?> motivasyon arşivleri - Kişisel Gelişim
Aug 212014
 
1,559 views

İlköğretim Çağındaki Çocuğunuz Dakikada Kaç Kelime Okuyor?

Okuma Problemleri

Foto: http://www.a1-hometuition.com/

Acaba çocuğunuzun okuma hızı sınıf arkadaşlarına oranla düşük mü?

Örneğin 4. sınıf ve üzerindeki çocuklar bir dakikada ortalama 100 kelime veya daha fazlasını anlayarak okuyabilmelidir. Eğer bu rakam, 80′in altına iniyorsa, çocuğunuzun yardıma ihtiyacı var demektir.

Eğer çocuğunuzun okuma hızını bilmiyorsanız, basit bir yöntemle bunu saptayabilirsiniz.

Kolay okunabilen bir kitap alın. Kitabın yazıları ne çok küçük, ne de çok büyük olsun. Kitabın içeriğinde çok fazla resim bulunmasın ve zor, çocuğunuzun bilmediği, anlamakta zorlanacağı konular içermesin.

Bir dakikalık bir zaman tutun ve çocuğunuzdan bu kitabın belli bir bölümünü siz saat tutarken okumasını isteyin. Sonra da okuduğu kelimeleri sayın. Bulacağınız sayı, çocuğunuzun yaklaşık okuma hızını verecektir. Eğer bu sayı 80′den daha düşükse, bir kaç deneme daha yapabilirsiniz.

Bir diğer yöntem web sitemizdeki “Gamet Gelişim Okuma Hızı Ölçümü” aracını kullanmaktır. Ancak bu araç, yetişkinlere göre tasarlanmıştır.

Ya da Kadıköy’deki ofisimize çocuğunuzla birlikte uğrayabilirseniz, bu konuda size yardımcı oluruz.

Bir başka önemli gösterge, çocuğunuzun test sınavlarında, verilen standart süre içinde gerekli soruları okumakta sürekli olarak zorlanmasıdır.

Böyle bir durumu gözlemlediyseniz, öncelikle çocuğunuzun göz kontrollerini yaptırın. Görme sorunu olabilir.

Çok sık rastlanmasa da disleksi, bir diğer önemli okuma sorunudur. Disleksi, beyindeki görme merkezinin biraz farklı şekilde çalışmasından kaynaklanır. Çok farklı düzeyleri bulunmaktadır. Çözümü mümkündür.

Yavaş okumaya neden olan bir başka faktör, çocuğunuzun kendine güven duyması ile ilgilidir. Aslında okuma sorunu yoktur, ancak aynı sözcüğü emin oluncaya kadar tekrar tekrar okuduğu için sonuçta okuma ve anlama performansında önemli kayıplar oluşur.

Nedeni her ne olursa olsun, okuma performansını arttırmak mümkündür. Bu amaçla bilgisayar destekli kas, kavrama ve geliştirme çalışmaları yapılabilir. Bu çalışmaların duygusal sorunların giderilmesi ve motivasyon çalışmalarıyla desteklenmesi de çalışmaların verimliliğini büyük ölçüde arttırır.

Peki, ortalamadan yavaş okuyan çocuğunuz bu durumundan rahatsız mı ve arkadaşları kadar hızlı okumak istiyor mu?

Bir diğer kritik soru da budur. Eğer çocuğunuz bu sorunun çözülmesi için gönüllü değilse, sonuç alma olasılığı büyük ölçüde azalır.

Eğer çocuğunuzun da gönüllü katılımı sözkonusu olursa, yaklaşık bir aylık bir çalışmayla kalıcı çözümler elde edilebilir.

Okuma, otomatik çalışan bir mekanizmadır. Yavaş okumaya şartlanan bir insanda zaman içinde bu davranış giderek daha fazla kemikleşir. Bu nedenle, okuma performansı düşük olan çocukların bir an önce bu sorunlarını aşması sağlanmalıdır. Aksi taktirde, bu durum, onların geleceklerini karartan büyük bir soruna dönüşebilir.

Ne kadar erken önlem alınırsa, o kadar hızlı ve etkin çözümler sağlanabilir.

Onlar henüz böyle bir sorunun farkında bile olmayabilir. Ama siz mutlaka farkında olun. Farkında bile olmadan, çocuklarınızı çözümsüzlüğe mahkum etmeyin. Onların geleceğini karartmayın…

Ahmet Aksoy

Gamet Gelişim
0216 450 5784
0533 339 0959
Adres: Çeltikçi Sokak No:3 Yalı Apt Giriş Kat – Kadıköy – İstanbul

(aktarma:280 kez okundu)

May 012014
 
1,171 views

(Aşağıdaki yazının orijinal hali http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/cocuklar-ve-gencler-icin-pratik-stres-denetimi/ adresinde yer almaktadır.)

Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Tepeleme (EFT) yöntemi, bedensel enerji sisteminin dengelenmesini sağlar.
Bu yöntem, Eski Çin tıbbı tarafından keşfedilen enerji meridyenleri ve bu meridyenlerin üzerinde bulunan bazı basınç noktalarının parmak uçları ile aktive edilerek dengelenmesi temeline dayanır.

Bu yöntem, TFT (Düşünce Alanları Terapisi) ve EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) isimleri altında günümüz koşullarına uyarlanmıştır.

TFT metodunda her problemin çözümü için ayrı bir vuruş dizisi kullanılır. Oysa EFT metodunda farklı problemler için de olsa, aynı basınç noktalarına, üstelik aynı sırayla vurulur.

Son yıllarda, basınç noktalarının sayısına ve sıralamasına bağlı olarak değişik isimler altında çeşitli düzenlemeler duyurulmuştur.

Tepeleme yöntemi de temel itibariyle bir EFT (Duygusal Özgürleşme Tekniği) uygulamasıdır.

Ancak, zaman içinde bilinçaltı sorgulama, Temporal Tepeleme, Sanal Tepeleme gibi metotlarla birleşerek esnek ve dinamik bir uygulama haline dönüşmüştür.

Tepeleme, hem çocuklar hem de diğer aile bireyleri tarafından eşzamanlı olarak kullanılabilen bir çözüm aracıdır.

Bu sayede anne baba ile çocuklar ortak çalışma yaparlarken birbirleriyle daha iyi kaynaşırlar. Buna ilaveten, toplu uygulamalar çok daha tesirli olmakta; hem bireysel, hem de ailevi problemler çok daha hızlı bir biçimde halledilebilmektedir.

Tepeleme uygulaması için mutlaka bir problem olması gerekli değildir Bu metod, aile bireyleri arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla da kullanılabilir.

Toplu uygulamalar sırasında bireysel enerji alanları, ailesel ölçekteki enerji alanları ile kaynaşarak güçlenmekte ve daha etkin bir yapıya dönüşmektedir.

Aile içinde ve grup tepelemelerinde problemin yerini ve boyutunu saptamaya gerek kalmaz. Bu aşamalar atlanır ve sadece kısa uygulama yapılır.

Çocuklarla tekil uygulama yapılırken aşağıdaki noktaları kullanan kısa reçeteyi tercih etmek yerinde olur:
1- Tepe
2- Kaş
3- Göz ucu
4- Göz altı
5- Burun
6- Çene
7- Köprücük
8- Koltuk altı

Tepeleme sırasında kurgu cümlesi, karate noktasına devamlı vuruşlar yaparken 3 defa
yinelenir. Daha sonra yukarıda sıraladığımız basınç noktalarına ortalama 6 veya 7 defa vurulur ve bu sırada hatırlatma kelimeleri söylenir.

Koltuk altı noktasında döngü sona erdiğinde derin bir soluk alınır ve sesli olarak hızla boşaltılır. Bütün bu döngü mümkünse 3 defa yinelenir.

Gençler kendi bedenleri üzerindeki basınç noktalarına kendileri vuruş yapabilirler.
Çocuklarla uygulama yapılırken çocuğun ve problemin vaziyetine uygun alternatifler kullanılabilir.

Temel alternatifler şunlardır:
1- Çocuk, kendi bedeni üzerindeki basınç noktalarına kendisi vuruş yapar
2- Çocuğun vücudundaki basınç noktalarına bir aile ferdi veya tepeleme
uzmanı tarafından vuruşlar yapılır
3- Çocuk, vuruşları kendi gövdesine değil, elindeki bir oyuncağa uygular
4- Çocuk uyurken yanında veya bir başka mekanda, onun problemi veya motivasyonu için bir aile ferdi veya tepeleme uzmanı kendi vücudu üzerindeki basınç noktalarına vuruşlar yapar.

Tepeleme, çocukların ve gençlerin enerji seviyelerini dengeleyen etkili bir yöntemdir. Bu yöntem sadece duygusal problemleri çözmek için değil, motivasyon sağlamak ve özgüveni pekiştirmek amacıyla da kullanılabilir.

Eğer çocuklarınızda stres, korku, fobi, çalışma güçlüğü ve öğrenme güçlüğü, sınav stresi, özgüven eksikliği gibi problemler gözlemekteyseniz lütfen ücretsiz bir ön değerlendirme yapmak için bizi arayın.

