?> yüz okuma arşivleri - Kişisel Gelişim
Feb 092015
 
1,712 views

Deneysel Yüz Okuma Çalışmalarımız

Yüzünüzde Neler Yazdığını Siz de Okuyabilirsiniz başlıklı yazımızda yaptığımız çağrıya geçtiğimiz günlerde bazı yanıtlar aldık.

Yaptığımız analiz sonunda elde ettiğimiz sonuçları da bu izleyicilerimizle paylaştık ve gönderdiğimiz deneysel raporun ne kadarının kendi özellikleriyle bağdaştığını sorduk.

Ahmet Güneş isimli izleyicimiz, raporda belirttiğimiz özelliklerin tamamının kendisinde bulunduğunu ve bu çalışmayı web sitemizde yayınlayabileceğimizi belirtti.

Deneysel Yüz Okuma

İşte raporumuzda yer alan özellikler:

Baskın, yoğun, güçlü irade. Karamsar.
Zeki, açık fikirli.
Kariyer odaklı. Uzun saatler boyu çalışır. İyi odaklanır.
Kariyerine odaklanmış.
Ailesine ve arkadaşlarına düşkün, Şefkatli.
Baskın, gergin kişilik.
Yumuşak kalpli, insancıl, büyük resmi görür, randevularına geç kalabilir.
Zeki, yaratıcı, sevgi dolu.
Yakın ilgiye ihtiyaç duyar.
Romantik, duygusal, eski güzel günleri yadetmekten hoşlanır
Eline geçen parayı hemen harcar.
Muzip.
Atletik yapı. Metodik. Aşırı çalışmaya açık.
İlişkilerinde sorun yaşayabilir.

* * *
(Yukarıdaki listede bazı karakter özellikleri yüzdeki farklı organlara bağlı olarak tekrarlanmaktadır. Bu durum, o özelliğin daha da baskın olduğunu gösterir.)
* * *
Siz de cepheden çekilmiş, saçınızı ve boynunuzu da kapsayacak boyutlarda çekilmiş bir fotoğrafınızı gelisim@gamet.com.tr  adresine gönderin, sizin için de yorumlarımızı yapalım.

Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy
gelisim@gamet.com.tr

Jan 102014
 
1,836 views

Yüz Okuma Bilim midir, Yoksa Safsata mıdır?

Bazıları, nedenini bile sorgulamadan, “yüz okuma” gibi yöntemlerin birer safsata olduğunu düşünür. Çünkü onlara göre “yüz okuma” gibi yöntemler, sadece falcılar veya üfürükçüler tarafından insanları eğlendirmek veya kandırmak için kullanılan uydurmalardır. Onlara göre, bir insanın gerçek duygularını yüzüne bakarak anlamak mümkün olmaz.

facial_recognitionOysa yüz okuma, bilimsel yöntemlerle birlikte günlük yaşamımızın içine girmeye başladı bile. Henüz yeterince etkin ve yaygın olarak kullanılmasalar da insan yüzlerini tanıyabilen ve yüz ifadelerini yorumlayarak değerlendirme yapabilen bilgisayar programları hızlı bir gelişim içinde.

İlk aşamada bu tür programların kriminal olaylarla bağlantılı bir gelişim sergilemesi olağan. Örneğin hareketli otoların plakalarının uzaktan okunabilmesi gibi, bir objektife takılan yüzün kimliği ve hangi ruh yapısında olduğunu çözümlemek, bazı risklerin ortaya çıkmadan çözülmesini sağlayabilir. Bu nedenle, insan yüzlerindeki mikro ifadelerin ve bunların birbiriyle ilişkilerinin hangi ruh haline karşılık geldiği bilgisi istatistiksel olarak saptanmış durumda. Artık yalan makineleri pek fazla kullanılmıyor. Çünkü bir insanın sorgulama sırasında heyecanlanmasının, söylediklerinin mutlaka yalan olmasını gerektirmediği acı tecrübeler sonunda anlaşılmış durumda. Artık daha bilimsel ve güvenilir yöntemler tercih ediliyor.

Yüz okuma, toplumsal ve kişisel güvenlik açısından önemlidir.

Örneğin, uçak yolcularının kimliklerinin yanısıra, yüz ifadeleri ve beden dilleri okunarak bunlar arasında tutarsızlıklar olup olmadığının belirlenmesi, uçak korsanlığı girişimlerini peşinen engelleyebilir. Benzer bir programın oto sürücülerinin yüz hareketlerini ve tepki sürelerini değerlendirerek sürüşü sağlıklı bir şekilde sürdürüp sürdüremeyeceklerini saptaması, trafik kazalarının azaltılmasını sağlamada etkili olabilir.

Canlı bombaların ve intihar saldırılarının tesbiti açısından da yüz okuma etkin bir araç olabilir.

Bilgisayarların bu tür konularda karar verici konuma gelmesi biraz George Orwell’in 1984 romanındaki karabasana uygun görünüyor olsa da, toplumsal güvenlik açısından çok yararlı bir işleve sahip olabileceğini yadsımak pek mümkün değil.

Yapay zeka programları henüz her alanda yeterli etkinliğe ulaşamadılar. Çünkü hesaplamaları gereken o kadar fazla değişken var ki, günümüz teknolojosi ile bunları uygun şekilde ve kısa bir sürede çözümlemek kolay olmuyor. Bu nedenle, şimdilik, klasik programlama yöntemlerine uygun tiplemeler yapılmasından başka bir çare yok.

