?> korkular arşivleri - Kişisel Gelişim
Dec 102014
 
1,036 views

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Nasıl Aşılır?

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Nasıl Aşılır?Hepimiz irili-ufaklı bir sürü korkuya sahibiz.

Ancak, korkularımızın olması, korkulacak bir şey değildir.

Çünkü bu korkuların pek çoğu sağlıklı bir yaşam sürdürmemizde etkin bir rol oynar. Korkular, yaşamımızı riske atacak davranışlardan bizi korurlar.

Eğer mikroplardan, hasta olmaktan korkmazsak hijyen bizim için önemini yitirir; dolayısıyla biz de hastalıkları ve kötü yaşam koşullarını kendi rızamızla yaşamımızın içine pervasızca dahil ederiz.

Eğer yangından korkmasak pek çoğumuz çocuklarımızın kibritle, çakmakla oynamalarına aldırmaz, sonunda, çok ağır bedeller ödemek zorunda kalırız.

Korkular gerekli ve yararlı davranış biçimleridir. Yeter ki korkularımızın boyutu yaşam kalitemizi gereksiz yere ve olumsuz yönde etkileyecek kadar büyümesin!

Topluluk önünde konuşma korkusu (latince adıyla glossofobi) eğer bir topluluk önünde konuşma ihtiyacınız yoksa, sizin için önemli bir sorun yaratmaz. Belki de böyle bir korkunuz olduğunun farkına bile varmazsınız.

Mesela, “Ben, insanların önünde konuşmayı sevmem!” deyip geçersiniz. Kimse de sizi ayıplamaz.

Ama büyük bir şirkette çalışıyor ve hele yöneticilik yapıyorsanız, ya da göreviniz icabı müşterilere, şirket çalışanlarına veya yöneticilere sunum yapmak zorunda kalıyorsanız durum birdenbire değişir. Yapacağınız sunumu “ben konuşmayı sevmem” gibi gerekçelerle savuşturamazsınız…

Eğer bu tür fırsatlardan yararlanmak yerine onları engellemeye çalışırsanız, işte o zaman, yaşamınızın kalitesi bu korkunuz tarafından olumsuz yönde etkilenmeye başladı demektir.
Oysa aşırılaşan korkularla başa çıkmak hiç te sanıldığı kadar zor değildir. Tam tersine, korkularınızdan kaçarsanız, onların daha da büyümelerine uygun bir ortam sağlarsınız.
Çözüm, korkularınızla yüzleşmektir.

EFT Tepeleme yöntemi korkularınızla yüzleşmenizi sağlar ve onların sizi olumsuz şekilde yönlendirmelerini engeller.

http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/topluluk-onunde-konusma-korkusu-olanlar-icin-eft-tepeleme/ adresindeki yazımda, topluluk önünde konuşma korkusunu gidermek için bir EFT uygulama örneği verdim. Eğer EFT yöntemini zaten tanıyor ve onu kullanıyorsanız, verdiğim o örnekten doğrudan yararlanmanız mümkündür.

Eğer EFT Tepeleme yöntemine kendi başınıza kullanabilecek kadar hakim değilseniz, o zaman ya bize gelin, ya da yakın çevrenizdeki bir EFT Tepeleme uzmanına danışın. O sizi yönlendirecektir.

Topluluk Karşısında Konuşma Korkusu, istatistiklere göre en yaygın korku türüdür. Onun bu kerte yaygınlaşmasındaki temel etmen, insanların bu korkuyla yüzleşmek yerine ondan kaçınmayı tercih etmeleridir. Bu kaçış denemeleri, bir işe yaramadıkları bir yana, o korkuyu daha da büyütür ve kaçacak yer kalmadığında bir krizle noktalanır.

Size, diğer korkularınızla olduğu gibi, Topluluk Karşısında Konuşma Korkusu ile de barışık yaşamanızı, onunla yüzleşmenizi öneriyorum. EFT yöntemi size yardımcı olmaya hazırdır.

Deneyin, sonucunu görün!

ahmet aksoy

Oct 092014
 
1,069 views

Özel Sorularınız İçin Özelleşmiş Sitelerimize Uğrayın

Sorular

Gamet Gelişim, ağırlıklı olarak Kişisel Gelişim konusuna odaklanmıştır. Bu kapsamdaki yazılarımızı bu sitede topluyoruz.

Ancak Kişisel Gelişim çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu nedenle belli bir konuda yeterli birikime ulaştığımızda, o konuyu doğrudan ele alan bir alt-site oluşturarak, o konuyla ilgili eski ve yeni yazılarımızı bu yeni sitede toplamayı planlıyoruz.

