?> korkular arşivleri - Page 2 of 2 - Kişisel Gelişim
Nov 162012
 
4,122 views

Başarı ve Motivasyon

(Başarı ve motivasyon ile ilgili aşağıdaki yazı Gamet Gelişim Bülteni 4. sayı‘da yayınlanmıştır. )
Başarı

Kişisel Gelişim, insanların başkalarını değil, sadece kendilerini değiştirebildiğini kabul eder ve bu doğrultuda kişinin kendisini nasıl geliştirebileceği konusuyla ilgilenir.

Fiziksel, duygusal, zihinsel, sezgisel ve ruhsal gelişim kapsamına giren her türlü çalışma bu nedenle Kişisel Gelişimin ilgi alanında yerini bulur.

Bireysel olarak elde ettiğimiz başarılar ve bu çalışmalarımızın süreklilik kazanması açısından, kendimizi geliştirme düzeyimiz büyük bir öneme sahiptir.

Başarı için en fazla gereksinim duyduğumuz konuların başında motivasyon gelir.

Motive olmak ve bu motivasyonu yüksek tutmak hiç te kolay bir iş değildir. İş hayatında ve kişisel ilişkilerde başarılı insanlar bile zaman zaman motivasyonlarını korumakta zorlanırlar. Yine de, bu durumu doğal olarak kabullenmek en doğrusudur. Çünkü asıl önemli olan, en olumsuz koşullardayken bile tekrar toparlanıp yoluna devam edebilme gücünü yitirmemektir. Bunu sağlamanın ilk koşulu kendine güven duymaktır.

Bu bölümde yer alacak yazılarımızda kendine güven, başarı, motivasyon ve benzeri konuları işleyeceğiz. Bazan iyice yakına odaklanarak ağaçların, dalların ve yaprakların arasında dolaşacak; bazan da uzaklara çekilip, ormanı bir bütün olarak kavramaya çalışacağız.

MOTİVASYONUMUZU NASIL YÜKSELTİR VE NASIL KORUYABİLİRİZ?

Kendine Güven: Kişisel Gelişim çalışmaları için mutlaka sahip olmamız gereken ilk temel özellik, kendine güven duymaktır. Kendine güvenmek, her konuda mükemmel özelliklere sahip olmayı gerektirmez. Ama öncelikle, güçlü ve zayıf yanlarımızı bilmeli; yani kendimizi tanımalıyız. Önümüzdeki haftalarda bu konuyu daha ayrıntılı olarak ele alacağız.

Kendini iyi tanı: Güçlü taraflarını bil ve koru. Zayıf yanlarını geliştir. Bunu yapmak için kendini yakından izle. Düşüncelerini ve eylemlerini analiz etmeyi bir alışkanlık haline getir. Her olumlu veya olumsuz davranışının arkasında yatan nedenleri bul. Böylece hangi konularda güçlü, hangilerinde zayıf olduğunu keşfetmen kolaylaşacaktır. Elden geçirdiğin davranışlarını, keşfettiğin özelliklerine uygun olarak şekillendir.

Korkularınla yüzleş: Herkesin bir takım korkuları vardır. Bunlar, bilinçaltımızın bizi korumak için geliştirdiği davranışlardır. Ancak bu davranışların, bizi korumak yerine hayatımızı olumsuz yönde etkilemeye, bizi olumsuz şekilde yönlendirmeye başlamalarına izin vermemek gerekir. Aşırı korkularımızı tetikleyen ortamlardan uzak kalmaya çalışmak, korkumuzu daha da besleyip güçlendirir. Bu nedenle, asıl yapmamız gereken şey korkularımızla yüzleşmek, onların üzerine gitmek; gerekirse bu konuda profesyonel yardım almaktır.

Hedeflerini iyi belirle: İyi belirlenmiş hedeflerimiz olmazsa, motive olmamız ve motivasyonumuzu korumamız zorlaşır. (Bir sonraki yazımızda hedeflerimizi nasıl belirlememiz gerektiği konusunu işleyeceğiz.)

Büyük hedefleri küçük bileşenlere ayır. Eğer hedefimiz çok büyük ve karmaşık bir yapıya sahipse, onu daha küçük bileşenlerine ayırmak daha doğrudur. Böyle yaparsak hem büyük hedefi takibetmek, hem de onu daha kolay ulaşılır hale getirmek mümkün hale gelir.