Çocuk ve gençlere yönelik tepeleme çalışmalarımıza ilişkin yeni yazılarımızı web
sitemizden izleyebilirsiniz. Sorularınızı ve sorunlarınızı lütfen bizimle paylaşın.

Ahmet Aksoy

 Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Mar 272013
 
1,654 views

Sınav Kaygısı ile Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Sınav kaygısı

Belli bir düzeydeki kaygı, karşılaştığınız sınavlar için etkin bir motivasyon kaynağı olur.
Ancak kaygının dozu gereken miktarın üzerine çıkarsa, bu kez önemli bir engelleyici haline dönüşür.

Tüm bu sürecin sonuçlarını ilkel beynimizin tanıdığı 3 temel dürtü belirler:

  • savaş
  • kaç
  • ölü taklidi yap

Eğer gireceğiniz sınavın sizde hiç stres yaratmadığını düşünüyorsanız, o sınav sizin için önemli değildir. Belki de sadece ölü taklidi yapıyor veya kaçıyor olabilirsiniz.

İster küçük, ister büyük olsun, bütün sınavlar sizi etkiler. Ama her birine farklı tepkiler verirsiniz.

Aşağıdaki belirtiler sizde de var mı?

  • Terleme
  • Nabız atışınızda hızlanma
  • Nefes daralması
  • Mide bulantısı
  • Kendini sersemlemiş gibi hissetmek
  • Bir boşluk duygusu içinde olmak
  • Herşeyin anlamsız bir hale gelmeye başlaması
  • Endişe
  • Başarmaktan veya başaramamaktan korkma

Eğer önünüzdeki bir sınav yüzünden yukarıdaki belirtilerin tümünü veya bir kısmını yaşıyorsanız siz de sınav kaygısı yaşıyorsunuz demektir. Belirti sayısı fazlaysa, kaygı düzeyiniz de fazladır

Sınav kaygısını tetikleyen inançların bazıları şunlardır:
Yeterince hazırlanmış olmamak veya öyle düşünmek
Kendine güven duyamamak
İyi bir sonuç alabileceğine inanmamak
Sınav sırasında zamanı verimli kullanamamak

Aşırı Sınav Kaygısına Karşı Etkili yöntemler:

  • Sağlığına dikkat et
  • Yeterince ve doğru şekilde hazırlık yap
  • Hedefini iyi belirle
  • Zamanını etkin bir şekilde kullanmayı öğren
  • Kaygı düzeyini ayarla
    • Derin nefes al
    • Kaslarını gevşet
    • Dikkati dağıtacak etkenleri azalt
    • Ritüellerden yararlan
  • Korkularınla yüzleş
  • Olumlamalardan yararlan
  • EFT – Tepeleme yap

EFT – Tepeleme sadece sınav kaygısı için değil, aslında hayatımızın her alanına yönelen kaygı ve beklentiler için kullanılabilir. Üstelik EFT sadece olumsuzluklara karşı bir savunma aracı değil, aynı zamanda beklenti ve hedeflerimizi somutlaştırmamızı sağlayan etkin bir güdüleyicidir. EFT-Tepeleme, yukarıda sözünü ettiğimiz çalışmaların hepsini birleştirip kaynaştırır. Çünkü bu yöntemin özü “kendimizle yüzleşmek”, “zayıf ve güçlü yanlarımızla kendimizi tanımak”tır. Hem korku ve kaygılarımızı, hem zayıf taraflarımızı, hem de güçlü yanlarımızı farkedip tanımamızı sağlar. EFT bizi gerçeklerle yüzleştirir. Ayaklarımızı yere sağlam basabilmemizi, yaşamın gözlerinin taa içine bakabilmemizi sağlar.

İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun; planlanmış sınavlar sözkonusu ise, EFT öğrenmenizi ve onu hayatınızın bir parçası haline getirmenizi öneriyorum. Ayrıca, Tepeleme çalışmalarını içselleştirebilmeniz için kabaca bir aylık süreye gereksinim duyacağınızı da unutmayın. EFT son dakika önlemleri için kullanılacak bir yöntem değildir. Onu yaşamınızın doğal bir parçası yapmanız gerekir.

EFT öğren ve yaşamın denetimini eline al!