Kişisel Gelişim konusuna dahil olmakla birlikte, özel olarak ayırıp düzenlediğimiz EFT-Tepeleme sitemiz ve bağlantılı konuları aşağıda listeledik:

EFT-Tepeleme

Site adresi: http://eft-tepeleme.gamet.com.tr

Konular:

  • EFT (Emotional Freedom Techniques) – Duygusal Özgürleşme Teknikleri
  • Tepeleme
  • Bilinçaltı Sorgulama
  • Enerji Meridyenleri
  • Kısıtlayıcı İnançlar
  • Korkular
  • Temporal Tepeleme
  • Olumlamalar
  • Yüzleşme
  • Topyekun arınma
  • Enerji Terapisi

 

Gamet Gelişim

 

May 072014
 
1,330 views

Korkularınızla Başa Çıkabilmenin En Pratik Çaresi

Herkesin korkuları vardır. Ancak bazı insanlar korkularıyla barışıktır. Bazılarıysa onları gizli gizli büyütmeye devam ederler.

Öncelikle korkuların bizim doğal savunma mekanizmalarımızın birer parçası olduğunu kavramamız gerekir. Eğer korkularımız olmasaydı, içine düşeceğimiz pervasızlık bizim için hayati risklere kolayca neden olabilirdi. Örneğin, yükseklik korkumuz hiç yoksa, 16. kattaki bir dairenin penceresinin dışına, hiç bir önlem almaya gerek duymadan çıkabiliriz ve bu bizim hayatımıza bile mal olabilir.

Eğer hasta olmaktan hiç korkmuyorsanız, hijyene hiç dikkat etmeksizin hem kendi sağlığınızı, hem de çevrenizdekilerin sağlığını gözü kapalı bir şekilde riske atabilirsiniz. Ve bunun bedeli ummadığınız kadar ağır olabilir.

Korkular, yaşantımızı sağlıklı bir şekilde dengelememize yardımcı olurlar.

Ancak, ipin ucu kaçar ve korkularınız sizi korumak yerine yaşamınızı kısıtlayan, onun kalitesini düşüren etkenler haline dönüşürse, işte buna bir dur demenizin zamanı gelmiştir.

Tepeleme (EFT), korku ve fobilerle başa çıkma konusunda çok etkili bir araçtır. Tepeleme, yaşam kalitenizi arttırmanıza, korkularınızla yüzleşerek onlarla ilgili kısıtlayıcı sorunlardan kurtulmanıza yardımcı olur.

Korkular, tahmin edemeyeceğiniz kadar çok çeşitlilik gösterir. Bunlardan bazılarını şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Toplum önünde konuşma korkusu
  • Yükseklik korkusu
  • Yılan korkusu
  • Örümcek korkusu
  • Böcek korkusu
  • Kapalı yerde kalma korkusu – Klostrofobi
  • Dişçi korkusu
  • İğne korkusu
  • Trafik korkusu
  • Asansör korkusu
  • Uçak korkusu
  • Reddedilme korkusu
  • Hız korkusu
  • Başarısızlık korkusu
  • Başarı korkusu
  • Hastalık korkusu
  • Köpek korkusu
  • Kedi korkusu
  • Yalnızlık korkusu
  • Kalabalık korkusu
  • Sınav korkusu
  • Yıkanma korkusu
  • Toz korkusu
  • Sel korkusu

Bu listenin tamamında yüzlerce korku var. Bu korkularda bazılarının adını hiç duymamış bile olabilirsiniz.

Araştırmalar, bir çok insanın, fobi sahibi olduğunun farkında olmadığını gösteriyor. Bu kişiler fobilerini o kadar kanıksamışlardır ki, bunları kendi kişiliklerinin doğal bir parçası zannetmektedirler.

Oysa korkuların en kısa zamanda çözümlenmeleri gerekir. Çünkü bunlar, çözümlenmedikleri sürece büyüme ve güçlenme eğilimindedirler. Dolayısıyla zaman içinde çözümü gittikçe zorlaşan bir mekanizmaya dönüşürler.

Tepeleme, blinçaltımızda yer eden korkularla yüzleşerek, onların normalleşmelerini sağlar. Amaç o korkuları yok etmek değil; kabul edilebilir bir noktada dengelenmelerini sağlamaktır. Onları normalize etmektir.

Üstelik tepeleme uygulamasında kaybedecek bir şeyiniz de yok! Oysa karşılığında daha kaliteli bir yaşama kavuşmanız mümkün.

Kendinizi, kontrol dışı korkular açısından bir yoklayın. Yaşamınızı olumsuz yönde etkileyen, çaresiz duruma düşmemek için uzak durmaya özen gösterdiğiniz mekanlar, canlılar, durumlar var mı?

Korkularla başa çıkmak ummadığınız kadar kolay olabilir. Çözüm için bizi arayın.

