 1

Bu ilk gruptaki şiirlerim 20-28 Şubat 2014 dönemine ait.

Bu çalışmalarımda, masa başındayken yoğun bir uğraşa gereksinim duymadım. Neredeyse kendiliğinden döküldüler.

Ancak biliyorum ki bunlar, yaklaşık 40 yılı bulan bir suskunluğun ardından gelen öncü patlamalardır.

deneysel şiirlerOnları denetim altında tutup dizginleyebilmek için ölçü ve uyakları kullandım.

Uyaklar ve iç ritm benim için hep önemli ögeler olmuştur. Ölçü şart değildir, ancak çalışmalarda kolaylık sağlar. Ve ben tüm bu ısınma çalışmalarından sonra uyaklı serbest vezne doğru yöneleceğimden eminim. Çünkü 40 yıl önce şiiri bıraktığımda, Aragon’un “Elsaya Şiirler”i başucu kitabımdı.

ZAMAN
yoruldum desen, zaman
tüylerini kabartmış
tünekte bir kuş gibi
sessizce havalanan
çukur bir yokuş gibi

ANNA RF – WEEPING EYES
Bu çalan klarnet mi gerçekten?
Ya bu ruhumu titreten Azerbaycan kemençesi mi?
Gözyaşım titreşiyor yüreğimin ucunda
Yoksa sesi mi bu öksüz dağların?
Ben dağları mı dinliyorum
Yoksa Theodorakis’i mi?

MECNUN
ne dal kaldı ne ağaç
kuşlar yuvasız kaldı
açlar suskun toklar aç
mecnun sevdasız kaldı

AHENK
herşey dengi dengine
ses verir ahengine
soyunur yavaş yavaş
yaşam kendi rengine

HAYAT
döngüsü bu hayatın
sessizce susar kadın

NUR
gecenin kadifesi
usulcacık dokunur
uzak bir ninni sesi
pencereden sızan nur

SABAH ÇAYI
çayımı yudumlarken
öter bir gece kuşu
günaydın sabah erken

AL  ATLAR
uçar gider al atlar
rüzgarda iz bırakır
süzülürken kanatlar
bahar filiz bırakır

ÇATLAK
asfaltın çatlağından
izini sürer yaşam
dingilder kara bakır
kaynarken akşam akşam
haberci şafağından

VANDAL
uykusundan uyanmış
ağaçların dalları
kan rengine boyanmış
gecenin vandalları

ÇARESİZ
uykumuz bölünmüşse
damdan şıpırtılarla
yıldızlar göğe düşse
sessiz kıpırtılarla

Ahmet Aksoy