?> başarı arşivleri - Kişisel Gelişim
Apr 132014
 
1,206 views

Çocuklarınız Tepeleme (EFT) Yöntemi ile Sınavlarda Başarıyı Yakalasın

exam-answer-keyÇocuğunuz başarısız bir sınav geçirmiş olabilir. Hatta girdiği sınavlardaki başarı oranı çoğunlukla düşük te olabilir. Eğer yeni ve kritik bir sınavın hemen arefesinde değilse, onun için sunabileceğimiz çözüm önerilerimiz var.

İlk başta, başarısız geçen bir sınavın, hayatın sonu olmadığını bilmek önemli. Önemli olan, karşınızdaki problemin nedenlerini ve sonuçlarını farketmek. Eğer bir problemi tanımlarsanız, ona çözüm bulmanız da mümkün olur. Tanımlanmamış bir sorunun, çözümü de olamaz.

Yaşam, irili ufaklı sınavlarla geçiyor. Üstelik bunların pek çoğu eğitim sistemimizin kapsama alanında değildir. Ancak bu yazımızda, sözünü ettiğimiz sınavlar temel olarak “eğitim sistemi”ne dahil olanlardır.

Çocuğunuz henüz eğitim sürecinin başlarında olabilir. Eğer öyleyse, büyük bir avantajınız var demektir. Çünkü aksayan taraf her ne olursa olsun, aşırı derecede kemikleşmemiş olduğu için, onu doğru yöne çekmek çok daha kolay olabilir. Çünkü görmezden gelinen, kendi kendine düzelmesi beklenen sorunlar yıllar geçtikçe kronikleşmekte ve çözümü giderek zorlaşmaktadır. Bu yüzden, çocuğunuzun karşı karşıya olduğu sıkıntıları erken yaşlarda iken farketmeye özen gösterin. Sorunları farketmekle kalmayın ve çözüm üretin.

Başarısız bile geçse, her sınav bize yeni şeyler öğretir.

Son YGS sınavına giren bir yakınımızın çocuğu sınavdan iki gözü iki çeşme ağlayarak çıktı. Bir sürü soruyu yapamamış. Çok kötü bir puan alacağı için inanılmaz derecede üzgündü. Üstelik, onun sınava girdiği derslikten çıkanların pek çoğu, “sınav çok kolaydı” deyip, gülerek çıkmışlar. Oysa kendisi çok iyi hazırlanmış olduğu halde, beklemediği kadar başarısız olmuş.

İşin aslı bir-iki saat içinde belli oldu. Bu yıl sınav soruları açıklanmayacağı için çok sayıda öğretmen sınava, soruları öğrenmek için bizzat kendileri girmişler. Bu öğretmenlerle yapılan görüşmeler sonrasında kızımızın aslında hiç te başarısız olmadığını; bu sınavdaki soruların önceki yıllara göre çok zor olduğunu öğrendik.

Sınavı kolay bulanların tepkileri de “yeterli bilgiye sahip olmadıkları için, kendilerini herşeyi biliyor sanmalarından” kaynaklanıyordu. Tam bir “Dunning-Kruger Sendromu” örneği.

Daima gerçekçi olun. Çocuğunuza da bunu öğretin. Eğitim sistemimiz ne yazık ki çocuklarımıza yeterince ve doğru bireysel psikolojik destek sağlayamıyor. Kendine güven duymayı, çabasının karşılığını almayı, hakkına sahip çıkmayı ona siz öğretmelisiniz. Tek başına bilgi ve çalışma yeterli değildir. Başarı için, bilgi ve çabayı kendine güvenle ve kararlılıkla desteklemek gerekir.

Bu nedenle, çocuğunuzun “kendine güven” duymasını sağlayın. Zaten “kendine güven” sahibi ise, ona, kendisine gerçekçi ve iyi tanımlı hedefler koymayı ve hedefine doğru kararlılıkla yürümeyi öğretin. Gerekiyorsa bu konuda destek alın. Çocuklarınıza yapacağınız yatırımların, yaşamınızın en önemli yatırımları olacağını asla unutmayın.