Ahmet Aksoy

Not: Yukarıdaki yazıyı, aslına bakarsanız bir hafta kadar önce yazmıştım. Ancak, özellikle YGS sınavına girecek öğrencilerin kafasını son anda karıştırmamak için bekledim. Çünkü alınması gereken önlemler ve yapılması gereken hazırlıklar aslında bir süreçtir. Son anda yapılan girişimler, faydadan çok zarar getirebilir.
Lütfen yukarıdaki yaklaşım ve önlemleri sınav kapıya dayandıktan sonra gündeme taşımayın. İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun, hazırlık sürecine yeterli zaman tanımayı ihmal etmeyin!
EFT ile hemen tanışın!

Feb 202013
 
1,520 views

Kendini Tanımak
Kendini Tanımak

Gamet Gelişim Akademisi olarak yeni bir atölye çalışması başlattık:  Başarı ve Motivasyon Atölyeleri

Bu çalışmada, her hafta başarı ve motivasyonla ilgili yeni bir konuyu ele alıyoruz.

19 Şubat 2013 tarihinde yaptığımız ilk atölyemizin konusu: Kendine Güven idi.

26 Şubat Salı günü :  Kendini Tanımak : Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak konusunu ele alacağız.

İzleyen haftaların konularını sitemizden ve  paylaşım ağlarından duyurmaya devam edeceğiz.

Atölyemiz ücretsizdir.

Yerimiz kısıtlı olduğu için, öncelikleri başvuru sırasına göre vereceğiz.
Fırsatı değerlendirmek istiyorsanız, lütfen elinizi çabuk tutun.

Başarı ve Motivasyon Atölyeleri
Konu: Kendini Tanımak : Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak
Tarih: 26 Şubat 2013
Saat: 19.00
Süre: 1.5 saat
Adres: Çeltikçi Sokak No:3 Yalı Ap. Giriş Kat Kadıköy – İstanbul
İletişim: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Eposta: gelisim@gamet.com.tr

Feb 192013
 
1,679 views

Aşağıdaki Kendine Güven konulu yazı, yeni başlattığımız Başarı ve Motivasyon Atölyeleri kapsamında her hafta ele alacağımız konulardan ilki olan “Kendine Güven” ile ilgilidir. Aşağıda ilk örneğini gördüğünüz Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı da her hafta ele alınacak yeni konuya göre yeniden düzenlenecektir. Bu çalışmalarla ilgili düşünce ve değerlendirmelerinizi bekliyoruz.

Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı - 0001 Kendine Güven

Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı – 0001 Kendine Güven

Kendine Güven

Kişinin sağlıklı bir şekilde kendine güven duymasının ön koşulu, kendi yetenek, beceri ve sınırlarının farkında olmasıdır. Ancak bu farkındalık mutlaka gerçekçi ve tarafsız olmalıdır.

Kişisel yetenek ve becerilerimizin farkında olmamak, ya da onları reddetmek yüzünden oluşan güven eksikliği, girişimcilik ve fırsatları değerlendirme potansiyelimizi düşürür.

Öte yandan, var olmayan yetenek ve becerileri varmış gibi kabullenen ve kısıtlamaları görmezden gelen şişirilmiş, aşırı güven de gereksiz riskleri kolayca üstlenmeye neden olur.

Güven eksikliğine yol açan en önemli koşullanmalardan biri “öğrenilmiş çaresizlik”tir.

Aldığı birkaç başarısız sonuç nedeniyle, artık ne kadar çalışırsa çalışsın, sınavlarda başarılı olamayacağına inanan bir öğrencinin başarılı bir sonuç alma olasılığı çok düşüktür. Çevresi tarafından da “başarısızlığı” yüzüne vuruluyor, üstelik bu duruma kendisi de inanıyorsa, o kişi kendisini başarısızlığa mahkum etmiştir. Sınavda bildiklerini unutması, yanıtların sırasını karıştırması, zamanını yanlış kullanması kaçınılamayacak kadar doğaldır.

Ailemiz, arkadaşlarımız, hatta bazı eğitmenlerimiz “korumak” gerekçesiyle ve çoğu kez yaptıklarının farkına bile varmaksızın bizleri “çaresizliğe” mahkum ederler. Eğer bizler de bu durumun farkına varmaz, bu tür girişimlere izin verir ve hatta söylenenleri gerçekmiş gibi kabullenirsek, sonunda etrafımıza örülen görünmez duvarlar, gerçekten de yıkılması zor birer kale ya da hapishane duvarına dönüşebilir.

Vücudumuzun ve beynimizin organik bir makine olarak elbette belli fiziksel sınırları vardır. Bunları bilmek zorundayız. Örneğin cılız bir mum alevi bile parmağımızı yakabilir. Ama aynı mum alevini, sadece süresini ayarlayarak zarar görmeden parmağımızla söndürmemiz de mümkündür.