Hedeflerini kağıda dök: Düşüncelerimiz her zaman bizim kontrolümüzde değildir. Belleğimize ne denli güvenirsek güvenelim, hedeflerimizi yazıya döktüğümüzde onları zihnimizde canlandırmayı daha kolay bir hale getiririz. Unutmayalım ki “Söz uçar, yazı kalır!

Hedeflerini gözden geçir, revize et: Hiç bir hedefini “mutlak” olarak algılama. Koşullara bağlı olarak hedefe ulaşma yöntemini, kullanılacak kaynakları veya tamamlanma zamanını değiştirmek gerekebilir. Hatta öyle gelişmeler olur ki, bazan, hedefin kendisini bile değiştirirsin.

Hedeflerini görselleştir: Görselleştirme -imgeleme, imajinasyon- en etkin araçlardan biridir. Görselleştirdiğimiz hedefleri, gelecekten şu ana, şimdiye taşımış oluruz. Böylece hedefimizi bilinçaltımızın kolayca kavrayacağı bir şekilde betimleriz. Çünkü bilinçaltımız görsel imgelerle düşünür ve tanıdığı tek zaman dilimi “ŞİMDİ”dir.

Hayal kur: Çocuklar, oyun oynayarak kendilerini hayata hazırlar. Hayal dünyası onlar için çok önemlidir. Çünkü onlar herşeyi şimdi yaşar. Bu nedenle biz de içimizdeki çocuğu canlandırıp, onun hayal dünyasından yararlanabiliriz. Hayal kurabilmek, hedeflerimizi daha kolay ve daha ayrıntılı olarak görselleştirebilmemizi sağlar.

Hedeflerine bitiş zamanı koy: Bitiş zamanı belirlenmeyen hedefler, ertelemeye karşı savunmasız hale gelir. Daha sonra değiştirmek zorunda kalsan bile, mutlaka her hedefine bir bitiş tarihi koy.

Engelleri gözünde büyütme: Engellerin yoluna çıkabileceğini en baştan kabullen. Karşılaştığın zaman, onları birer fırsata dönüştürüp dönüştüremeyeceğini incele. Onlara karşı en yararlı manevranın ne olacağını bul.

Pozitif düşün: Konu ne olursa olsun, olumlu taraflarını ön plana taşı. Eğer bir şeyi yapamayacağını düşündüğün olursa, düşünceni hemen “Nasıl yaparım?” sorgusuna dönüştür. Yapamamak senin için bir seçenek olmaktan çıksın! Gerekiyorsa, başkalarından yardım isteyebilirsin. Ama, olumsuz düşüncelere asla taviz verme. Çünkü onlar senin motivasyonunu düşürür, olumlu enerjini tüketirler.

Çok yönlü düşün: Bir kızılderili atasözü şöyle diyor: “Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü.” Sadece kendi bakış açını kullanarak yaptığın değerlendirmeler hatalı veya yanlış olabilir. Karşındaki insanlarla empati kur. Hem karşındakinin, hem de başkalarının bakış açılarını dikkate al.

Başarılı insanların yaşam öykülerini oku: Hepimiz öyküleri severiz. Hele bunlar, yaşanmış gerçek başarı öyküleri olursa, daha da fazla etkileniriz. Bu tür öykülerden aldığımız net mesaj şudur: “Başkaları yapabiliyorsa, ben de yapabilirim!” Ayrıca motivasyon sağlayan kitap ve filmler de bizim için önemli bir destektir.

Pes etme: Olumlu sonuç vermeyen denemelerini, birer başarısızlık olarak değil, tecrübe olarak değerlendir. Çünkü onların da sana sağlayacağı çok yararlı bilgiler vardır. Başarının en önemli araçlarından biri, pes etmemek, direncini kaybetmemektir. Edison, ilk elektrik ampulünü çalışır hale getirmeden önce 2 binden fazla deneme yapmıştı. O, bu denemelerin her birini, deneme alanını daraltan, yeni denemelerde neleri yapmaması gerektiğini öğreten değerli araçlara dönüştürdü.

Başarısızlıktan korkma: Çünkü aslında başarısızlık diye bir şey yoktur. Sadece işine yaramayacak bir seçeneği daha elemiş olursun. Bu da senin başarıya giden yoldaki olumsuz seçeneklerinin bir madde daha azalması anlamına gelir. Tekrar yola koyulduğunda, başarı şansın daha da güçlenmiş olacaktır.