Ahmet Aksoy

0216 450 5784 – Gamet Gelişim

May 012014
 
1,169 views

(Aşağıdaki yazının orijinal hali http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/cocuklar-ve-gencler-icin-pratik-stres-denetimi/ adresinde yer almaktadır.)

Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Tepeleme (EFT) yöntemi, bedensel enerji sisteminin dengelenmesini sağlar.
Bu yöntem, Eski Çin tıbbı tarafından keşfedilen enerji meridyenleri ve bu meridyenlerin üzerinde bulunan bazı basınç noktalarının parmak uçları ile aktive edilerek dengelenmesi temeline dayanır.

Bu yöntem, TFT (Düşünce Alanları Terapisi) ve EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri) isimleri altında günümüz koşullarına uyarlanmıştır.

TFT metodunda her problemin çözümü için ayrı bir vuruş dizisi kullanılır. Oysa EFT metodunda farklı problemler için de olsa, aynı basınç noktalarına, üstelik aynı sırayla vurulur.

Son yıllarda, basınç noktalarının sayısına ve sıralamasına bağlı olarak değişik isimler altında çeşitli düzenlemeler duyurulmuştur.

Tepeleme yöntemi de temel itibariyle bir EFT (Duygusal Özgürleşme Tekniği) uygulamasıdır.

Ancak, zaman içinde bilinçaltı sorgulama, Temporal Tepeleme, Sanal Tepeleme gibi metotlarla birleşerek esnek ve dinamik bir uygulama haline dönüşmüştür.

Tepeleme, hem çocuklar hem de diğer aile bireyleri tarafından eşzamanlı olarak kullanılabilen bir çözüm aracıdır.

Bu sayede anne baba ile çocuklar ortak çalışma yaparlarken birbirleriyle daha iyi kaynaşırlar. Buna ilaveten, toplu uygulamalar çok daha tesirli olmakta; hem bireysel, hem de ailevi problemler çok daha hızlı bir biçimde halledilebilmektedir.

Tepeleme uygulaması için mutlaka bir problem olması gerekli değildir Bu metod, aile bireyleri arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla da kullanılabilir.

Toplu uygulamalar sırasında bireysel enerji alanları, ailesel ölçekteki enerji alanları ile kaynaşarak güçlenmekte ve daha etkin bir yapıya dönüşmektedir.

Aile içinde ve grup tepelemelerinde problemin yerini ve boyutunu saptamaya gerek kalmaz. Bu aşamalar atlanır ve sadece kısa uygulama yapılır.

Çocuklarla tekil uygulama yapılırken aşağıdaki noktaları kullanan kısa reçeteyi tercih etmek yerinde olur:
1- Tepe
2- Kaş
3- Göz ucu
4- Göz altı
5- Burun
6- Çene
7- Köprücük
8- Koltuk altı

Tepeleme sırasında kurgu cümlesi, karate noktasına devamlı vuruşlar yaparken 3 defa
yinelenir. Daha sonra yukarıda sıraladığımız basınç noktalarına ortalama 6 veya 7 defa vurulur ve bu sırada hatırlatma kelimeleri söylenir.

Koltuk altı noktasında döngü sona erdiğinde derin bir soluk alınır ve sesli olarak hızla boşaltılır. Bütün bu döngü mümkünse 3 defa yinelenir.

Gençler kendi bedenleri üzerindeki basınç noktalarına kendileri vuruş yapabilirler.
Çocuklarla uygulama yapılırken çocuğun ve problemin vaziyetine uygun alternatifler kullanılabilir.

Temel alternatifler şunlardır:
1- Çocuk, kendi bedeni üzerindeki basınç noktalarına kendisi vuruş yapar
2- Çocuğun vücudundaki basınç noktalarına bir aile ferdi veya tepeleme
uzmanı tarafından vuruşlar yapılır
3- Çocuk, vuruşları kendi gövdesine değil, elindeki bir oyuncağa uygular
4- Çocuk uyurken yanında veya bir başka mekanda, onun problemi veya motivasyonu için bir aile ferdi veya tepeleme uzmanı kendi vücudu üzerindeki basınç noktalarına vuruşlar yapar.

Tepeleme, çocukların ve gençlerin enerji seviyelerini dengeleyen etkili bir yöntemdir. Bu yöntem sadece duygusal problemleri çözmek için değil, motivasyon sağlamak ve özgüveni pekiştirmek amacıyla da kullanılabilir.

Eğer çocuklarınızda stres, korku, fobi, çalışma güçlüğü ve öğrenme güçlüğü, sınav stresi, özgüven eksikliği gibi problemler gözlemekteyseniz lütfen ücretsiz bir ön değerlendirme yapmak için bizi arayın.

Çocuk ve gençlere yönelik tepeleme çalışmalarımıza ilişkin yeni yazılarımızı web
sitemizden izleyebilirsiniz. Sorularınızı ve sorunlarınızı lütfen bizimle paylaşın.