Pek çoğumuz, tırmanacağımız yükseklikleri sınırlayan, ulaşabileceğimiz mesafeleri kısıtlayan cam tavanların ve duvarların içinde yaşıyoruz. Üstelik bu tavan ve duvarları kendimiz inşa ettik. Aslında bu sınırların temel işlevi, kişisel varlığımızı tehlikelere karşı korumak. Ancak bu sınırlar kendi doğal kapasitemize kıyasla çok dar kalıyorsa, bizi korumaktan çok, bizi kısıtlamak gibi bir işlev üstlenmiş olurlar.

Tüm bu sınırları ve kısıtlamaları etkisiz hale getirmenin tek bir yolu var: Kendine güven!

Kendimize güven duymak ve bu güveni koruyup arttırmak için aşağıdaki basit ipuçlarından yararlanabiliriz:

  • Kendimizle ilgili olumsuz düşünce ve değerlendirmelere son vermek
  • Yanlışlarımızı tecrübe hanesine yazmak
  • Mükemmele değil, yapabileceklerimizin en iyisine ulaşmayı hedeflemek
  • Hedeflerimizi netleştirmek
  • Aldığımız sonuçları sürekli olarak değerlendirmek ve hedefe giden yolumuzda rötuşlar yapmak
  • İyi becerdiğimiz işlere daha fazla yoğunlaşmak
  • Zayıf taraflarımızın farkında olmak
  • Yaptıklarımızdan keyif almak
  • Küçük te olsa başarılarımız için kendimizi ödüllendirmek
  • Kendimizi olduğumuz gibi sevmek ve kabullenmek

Kendimize güven duyduğumuz sürece motivasyonumuzu korumamız ve başarıya giden yolda rahatça ilerlememiz mümkün olur.

Gelecek yazımızın konusu: Kendini Tanımak!

Ahmet Aksoy

Feb 182013
 
2,384 views

Kendine Güven

Size Kişisel Güven ile ilgili çeşitli sorular derledik. Kendinizi yoklayın!

  • Kendinize gerçekten güveniyor musunuz?
  • Kendinizle gurur duyuyor musunuz?
  • Kişisel görünümünüzü beğeniyor musunuz?
  • Kariyerinizle gurur duyuyor musunuz?
  • İyi bir insan olduğunuzu düşünüyor musunuz?
  • İstediğiniz sosyal statü ve çevreye sahip misiniz?
  • Sahip olduğunuz kişilikten memnun musunuz?
  • Ailenizin, arkadaşlarınızın ve çevrenizin sizi sevdiğini hissediyor musunuz?
  • Risk alabiliyor musunuz?
  • Sizi engelleyen korkularınız var mı?
  • Başkalarının sizi mutlaka onaylaması gerektiğini düşünüyor musunuz?
  • Kendine güven duymanın önemli olduğuna inanıyor musunuz?
  • Geçmişinizle ilgili kendinizi suçladığınız veya utanç duyduğunuz konular var mı?
  • Kendine güven duymanın sizce başarıyla bir ilişkisi var mı?
  • Aşırı güven duygusu zararlı olabilir mi?
  • Kendini sevmekle kişisel güven arasında bir ilişki var mı?
  • Kendine güven duymak performansı arttırır mı?

Yukarıdaki soruları ve kendine güven duygusunu arttırmanın pratik yollarını  19 Şubat 2013 günü saat 19.00’da yapacağımız Başarı ve Motivasyon atölyesinde ele alacağız. Atölyeyi Ahmet Aksoy yönetecek ve çalışmalar yaklaşık 1.5 saat sürecektir.

Kişisel Güven konusunda aklınıza takılan ve yanıtını aradığınız konular varsa, sizi de bekleriz.
Atölyemiz ücretsizdir.
Katılımcılarımıza ücretsiz olarak Kendine Güven MP3 dosyaları hediye edilecektir.

Gamet Gelişim

Kendine Güven Atölyesi
Tarih: 19 Şubat 2013, Salı
Saat: 19.00 – 20.30
Atölye Danışmanı: Ahmet Aksoy
İletişim: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Adres: Rasimpaşa Mah Çeltikçi Sk No:3 Yalı Ap Giriş Kat Kadıköy

 

Feb 162013
 
2,482 views

Başarı ve Motivasyon

Gamet Gelişim Akademisi olarak yeni bir atölye çalışması başlatıyoruz: “Başarı ve Motivasyon Atölyeleri”

Bu çalışmada, her hafta başarı ve motivasyonla ilgili yeni bir konuyu ele alacağız.
Bu haftanın konusu: Hedeflerini İyi Belirle.
İzleyen haftaların konularını sitemizden ve facebook gibi paylaşım ağlarından duyurmaya devam edeceğiz.
İlk atölyemizi tanıtım amacıyla ücretsiz olarak düzenliyoruz.
Yerimiz kısıtlı olduğu için, öncelikleri başvuru sırasına göre vereceğiz.
Fırsatı değerlendirmek istiyorsanız, lütfen elinizi çabuk tutun.

