?> Hızlı Okumaktan Değil, Geç Kalmaktan Kork - Hızlı Okuma Atölyesi
Jan 222013
 
1,683 views

Hızlı Okumaktan Değil, Geç Kalmaktan Kork

Hızlı Okumaktan Değil, Geç Kalmaktan KorkBazıları Hızlı Okumaktan korkuyor. Tezleri ise şu: Hızlı okursam, okuduğum şeylerin tadını çıkaramam! Oysa bu, eğer hızlı koşabilirsem, yürümeyi unuturum demeye benziyor. Koşmayla yürümek nasıl farklı becerilerse; klasik okuma ile hızlı okuma da tamamen farklı becerilerdir. Bu yüzden, okuduklarınızın tadına varamamak endişesiyle hızlı okumaktan korkmanıza gerek yok.

Hızlı okuma, aslında doğal bir beceridir.

Ancak mevcut eğitim sistemimiz, bütünsellik yerine ayrıntıyı önemsediği için, bu becerimiz zaman içinde yontularak kısıtlanır. Bütünü görmek yerine, ayrıntılara odaklanmaya alıştırılırız.

Şöyle düşünün, bir ağacı algılamak için ağacın kendisine mi bakarsınız; yoksa ağacın yapraklarına, dallarına, gövdesine mi? Elbette ağacın kendisine. Ama önce o ağacın yapraklarına, dallarına, gövdesine tek tek bakıp; zihninizde bu ayrıntıları kullanarak bir ağaç görüntüsü oluşturmaya kalkarsanız, tek bir ağacı algılamak için bile çok uzun bir süre ayırmak zorunda kalırsınız.

Sağlıklı insan gözü en fazla bir kaç bakışla bir kitap sayfasının tamamını algılayabilir. Ama klasik okuma yöntemiyle en az 300 ayrı yere, 300 ayrı kelimeye tek tek bakmak ve bunları birbirine ulamak zorundasınız.

Pareto kuralını bilirsiniz. Hemen her şey için 20/80 oranını kullanır.

Bir kitap okurken harcadığımız zamanın sadece %20’sinde, o kitaptan edindiğimiz toplam bilginin %80’ine ulaşırız. Kalan %80’lik sürede ulaştığımız bilgi, sadece %20’dir.

Ayrıntılara boğuldukça, verimliliğimizi yitiririz.

Kısa süreli belleğimizin belli bir anda taşıyabileceği bilgi miktarı 5 ila 7 birim arasındadır. Bu sayının 9’a ulaştığı ender insanları ise, dahiler grubunda kategorize ediyoruz. İşte bu koşullarda insan beynine çok büyük sayıda bilgi depolamaya kalkarsanız, o bilgilerin çok büyük bir bölümü, kalıcı hafızaya ulaşma fırsatı bulamadan kaybolup gidecektir.

Klasik okuma yöntemimiz, kişileri tek tek sözcükleri okumaya yönlendirir. Cümleye değil, kelimelere bakarsınız. Yani ağaca değil, yapraklarına odaklanır ve sonra oradan ağacın bütününü algılamaya çalışırsınız. Bu çalışma biçimi, beynimizin sol yarıküresine özgü fonksiyonlardan yararlanır. Bu nedenle klasik okuma yaparken, beynimizin sağ yarıküresine pek iş düşmez. Oysa insan beyni 24 saat durmaksızın çalışan bir makinedir. Bu nedenle, aylak kalan sağ yarıküre, kendine uygun işler türetmeye başlar. Bunların başında ise “hayal kurmak” gelir. Konsantrasyonumuzu bozmakla suçladığımız olayın aslı budur. Biz sol beyin yarıküremizle tek tek kelimeleri okuyup onlardan anlamlar çıkarmaya çalışırken, beynimizin sağ yarıküresi haylaz bir çocuk gibi olur olmaz hayallerle bizim aklımızı çelmeye çalışır.

Bu nedenle, okuma eylemi sırasında beynimizin her iki yarı küresini bir eşgüdüm içinde çalıştırabilmemiz gerekir.

Hızlı Okuma bunu sağlar.

Hızlı okumada bütüne öncelik verirsiniz. Önce bütünü algılar; ihtiyaç duyduğunuzda ayrıntılara inersiniz.

Hızlı okuma, beyninizi bir bütün halinde kullanmanıza olanak sağlar.

Ancak, yetişkinlerin bu konuda sonradan elde edebilecekleri başarı oranı, çocuklar kadar yüksek değildir. Çünkü yetişkinlerin, kemikleşmiş eski okuma alışkanlıklarını da kırması gerekir. Oysa çocuklar, bu konuda daha şanslıdır.

İşte bu yüzden, çok geç olmadan, çocuklarının hızlı okuma konusunda eğitim almalarını sağlamak ana-babalara düşüyor.  Eğitim sistemimizi de bu konuda zorlamamız gerek. Hızlı Okuma konusunda öğrencilerini eğiten bazı özel okullar mevcut. Bunun yaygınlaşması gerek.

Hızlı Okuma konusunda eğitim alan çocuklar, beyinlerini daha etkin bir şekilde kullanmayı da öğrenmektedir. Bu beceri, onların daha başarılı bireyler olarak yetişmesinde çok büyük bir öneme sahiptir.

Aslında sizin için de umutlar tükenmiş değil ama, çocuklarınızı, beyin fonksiyonlarını eksik kullanmaya mahkum etmeyin.

Hızlı okuma sadece, aynı süre içinde daha fazla sözcük okumayla sınırlı değildir. Farkındalığı, hızlı düşünmeyi ve  bütünsel algılamayı geliştirir.

Hızlı Okuma yeni bir yaşam biçimi sağlar.

Ahmet Aksoy

 

  One Response to “Hızlı Okumaktan Değil, Geç Kalmaktan Kork”

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code class="" title="" data-url=""> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> <pre class="" title="" data-url=""> <span class="" title="" data-url="">

(gerekli)

(gerekli)

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d bloggers like this:
Read previous post:
6 Günlük Pantomim İlk Adım Atölyesi Başladı

6 Günlük Pantomim İlk Adım Atölyesi çalışmalarımız başladı. 21 Ocak 2013 itibariyle başlayan bu atölye, 26 Ocak Cumartesi gününe kadar...

Close