İşlerini zamanında yap: İşlerini ertelemek, seni sorumluluktan kurtarmaz. Tam tersine, zamanının giderek daralmasına ve en sonunda kaçınılmaz krizi yaşamana neden olur. Başkalarına aktaramadığın – delege edemediğin – işlerin en sevmediğin, en zor olanlarını ilk önce ele al ve bir an önce onlardan kurtul! Her şey birden bire kolaylaşacaktır…

Zamanını planla: Zamanını sen planlamazsan, olaylar, denetimin dışında seni sürüklemeye başlar. Böyle bir durumda motivasyonunu yüksek tutmak olanaksız hale gelir. 

Beslenmene dikkat et: Sağlıklı beslen. “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.” Yediklerinde aşırıya kaçma. Tek yönlü beslenmekten uzak dur. Farklı besinlerden küçük miktarlarda ye. Vücudun, gereksinim duyduğu her türlü maddeye erişebilsin. Bünyeni susuz bırakma.

Yürüyüş yap: Düzenli spor yapma imkanı bulamasan da, en azından yürüyüş yapmayı ihmal etme. Tek bir adım atabilmemiz için bile vücudumuzdaki kasların % 70’i bir uyum içinde harekete geçer. Yürüyüş sırasında kaybettiğin suyu tekrar dengelemeyi unutma.

Dinlenmeyi bil: Çalış ama, dinlenmeyi de bil. Aşırı yorgunluk, moralini ve motivasyonunu düşürür. Baltanı bilemezsen daha çok ağaç kesmek yerine, sadece daha fazla yorulursun. Dinlenmek için ayıracağın zaman bir kayıp değildir. Tam tersine, çalışma verimliliğini arttırır.

Hayatın tadını çıkar: Önemli olan dolu dolu yaşamaktır. Her fırsatta yaşamın tadını çıkarmayı ihmal etme. Hem çalışırken, hem dinlenirken, hem başkalarına yardımcı olurken yaptıklarını severek, tadını çıkararak yap. Yaşam güzeldir.

Ahmet Aksoy

www.gamet.com.tr

0216 450 5784

0533 339 0959

Not: Yukarıda vurgulamaya çalıştığımız temel bilgiler başarıya giden yolun sadece ana çerçevesini çiziyor. Tüm bu ayrıntıların farkına varmak elbette önemli ama, ne yazık ki yeterli değil. Asıl önemlisi onları hayata geçirmek, onlara hayatımızın doğal akışı içinde hakettikleri yeri verebilmektir.

İşte bu amaçla, Gamet Gelişim Akademisi bünyesinde Başarı Atölyeleri düzenlemeye başladık. Bu atölyelerde bir yandan kendimizi daha iyi tanıyarak eksiklerimizi tamamlama fırsatı yakalıyor; bir yandan da beklentilerimizi sorguluyor ve hedeflerimize ulaşmanın etkin yollarını öğreniyoruz.

Çalışmalarımızı genellikle birebir sürdürüyoruz. Böylelikle her bireyin kendi performansını doruğa ulaştırması kolaylaşıyor. Bu bireysel çalışmaların yanısıra yaşam öykülerimizi paylaştığımız ortak değerlendirme ve tanışma toplantıları düzenliyor, ayrıca temel eğitim çalışmalarında bir araya geliyoruz.

Başarı Atölyelerimiz her yaş için geçerli. Eğer siz de hedeflerinize başarıyla ulaşmak istiyorsanız, yerinizi ayırtmak için hemen bizi arayın!

Gamet Gelişim: 0216 450 5784

Adres: Çeltikçi Sokak No: 3 Yalı Apt Zemin kat Kadıköy

(Deniz Otelin arka sokağı)

Not 2: Daha önce yapmakta olduğumuzu birebir atölye çalışmalarına ilave olarak, aynı çalışmaları daha küçük birimler haline dönüştürüp, grup çalışmaları haline getirdik. Yeni dönemde her hafta yeni bir konuyu ele alıp inceleyeceğiz.

Oct 312012
 
3,062 views

Bir danışanımız, böcek korkusu şikayetiyle geldi. Aynı zamanda uçak korkusu da varmış ama, baskın sorunu böceklerle ilgili.

Sorunu yurtdışında başlamış. Gittiği ülkede çok iri ve çok hızlı hareket eden kahverengi hamam böcekleriyle karşılaşmış. Hem de her yerde…

Kendi evi dışındaki neredeyse her mekanda bu davetsiz konuklarla karşılaştığını anlattı. Hatta bir arkadaş ziyaretindeyken yaşadığı olayda çığlık çığlığa bağırarak oradan kaçmaya çalıştığını hatırlıyor ama, film, işte orada kopmuş!..

