?> amfiteatr arşivleri - Kişisel Gelişim
Nov 042012
 
2,041 views

(Aşağıdaki yazı Gamet Gelişim Bülteni Sayı-3‘te yayınlanmıştır.)

Amfiteatr

Hooponopono, Huna isimli eski bir Hawai uygulamasından günümüz şartlarına uyarlanmıştır.

Dr Ihaleakala Hew Len’in düşüncesine göre  (http://hooponopono.org/index.htm)
Ben yaşantımı ve ilişkilerimi aşağıdaki anlayışa göre oluştururum:
1- Fiziksel evren, düşüncelerimin gerçekleşmesidir (actualization).

2- Eğer düşüncelerim kanserli ise, bunlar kanserli bir fiziksel gerçeklik yaratacaktır.

3- Eğer düşüncelerim olgunlaşmış ve kusursuzsa, onlar SEVGİ ile ışıldayan bir gerçeklik yaratır.

4- Ben, yaratmış olduğum fiziksel evrenden %100 sorumluyum.

5- Ben hastalıklı bir gerçeklikteki kanserli düşüncelerin iyileştirilmesinden %100 sorumluyum.

6- Dışarıda herhangi bir şey yoktur. Her şey benim zihnimdeki düşünceler halinde var olur.

Konuyla ilgili diğer ayrıntıları yukarıdaki siteden veya başka kaynaklardan edinebilirsiniz.

Ben, hooponopononun ayrıntılarına girmek yerine, pratik bir uygulama aracını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yöntemi, EFT-Tepeleme uygulamalarınızın yanısıra kullanabilirsiniz.

Önemli olan nokta şudur: Biz, sadece kendimizi değiştirme gücüne sahibiz. Kendimizi değiştirdiğimizde, çevremiz de bundan etkilenir. Biz kenimizi iyi hissediyorsak, çevremize de bu duyguyu aktarırız. Bu nedenle değişimin odağına “başkalarını” değil, “kendimizi” koyalım!

Amfiteatr Yöntemi ile Hooponopono

1. Gözlerini kapat. Gevşe ve rahatla. Gözlerinin önünde büyük bir amfiteatr canlandır. Öylesine büyük olsun ki, seninle bağlantılı olan tanıdığın ve tanımadığın, yaşayan ve ölmüş herkesi içine alabilsin. Etraf biraz karanlık olsun. Sen, aşağıdaki aydınlatılmış sahnenin ortasında dur. Herkes seni görebilsin ve söylediğin her şeyi duyabilsin.
Amfiteatrdaki herkesin alnındaki üçüncü gözün altın rengi bir ışıkla parladığını imgele. Sana en yakın olanların ışığı daha parlak olsun. Aşağıdan yukarıya doğru baktığında bu ışıkları karanlığın içinde ışıldayan yıldızlar olarak gör.

2. Kendiliğinden senin yanına gelen olmazsa, ışığı en fazla parlayan kişiyi sahneye çağır.

3. Karşındaki kişiye şunu sor: “Olabileceğim en mükemmel kişi haline dönüşebilmem için bana yardımcı olur musun?” Eğer olumsuz veya belirsiz bir yanıt alırsan, o kişinin tekrar eski yerine dönmesini rica et ve ikinci aşamaya geri dön. Net olarak “Evet” yanıtı alırsan, bir sonraki aşamaya geç.

4. Karşındaki kişiyle göz göze gelin ve birbirinize şu cümleleri içtenlikle söyleyin:

1. Seni seviyorum
2. Senden özür diliyorum
3. Seni affediyorum
4. Seni özgür bırakıyorum

5. Karşındaki kişinin üçüncü gözündeki ışığın yavaşça zümrüt yeşiline döndüğünü gör. Birbirinize gülümseyin. Sonra o yavaşça yerden yükselsin ve bir ışık bulutunun içinde kaybolsun. Ama onun hep orada olduğunu ve herhangi bir nedenle gereksinim duyarsan, hemen yanında olacağını bil ve bunu hisset!

6. Tekrar 2 nolu aşamaya dön ve tribünlerde bulunan herkes için aynı işlemi yap.

Herkesi aynı çalışma sırasında mutlaka çağırmak zorunda değilsin.
Yorulduğunda ya da “bu kadarı yeter” diye düşündüğünde, çalışmayı bırakabilirsin.

Kendini ve koşulları gereksiz yere zorlama. Herşeyin doğal bir akış içinde gerçekleşmesine izin ver. Sana ne kadar zarar vermiş olursa olsun, karşındakini affetmenin büyüklüğünü ve yüreğindeki ferahlamayı yaşa! Buna izin ver!

İhtiyaç duyduğunda kendini de çağır! En başta kendini affetmen ve kendini olduğun gibi kabullenmen gerektiğini asla unutma!

Ahmet Aksoy