Başarı ve Motivasyon Atölyeleri
Konu: Kendine Güven
Tarih: 12 Mart 2013
Saat: 19.00
Süre: 1.5 saat
Adres: Çeltikçi Sokak No:3 Yalı Ap. Giriş Kat Kadıköy – İstanbul
İletişim: 0216 450 5784
Eposta: gelisim@gamet.com.tr

Önceki haftaların konuları:

19.02.2013: Kendine Güven
26.02.2013: Kendini Tanımak: Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak
05.03.2013: Korkularınla Yüzleş

 

Nov 162012
 
3,584 views

Başarı ve Motivasyon

(Başarı ve motivasyon ile ilgili aşağıdaki yazı Gamet Gelişim Bülteni 4. sayı‘da yayınlanmıştır. )
Başarı

Kişisel Gelişim, insanların başkalarını değil, sadece kendilerini değiştirebildiğini kabul eder ve bu doğrultuda kişinin kendisini nasıl geliştirebileceği konusuyla ilgilenir.

Fiziksel, duygusal, zihinsel, sezgisel ve ruhsal gelişim kapsamına giren her türlü çalışma bu nedenle Kişisel Gelişimin ilgi alanında yerini bulur.

Bireysel olarak elde ettiğimiz başarılar ve bu çalışmalarımızın süreklilik kazanması açısından, kendimizi geliştirme düzeyimiz büyük bir öneme sahiptir.

Başarı için en fazla gereksinim duyduğumuz konuların başında motivasyon gelir.

Motive olmak ve bu motivasyonu yüksek tutmak hiç te kolay bir iş değildir. İş hayatında ve kişisel ilişkilerde başarılı insanlar bile zaman zaman motivasyonlarını korumakta zorlanırlar. Yine de, bu durumu doğal olarak kabullenmek en doğrusudur. Çünkü asıl önemli olan, en olumsuz koşullardayken bile tekrar toparlanıp yoluna devam edebilme gücünü yitirmemektir. Bunu sağlamanın ilk koşulu kendine güven duymaktır.

Bu bölümde yer alacak yazılarımızda kendine güven, başarı, motivasyon ve benzeri konuları işleyeceğiz. Bazan iyice yakına odaklanarak ağaçların, dalların ve yaprakların arasında dolaşacak; bazan da uzaklara çekilip, ormanı bir bütün olarak kavramaya çalışacağız.

MOTİVASYONUMUZU NASIL YÜKSELTİR VE NASIL KORUYABİLİRİZ?

Kendine Güven: Kişisel Gelişim çalışmaları için mutlaka sahip olmamız gereken ilk temel özellik, kendine güven duymaktır. Kendine güvenmek, her konuda mükemmel özelliklere sahip olmayı gerektirmez. Ama öncelikle, güçlü ve zayıf yanlarımızı bilmeli; yani kendimizi tanımalıyız. Önümüzdeki haftalarda bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alacağız.

Kendini iyi tanı: Güçlü taraflarını bil ve koru. Zayıf yanlarını geliştir. Bunu yapmak için kendini yakından izle. Düşüncelerini ve eylemlerini analiz etmeyi bir alışkanlık haline getir. Her olumlu veya olumsuz davranışının arkasında yatan nedenleri bul. Böylece hangi konularda güçlü, hangilerinde zayıf olduğunu keşfetmen kolaylaşacaktır. Elden geçirdiğin davranışlarını, keşfettiğin özelliklerine uygun olarak şekillendir.

Korkularınla yüzleş: Herkesin bir takım korkuları vardır. Bunlar, bilinçaltımızın bizi korumak için geliştirdiği davranışlardır. Ancak bu davranışların, bizi korumak yerine hayatımızı olumsuz yönde etkilemeye, bizi olumsuz şekilde yönlendirmeye başlamalarına izin vermemek gerekir. Aşırı korkularımızı tetikleyen ortamlardan uzak kalmaya çalışmak, korkumuzu daha da besleyip güçlendirir. Bu nedenle, asıl yapmamız gereken şey korkularımızla yüzleşmek, onların üzerine gitmek; gerekirse bu konuda profesyonel yardım almaktır.