Sınav korkusu, kendine güven eksikliği ve benzeri sorunlarla başa çıkmada en önemli araçlardan biri Tepeleme (EFT) yöntemidir. Çocuğunuzun Tepeleme desteği almasını ve mümkünse bunu yaşamının her alanına uygulayabilir hale gelmesini sağlayın.

Donanımlı, ayakları yere basan ve kendine güvenen bir bireyin aşamayacağı hiç bir sorun yoktur. Çocuğunuza bu desteği sağlayın. Gerisini kendisi kolayca halledecektir.

Ahmet Aksoy

Apr 082014
 
1,406 views

Çocuklarınızın Mutluluk Ve Başarısı İçin Tepeleme (EFT) Tekniği

Tepeleme NoktalarıTepeleme (EFT) tekniği, bedensel enerji alanının dengeye kavuşturulmasını hedefler. Bu teknik, Eski Çin tıbbına dayanan enerji meridyenleri ve bu meridyenler üzerinde yer alan bazı akupresür noktalarının parmak uçlarıyla vurularak veya ovularak uyarılması ve dengelenmesi esasına dayanır. Bu teknik TFT (Thought Field Therapy) ve EFT (Emotional Freedom Techniques) adlarıyla modernize edilmiştir.

TFT yönteminde her sorunun çözümü için farklı bir vuruş reçetesi kullanılırken, EFT yönteminde her uygulamada hemen hemen aynı akupresür noktaları kullanılır. Kullanılan noktaların sayısına ve sıralamasına bağlı olarak çok sayıda alternatifler üretilmiş ve kullanılmaktadır.

Tepeleme de esasen bir EFT uygulaması olarak ortaya çıkmış, ancak, zamanla bilinçaltı sorgulama, Temporal Tepeleme, Sanal Tepeleme gibi yöntemlerle kaynaşan dinamik bir uygulama halini almıştır.

Tepeleme, çocuklar ve aileler tarafından birlikte kullanmaya uygun, ebeveyn ve çocukları birbirleriyle daha iyi kaynaştırmayı sağlayan bedensel bir iletişim aracıdır. Toplu uygulamalar çok daha etkili olmakta, hem bireysel, hem de aile içi sorunlar böylelikle çok daha kolay bir şekilde çözümlenebilmektedir.

Tepeleme uygulaması için mutlaka bir sorun olması gerekmez. Sadece aile içi bağları güçlü ve etkin tutmak için de kullanılabilir. Böyle bir durumda bireysel enerji alanları, ailesel boyutta enerji alanları ile kaynaşıp büyümekte ve çok daha etkin bir yapıya bürünmektedir.

Aile içi ve grup tepelemelerinde sorunun yerini ve boyutunu saptamaya gerek yoktur. Bu aşamalar dikkate alınmaz. Kısa uygulama yapılır.

Tek başına çocuklara uygulama yapılırken de kısa uygulamaları tercih etmek doğru olur:
1- Tepe noktası
2- Kaş başlangıcı
3- Göz ucu
4- Göz altı
5- Burun
6- Çene
7- Köprücük kemiği
8- Koltuk altı

Uygulama sırasında kurgu cümlesi, karate noktasına sürekli vuruşlar yaparken 3 kez tekrarlanır. Sonra yukarıda listesini verdiğimiz noktalara yaklaşık 6-7 kez vururken kısa hatırlatma sözcükleri söylenir. Koltuk altında döngü tamamlandığında derin bir nefes alınır ve nefes sesli bir şekilde hızla boşaltılır. Tüm döngü tercihan 3 kez yenilenir.