İşte bu amaçla belli yüz ifadeleri net olarak tanımlanmış zorunda. Bu tanımlamalara uygun binlerce mikro ifadeyle oluşturulmuş çeşitli veritabanları var. Basit bir kaç örnek:

Üzüntü: Üst göz kapaklarının aşağı sarkması, gözlerde odaklanma kaybı, dudak uçlarının hafifçe aşağı eğilmesi.
SFp5dmMybDBGc3cx_o_you-cant-lie-to-me-certification-training

Kızgınlık: Kaşların aşağı inmesi ve birbirine yaklaşması, gözlerde parlama, dudakların birbirine doğru bastırılması.
lie-to-me (1)

Korku: Kaşların yukarı kalkması ve birbirine yaklaşması, üst göz kapaklarının yukarı kalkması, alt göz kapağının gerginleşmesi, dudak uçlarının hafifçe kulaklara doğru çekilmesi.
lie-to-me-fear

Tiksinme:  Burunda kırışma, üst dudağın yukarı doğru çekilmesi
lie-to-me-disgust

Küçümseme:  Dudağın bir ucunun hafifçe kasılarak yukarı kalkması
lie-to-me contempt

Henüz bebekken doğal olarak bildiğimiz ve zaman içinde bize unutturulan yüz okumayı yeniden öğrenmeye çalışmamız ne ilginç değil mi?

Oysa karşımızdakileri doğru bir şekilde anlamanın ve kendimizi anlaşılır şekilde ifade edebilmenin en sağlıklı araçları bunlar. Eğer yüz okuma ve beden dilini bilmiyor veya kullanmaya gerek duymuyorsak, karşımızdakilerin vermek istediği mesajı değil, kendi zihnimizin sözcüklere yüklediği anlamlardan türettiği kendi mesajımızı geçerli saymak zorunda kalırız.

Birbirimizi yanlış anlamamızdaki en önemli etmenlerden biri bu.

Kısacası, biriyle konuşurken sadece onu işitmekle yetinmeyin; hem dinleyin, hem de görün! Asıl mesaja o zaman ulaşırsınız.

Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

http://www.blurtit.com/q5290719.html
http://www.askastrologer.com/Physiognomy.html
http://www.facedetection.com/
http://electronics.howstuffworks.com/gadgets/high-tech-gadgets/facial-recognition.htm
http://blog.ted.com/2013/10/17/the-future-of-facial-recognition-7-fascinating-facts/

 

Dec 262013
 
1,699 views

Yüzünüz Sizi Ele Veriyor
Evet!… Yüzünüz tıpkı görsel bir megafon gibi sizin düşüncelerinizi ve duygularınızı bağırıyor!

Beden dili, evrensel bir dil. Yüz ise bedenin bu açıdan en belirgin parçası. Üstelik bu evrensel dil sadece insanlara özgü değil. Çevrenizdeki canlılara, kuşlara, kedilere, köpeklere bakın! Özellikle memeli hayvanlarda pek çok ortak kalıp bulunduğunu göreceksiniz.

lie_to_me-1024Beden dili, doğrudan bilinçaltı tarafından kullanılan görsel bir dildir. Bu dilin gerçek kullanıcısı beynimizin “sürüngen” bölümüdür. Bir yandan karşı cinse iletilen ve türün devamına yönelik mesajları; öte yandan çevresel tehditlere karşı kullanılan “kaç-savaş-ölü taklidi yap” üçlemesini bu ilkel beyin yönetir. Bu dil net, kesin ve hızlı mesajlar içerir. Hepsi, hayatta kalma veya türün devamını sağlamaya yöneliktir. İşte bu nedenle de, kalıcı olarak genlerimize kodlanmıştır.

Sonradan öğrenilen veya geliştirilen davranışların pek çoğuna bilinçli olarak müdahale etmek mümkün olabilir. Oysa genlerimize kodlanmış olan beden dilimiz ve bunun yüzümüze mikro ifadeler (micro-expressions) halinde yansıması tamamiyle bilinçaltımız tarafından, otomatik olarak kontrol edilir. Bu ifadeleri bilinçli olarak denetim altında tutmak ise neredeyse olanaksızdır.

En belirgin mikro ifadeler, gözlerimizde yer alır. Örneğin gözbebeklerimiz, duygusal pozisyonumuzu ve bir sonraki davranışımızı tıpkı bir ayna gibi yansıtır.

Eğer rahat ve güvenlikli bir ortamdaysak gözbebeklerimiz büyür. Çünkü bu koşullarda çok net bir odaklanmaya ihtiyacımız bulunmamaktadır. Oysa bizi tedirgin eden şeyler varsa, gözbebeklerimiz küçülür ve çevremizi çok daha net ve ayrıntılı görebilmeye kendini hazırlar. Bu tedirginliğin kaynağı ister basit bir endişe, isterse yoğun bir tehdit olsun davranış aynıdır. Bu tepkiye eşlik eden gözkapağı, alın, çene veya dudak hareketleri tepkinin yoğunluğunu ve niyetimizi iyice belirginleştirir.

Bu nedenle, eğer toplumsal kurallar sizi bunu yapmaktan alakoymuyorsa, öncelikle karşınızdaki kişinin gözbebeklerine bakın. Sonra gözkapağının durumuna, ne sıklıkta kapanıp açıldığına bakın. Göz kenarlarındaki kırışıklıkların, kaşların ve alın çizgilerinin şekline dikkat edin. Dudaklardaki kıvrımlar çok önemli bilgiler içerir. Daha da önemlisi, bu tepkiler birbiri ile ne denli uyumlu? Ellerin hareketleri veya bedenin duruşuyla destekleniyor mu? Aksi halde -nedeni ne olursa olsun- verilmek istenen mesajda bir tutarsızlık var demektir.