Hedeflerini iyi belirle: İyi belirlenmiş hedeflerimiz olmazsa, motive olmamız ve motivasyonumuzu korumamız zorlaşır. (Bir sonraki yazımızda hedeflerimizi nasıl belirlememiz gerektiği konusunu işleyeceğiz.)

Büyük hedefleri küçük bileşenlere ayır. Eğer hedefimiz çok büyük ve karmaşık bir yapıya sahipse, onu daha küçük bileşenlerine ayırmak daha doğrudur. Böyle yaparsak hem büyük hedefi takibetmek, hem de onu daha kolay ulaşılır hale getirmek mümkün hale gelir.

Hedeflerini kağıda dök: Düşüncelerimiz her zaman bizim kontrolümüzde değildir. Belleğimize ne denli güvenirsek güvenelim, hedeflerimizi yazıya döktüğümüzde onları zihnimizde canlandırmayı daha kolay bir hale getiririz. Unutmayalım ki “Söz uçar, yazı kalır!

Hedeflerini gözden geçir, revize et: Hiç bir hedefini “mutlak” olarak algılama. Koşullara bağlı olarak hedefe ulaşma yöntemini, kullanılacak kaynakları veya tamamlanma zamanını değiştirmek gerekebilir. Hatta öyle gelişmeler olur ki, bazan, hedefin kendisini bile değiştirirsin.

Hedeflerini görselleştir: Görselleştirme -imgeleme, imajinasyon- en etkin araçlardan biridir. Görselleştirdiğimiz hedefleri, gelecekten şu ana, şimdiye taşımış oluruz. Böylece hedefimizi bilinçaltımızın kolayca kavrayacağı bir şekilde betimleriz. Çünkü bilinçaltımız görsel imgelerle düşünür ve tanıdığı tek zaman dilimi “ŞİMDİ”dir.

Hayal kur: Çocuklar, oyun oynayarak kendilerini hayata hazırlar. Hayal dünyası onlar için çok önemlidir. Çünkü onlar herşeyi şimdi yaşar. Bu nedenle biz de içimizdeki çocuğu canlandırıp, onun hayal dünyasından yararlanabiliriz. Hayal kurabilmek, hedeflerimizi daha kolay ve daha ayrıntılı olarak görselleştirebilmemizi sağlar.

Hedeflerine bitiş zamanı koy: Bitiş zamanı belirlenmeyen hedefler, ertelemeye karşı savunmasız hale gelir. Daha sonra değiştirmek zorunda kalsan bile, mutlaka her hedefine bir bitiş tarihi koy.

Engelleri gözünde büyütme: Engellerin yoluna çıkabileceğini en baştan kabullen. Karşılaştığın zaman, onları birer fırsata dönüştürüp dönüştüremeyeceğini incele. Onlara karşı en yararlı manevranın ne olacağını bul.

Pozitif düşün: Konu ne olursa olsun, olumlu taraflarını ön plana taşı. Eğer bir şeyi yapamayacağını düşündüğün olursa, düşünceni hemen “Nasıl yaparım?” sorgusuna dönüştür. Yapamamak senin için bir seçenek olmaktan çıksın! Gerekiyorsa, başkalarından yardım isteyebilirsin. Ama, olumsuz düşüncelere asla taviz verme. Çünkü onlar senin motivasyonunu düşürür, olumlu enerjini tüketirler.

Çok yönlü düşün: Bir kızılderili atasözü şöyle diyor: “Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü.” Sadece kendi bakış açını kullanarak yaptığın değerlendirmeler hatalı veya yanlış olabilir. Karşındaki insanlarla empati kur. Hem karşındakinin, hem de başkalarının bakış açılarını dikkate al.

Başarılı insanların yaşam öykülerini oku: Hepimiz öyküleri severiz. Hele bunlar, yaşanmış gerçek başarı öyküleri olursa, daha da fazla etkileniriz. Bu tür öykülerden aldığımız net mesaj şudur: “Başkaları yapabiliyorsa, ben de yapabilirim!” Ayrıca motivasyon sağlayan kitap ve filmler de bizim için önemli bir destektir.

Pes etme: Olumlu sonuç vermeyen denemelerini, birer başarısızlık olarak değil, tecrübe olarak değerlendir. Çünkü onların da sana sağlayacağı çok yararlı bilgiler vardır. Başarının en önemli araçlarından biri, pes etmemek, direncini kaybetmemektir. Edison, ilk elektrik ampulünü çalışır hale getirmeden önce 2 binden fazla deneme yapmıştı. O, bu denemelerin her birini, deneme alanını daraltan, yeni denemelerde neleri yapmaması gerektiğini öğreten değerli araçlara dönüştürdü.