Ahmet Aksoy

 Çocuklar ve Gençler İçin Pratik Stres Denetimi

Mar 072014
 
2,018 views

Yazma Korkusu Olanlar İçin Pratik İpuçları

Zihniniz karmakarışık bir kağıt sepeti gibi dolu, anlatmak istediğiniz yüzlerce konu var.

Ama kağıdın başına, ya da klavyenin önüne oturduğunuzda beyniniz birden boşalıyor, sözcükler zihninizden tehlikeyi sezmiş karıncalar gibi kaçışıyor mu? Yoksa “Nasıl olsa yine yazamayacağım!” deyip, denemekten bile vaz mı geçiyorsunuz?

Yazma korkusu

Foto: netdna.copyblogger.com

Kimbilir, belki de işinizin önemli bir bölümü zaten yazı yazmakla ilgili. Ama artık kendinizi tıkanmış, tükenmiş mi hissediyorsunuz? İlham periniz sizi terk mi etti?

Umarım “yazma korkusu” -writer’s block- noktasına gelmemişsinizdir. Eğer geldiyseniz, bu yazıda ele alacağım yöntemler size yeterince yarar sağlamayabilir. Sizin öncelikle bu korku ile yüzleşmenizi öneriyorum. Biliyor veya bilmiyor olabilirsiniz ama, korkulardan kurtulmak, korkulduğu kadar zor değildir.(*)

İster yeni başlıyor olun, ister deneyimli bir yazar olun, kendinize özgü stratejiler ve yöntemler kullanmak zorundasınız.

– Değişime ve gelişime açık ol: Öncelikle değişime ve gelişime açık olun. Yoksa kaçınılmaz olarak aşınır, tükenir ve sıradanlaşırsınız. Kendinizi geliştirmeyi, öğrenmeyi asla bırakmayın. Bunun için de okuyun, okuyun, okuyun! Hem de her türlü yazıyı!

– Yazmaya başlamadan önce yazının haritasını çiz: Düşünce haritası, kavram haritası, zihin haritası, listeleme gibi araçlardan yararlanarak konuya ait temel bileşenleri ve bunların ilişkilerini ortaya çıkarın.

– Yazarken düzeltme yapma: Yazma eylemi sırasında düşünce akışını aksatacak her türlü davranıştan uzak durun. Düşüncelerinize, kağıda veya ekrana dökülen sözcüklere müdahale etmeyin. Her şeyi olağan akışına bırakın. Düzeltme işlemleri tamamiyle başka bir aşamadır.

– Yazı taslağını düzeltmeye geçmeden önce ara ver: Yazı taslağınızı tamamladıktan sonra bir kenara kaldırın. Zihninizden o konuyu uzaklaştırın. Başka şeylerle ilgilenin. Düzeltme işlemine bir kaç saatten önce geçmeyin. Bu süreyi bir kaç güne kadar uzatabilirsiniz. Hem yazar, hem de editör şapkalarınızı aynı anda takmayın.

– Taslak aşamasında sözcüklere takılma: Doğru sözcüğü bulamadıysanız bile üstünde durmayın, gerekirse yerini boş bırakın. Gerekiyorsa kısa bir açıklama ekleyin. Dilbilgisi kurallarına, noktalamalara takılmayın. Yazma akışkanlığını engellemekten kaçının.

– Anlatma Resmini Göster (ARG): Eğer akademik bir makale, bir ders kitabı veya teknik içerikli bir yazı yazmıyorsanız, doğrudan anlatmak yerine okuyucunun duyularını ve duygularını işin içine sokun. Nasıl hissetmeleri gerektiğini söylemeyin, sadece bu duyguya yol açacak davranışları resmedin, yazınıza ses, koku, tat, hareket ve renk ekleyin.

– Kesintisiz çalışma zamanları oluştur: İster sabahın köründe, ister günün ortasında, ister gecenin bir yarısında olsun, telefonunuzun çalmayacağı, acil ama önemsiz nedenlerle bölünmeyecek bir “yazma zamanı” tanımlayın. Bu zamanı sadece yazmak için ve kesintisiz olarak kullanın.

– Alıştırma amacıyla her konuda yaz: Yazı alanınız tanımlı dar sınırlar içinde olsa bile, alıştırma amacıyla değişik konularda da yazılar üretin. Her yazdığınızı yayınlamak zorunda değilsiniz. Bu çalışmalar sizi zinde tutacak, üretkenliğinizi ve yaratıcılığınızı destekleyecektir.

Yazarlık ile ilgili yazılarımızın devamı da gelecek.
Beğendiğiniz yazılarımı “beğendim” olarak işaretleyin ve beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

(*) : EFT – Tepeleme bu konuda size yardımcı olabilir. Bizi arayın. Kardeş sitemizdeki EFT – Tepeleme konulu diğer yazılarımızı okuyun.