Yurtdışına gitmeden 2 yıl önce, Türkiye’deyken de bir olay yaşamış.

Eşiyle birlikte bir arkadaşlarının evinde konuk olmuşlar. Danışanımız sabaha karşı uyanmış. Odanın her yerinde hamam böcekleri varmış. Hareketi farkedince hemen kaçışmışlar. Derhal evden ayrılmak istemiş ama eşini uyandıramamış. O da kendi başına evden ayrılmış.

Genel olarak böceklere karşı bir tiksinti duymakla birlikte, sadece kahverengi renkli olan ve hızlı hareket eden böcekler karşısında kontrolünü kaybediyormuş.

Bu duyguları zihninde yeniden canlandırdığında kalbinin sıkıştığını belirtti. Sıkıntı şiddeti 7 düzeyindeydi.

Kurgu cümlemizi önce şöyle oluşturduk:

“Yakınımda kahverengi ve hızlı yürüyen bir böcek görsem bile kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Daha sonra aynı cümleyi daha kolay söylenebilecek yeni bir forma dönüştürdük:

“Kahverengi ev tipi böceklerden korkuyor olsam da, kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.”

Uygulama zamanımız dar olduğu için kısa uygulama yapmayı tercih ettik.

İlk tur sonunda sıkıntı şiddeti 7’den 4’e düştü. Yine kalbi sıkışıyordu.

İkinci tur sonunda da kalp sıkışması vardı, ama sıkıntı şiddeti 3’e inmişti.

Bir kez daha uyguladık.

Bu kez danışanımızın kalbindeki sıkışma ortadan kalktı. Korku ise kendini sıradan bir tiksintiye bıraktı.

Ertesi gün yaptığımız telefon görüşmesinde, etrafında hiç böcek bulunmadığı için sonucu tam olarak test edemediğini; ama böcek korkusu konusunda kendini çok daha rahat hissettiğini söyledi. Bir sonraki hafta Antalya’ya gidecekmiş. Orada mutlaka böceklerle karşılaşacağını, döndüğü zaman sonucu bize de ileteceğini söyledi.

Sonucu biz de merakla bekliyoruz.

Ahmet Aksoy

Aug 312012
 
10,080 views

Bilinçaltı Sorgulama Tekniği

(Aşağıdaki yazı Haftalık Kitap Postası Dergisinin 6. sayısında yayınlanmıştır.)

BİLİNÇALTI SORGULAMA

Tepeleme uygulamalarındaki kurgu cümleleri genel olarak bilinçaltındaki olumsuz duygu ve düşünceleri betimleyerek, onlarla yüzleşme fırsatı sağlar. Bu nedenle, bilinçaltımızdaki olumsuz duygu ve düşüncelerin doğru saptanması, Tepeleme uygulamasının hızlı ve etkin yanıt vermesini kolaylaştıracaktır.

Bazı uygulamacılar bu amaçla “Kas Testleri” yapar. Bu testler kol, el veya parmaklar aracılığı ile uygulanır ve bilinçaltının olumlu tepkilerinde eklemlerde kilitlenme oluşacağını; olumsuz yanıt verdiğinde ise bu tür kilitlenmeler olmayacağını varsayar. Kas testlerini tek başına uygulamak genellikle kolay değildir.

Biz aynı amaçla ve tek başına uygulanması çok daha kolay bir teknik olarak “Bilinçaltı Sorgulama” tekniğini kullanıyoruz.

Bilinçaltı Sorgulama tekniğinde kullandığımız araç, basit bir sarkaçtır. Bu sarkaç, kuartz veya benzeri bir kristale bağlı bir zincir şeklinde olabilir. Ya da ince bir ipin ucuna bir anahtar veya bir alyans bağlayarak kendi sarkacınızı kendiniz oluşturabilirsiniz. Önemli olan, sarkacın her yöne ve rahatça salınım yapabilmesidir.

Yaygın sarkaç hareketleri:
1- İleri-geri
2- Sağa sola
3- Saat yönünde dönüş
4- Ters saat yönünde dönüş
5- Sol ileri çapraz
6- Sağ ileri çapraz
7- Merkezde titreme
şeklindedir.