Çocuklarla uygulama yapılırken çocuğun ve problemin durumuna uygun olarak vuruşların nasıl yapılacağına karar vermek gerekir. Temel alternatifler şunlar olabilir:
1- Çocuk, kendi vücudu üzerindeki noktalara kendisi vuruşları uygular
2- Çocuğun vücudundaki akupressür noktalarına bir aile bireyi veya tepeleme uzmanı tarafından vuruşlar yapılır
3- Çocuk, vuruşları kendi vücuduna değil, elindeki bir oyuncağa uygular
4- Çocuk uyurken veya bir başka mekandayken, onun sorunları/motivasyonu için aile bireyleri ve/veya tepeleme uzmanı kendi vücutlarına vuruşlar yapar.

Tepeleme, çocukların ve hatta gençlerin enerjilerini dengelemede çok etkili bir araçtır. Uygulamalar sadece sorun çözmek için değil, motivasyon ve kendine güvene yönelik hedeflere ulaşmak için de kullanılabilir.

Eğer çocuklarınızda stres, korku, fobi, öğrenme sorunları, sınav kaygısı, kısıtlı inançlar, sevilen birinin kaybı, güvensizlik gibi çözülmesini arzuladığınız duygusal sorunlar gözlemliyorsanız, lütfen, danışmak için bizi arayın.

Çocuklara ve gençlere yönelik tepeleme çalışmalarıyla ilgili yeni yazılarımızı web sitemizden takip edebilirsiniz. Sorularınızı ve sorunlarınızı lütfen bizimle paylaşın.

Ahmet Aksoy

Çocuklarınızın Mutluluk Ve Başarısı İçin Tepeleme (EFT) Tekniği

Diğer EFT – Tepeleme konulu yazılarımız için tıklayın

Kaynaklar:
Using EFT with Children, Ann Adams, 2001
Teaching EFT to Kids, Peta Stapleton
Using EFT with Kids, Dr. Laura Markheim
EFT for Children, Christine Moran
Tapping with Children, Patsy Anthony

Mar 282014
 
1,283 views

Başarı Elde Etmek İstiyorsan Homeostaziyle Başa Çıkmak Zorundasın

kaynak: http://chinatripping.files.wordpress.com/2013/05/dscn0220.jpg

kaynak: http://chinatripping.files.wordpress.com/

Wikipedia homeostaz için şunları söylüyor: “Homeostaz (Homeostasi), hücre dışı gerçekleşen olaylar karşısında hücrenin kendi metabolizmasını koruma eğilimi diyebiliriz. Hücre bu olay sırasında ATP harcar ve enerji sentezler. Yaşamın devamı için düzenleyici sistemler yardımıyla organizmanın iç ortamının sabit tutulmasıdır.

Bu kavramı sadece hücre fonksiyonları ile sınırlı tutmak yerine, pek çok farklı yapıya uygulamak ta mümkündür. Çünkü bu, herhangi bir olgunun sürekliliğini sağlayan temel mekanizmadır ve değişime direnci, kararlılığı sembolize eder.

Mikro değişimlerle oluşan ve milyonlarca yıllık bir süreçte, büyük farklılıkların ortaya çıkabilmesini sağlayan evrim de bu şekilde gerçekleşmiştir. Bu süreçteki büyük sıçramalar genellikle uyumsuzluğa ve yıkıma neden olmuş, asıl gelişmeler ise küçük ama sürekli değişimler tarafından desteklenip korunmuştur.

Bilinçaltımız da aynı mekanizmadan yararlanır. Bu sayede kişiliğimizin, davranışlarımızın, karakterimizin tutarlılığı ve sürekliliği sağlanır. Ne kadar arzulasak ta, büyük boyutlu ani ve kalıcı değişimleri gerçekleştirmemiz pek kolay olmaz.

Pek çok insan için sigara içmeyi bırakmak bu nedenle kolay değildir. Çünkü onlar, herşeyin bir anda ve emek harcamadan gerçekleşmesini ister. Oysa bu mümkün değildir.

Her türlü dengeyi, zıtların birliği oluşturur. Hedefe giden yolda yürürken de aslında tek bir çizgi üzerinde yürümemiz mümkün olmaz. Bir yönde belirginleşen bir sapmayı, dümenimizi ters yöne çevirerek dengeleriz. Bu nedenle gerçek rotamız dümdüz bir çizgi değil, küçük sapmalarla karakterize edilen bir zigzag şeklindedir.