Örneğin dudakların gülümser gibi kıvrılmış olması, tek başına o kişinin mutlu ve rahat olduğunu göstermeye yetmez. Bu ifadenin gözbebeklerinin büyümesiyle, gözlerin hafifçe kısılıp uçlarının kırışmasıyla da desteklenmesi gerekir.

Bunların yanısıra, bu tepkilerin süresi ve sürekliliği de büyük önem taşır.

Üzüntüsünü ifade etmek için yüksek sesle ağlayan bazı insanların bu duyguyu içsel olarak ta yaşayıp yaşamadığını onların yüzlerinde yakalayacağınız mikro ifadelerle tesbit etmeniz mümkündür.

Karşınızdaki insanın aslında rol yaptığını sezdiğiniz durumlar olmuştur. Bunu mantıksal olarak açıklamakta zorlansanız bile, bilinçaltınız aldığınız mesajlardaki tutarsızlıkları çözümleyip sizi uyarır. Ancak çoğu kez onun uyarılarını dikkate almaz, sonra bunun acısını çekeriz. Sosyal yaşamımız, çoğu kez sezgilerimizin zaman içinde körleşmesine neden olur. Farkındalığımız zayıflar, bilinçaltımızın yönlendirici mesajlarını mantıksal gerekçelerle örtüp görmezden ve duymazdan gelmeye alışırız.

Günümüzün çalkantılı siyasi yaşamında sağlıklı değerlendirmeler yapabilmemiz için beden dilini bilinçli olarak çözümleyebilir hale gelmemiz önemlidir. Ancak, düzenli bir eğitim ile beden dilini denetim altına almanın mümkün olabileceğini unutmamalıyız. Usta siyasetçiler bu konuda başarılı olurlar. Buna rağmen, mikro ifadeleri onların bile denetlemesi pek mümkün değildir.

Bu konuda en azından farkındalığınızı geliştirebilmeniz için, eğer erişebilirseniz, “Lie To Me” isimli televizyon dizisini izlemenizi öneririm. Özellikle ilk bölümleri bu konuda eğitici bir içeriğe de sahip.

Eğer karşınızdaki insanların beden dili ve yüz ifadelerini hızlı ve etkin bir şekilde, bilinçli olarak çözmek isterseniz, mutlaka bunun eğitimini almanız gerekir.

Beden dilini, yüz ifadelerini ve mikro ifadeleri içselleştirmeniz hem karşınızdakileri daha iyi anlamanızı sağlayacak; hem de sizi, kendi mesajlarınızı daha anlaşılır hale getirmenin sezgisel araçlarıyla donatacaktır.

Unutmayın ki karşılıklı iletişimin sadece yüzde yedisi (%7) (*) sözcüklerle ifade ediliyor. Asıl mesaj ses vurguları ve beden dili aracılığıyla iletiliyor.

Konuyla ilgili yeni yazılarımızı ve açıklayıcı örneklerimizi sizlerle paylaşmayı sürdüreceğiz.

Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

(*) – İnternette pek çok yerde iletişim araçları için %55 görsel, %38 ses ve %7 söz olarak ayrıştığına ilişkin bilgiler yer alır. Bazı görüşler ise bunun bir yanlış anlamadan kaynaklandığını ve zamanla bir şehir efsanesi haline dönüştüğünü vurguluyor. (Bu konuya eğilen kaynaklardan birine şu adresten erişebilirsiniz: http://www.cuttingedgepr.com/articles/big-myth-nonverbal-communication.asp )

Her şeye rağmen, vurgusuz ve renksiz bir sesle aktarılmaya çalışılan mesajların yerine ulaşmakta zorlanacağı oldukça açık.

Dec 202013
 
1,670 views

Yüzümüz Evrensel Dille Yazılmış Bir Kitaptır
Beden Dili evrenseldir. Sadece insanların değil, bir çok hayvanın duygusal tepkilerini de bedensel duruşuna ve yüzüne bakarak okuyabiliriz.
Ancak bu okumalar, genellikle bir çok insan açısından belli-belirsiz bir sezgi düzeyinde kalmaktadır. Bazıları ise sadece belli konularda uzmanlaşmıştır. Usta kuyumcuların, müşterisinin bir ürünü alıp almayacağını onun gözbebeklerine bakarak anlayabildiğini büyük olasılıkla siz de duymuşsunuzdur.

Beden dili konusunda basılı veya elektronik ortamda pek çok kaynak bulmak mümkün olsa da, bu sistemin önemli bir parçasını oluşturan “yüz okuma” ile ilgili kaynaklar aynı yaygınlıkta değil.

Yüz OkumaYüz okuma (fizyognomi) konusunda en geniş deneyim ve birikime sahip olanlar yine Çinliler. Çinlilerin, yüz okuma konusuna ilişkin pek çok farklı öğretileri var. Bu öğretilerden bazıları daha çok yüzün geometrik şekline odaklanırkan, bazı öğretiler simetriyi ön plana çekmiş. Bazı öğretiler ise, yüzümüzü yüzlerce noktadan oluşan bir harita haline dönüştürmüşler.

Bu yazımızda bir yüzün temel bölümlerinin neler olduğunu ve ne gibi anlamlar ifade ettiğini irdeleyeceğiz:

Bir yüz, temel olarak 3 ayrı yatay bölüm halinde incelenebilir:
1- Saç bitiminden kaşların üzerine kadar olan üst bölge
2- Kaş üzerinden burun altına kadar olan orta bölge
3- Burun altından çene ucuna kadar olan alt bölge

1- Çinliler alın bölgesini “gençlik dönemi (14-30 yaş)” olarak tanımlıyor. Batıda ise bu alan daha çok düşünce kalıpları ile ilişkilendirilmektedir.

2- İkinci bölge “orta yaşlılık (31-50 yaş)” dönemidir. Aynı zamanda “duygusal tepkiler” bu bölge değerlendirilerek yorumlanır.