Başarısızlıktan korkma: Çünkü aslında başarısızlık diye bir şey yoktur. Sadece işine yaramayacak bir seçeneği daha elemiş olursun. Bu da senin başarıya giden yoldaki olumsuz seçeneklerinin bir madde daha azalması anlamına gelir. Tekrar yola koyulduğunda, başarı şansın daha da güçlenmiş olacaktır.

İşlerini zamanında yap: İşlerini ertelemek, seni sorumluluktan kurtarmaz. Tam tersine, zamanının giderek daralmasına ve en sonunda kaçınılmaz krizi yaşamana neden olur. Başkalarına aktaramadığın – delege edemediğin – işlerin en sevmediğin, en zor olanlarını ilk önce ele al ve bir an önce onlardan kurtul! Her şey birden bire kolaylaşacaktır…

Zamanını planla: Zamanını sen planlamazsan, olaylar, denetimin dışında seni sürüklemeye başlar. Böyle bir durumda motivasyonunu yüksek tutmak olanaksız hale gelir. 

Beslenmene dikkat et: Sağlıklı beslen. “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.” Yediklerinde aşırıya kaçma. Tek yönlü beslenmekten uzak dur. Farklı besinlerden küçük miktarlarda ye. Vücudun, gereksinim duyduğu her türlü maddeye erişebilsin. Bünyeni susuz bırakma.

Yürüyüş yap: Düzenli spor yapma imkanı bulamasan da, en azından yürüyüş yapmayı ihmal etme. Tek bir adım atabilmemiz için bile vücudumuzdaki kasların % 70’i bir uyum içinde harekete geçer. Yürüyüş sırasında kaybettiğin suyu tekrar dengelemeyi unutma.

Dinlenmeyi bil: Çalış ama, dinlenmeyi de bil. Aşırı yorgunluk, moralini ve motivasyonunu düşürür. Baltanı bilemezsen daha çok ağaç kesmek yerine, sadece daha fazla yorulursun. Dinlenmek için ayıracağın zaman bir kayıp değildir. Tam tersine, çalışma verimliliğini arttırır.

Hayatın tadını çıkar: Önemli olan dolu dolu yaşamaktır. Her fırsatta yaşamın tadını çıkarmayı ihmal etme. Hem çalışırken, hem dinlenirken, hem başkalarına yardımcı olurken yaptıklarını severek, tadını çıkararak yap. Yaşam güzeldir.

Ahmet Aksoy

www.gamet.com.tr

0216 450 5784

0533 339 0959

Not: Yukarıda vurgulamaya çalıştığımız temel bilgiler başarıya giden yolun sadece ana çerçevesini çiziyor. Tüm bu ayrıntıların farkına varmak elbette önemli ama, ne yazık ki yeterli değil. Asıl önemlisi onları hayata geçirmek, onlara hayatımızın doğal akışı içinde hakettikleri yeri verebilmektir.

İşte bu amaçla, Gamet Gelişim Akademisi bünyesinde Başarı Atölyeleri düzenlemeye başladık. Bu atölyelerde bir yandan kendimizi daha iyi tanıyarak eksiklerimizi tamamlama fırsatı yakalıyor; bir yandan da beklentilerimizi sorguluyor ve hedeflerimize ulaşmanın etkin yollarını öğreniyoruz.

Çalışmalarımızı genellikle birebir sürdürüyoruz. Böylelikle her bireyin kendi performansını doruğa ulaştırması kolaylaşıyor. Bu bireysel çalışmaların yanısıra yaşam öykülerimizi paylaştığımız ortak değerlendirme ve tanışma toplantıları düzenliyor, ayrıca temel eğitim çalışmalarında bir araya geliyoruz.

Başarı Atölyelerimiz her yaş için geçerli. Eğer siz de hedeflerinize başarıyla ulaşmak istiyorsanız, yerinizi ayırtmak için hemen bizi arayın!

Gamet Gelişim: 0216 450 5784

Adres: Çeltikçi Sokak No: 3 Yalı Apt Zemin kat Kadıköy

(Deniz Otelin arka sokağı)

Not 2: Daha önce yapmakta olduğumuzu birebir atölye çalışmalarına ilave olarak, aynı çalışmaları daha küçük birimler haline dönüştürüp, grup çalışmaları haline getirdik. Yeni dönemde her hafta yeni bir konuyu ele alıp inceleyeceğiz.