Bilinçli olarak kalıcı bir davranış değişikliği istiyorsak, küçük ama sürekli yönlendirmelerle sonuca gitmemiz mümkün olur. Büyük ve ani değişiklikler, bilinçaltımızın mevcut durumu koruma güdülerini harekete geçirir. Oysa küçük değişikliklerin tolere edebilmesi çok daha kolaydır.

Bir arkadaşım, lisedeyken biyoloji laboratuvarında yaşadıkları bir olayı anlatmıştı. Farelerle deney yapıyorlarmış. Farelerin metabolizmaları çok hızlı çalıştığı için çok sık ve düzenli beslenmeleri gerekirmiş. Bu yüzden hafta sonları bu işle görevlendirilen bir öğrenci nöbetçi olurmuş.
Böyle bir hafta sonunda fareleri beslemekle görevlendirilen nöbetçi öğrenci küçük bir kaza geçirmiş ve bir kaç gününü hastanede geçirmek zorunda kalmış.
Bir kaç gün sonra biyoloji dersi için laboratuvara geldikleri zaman trajedinin farkına varmışlar. Küçük karton kutuların içindeki farelerin hepsi ölmüş. Ne yazık ki artık yapılabilecek bir şey kalmamış.
Öğretmen bütün öğrencileri içinde ölü fare bulunan kutulardan birinin başına toplamış ve sormuş: “Söyleyin bakalım. Bu fare niçin öldü?”
Bir sürü yanıt gelmiş:
– Açlıktan.
– Susuzluktan.
– Havasızlıktan.
– …

Öğretmen bütün yanıtları dinledikten sonra:
“Söylediğiniz nedenler gerçekten de bu farelerin ölümünde pay sahibi. ” demiş. “Ancak bu ölümlerin asıl sebebi, kararsızlıktır.”

Sonra karton kutunun içindeki binlerce minik çentiği göstermiş.
“Bakın”, demiş. “Bu fare kutudan çıkabilmek için dişleriyle ve tırnaklarıyla kutunun duvarlarını delmeye çalışmış. Ama her denemeden sonra bir başka noktaya yönelmiş. Oysa hep aynı noktayı kemirmeye, tırmalamaya devam edebilseydi, kartonu kolaylıkla delip dışarı çıkabilirdi. Oysa rastgele yaptığı düzensiz uğraşlar, işte bu sonuca yol açmış. Eğer bizler zorlandığımız sorunları çözmeye çalışırken, enerjimizi ve çabamızı düzenli ve ısrarlı bir şekilde tek bir noktaya yoğunlaştırmazsak, tıpkı bu fareler gibi biz de başarısız oluruz.

Başarıya, küçük ama düzenli ve kararlı adımlarla ulaşılır.”

Kalıcı davranış değişikliklerini elde etmenin temel yöntemi budur. “İstediğimiz yönde küçük, ama düzenli ve kararlı etkiler oluşturmak.”

Eğer kendimizi geliştirmek, olumsuz alışkanlıklarımızdan kurtulup yenilerini oluşturmak istiyorsak bu yöntemi kullanabiliriz.

Yukarılara tırmanmak ve başarıya ulaşmak istiyorsak basamakları birer birer çıkmak en kolay ve garantili yöntemdir.

Ahmet Aksoy

Kaynaklar:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Homeostaz
http://www.getmotivation.com/motivationblog/2011/03/mental-homeostasis-a-tool-for-success-by-takumi-yamazaki/
http://www.mollygordon.com/overcome-fears-anxiety/maintaining-homeostasis.html
https://www.briantracy.com/blog/business-success/6-obstacles-to-creative-thinking-and-how-to-overcome-them-develop-problem-solving-skills-for-business-success/

Jan 302014
 
1,507 views

ZAP: Zaman Planlaması – Zaman Yönetimi – 2

Bu yazının birinci bölümü için tıklayın

(İkinci Bölüm)

saatZAFERE GİDEN YOLDA HEDEFLERİ SAPTAMAK

Beyin fırtınası yöntemiyle hedef listenizi oluşturun. Bu aşamada hedeflerinizin önem ve aciliyet sırası önemli değildir. Sadece aşağıdaki kriterleri dikkate alarak onları yazın, sıralamayı sonraya bırakın.