Bilinçaltı Sorgulama’da bilinçaltının olumlu ve olumsuz yanıtlarda ve kararsız kaldığı durumlarda hep aynı tepkiyi verdiği varsayılır. Ancak bu tepki aynı kişi için bile yere ve zamana bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu yüzden sorgulamaya başlamadan önce, ilk işlem olarak kalibrasyon yapılır ve hangi hareketlerin hangi yanıtlara karşılık geldiği belirlenir.

Bilinçaltı Sorgulama sırasında kullanılan tüm soruların Evet veya Hayır şeklinde yanıtlanacak veya onaylanacak/reddedilecek yapıda ve olabildiğince basit olması çok önemlidir. Kalibrasyon aşamasındaki sorular da aynı kriterlere uymalıdır.

İşlemler sırasında kullanılacak sarkacın zinciri veya ipi çok kısa veya çok uzun olmamalıdır. İp kısaldıkça tepki süresi kısalır. İp uzadıkça tepki süresi uzar. Genellikle 10-15 santimetrelik bir ip – zincir boyu uygundur.

Sorgulama sırasında kendinizi kasmamaya özen gösterin. Dirseğinizi gövdenize yaslayarak kolunuzu öne doğru uzatabilir ve zincirin ucunu işaret ve baş parmaklarınızla tutabilirsiniz. Hangi elinizi kullandığınızın önemi yoktur. Ancak sorgulamayı da kalibrasyonu yaptığınız elinizle sürdürmelisiniz. Eğer Bilinçaltı Sorgulama sırasında elinizi değiştirme ihtiyacı duyarsanız, yeniden kalibrasyon yapmayı ihmal etmeyin.

Zinciri yönlendirmek veya sabit tutmak için özel bir çaba sarfetmeyin. Kaslarınızı gevşetin. Herşeyi doğal akışına bırakın. Unutmayalım ki sarkaç, sadece bilinçaltının tepkilerini görünür hale getirmeye yarayan bir araçtır. Sarkacın kendi başına bir değerlendirme veya yönlendirme becerisi yoktur. Sarkaç, gaipten haberler vermez!

KALİBRASYON

Birinci Aşama: Kalibrasyon için önce yanıtı kesinlikle “Evet” olan bir kaç soru sorulur veya cümle kurulur:

Örneğin benim ilk kalibrasyon cümlem çoğunlukla şöyledir:
“Benim adım Ahmet.”
Genellikle buna yanıt olarak sarkacım ileri-geri yönde sallanır. Bu cümleyi yanıtın yönünden emin oluncaya kadar peşpeşe ve hızlı bir şekilde yinelerim.

Aynı cümleyi “Benim adım Ahmet mi?” şeklinde soru haline çevirerek kullanmak ta aynı işlevi görür.

Eğer ilk soruya veya cümleye belirgin bir yanıt alamazsanız, benzer nitelikte ve yanıtı yine “Evet” olan başka sorular yöneltebilirsiniz. İlk denemelerinizde hemen yanıt alamamak, belirgin bir hareketin oluşamaması gibi bazı belirsizlikler yaşayabilirsiniz. Sorgulama konusunda uzmanlaştıkça, bu tür belirsizlikler giderek azalacaktır.

İkinci Aşama: Bu kez yanıtı kesinlikle “Hayır” olan bir soru sorulur veya cümle kurulur. Yine benim kullandığım klasik soru, sıcak yaz günlerinde “Dışarıda kar yağıyor” veya kış mevsimindeysek “Şu anda plajda güneşleniyorum.” şeklindedir. Benim “Hayır” yanıtlarım genellikle sarkacın sağa-sola sallanması şeklinde olur.

Eğer “Evet” veya “Hayır” yanıtlarından herhangi birini belirgin bir şekilde alamıyor; ya da çelişkili yanıtlar alıyorsanız bulunduğunuz koşullar, bu sorgulamayı yapmaya uygun değil demektir. Böyle bir durumda ısrarcı olmayın. Bulunduğunuz mekanı değiştirin, ya da işlemi bir başka zamana erteleyin.

SORGULAMA

Kalibrasyon işlemini tamamlayıp “Evet” ve “Hayır” yanıtlarınızın yönlerini belirlediğinizde, sorgulama işlemlerine geçebilirsiniz.

Sorgulamada kullanacağınız tüm soru ve cümleler kısa ve net olmalıdır.