Feb 242014
 
2,129 views

Kalabalık Karşısında Konuşmak

Kalabalık karşısında konuşmakKalabalık karşısında konuşmak, sizce bir sanat mıdır? Yoksa sadece teknik bir beceri mi?

Bana göre, her ikisi de.

Eğer gerekli teknikleri bilmiyor ve kendinizi ona göre uyarlayıp geliştirmiyorsanız, ne denli yetenekli olursanız olun, eninde sonunda, potansiyel dinleyicilerinizi kaybetmekle karşı karşıya kalırsınız.

Öte yandan, doğal bir yeteneğiniz olmasa bile, mikrofon, prompter, vb gibi teknolojik nimetlerden yararlanır, eksiklerinizi teknik donanımla ve taze bilgiyle tamamlarsanız, deneyimleriniz  başarıya giden yolda size mutlaka eşlik edecek, yolunuzu aydınlatacaktır.

İyi bir konuşmacı topluluk önünde konuşmak için nelere dikkat etmelidir?

  • Konuşma yapacağınız yeri önceden tanıyın (Konuşma yapacağınız yere erken gidin ve oturma düzenini, kürsüyü, ışıkları, mikrofonu, projeksiyon cihazını, lazer göstericiyi kontrol edin.)
  • Dinleyici kitlesini iyi analiz edin (İzleyicilerin yaş, cinsiyet, dil, din, etnik yapı, politik tercihler, konuya ilişkin bilgi düzeyi, fiziksel ve duygusal tepkiler gibi özelliklerini önceden saptayın ve konuşmanızda bu noktaları göz önünde bulundurun.)
  • Amacınızı netleştirin (Konuşmanızın amacını baştan belirleyin: bilgi vermek mi, ikna etmek mi, eyleme çağırmak mı, yoksa eğlendirmek mi?)
  • Organize olun (Gereçlerinizi, notlarınızı, zamanınızı denetim altında tutun. Aksiliklere karşı, mutlaka bir B planınız olsun. Örneğin notlarınız sadece elektronik ortamda kalmasın. Konuşmanızın ana başlıklarını kağıt üzerinde yazılı olarak ta el altında bulundurun ve bütün sayfalarınız düzgün şekilde numaralandırılmış olsun.)
  • Dinleyicilere gereksiz ve aşırı bilgi yüklemekten kaçının (Konuşmanızın içeriğinden sapan konulara ve gereksiz ayrıntılara girmeyin.)
  • Monotonluk ve hareketsizlikten uzak durun (Ses tonunuzu ve sesinizin yüksekliğini gerekli yerlerde değiştirin. Gerektiğinde sessizlikten de yararlanın. El ve beden hareketlerinizi doğru kullanın.)
  • Konuşma sırasında dinleyicilerin beden dilini de okumayı ihmal etmeyin (İzleyiciyle göz teması kurun. Duruşlarından, el ve kol hareketlerinden, bakışlarından onların duygularını saptayabilirsiniz. Böylece dinleyicilerinizin size güven duyup duymadıklarını, konuya ilgilerinin sürüp sürmediğini anlayabilirsiniz.)
  • Önceden imgeleme yapın (Mutlaka başarılı bir sunum yaptığınızı, izleyicilerin sizi alkışlayıp kutladığını hayal edin. Bilinçaltınızı başarıya hazırlayın.)
  • İzleyicilerin başarılı bir sunum izlemek için geldiklerinin farkında olun (İzleyiciler sizin hata yapmanızı beklemez. Aksi halde sizi izlemeye gelmezlerdi. Sizin başarınız, doğru bir karar verdikleri ve zamanlarını boşa harcamadıkları için onları da mutlu edecektir.)
  • Olası sorunlar için özür dilemeyin (Bunu yaparsanız, hem kendinizde, hem de izleyicilerinizde gereksiz yere olumsuz bir beklenti yaratabilirsiniz. )
  • Vermek istediğiniz mesaja odaklanın (İzleyicileri veya ortamı da gözleyin ama, asıl odaklanmanız gereken, mesajınızın kendisidir.)
  • Deneyim kazanacağınızı unutmayın (Kazanacağınız deneyimler, kişisel güveninizi de arttıracaktır)

İstatistiklere göre “Kalabalık karşısında konuşmak”, bazıları için önemli bir korku nedenidir.  Oysa pek çok başka insan da, karşılarında konuşabilecek kalabalıkları bulmakta zorlanmaktadır. Bu nedenle konuşma korkusu yaşayanların, bu sorunlarını, küçük bir çabayla büyük bir fırsat haline dönüştürmeleri mümkündür.

Bu konudaki yazılarımız devam edecek. Ayrıca belli aralarla sohbet toplantıları düzenleyeceğiz.