3- En alttaki çene bölgesi “olgunluk (51 yaş ve üstü )” dönemine aittir. Bir yandan o kişinin “irade”sini belirlerken, bir yandan da o kişinin olgunluk dönemini nasıl geçireceğine ilişkin ipuçlarını barındırır.

(Burada bir not düşmek istiyorum. Yüz okuma ile ilgili saptama ve yorumlar hiç bir zaman “kesin” gerçekler olarak kabul edilmemelidir. Aktardığımız bilgiler, o konudaki eğilime vurgu yapmakla birlikte, “yüzdeyüz” kesinlik içermez. Yüz bir kabuk, bir ambalajdır. Bir ambalaj, genellikle, nasıl içeriğine uygun tasarlanmışsa; yüz için de aynı şey geçerlidir. Ancak bir mücevher kutusunun içinden iğrenç şeyler çıkabilir. Ya da paçavralardan oluşan kötü bir ambalajın içinde olağanüstü bir pırlanta bulabilirsiniz. Kısacası kişilerle ilgili değerlendirmelerimizi tek bir ayrıntıya bakarak değil, farklı alanlardaki bilgileri birlikte ele alarak yapmalıyız.)

Bazı insanlar ise bir insanın yüzüne veya duruşuna bakarak bunlardan anlam çıkartmaya çalışmanın tutarsız olduğunu düşünüyor olabilir.

Böyle düşünenler bence şunu da dikkate almalı: her insanın biyokimyasal planı, kendi genlerinde tanımlıdır. Ve bu genler, döllenmiş tek bir yumurta hücresinden başlayarak kendisini her yeni hücreye kopyalar. Bulunduğu yere ve işlevine göre ne kadar farklılaşmış olursa olsun, her hücrenin temel yapısı, temel kodları aynıdır. Bu benzeşimin, moleküler düzeyden, organlar düzeyine kadar etkin olmasını beklemek için mantık sınırlarını zorlamaya ihtiyacımız olmaz. Bu yüzden, binlerce yıl süren gözlemlerin ışığında oluşan bu kategorizasyonu hiç te yabana atmamak gerekir.

Bununla birlikte, bu tür bilgileri insanları farklı sınıflara ayırmak için değil, onlarla daha etkin ve sağlıklı bir iletişim kurabilmek için kullanmalıyız.

Yeni yazılarımızda yüz okuma ve beden dili ile ilgili örnekler de vereceğiz.

Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Dec 062013
 
1,409 views

Savaşın İnsan Yüzlerine İşlediği Nakışlar

Lalage Snow bir İngiliz bayan fotoğrafçı. Aynı zamanda bir haberci ve film yapımcısı.

Lalage, 2002 yılında Bristol Üniversitesi, Antik Çağ Tarihi (Ancient History) bölümünden mezun olmuş. Çeşitli yerel ve uluslararası yayın kurumlarında çalışmış. 2007 yılında London College of Communication’da Fotohabercilik ve Dokümanter Fotoğrafçılık alanında master yapmış.

Çalışmalarını Agence France Press adına yerel muhabir olarak sürdüren sanatçı, özellikle Ortadoğu, Avrupa, Merkez ve Güney Doğu Asya bölgelerinde faaliyet göstermiş. 2010 yılında Kabil’e giden Lalage Snow, 2 yılını aktif savaşın sürdüğü Afganistan’da geçirmiş.

Sanatçı, halen Londra’da yaşıyor.

Aşağıda örneklerini verdiğim fotoğraflar bu döneme ait. Lalage Snow, Afganistan’da görev yapan çeşitli kademelerdeki İngiliz askerlerinin savaş öncesi, savaş sırası ve savaş sonrasındaki fotoğraflarından üçlemeler oluşturmuş. İlk ve son fotoğraflar arasında geçen süre, yaklaşık sekiz ay.

Yorumu sizlere bırakıyorum. Ancak, özellikle gözlerdeki ifadelere, oradaki duygu yoğunluğuna, o bakışlardaki çığlıklara, o bakışlardaki fırtınalara dikkat etmenizi öneriyorum.

lalagesnowwearethenotdead1

Savaşın tahrip edici izlerinin insan yüzlerine kısa sürede nasıl bir oyma, bir nakış gibi işlendiğini görmek çarpıcı. Benzer izler, travma yaşayan insanların hemen hemen hepsi için geçerli. Bu bir trafik kazası, bir yangın, bir deprem veya sevilen bir yakının kaybı olabilir. Her ne olursa olsun, yaşam, tüm bu yaşananlar için yüzümüze birer çentik atmayı ihmal etmiyor.

Özellikle yaşımız ilerledikçe yüzümüzdeki sık yinelenen mimikler, birer trafik işareti gibi kalıcı, kolay görünen izler haline dönüşüyor. Yüz okuma bilimi, işte bu işaretleri algılamamızı ve sistemli bir şekilde okuyabilmemizi sağlıyor.

Sabahları, ya da ne zaman olursa olsun, aynada yüzünüze bakarken göz uçlarınızda kırışık olup olmadığına dikkat edin. Eğer dışarı doğru bir kaz ayağı gibi açılan minik çizgiler varsa, yaşadıklarınız her ne olursa olsun, gülmeye de fırsat yaratıyorsunuz demektir. Ne mutlu size!…

Bir de dudak uçlarınıza dikkat edin. Eğer dudak uçlarınız hep aşağı doğru bakıyorlarsa, artık silkinip kendinizi toparlamanın vakti geldiği açıktır. Çünkü yaşam, herşeye rağmen, güzel! İçiniz kan ağlasa da gülümseyin. Çünkü gülümseme, sizde gülümseme oluşturan anılar için bir çağrışım etkisi yaratır. Geçmişte kalan kötü anıların sizi daha fazla etkilemesine, sırtınıza yüklenmiş duygusal bir kambur haline dönüşmesine izin vermeyin. Sorun varsa, çözümü de mutlaka vardır. Yeter ki siz soruna odaklanmayı bırakıp, çözüme odaklanın.