Aşağıda “Zenginlik ve Para” konulu bir Bilinçaltı Sorgulamada kullandığımız örnek cümleler ve elde ettiğimiz yanıtlar bulunuyor:

Evet: İleri – geri
Hayır: Sağa – sola
Parayla ilgili bir sorunum yok. – Hayır
Yeterli para kazanamamak beni rahatsız ediyor – Evet
Çok para kazanmak kötüdür – Evet
Çok para kazanmak iyidir – Hayır
Paranın gelişini reddediyorum – Evet
Paranın bana doğru akışını engelliyorum. – Evet
Parasızlık konusunda kendimi suçluyorum. – Evet
Eski borçlarım beni artık üzmüyor. – Hayır
Tepeleme parasal sorunlarımı çözer. – Evet

Bu kısa sorgulama, danışanımızın para kazanmaya karşı tepki duyduğunu, fazla paranın büyük bir sorun kaynağı olacağına inandığını gösteriyor. Bu gibi inançlar, genellikle mali konularda kendi kendini sabote etme davranışlarına neden olur.

Bilinçaltı Sorgulama Tekniğini herhangi bir konuda kararsız kaldığınız noktaları netleştirmek amacıyla da kullanabilirsiniz.

Bir başka danışanımızın sorgulama örneğinde şu soru ve yanıtlara ulaştık:
Sorgulama uyguladığımız danışanımız istediği gibi bir iş bulamadığını, çünkü yaşının ilerlemiş olduğunu, iş için gerekli yeterliğe sahip olmadığını düşünüyordu.

Evet: Saat yönünde dönüş
Hayır: İleri – geri
Öncelikle para kazanma ve kendine güven durumunu sorguladık.

İşsizlik beni rahatsız ediyor – Evet
Çok para kazanmak kötüdür – Belirsiz (Olduğu yerde titremeler)
Çok para kazanmak iyi bir şeydir – Evet
Ben kendimi değerli buluyorum – Evet

İş bulamamaktan rahatsız olduğu kesin ama para kazanmak ve kendine güven açısından olumsuz bir inancı bulunmuyor.

İkinci aşamada iş bulmakla ilgili sorulara yöneldik:

İstediğim zaman, istediğim işi bulabilirim – Hayır
İstediğim işi bulmak için yaşım fazla – Evet
Bulduğum işte o işin hakkını veremiyorum – Evet
Para kazanma konusunda çok tembelim – Hayır
Çok şanssız olduğuma inanıyorum – Evet

Aldığımız yanıtlar, danışanımızın iş bulma ve işin hakkını verme konusunda olumsuz inançlara sahip olduğunu gösteriyor. Tembel olmadığına ama, şanssız olduğuna inanıyor.

Danışanımızın masörlük sertifikası var. Ancak, bu işi yapmaya çalıştığında yoğun bel ağrıları yüzünden çalışmayı sürdüremiyor.

Masörlük yaparken belimin ağrıması o işi yapmak istemediğim için – Evet
Başarılı olmak beni korkutuyor – Hafif Hayır
Çalışırken kendimi sabote ediyorum – EVET (çok kuvvetli)
İşe girsem de işten çıkarılacağımdan korkuyorum – EVET

Bu durumda danışanımızın para kazanmaya veya zenginliğe karşı olumsuz bir tepki duymadığı; ancak, başarı korkusu nedeniyle kendi kendini sabote ettiği anlaşılıyor.

Bilinçaltı Sorgulama Tekniği, kendi kendinize uyguladığınızda, bilinçli zihninizdeki yanıtlarla bilinçaltınızın yanıtlarını karşılaştırma olanağı sağlar. Kendinize itiraf edemediğiniz korkularınızı, endişelerinizi, beklentilerinizi açığa çıkarır. Eğer danışanlarınıza uygularsanız, gerçek sorunlarının ne olduğunu belirlemeniz kolaylaşır; en azından zaman kazanırsınız.

Kullanacağınız sarkaçla ilgili bir kaç önemli noktayı tekrar hatırlatayım: Sağlıklı sonuçlar alabilmek için, kullanacağınız sarkaç mutlaka dengede olmalıdır. Bu nedenle profesyonel bir elden çıkmış bir sarkaç edinmenizi öneriyorum. Sarkacın olumsuz enerji yüklenmiş olma olasılığına karşı her yeni kullanımdan önce akan su altında yıkayarak topraklama yapmanız yerinde olacaktır.

İyi sorgular!..
Beni izlemeye devam edin…

Ahmet Aksoy
ahmetaksoy@gamet.com.tr
www.gamet.com.tr

Not: Bilinçaltı Sorgulama konusunda uygulamalı atölye çalışmalarımız vardır. Ayrıntıları, www.gamet.com.tr site adresimizde bulabilirsiniz.