Lütfen yazılarımızı beğenmeyi unutmayın ve bizi takip edin.

Ahmet Aksoy

Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, İleri Hipnoz ve Master NLP uzmanı,
Master Yaşam Koçu
0216 450 5784 – gelisim@gamet.com.tr

Not: Eğer yaptığınız tüm hazırlıklara rağmen kalabalıkla yüz yüze geldiğinizde, hatta sadece o ortamı düşündüğünüzde vücudunuzdan terler boşanıyor, eliniz ayağınıza birbirine dolaşıyor ve bütün bildikleriniz aklınızdan uçup gidiyorsa; üstelik bu durumu bütün deneyimlerinize rağmen kontrol altına almakta başarılı olamıyorsanız duygu-enerji terapisi almanız yararlı olabilir. Topluluk karşısında konuşma korkusu duygusal bir sorundur ve mutlaka çözülmelidir. Danışmak için bizi arayın.

Feb 152014
 
2,737 views

Topluluk Önünde Konuşmak mı Daha Kolay, Yoksa Ölmek mi?

Credits: Cornell.edu

Credits: Cornell.edu

“tavşan korktuğu için kaçmaz
kaçtığı için korkar.” N. Hikmet

Çoğumuza tuhaf gelse de pek çok insan, topluluk önünde konuşmak yerine, ölmeyi tercih ettiğini söylüyor. İstatistikler bu yönde. Ve günümüzün en yaygın korkusu, “Topluluk önünde konuşmak”. Toplum karşısında konuşma fobisi, bilimsel adıyla, glossofobi olarak biliniyor.

Bu korkuyu tetikleyip, besleyen başka korkular olabilir:
1- Olumsuz eleştirilmekten korkmak
2- Ne söyleyeceğini unutmaktan korkmak
3- Kalabalıktan korkmak
4- Başarısızlıktan korkmak
5- Başarıdan korkmak

Pek çok korkuda olduğu gibi glossofobinin temel belirtileri şunlar:

  • Sesin titremesi
  • Sesin kısılması
  • Nabzın yükselmesi
  • Ellerin buz kesmesi
  • Ayakların buz kesmesi
  • Ağız veya boğazda kuruluk
  • Zihnin boşalması
  • Halsizlik
  • Ellerin terlemesi ve titreme
  • Mide bulantısı
  • Dudakların ve çenenin titremesi
  • Dilin dolaşması, kekeleme
  • Nefes almakta zorluk
  • Dizlerin, bacakların tutmaması
  • Yüzün aşırı derecede kızarması
  • Sinirlilik, aşırı tepkisellik
  • Kaçıp gitme isteği

Bu belirtilere göre kendi durumunuzu değerlendirebileceğiniz basit bir testi http://www.gamet.com.tr/topluluk-onunde-konusm-korkusu-olanlar-icin-birkac-ipucu/ adresinde yayınlamıştık. Dilerseniz, kendinizi sınayabilirsiniz.

Pek çok canlı gibi insanlar da korku karşısında 3 temel davranış gösteriyor:
1- Savaş
2- Ölü taklidi yap
3- Kaç

Yukarıdaki belirtiler, bu üçlü davranış modelinin “ölü taklidi yapma” ve “kaçma” tepkileriyle örtüşüyor. Bu tepkiler, ilkel/sürüngen beynimiz tarafından yönetiliyor ve mantıkla denetlenmesi mümkün değil.

Peki ne yapmak lazım?

Öncelikle bilinçaltımızın bu durumla yüzleşmesini ve aslında bizi korumak için “korku” aracını kullanmasına gerek olmadığını farketmesini sağlamak gerekli.

Nazım Hikmet, Kuvayi Milliye Destanı’nın Büyük Taarruzun başladığı geceyi anlatan dizelerinde şöyle diyordu:

….
Sekizinci,
İbrahim,
korkmayacaktı bu kadar
bembeyaz dişleri böyle tıkırdayıp
birbirine böyle vurmasalar.
Ve İzmirli Ali Onbaşı biliyordu ki :
tavşan korktuğu için kaçmaz
kaçtığı için korkar.
….

Ve yine aynı destanın Birinci Babındaki Karayılan Hikayesi, korkunun çözümsüzlüğünü ve yarattığı çaresizliği çarpıcı bir şekilde anlatır.

Public-Speakingİşte bu yüzden, çözümün ilk aşaması, kaçmaktan veya ölü taklidi yapmaktan vazgeçmektir. İçinde bulunduğumuz durumla açıkça yüzleşmektir. Olumsuz duygularımızı deşarj etmek, bedenimizdeki enerji akışını dengelemektir.

