?> Haiku Ne ki? - Kişisel Gelişim
Apr 012014
 
1,293 views

Haiku Ne ki?

Geçen yıl biri bana haiku ile ilgili herhangi bir soru sorsaydı, ilk tepki olarak “Haiku ne ki?” diyeceğimi biliyorum.

Oysa şimdi haiku benim için “yararlı” bir virüs gibi. Her yerde var. Her şeye bulaşıyor. Çok hızlı ürüyor ve bir yandan da olağanüstü hızla evrimleşiyor.

Benim açımdam haiku -en azından şimdilik-, klasik haikunun temel 5+7+5 dize yapısını koruyan ve olabildiğince doğadan esinlenen bir yapı. Kendi açımdan henüz tam bir şiir formu değil. Çünkü henüz haikunun müzikalitesini yakalayabilmiş değilim. Ama eminim ki, o da olacak.

Şimdi size kısaca “haiku”nun ne olup olmadığını özetlemeye çalışayım.

Haiku nedir?
Haiku 3 satırlık bir şiir. İlk ve üçüncü satırları beş heceden, ortadaki satır ise yedi heceden oluşuyor. Geleneksel bir Japon şiiri formu. Konusunu daha çok doğadan alıyor ve yalın bir dille görselleştiriyor. Aynı formu kullanan ama hiciv ögeleri içeren benzer formlar da var. Daha fazla ayrıntı isterseniz, internette çok sayıda kaynak var.

http://jikad.org.tr/cocukhaikuyarismasi/wp-content/uploads/2013/10/Haiku-Nas%C4%B1l-Yaz%C4%B1l%C4%B1r.pdf adresinden indirebileceğiniz pdf dokümanda pek çok ayrıntı ve örnek bulabilirsiniz.

Şu anda haiku benim için sözcüklerle görselleşen bir fotoğraf karesi. O anda ne denk gelirse. Bir stüdyo çalışması değil. Işığı, fonu, duruşu ben tanımlamıyorum. Kendiliğinden. Anlık. Spontane.

“resmini çizer
renkleri boyar haiku
bir an doğadan”

İşte bu nedenle -şimdilik- haiku benim açımdan bir sanatsal obje değil. O bir “farkındalık” aracı. Haiku, yaşama buruk tadını veren minik ayrıntıların farkına varmamızı sağlayan tılsımlı bir gözlük.

Haikunun farkına varışım geçen yıl oldu. Her gün en az bir haiku yazmaya karar verişimin tarihi ise 20 Şubat 2014. Bu tarihin anlamlı bir özelliği yok. Sadece aldığım kararı uygulamaya başladığım tarih. Ve o günden bu yana, ödün vermeksizin uyguluyorum. Bazan günde bir tane yazıyorum, bazan da 5-6 tane birden. Nasıl denk gelirse. Spontane.

Haiku yazmak için özel bir zaman ayırmam gerekmiyor. Bu aralar en verimli haiku atölyem, sabahları ofise gelirken bindiğim Acıbadem-Kadıköy dolmuşu. Günlük haiku kotamın neredeyse tamamını bu 20-25 dakikalık yolculukta dolduruyorum. Baktığım her yerde bir haiku var. Yağmur yağarken dolmuşun camlarında oluşturduğu desenler bir haiku. Ya da bulutlar. Kaldırımda yürüyen, yüzünü görmediğim kadın. Çiçeklerini salkım saçak sergileyen bir badem ağacı… Bunların hepsi birer haiku. Bunların hepsi yaşamımızdan bir an, bir anı. Dolaysız, dolambaçsız.

Bazan da rıhtıma gidiyorum. Deniz, martılar, insanlar… Tıpkı fotoğraf çeker gibi. Bakmayı, görmeyi aşıp, farkına varmayı öğreniyorsunuz.

Haiku, benim farkındalığımı tetikledi. O ayrıntıları görmediğimden değil. Ama o anları sözcüklerle ifade etmeyi kendime bir görev edindiğimden beri, farkındalığımın daha fazla farkına varıyorum. Bu sayede artık daha kolay gülümsüyorum. Çünkü o minik ayrıntılardaki güzelliği içime daha fazla sindirmem mümkün oluyor.

Badem ağaçlarının çiçek açtığını görmemeniz mümkün mü? Aklınızdan, farkında bile olmaksızın “Badem ağacı çiçek açmış.” derken, kuyruktaki binlerce diğer düşünce onu daha sahneye çıkma fırsatı bulamadan gerilere itekleyiveriyor. Badem ağacı çiçek açtığıyla kalıp, bir anda sıradanlaşıyor zihninizde. Belki bir cümle haline bile dönüşemeden. Oysa haiku ile fotoğraf çekmeye karar verdiğinizde, badem ağacını kadraja oturtup ışığını, rengini, dokusunu görmeye başlıyorsunuz. Öyle uzun uzun da değil. En fazla 1-2 dakika içinde. Yaşam akıp gidiyor. Çevrenizdeki herşey de öyle. Zamanı durdurup o anların resmini uzun uzun boyamanız mümkün olmuyor. Sadece bir düğmeye basma fırsatınız var. Ve fotoğraf filminiz sadece 3 kısacık satırdan ibaret.

Haiku, yaşamdan minik kesitler alıyor. Ve size, bu anları dolu dolu yaşama; onların verdiği doyumsuz hazların farkına ve tadına varma fırsatı tanıyor. Haikuyla gülümsemeniz kolaylaşıyor.

Haiku, olağanüstü bir terapidir.

Haiku, reddettiğimiz, sıradanlaştırdığımız günlük yaşamın üzerindeki tozları silkelemektir.

Haiku, gündelik yaşamımızdaki tılsımlı taşı yakalamaktır.

Eğer siz de benimkine benzer deneyimleri bizzat yaşamak istiyorsanız, hemen haiku yazmaya başlayın. Hemen. Ve eğer yardıma ihtiyacınız olursa, benim hep burada olduğumu da unutmayın.

Ahmet Aksoy

  2 Responses to “Haiku Ne ki?”

  1. […] çocuklar, doğal haiku yazarlarıdır. Onların gözlem gücü henüz yetişkinler kadar körelmiş […]

 Leave a Reply

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code class="" title="" data-url=""> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong> <pre class="" title="" data-url=""> <span class="" title="" data-url="">

(gerekli)

(gerekli)

%d bloggers like this:
Read previous post:
Başarı Elde Etmek İstiyorsan Homeostaziyle Başa Çıkmak Zorundasın

Başarı Elde Etmek İstiyorsan Homeostaziyle Başa Çıkmak Zorundasın Wikipedia homeostaz için şunları söylüyor: "Homeostaz (Homeostasi), hücre dışı gerçekleşen olaylar karşısında...

Close