Aslında hiç kimseyi kandıramadığımızın farkında olun.

İnsanlar, karşılarındaki kişilerin yüzlerini ve beden dilini sezgisel olarak zaten okur. Eğer bunu daha bilinçli bir şekilde yapabilirsek, hem kendimizle hem de çevremizdekilerle daha kolay ve sağlıklı iletişim kurmamız mümkün olur. Deneyin, siz de göreceksiniz.

Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Not: Benzer çalışmalar Claire Felicie tarafından donanma mensupları için yapılmış. Aşağıdaki linkte Felice’nin çalışmalarından örnekler yer alıyor.

Linkler:
http://www.mymodernmet.com/profiles/blogs/lalage-snow-we-are-the-not-dead
http://lalagesnow.com/
http://www.mymodernmet.com/profiles/blogs/portraits-of-marines-before-during-and-after-war
http://clairefelicie.com/

 

Nov 262013
 
2,141 views

Yüzünüzde Neler Yazdığını Siz de Okuyabilirsiniz

Pek dikkat etmemiş olsak ta insan yüzleri genellikle asimetriktir. Yüz okuma (fizyognomi) bu farklılığın önemine dikkat çeker.

Asimetriyi çarpıcı bir hale getirmenin en basit yolu cepheden çekilmiş bir yüz fotoğrafının tam ortasına bir ayna yerleştirerek fotoğrafın görünen yarısının ve onun aynadaki yansımasının oluşturduğu simetrik yüze bakmaktır.

(Eğer photoshop gibi grafik işleme programlarından anlıyorsanız, sol-simetrik ve sağ-simetrik görüntüleri imaj olarak oluşturmanız da mümkün. Biz bu amaçla bir program geliştirdik ve verdiğimiz fotoğrafların sol-simetrik ve sağ-simetrik görüntülerini otomatik olarak oluşturabiliyoruz.)

Sol yarıdan ve sağ yarıdan oluşturulan simetrik yüzler, bazı kişilerde çok farklı görüntüler oluşturabilir.

Sol ve sağ yarının birbirinden farklı olmasının genetik nedenleri olduğu gibi, yaşam tarzının oluşturduğu etkiler de vardır.

Bildiğiniz gibi, yüzümüzün sol yanını, beynimizin sağ tarafı denetler. Bu da sağ beyin yarı küremizin içerdiği yaratıcılık, hayal gücü ve duygusallık gibi özelliklerin yüzümüzün sol tarafında yansıma bulacağına işarettir. Benzer şekilde beynimizin sol yarı küresi tarafından yerine getirilen mantık, zaman kontrolü, düzen gibi işlevlerin yüzümüzün sağ tarafında yansıma bulacaktır.

Bazı görüşlere göre simetrik bir yüz, hem sağlıklı ve dengeli bir bedenin, hem de sağlıklı ve dengeli bir kişiliğin yansımasıdır. Simetrik bir yüz, beynin her iki yarısının dengeli şekilde kullanıldığının da açık belirtisidir.

Aşağıda pantomim sanatçısı Ayça Yaşıt‘a ait fotoğraftan elde ettiğimiz sağ ve sol simetrik yüzler yer alıyor.

Ortadaki fotoğraf orijinaldir. Onun sağındaki görüntü yüzün sağ yarısından, solundaki görüntü ise sol yarısından türetilmiştir.

       Sağ-Simetrik                                    Orijinal                                  Sol-Sİmetrik

Sağ-simetrik                                            Orijinal                                                      Sol-simetrik

Yorum:
Orijinal ve türetilmiş görüntülerde çene ucundan burun altına kadar olan bölümün neredeyse tamamen aynı olduğu görülüyor. Güçlü ve dengeli bir iradeye sahip. Ellili yaşlardan sonraki yaşamının ekonomik açıdan rahat geçmesi güçlü bir olasılık.

Kaş üstünden burun altına kadarki orta bölgede, gözler ve burun tamamen simetrik ve dengeli. Sadece şakaklarda hafif bir asimetri görüyoruz Yüzün sol tarafındaki elmacık kemiği biraz daha belirgin. Kendi başına çalışmaktan, gezip-dolaşmaktan hoşlanıyor. Her tür engellemeye rağmen hedeflerine ulaşmakta kararlı.

Asıl farklılık alın bölgesinde. Sağ taraf daha geniş. Alnın sol tarafındaki daralma sol-simetrik görüntüde iyice belirgin hale geliyor. Bu durumda Ayça’nın hayalgücü ve yaratıcılığını biraz baskı altında tuttuğunu, mantığının daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. Aynı zamanda çocukluk-gençlik döneminin duygusal açıdan baskı altında geçmiş olması kuvvetle muhtemel.
Kazandıklarını hemen harcamaya eğilimli.

Cepheden çekilmiş, saçınızı ve boynunuzu da kapsayacak boyutlarda çekilmiş bir fotoğrafınızı gelisim@gamet.com.tr  adresine gönderin, sizin için de yorumlarımızı yapalım.

Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy
gelisim@gamet.com.tr

Nov 202013
 
11,469 views

Marifetnameden 18.yüzyılda Beden Dili

Erzurumlu İbrahim Hakkı

Erzurumlu İbrahim Hakkı

Erzurumlu İbrahim Hakkı (1705-1771), Marifetname isimli ansiklopedik eserinde pek çok farklı konunun yanısıra beden dili ve yüz okuma kapsamına giren konulara da değinmiş. Kitap, ağırlıklı olarak beyitler halinde düzenlenmiştir. Orijinal beyitlerin pek çoğu kolayca anlaşılabilmektedir. Yine de bu beyitlerin yanına gündelik dilimizdeki karşılıklarını ekledik.

Alıntılar Marifetname’nin 4. bab, 5. fasıl, 3. ve 4. nevilerindendir.

Boy-pos

  • Kim ki boyudur tavil Sade dil olur cemil (Boyu uzun olan güzel ve sâde dil olur.)
  • Kim ki boyudur kasir Hilesi vardır kesir (Boyu kısa olanın çok hilesi vardır.)
  • Kim ki vasat boyludur Akil ve hoş huyludur (Boyu orta olan, akıllı ve hoş huylu olur.)

Saçlar

  • Kim ki saçı sert olur Akılla cür’et bulur (Saçı sert olan akıllı ve atılgan olur.)
  • Kim ki saçı nerm olur Ebleh ve bî şerm olur (Saçı yumuşak olan, ebleh ve arsız olur.)
  • Kim ki saçı sarıdır Kibr ve gazab kârıdır (Saçı sarı olan, kibirli gazablı olur.)
  • Kim ki saçıdır kara Sabrı var onu ara (Saçı kara olan, sabırlıdır, onu ara.)
  • Kumral ise saç güzel Sahibidir bî bedel (Saçı kumral ise güzeldir ve sahibi bedelsizdir.)
  • Saçı az olan latif Oldu ârif ü zarif (Saçı az olan lütufkâr, bilgili ve nazik olur.)
  • Saçı çok olsa zenin Fehmi az olur anın (Saçı çok olan kadın, anlayışsız olur.)

Baş

  • Başı küçük aklı az Olsa ona deme raz (Başı küçük olanın aklı azdır, ona sır söyleme.)
  • Başı büyük olanın Aklı çok olur anın (Başı büyük olanın, aklı çok olur.)
  • Yassı ise fark-ı ser Sahibi çekmez keder (Başının tepesi yassı ise, sahibi keder çekmez.)
  • Cild-i seri berk olan Hayır eder etmez ziyan (Başının derisi parlak olan, hayır yapar, ziyan vermez.)
  • Ekra’a olma yakın Bed huy olur pek sakın (Kele yaklaşma sakın, kötü huylu olur.)

Alın

  • Cebhesi zıyk olanın Zıyk ola hulki anın (Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.)
  • Yumru olursa cebin Sahibi zişt ve gabin (Alnı yumru olan, çirkin ve aldatıcı olur.)
  • Cebhesi olan ariz Bed huy olur çün mariz (Alnı geniş olan kötü huyludur, çünkü hastadır.)
  • Mutedil olsa cebin Sahibini bil emin (Alnı normal olanı, emin olarak bil.)
  • Cebhesi bî çîn olan Kâhil olur bîgüman (Alnı kırışıksız olan, mutlaka tembel olur.)
  • Çini uzundur fehim Az ise olmuş kerim (Alnı uzun olan anlayışlı, az ise cömert olur.)
  • Kaş arası çîn olan Gam yüküdür ol heman (Kaş arası kırışık olan, her zaman gam yüklüdür.)

Kulaklar

  • Üznü kebir olsa bol Cahil ve kâhildir ol (Kulağı uzun ve büyük olan, cahil ve tembeldir.)
  • Üznü küçük uğrudur Evsat olan doğrudur (Küçük kulaklı olan uğursuz; orta olan doğrudur.)

Kaşlar

  • İnce olan kaş ucu Fitnedir işi gücü (Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.)
  • Kaşta çok olan kılı Mükesser olur gussalı (Kaşının kılı çok olan, çoğunlukla kederlidir.)
  • Kaşı açık doğrudur Çatma ise uğrudur (Kaşı açık olan doğrudur, çatma olan uğursuzdur.)
  • İnce kaş olur cemil Kibre tavili delil (İnce kaş güzel olur; uzunu kibre delildir.)
  • Kaşı mukavves olan Dilber olur her zaman (Kaşı kavisli olan, her zaman dilber olur.)

Gözler

  • Göz çukur olsa kalil Olmuş o kibre delil (Göz çukuru az ise, o kibre delil olmuştur.)
  • Çeşmi siyehtir muti Çeşmi kızıldır şeci (Siyah gözlü olan itaatli, kızıl gözlü olan cesurdur.)
  • Gözleri göktür lebib Lik ela gözlü edib (Gök gözlü olan zeki, ela gözlü olan edepli olur.)
  • Çeşmi küçüktür hafif Çeşmi büyüktür zarif (Küçük gözlü olan, hafif; büyük gözlü olan zarif olur.)
  • Didesi yumru hasut Evsat olandır vedût (Gözü yumru olan hasetçi, orta olan dost olur.)
  • Çeşmi kıpık oldu şin Bakışı süst oldu zîn (Kıpık gözlü olan, yaramazdır; bakışı tembeldir.)
  • Noktalı göz ok olur Değmesi pek çok olur (Noktalı göz ok olur, değmesi pek çok olur.)
  • A’vere olma yakın Zîk bakan olmaz emin (Tek gözlüye yakın olma, sık bakan olmaz emin.)
  • Şaşıya etme nazar Kim sana eğri bakar (Şaşıya bakma, çünkü sana eğri bakar.)
  • Çeşmi güleçtir güzel Kirpiği zîk bî bedel (Güleç gözlü olan güzeldir, kirpiği sık olansa bedelsizdir.)