EFT – Tepeleme duygusal yüzleşmeler açısından çok etkili ve pratik bir araçtır. Öncelikle bir uzmanın yardımını isteyebilir, daha sonra, kendi başınıza da kolaylıkla sürdürebilirsiniz.

Şunu asla unutmayın: Korku, doğal bir tepkidir. Korku, bedenimizin koruma amaçlı bir savunma mekanizmasıdır. Korkuların çoğu genetik değildir, sonradan öğrenilir. Bunların içinde bazıları, yanlış yönde gelişir ve yaşamımızı olumsuz yönde etkilemeye başlar. Bunda sizin hiç bir suçunuz ve sorumluluğunuz yoktur.

Glossofobi vakalarının pek çoğunun altında, eğitim döneminin ilk yıllarında sınıf önünde bir öğretmen tarafından -ne gerekçeyle olursa olsun- aşağılanma ve diğer öğrenciler tarafından alaya alınma öyküsü yatar. Bu kişiler benzer bir olayı tekrar yaşamamak için bir korku geliştirir ve farkına bile varmadan bunu büyütürler. Birçokları ilk anıyı öylesine bastırırlar ki, anımsamaz olurlar. Bütün bunlar, bilinçaltınızın sizi koruma girişimleridir. Bilinçaltı Sorgulama veya benzeri başka tekniklerle bu sorunun kaynağına inilebilmesi, yüzleşmeyi ve böylelikle çözüme ulaşmayı kolaylaştırır.

Glossofobi yaşayanlarla ilgili önemli bir gözlem, bu kişilerin topluluk önünde fiilen konuşmaktan değil, böyle bir durumla karşılaşmaktan korktukları yönündedir. Bu nedenle, bir kaç konuşma deneyiminden sonra, glossofobi sorunu büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır.

Eğer topluluk önünde konuşma korkunuz varsa, önce bunun farkına varın ve durumunuzu kabullenin. Ve hemen, çözüm arayın. Aksi halde, çözümden kaçındığınız sürece, mevcut korkunuz daha da büyüyecektir. Buna fırsat vermeyin. Yardım istemekten çekinmeyin. Korkularla başa çıkmak sandığınız kadar zor değildir. Yeter ki siz çözüme ulaşmak isteyin.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, İleri Hipnoz ve Master NLP uzmanı,
Master Yaşam Koçu
0216 450 5784 – gelisim@gamet.com.tr

Bağlantılı kavramlar: topluluk önünde konuşmak, toplum önünde konuşmak, toplum içinde konuşmak, toplum karşısında konuşmak, topluluk karşısında konuşmak, kalabalık karşısında konuşmak, kalabalık önünde konuşmak

Sep 202013
 
28,720 views

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Olanlar İçin Birkaç İpucu
anxious-clownKuzey Amerika’da yayınlanan istatistiklere göre insanların en büyük korkusu %74 ile “Topluluk Önünde Konuşmak” yani bilimsel adıyla “glossofobi”. İkinci sıradaki “Ölüm korkusu” ise sadece %68. (Ne yazık ki ülkemizde bu tür istatistiklere ulaşmak hiç te kolay olmuyor.)

Korku dendiğinde ilk akla gelenlerden olsa da “Yükseklik korkusu”nun oranı sadece %10.

Topluluk önünde konuşma korkusu genellikle dinleyici sayısı 4-5 kişiden fazla ve yabancı ağırlıklı olduğunda ortaya çıkıyor. Glossofobi, daha önce bir topluluk önünde hiç konuşma deneyimi olmayanlarda kendini daha baskın bir şekilde gösteriyor.

Ayrıntılara ve çözüm önerilerine girmeden önce belki de kendinizi sınamak isteyebilirsiniz. İşte size küçük bir test:
Aşağıdaki her satıra 0 ile 4 arasında bir puan verin (Asla=0, ender olarak=1, bazan=2, çok sık=3, her zaman=4) sonra da tüm satır puanlarını toplayın.
Topluluk önünde konuşma yaparken veya böyle bir olasılık belirdiğinde
(   ) 1- Sesim titriyor/kısılıyor
(   ) 2- Nabız atışım hızlanıyor
(   ) 3- Ellerim ve/veya ayaklarım buz kesiyor
(   ) 4- Ağzım ve/veya boğazım kuruyor
(   ) 5- Zihnim boşalıyor
(   ) 6- Kendimi çok halsiz hissediyorum
(   ) 7- Ellerim terliyor/titriyor
(   ) 8- Midem bulanıyor
(   ) 9- Dudaklarım titriyor
(   ) 10- Nefes almakta zorlanıyorum/ nefes nefese kalıyorum
(   ) 11- Kekeliyorum
(   ) 12- Bacaklarım/dizlerim tutmaz oluyor
(   ) 13- Oradan kaçmak istiyorum
(   ) 14- Yüzüm kızarıyor
(   ) 15- Aşırı sinirli/tepkisel oluyorum
—–
(   ) Toplam puanım