  • Hedefleriniz çok basit ve küçük olmasın.
  • Hedefleriniz çok büyük te olmasın. Gerekirse onları daha küçük parçalara bölün.
  • Hedeflerinizin farkında olun. Onları niçin hedef olarak seçtiğinizi sorgulayın. Hedeflerinizi netleştirin.
  • Ana hatlarıyla hedeflerinize hangi araçları kullanarak ulaşabileceğinizi belirleyin.
  • Hedefleriniz çok katı olmasın. Gerektiğinde onları revize edin.

Hedeflerinizi belirlerken ZAFER kriterlerine uyun.

Z: Zaman sınırı koyun. Hedefe ne zaman ulaşacağınızı baştan saptayın.
A: Amaca uygun, erişilebilir ve ulaşılabilir olsun.
F: Farkları kolayca anlaşılabilsin, spesifik olsun.
E: Eski haliyle yeni hali kıyaslanıp ölçülebilsin. Belli bir zaman kesitinde ne kadarının tamamlandığı hesaplanabilsin.
R: Realist, yani gerçekçi olsun.

Hedef listenizi tamamladıktan sonra, önemli hedeflerinizi ayırın ve yeni bir liste oluşturun.

  • İşlerinizde önceliklerinizi belirleyin.
  • Yaşamınızın çeşitli bölümlerine ne kadar zaman ayıracağınızı saptayın.
  • Yıllık ve 5 yıllık planlar yapın.
  • Görevlerinizin önem derecelerini belirleyin.
  • Rutin işler için ayırdığınız zamanı sınırlayın.
  • Planlama için kendinize mutlaka ve yeterli zaman ayırın.
  • Önceliği aynı işlerden zor olanlara ve hoşlanmadıklarınıza daha fazla öncelik tanıyın.
  • Mola verin.
  • Eğlence ve dinlenmeye zaman ayırın.
  • Okumaya ve öğrenmeye zaman ayırın.
  • Kendinizi çok katı kurallarla sınırlayıp gereksiz baskı yaratmayın.
  • Kendinize aşırı yüklenmeyin.
  • Yeterince iş yükünüz varken, yeni görevler üstlenmeyin. Hayır demeyi bilin.
  • Sosyal yaşantınızı koruyun ve geliştirin.
  • Uygun işleri üstlenin. Mümkün olan alt düzey işleri başkalarına aktarın.
  • Hangi işleri başkalarına devredebileceğinizi doğru saptayın.
  • Devrettiğiniz işe ait gerekli tüm ayrıntıları ilgili kişiye aktarın.
  • Başkalarına devrettiğiniz işleri mutlaka takip edin.
  • Ekstra zamanınız olup olmadığını netleştirin.
  • Evinizi evde, işinizi işte bırakın.
  • Bir gününüzün içine sadece yeterli miktarda iş yükleyin.
  • Randevu saatlerinize uyun.
  • İşlerinizi zamanında yapmaya özen gösterin.
  • Konuşma sürelerinizi doğru belirleyin.
  • Telefon konuşmalarınızın süresini kısa tutun.
  • Toplantıları yeterli uzunlukta tutun ve bu süreye uyun.
  • Günlük, haftalık ve aylık planlar hazırlayın ve bu planlara uyun.
  • İşlerin bitiş sürelerini mutlaka dikkate alın.
  • Beklenmeyen telefon ve ziyaretçiler için önlem alın.
  • Ev işlerini de paylaşın.