Yüz

  • Vechi büyüktür alil Kibre küçüktür delil (Büyük yüzlü olan illetlidir; küçük yüz kibre delildir.)
  • Yumru olandır bahîl Yassı olandır cemil (Yumru yüzlü olan cimridir, yassı olan güzeldir.)
  • Vechi arıktır muhil Etli olandır sakil (Arık yüzlü olan borcuna sadık değildir; kalın ve etli yüzlü sevimsizdir.)
  • Vechi pek uzun olan Laf ile söyler yalan (Uzun yüzlü olan, lafla yalan söyler.)
  • Kim ki tireştir yüzü Telh olur ekser sözü (Yüzü sert olanın, çoğu sözü acı olur.)
  • Vechi müdevver gerek Bedrden enver gerek (Yuvarlak yüzlü olan, aydan daha nurlu olsa gerektir.)
  • Çün mütebessim olur Anı gören kâm alır (Çünkü böyleleri mütebessim olur ve onu gören kâm alır.)
  • Benzi kızıldır edib Esmer olandır lebib (Benzi kızıl olan edib, esmer olan zeki olur.)
  • Benzi sarıdır alil Esvede mâil muhil (Benzi sarı olan hastalıklı, siyahımsı olan tevekkel olur.)
  • Gözleri gök ışkırak Olsa ol ondan ırak (Gözleri gök olursa, ondan ırak ol.)

Burun

  • Levni olan mutedil Hem ak olur hem kızıl (Rengi normal olan hem ak, hem kızıl olur.)
  • Enf eğer olursa dıraz Sahibidir fehmi az (Burun eğer uzun olsa, sahibinin anlayışı kıttır.)
  • Enf eğer olsa kasir Havf olur onda kesir (Burnu kısa olan, çok korkak olur.)
  • Enf ucu ger ola top Sahibi olur turup (Burun ucu top gibi olan, neşeli olur.)
  • Enf ucu ağza yakın Olan adamdan sakın (Burun ucu ağza yakın olan adamdan sakın.)
  • Sükbe-i enf olsa bol Kibr ve haset dolmuş ol (Burun deliği geniş olursa, o, kibir ve haset dolar.)
  • Olsa kulkul-i kanat Cem’ ola kah ve inat (Burun kanatları hareketli olanda kahır ve inat toplanmıştır.)
  • Enfi kim olsa ariz Şehvet iledir mariz (Burnu enli olan, şehvet düşkünüdür.)
  • Enfi o kim eğridir Himmet onun fikridir (Burnu eğri olanın fikri himmettir.)

Ağız

  • Ağzı küçüktür güzel Lakin olur pür vecel (Küçük ağızlı olan güzel, fakat çok korkak olur.)
  • Ağzı büyüktür şeci’ Eğri olandır şeni’ (Ağzı büyük olan cesur, eğri olan kötü olur.)
  • Ağzı gibidir zenin Hey’et-i bız’ı onun (Kadının tenasül uzvunun yapısı ağzı gibidir.)

Ses

  • Gunneli söz olsa ger Kibirden oldur haber (Genizden gelen sözler, kibirden olsa gerek.)
  • Savt dakik er kişi Şehvet-i zendir işi (İnce sesli erkek, kadına düşkündür.)
  • Er kişi sesli zenan Ekseri söyler yalan (Erkek sesli kadınlar genellikle yalan söyler.)
  • Sözde kim olsa seri Fehmidir onun refi (Sözü seri olanın anlayışı yüksektir.)
  • Kim ki sesidir kaba Himmeti var merhaba (Kaba sesli olanın himmeti vardır.)
  • Ses çatal olsa o can Halka eder bed güman (Çatal sesli olan, sürekli halktan kuşkulanır.)
  • Handesi çok olsa ha Umma sen onda haya (Gülmesi çok olandan haya umma.)
  • Yüz güleç ve söz leziz Olsa o candır aziz (Yüzü güleç, sözü lezzetli olan, candır, azizdir.)

Dudaklar

  • Yufka ve ahmerdudak Sahibi anlar sebak (İnce ve kırmızı dudaklı olan dersi iyi anlar.)
  • Şefe galiz olsa bil Sahibi muğzip sakil (Kalın dudaklılar muzip olur.)

Dişler

  • Dişleri iri olan İşler ol ekser yaman (İri dişli olan, çoğunlukla yaman işler yapar.)
  • Mutedil olan dişi Sıdk ve safadır işi (Mutedil dişli olanın işi hoş ve doğrudur.)

Ağız

  • Nükheti hoş olanın Hulki de hoştur onun (Ağız kokusu hoş olanın, ahlakı da hoştur.)

Çene

  • İnce zekanlı herif Aklı da onun hafif (İnce çeneli adamın aklı da hafiftir.)
  • Ger zekan enli olur Sahibi gılzat bulur (Enli çenesi olan, kaba olur.)
  • Mutedil olsa zekan Akıl olur hem hasan (Çenesi normal olan, akıllı ve güzel olur.)

Saç-sakal

  • Lihye tavil olsa ger Sahibidir bî hüner (Uzun sakallı olan, hünersiz olur.)
  • Lihyesi sıktır sakil Sohbeti eyler tavil (Sık sakallı olan kabadır ve sohbeti uzatır.)
  • Riş i siyah ve kalil Oldu zekaya delil (Siyah ve az sakal, zekaya delildir.)
  • Köse ki hiç rişi yok Onun olur mekri çok (Hiç kılı olmaya kösenin hilesi çok olur.)
  • Olsa değirmi sakal Sahibidir pür kemal (Değirmi sakallının olgunluğu çoktur.)
  • Olsa kafası ariz Ahmak iledir ol mariz (Enli kafası olan, ahmaktır.)