Lütfen yazılarımı paylaşın ve beni takip edin.

Ahmet Aksoy

Bu yazının üçüncü bölümü için tıklayın

May 032013
 
5,693 views

Kişisel Gelişim: Gizli Yeteneklerimizi Keşfetme ve Geliştirme Sanatı

Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim, kullanmadığımız hatta farkında bile olmadığımız beceri ve yeteneklerimizden yararlanabilme sanatıdır.

Bu yaklaşım, öncelikle kendi kişisel sınırlarımızı keşfetmemizi sağlar. Güçlü yanlarımız nelerdir? Zayıf yanlarımız nelerdir? Bu keşiften sonra, eğer istersek, yeteneklerimizi geliştirme ve zayıf yanlarımızı kapatma şansımız da olur.

Kişisel-Gelişim, kim olursak olalım, kendileri istemediği sürece başkalarını değiştirmemizin mümkün olmadığını söyler. Çünkü gerçek değişim, içtenlikle istendiğinde gerçekleşir. Aksi halde değiştirmeye çalıştığımız kişi sadece değişmiş gibi “rol yapar”. Ve ilk fırsatta, asıl istediğinin ne olduğunu ortaya koyar. Bu kişinin size ne kadar yakın olduğu; sizi sevip sevmediği hiç önemli değildir.

Kişisel Gelişimin amacı “mükemmeliğe” ulaşmak değil, içinde bulunduğumuz şartlara göre yapabileceğimizin “en iyisini” yapmaktır.

Kişisel Gelişim, yaşadığımız fiziksel, duygusal ve ruhsal sorunlarla nasıl başa çıkabileceğimizin yollarını öğretir.

Kişisel Gelişimde, bilgi önemlidir. Ancak bu bilgi sadece kitabi bilgi değil, gerçek “yaşam bilgisi”dir. Ezbere veya zorlamaya dayanmaz. Onu günlük yaşamımızda kullanır, onu çevremizle paylaşırız. Ve bu bilginin paylaştıkça çoğaldığını ve çoğalarak sonunda yine bize geri döndüğünü görürüz.

Kişisel Gelişim, hem kendimiz, hem de başkaları hakkında olumlu düşünmemizi ve olumlu davranmamızı önerir. “Ne ekersen, onu biçersin!” İyilik edersek, iyilik buluruz. Başkaları hakkında iyi şeyler düşünürsek, başkaları da bizim hakkımızda iyi şeyler düşünür. Kötü şeyler düşünürsek, bize dönecek olan da kötü düşünce ve duygulardır.

Bu yüzden beddua etmekten bile kaçınmalıyız. Çünkü, beddualar da geri dönüp bizi bulacaktır.

Kişisel Gelişim: Yaşam Koçluğu, Hızlı Okuma, Etkili Öğrenme, EFT-Tepeleme, Olumlama, Hedef Belirleme, Motivasyon ve Başarı gibi konuları kapsar.

Sitemizde, sizlerle birlikte, Kişisel Gelişimin kapsamına giren çeşitli konulardaki çalışma ve düşüncelerimizi dile getirmeye devam edeceğiz. Eğer siz de kendi düşünce, eleştiri ve önerilerinizi bizimle paylaşırsanız karşılıklı olarak kendi yeteneklerimizi, kendi kapasitelerimizi daha iyi keşfetme ve geliştirme şansımız olur.

Eğer içinizdeki cevheri keşfetmek ve onu geliştirmek istiyorsanız, bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy
Gamet Gelişim
http://www.gamet.com.tr

Feb 202013
 
1,517 views

Kendini Tanımak
Kendini Tanımak

Gamet Gelişim Akademisi olarak yeni bir atölye çalışması başlattık:  Başarı ve Motivasyon Atölyeleri

Bu çalışmada, her hafta başarı ve motivasyonla ilgili yeni bir konuyu ele alıyoruz.

19 Şubat 2013 tarihinde yaptığımız ilk atölyemizin konusu: Kendine Güven idi.

26 Şubat Salı günü :  Kendini Tanımak : Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak konusunu ele alacağız.

İzleyen haftaların konularını sitemizden ve  paylaşım ağlarından duyurmaya devam edeceğiz.

Atölyemiz ücretsizdir.

Yerimiz kısıtlı olduğu için, öncelikleri başvuru sırasına göre vereceğiz.
Fırsatı değerlendirmek istiyorsanız, lütfen elinizi çabuk tutun.

Başarı ve Motivasyon Atölyeleri
Konu: Kendini Tanımak : Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak
Tarih: 26 Şubat 2013
Saat: 19.00
Süre: 1.5 saat
Adres: Çeltikçi Sokak No:3 Yalı Ap. Giriş Kat Kadıköy – İstanbul
İletişim: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Eposta: gelisim@gamet.com.tr

Feb 192013
 
1,677 views

Aşağıdaki Kendine Güven konulu yazı, yeni başlattığımız Başarı ve Motivasyon Atölyeleri kapsamında her hafta ele alacağımız konulardan ilki olan “Kendine Güven” ile ilgilidir. Aşağıda ilk örneğini gördüğünüz Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı da her hafta ele alınacak yeni konuya göre yeniden düzenlenecektir. Bu çalışmalarla ilgili düşünce ve değerlendirmelerinizi bekliyoruz.

Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı - 0001 Kendine Güven

Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı – 0001 Kendine Güven

Kendine Güven

Kişinin sağlıklı bir şekilde kendine güven duymasının ön koşulu, kendi yetenek, beceri ve sınırlarının farkında olmasıdır. Ancak bu farkındalık mutlaka gerçekçi ve tarafsız olmalıdır.

Kişisel yetenek ve becerilerimizin farkında olmamak, ya da onları reddetmek yüzünden oluşan güven eksikliği, girişimcilik ve fırsatları değerlendirme potansiyelimizi düşürür.

Öte yandan, var olmayan yetenek ve becerileri varmış gibi kabullenen ve kısıtlamaları görmezden gelen şişirilmiş, aşırı güven de gereksiz riskleri kolayca üstlenmeye neden olur.

Güven eksikliğine yol açan en önemli koşullanmalardan biri “öğrenilmiş çaresizlik”tir.

Aldığı birkaç başarısız sonuç nedeniyle, artık ne kadar çalışırsa çalışsın, sınavlarda başarılı olamayacağına inanan bir öğrencinin başarılı bir sonuç alma olasılığı çok düşüktür. Çevresi tarafından da “başarısızlığı” yüzüne vuruluyor, üstelik bu duruma kendisi de inanıyorsa, o kişi kendisini başarısızlığa mahkum etmiştir. Sınavda bildiklerini unutması, yanıtların sırasını karıştırması, zamanını yanlış kullanması kaçınılamayacak kadar doğaldır.

Ailemiz, arkadaşlarımız, hatta bazı eğitmenlerimiz “korumak” gerekçesiyle ve çoğu kez yaptıklarının farkına bile varmaksızın bizleri “çaresizliğe” mahkum ederler. Eğer bizler de bu durumun farkına varmaz, bu tür girişimlere izin verir ve hatta söylenenleri gerçekmiş gibi kabullenirsek, sonunda etrafımıza örülen görünmez duvarlar, gerçekten de yıkılması zor birer kale ya da hapishane duvarına dönüşebilir.

Vücudumuzun ve beynimizin organik bir makine olarak elbette belli fiziksel sınırları vardır. Bunları bilmek zorundayız. Örneğin cılız bir mum alevi bile parmağımızı yakabilir. Ama aynı mum alevini, sadece süresini ayarlayarak zarar görmeden parmağımızla söndürmemiz de mümkündür.