Boyun

  • Boynu olan çok dıraz Rüştü onun olur az (Boynu çok uzun olanın olgunluğu azdır.)
  • İnce ki gerdan olur Sahibi nâdan olur (Boynu ince olan, bilgisiz olur.)
  • Boynu galiz olsa ol Ruz ve şeb olur ekül (Boynu kalın olan, gece gündüz obur olur.)
  • Boynu olursa kasir Cümlesi olur kesir (Boynu kısa olanın hilesi çok olur.)
  • Boynu olan mutedil Hayr iledir müşteğil (Boynu orta olanın işi hayır yapmaktır.)

Genel

  • Her yeri evsat olan Dilber olur bî güman (Her yeri orta olan, şüphesiz dilber olur.)

Ahmet Aksoy

Alıntı:
Erzurumlu İbrahim Hakkı (1705-1771), Marifetname

Nov 162013
 
17,304 views

Yüzümüzün Şekli Kişisel Özelliklerimize Ayna Tutuyor

Yüz okuma, beden dili öğretisinin önemli bir bölümünü oluşturur.

Yüzün geometrik yapısı, organların birbirine oranı, konumları ve biçimleri farklı anlamlar ifade eder. Genetik etmenlere bağlı bu yapı, kişisel özellikler üzerinde büyük ölçüde belirleyicidir. Ayrıca, yüzdeki belirli bölgelerin renk ve doku özelliklerine bakılarak o kişinin sağlığıyla ilgili önemli ipuçlarına ulaşmak mümkün. Örneğin göz altındaki morluklar böbreklerin çalışmasıyla ilgili sorunları dile getirir. (İzleyen yazılarımızda bu konuları da ele alacağız.)

Taoculuğun ve Geleneksel Çin Tıbbının yüz okuma ile ilgili kapsamlı öğretileri var. Bu seri yazımızın ilk bölümünü, insan yüzündeki geometrik yapının kişisel özellikleri nasıl yansıttığına ayırdık.

Önce aynaya veya yakından çekilmiş bir fotoğrafınıza bakarak yüzünüzün hangi şekle uyduğunu saptayın; sonra da verdiğimiz kişisel özelliklerle kendinizinkileri karşılaştırın. İlginç benzeşmeler bulacaksınız.

Kare yüzKare yüzler

Yapısal Özellikler: Geniş alın ve çene, güçlü kemik yapısı. Yüzün genişliği ve yüksekliği birbirine çok yakın.
Kişisel Özellikler: Güçlü liderlik, başkaları için örnek olmak, tutarlılık, cömertlik, otoriteye direnç, güçlü irade, fiziksel dayanıklılık
Elementler: Ahşap, toprak

 

Elmas yüzlerElmas yüzler

Yapısal Özellikler: Alın ve çeneden daha geniş çıkıntılı elmacık kemikleri, yassı kulaklar, normal burun, ince veya normal ağız, sivri veya oval çene
Kişisel Özellikler: Gezgin, duygusal açıdan katı ve kendine güvenen, bireysel çalışmayı seven
Elementler: Metal, ateş

 

Dikdörtgen yüzlerDikdörtgen yüzler

Yapısal Özellikler: Uzun, güçlü alın, basık kulaklar, zayıf elmacık kemikleri, güçlü çene
Kişisel Özellikler: Hassas, zeki, aktif, eğitime açık, yeni durumlardan çekinen, özeleştiriye açık, kişisel denetimi güçlü, sıkı çalışmaya yatkın
Element: Ahşap

 

Üçgen yüzlerÜçgen yüzler

Yapısal Özellikler: Geniş alın, belirgin elmacık kemikleri, normal veya ince dudaklar, sivri veya oval çene
Kişisel Özellikler: Yazarlık, saman alevi gibi, hızlı düşünen, hızlı tepki veren, sabırsız, görsel, radikal fikirler
Element: Metal

 

Yuvarlak yüzlerYuvarlak yüzler

Yapısal Özellikler: Yuvarlak, güçlü kemik yapısı, elmacık kemikleri ve yanaklar düz, yassı kulaklar, geniş burun
Kişisel Özellikler: Yemeğe ve ahçılığa düşkün, satıcılığa yatkın, herşeyi hafife alan, kendi kendine yeterli, uyumlu, güvenilir, uyumlu
Elementler: Toprak, metal

 

Oval yüzlerOval yüzler

Yapısal Özellikler: Oval, normal burun, düz kulaklar, yuvarlak yanaklar ve elmacık kemikleri, küçük veya normal ağız, sivri veya oval çene
Kişisel Özellikler: Arkadaş canlısı, barışçı, yardımı seven, zeki, diplomatik, zengin sosyal ilişkiler, romantik, alımlı, başkalarını düşünen
Element: Ateş

 

Üst kenarı geniş trapezoidÜst kenarı geniş trapezoid

Yapısal Özellikler: Geniş alın, dar ve köşeli çene, geniş ağız
Kişisel Özellikler: Yaratıcı, mucit, uygulamacı, yaratıcı düşüncelere sahip, sempatik
Elementler: Su, ahşap

 

 

Alt kenarı geniz trapezoidAlt kenarı geniş trapezoid

Yapısal Özellikler: Dar alın, geniş çene, geniş burun, küçük veya normal ağız
Kişisel Özellikler: Sezgileri güçlü, oturaklı, güçlü iradeye sahip, fiziksel olarak güçlü, yarışmacı, eyleme hazır
Elementler: Toprak, su

 

Bu yazı serisini sürdüreceğiz.
Lütfen yazılarımızı paylaşın ve bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Kaynaklar
Face Reader, Patrician McCarthy, Allen&Unwin, 2007
Face Reading, Barbara Roberts, Healing and Insight Publishers, 2009