Pek çoğumuz, tırmanacağımız yükseklikleri sınırlayan, ulaşabileceğimiz mesafeleri kısıtlayan cam tavanların ve duvarların içinde yaşıyoruz. Üstelik bu tavan ve duvarları kendimiz inşa ettik. Aslında bu sınırların temel işlevi, kişisel varlığımızı tehlikelere karşı korumak. Ancak bu sınırlar kendi doğal kapasitemize kıyasla çok dar kalıyorsa, bizi korumaktan çok, bizi kısıtlamak gibi bir işlev üstlenmiş olurlar.

Tüm bu sınırları ve kısıtlamaları etkisiz hale getirmenin tek bir yolu var: Kendine güven!

Kendimize güven duymak ve bu güveni koruyup arttırmak için aşağıdaki basit ipuçlarından yararlanabiliriz:

  • Kendimizle ilgili olumsuz düşünce ve değerlendirmelere son vermek
  • Yanlışlarımızı tecrübe hanesine yazmak
  • Mükemmele değil, yapabileceklerimizin en iyisine ulaşmayı hedeflemek
  • Hedeflerimizi netleştirmek
  • Aldığımız sonuçları sürekli olarak değerlendirmek ve hedefe giden yolumuzda rötuşlar yapmak
  • İyi becerdiğimiz işlere daha fazla yoğunlaşmak
  • Zayıf taraflarımızın farkında olmak
  • Yaptıklarımızdan keyif almak
  • Küçük te olsa başarılarımız için kendimizi ödüllendirmek
  • Kendimizi olduğumuz gibi sevmek ve kabullenmek

Kendimize güven duyduğumuz sürece motivasyonumuzu korumamız ve başarıya giden yolda rahatça ilerlememiz mümkün olur.

Gelecek yazımızın konusu: Kendini Tanımak!

Ahmet Aksoy

Feb 182013
 
2,384 views

Kendine Güven

Size Kişisel Güven ile ilgili çeşitli sorular derledik. Kendinizi yoklayın!

  • Kendinize gerçekten güveniyor musunuz?
  • Kendinizle gurur duyuyor musunuz?
  • Kişisel görünümünüzü beğeniyor musunuz?
  • Kariyerinizle gurur duyuyor musunuz?
  • İyi bir insan olduğunuzu düşünüyor musunuz?
  • İstediğiniz sosyal statü ve çevreye sahip misiniz?
  • Sahip olduğunuz kişilikten memnun musunuz?
  • Ailenizin, arkadaşlarınızın ve çevrenizin sizi sevdiğini hissediyor musunuz?
  • Risk alabiliyor musunuz?
  • Sizi engelleyen korkularınız var mı?
  • Başkalarının sizi mutlaka onaylaması gerektiğini düşünüyor musunuz?
  • Kendine güven duymanın önemli olduğuna inanıyor musunuz?
  • Geçmişinizle ilgili kendinizi suçladığınız veya utanç duyduğunuz konular var mı?
  • Kendine güven duymanın sizce başarıyla bir ilişkisi var mı?
  • Aşırı güven duygusu zararlı olabilir mi?
  • Kendini sevmekle kişisel güven arasında bir ilişki var mı?
  • Kendine güven duymak performansı arttırır mı?

Yukarıdaki soruları ve kendine güven duygusunu arttırmanın pratik yollarını  19 Şubat 2013 günü saat 19.00’da yapacağımız Başarı ve Motivasyon atölyesinde ele alacağız. Atölyeyi Ahmet Aksoy yönetecek ve çalışmalar yaklaşık 1.5 saat sürecektir.

Kişisel Güven konusunda aklınıza takılan ve yanıtını aradığınız konular varsa, sizi de bekleriz.
Atölyemiz ücretsizdir.
Katılımcılarımıza ücretsiz olarak Kendine Güven MP3 dosyaları hediye edilecektir.

Gamet Gelişim

Kendine Güven Atölyesi
Tarih: 19 Şubat 2013, Salı
Saat: 19.00 – 20.30
Atölye Danışmanı: Ahmet Aksoy
İletişim: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Adres: Rasimpaşa Mah Çeltikçi Sk No:3 Yalı Ap Giriş Kat Kadıköy