Toplam puanınızı değerlendirin:
0-10 : Yaşadığınız sıkıntıyı fobi olarak değerlendirmek pek doğru olmaz. Diyafram nefesiyle gerginliğinizi kolayca kontrol altına alabilirsiniz. Yaşadığınız olumlu deneyimlerle bu sorunu kendiliğinden aşmanız mümkün.
10-40: Üzerinizdeki duygusal baskıyı bir an önce çözümlemeniz gerek. Başınıza gelecekleri imajine ederek topluluk önünde konuşmaktan kaçmak korkunuzu büyütüp fobi haline dönüştürebilir. EFT veya hipnoterapiden yararlanabilirsiniz. Bir uzmanla görüşmenizde yarar var.
40 ve üzeri: Ne yazık ki sorununuzu fobi olarak kategorize etmek hiç te yanlış olmaz. Mutlaka bir uzmanla görüşmeniz gerekir. Lütfen hemen bir uzmanla bağlantı kurun.

Glossofobi sorununu “Güzel Konuşma Yapamama” sorunu ile karıştırmamak yerinde olur. Çünkü glossofobi söz konusuyken, ne kadar donanımlı ve iyi hazırlanmış olursanız olun, sizi yönlendiren duygular bilinçaltınızı kaçmak ya da ölü taklidi yapmak için zorlayacaktır. Fizyolojik belirtilerin pek çoğu bu nedenle “kaçma” ya da “hareketsiz kalma” hazırlığıyla bağlantılıdır.

Glossofobiden kurtulmak “mantık” yoluyla mümkün olmaz. Çünkü hakim olan duygularınızdır. Bu nedenle, duygularınızın yatıştırılması, bedeninizdeki gerginliklerin boşaltılıp dengelenmesi gerekir.

Peki bu sorundan kurtulmak için neler yapılabilir?
1- Derin nefes alın. Özellikle diyafram nefesi etkili ve yararlıdır. Nefes alırken burnunuzu, verirken ağzınızı kullanın.
2- EFT yapın. EFT ile vücudunuzun enerji dengesini sağlar, duygularınızı tetikleyen olumsuz olaylarla yüzleşip onları birer “eski” anıya dönüştürürsünüz.
3- Bilinçaltı telkin ve otohipnozdan yararlanın
4- Bir hipnoterapiste danışın
5- Bir psikiyatriste danışın

Konuyla ilgili ve daha ayrıntılı yeni yazılarımı en kısa zamanda yine burada yayınlayacağım.

Lütfen yazılarımı paylaşın ve beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, İleri Hipnoz ve Master NLP uzmanı,
Master Yaşam Koçu

Şu yazımı da okuyabilirsiniz: http://www.gamet.com.tr/topluluk-onunde-konusmak-mi-daha-kolay-yoksa-olmek-mi/

Kaynakça:
http://www.statisticbrain.com/fear-of-public-speaking-statistics/
http://www.ask.com/question/what-percent-of-people-fear-death
http://www.speech-topics-help.com/fear-of-public-speaking-statistics.html

Mar 272013
 
1,653 views

Sınav Kaygısı ile Nasıl Başa Çıkabilirsiniz?

Sınav kaygısı

Belli bir düzeydeki kaygı, karşılaştığınız sınavlar için etkin bir motivasyon kaynağı olur.
Ancak kaygının dozu gereken miktarın üzerine çıkarsa, bu kez önemli bir engelleyici haline dönüşür.

Tüm bu sürecin sonuçlarını ilkel beynimizin tanıdığı 3 temel dürtü belirler:

  • savaş
  • kaç
  • ölü taklidi yap

Eğer gireceğiniz sınavın sizde hiç stres yaratmadığını düşünüyorsanız, o sınav sizin için önemli değildir. Belki de sadece ölü taklidi yapıyor veya kaçıyor olabilirsiniz.

İster küçük, ister büyük olsun, bütün sınavlar sizi etkiler. Ama her birine farklı tepkiler verirsiniz.

Aşağıdaki belirtiler sizde de var mı?

  • Terleme
  • Nabız atışınızda hızlanma
  • Nefes daralması
  • Mide bulantısı
  • Kendini sersemlemiş gibi hissetmek
  • Bir boşluk duygusu içinde olmak
  • Herşeyin anlamsız bir hale gelmeye başlaması
  • Endişe
  • Başarmaktan veya başaramamaktan korkma

Eğer önünüzdeki bir sınav yüzünden yukarıdaki belirtilerin tümünü veya bir kısmını yaşıyorsanız siz de sınav kaygısı yaşıyorsunuz demektir. Belirti sayısı fazlaysa, kaygı düzeyiniz de fazladır

Sınav kaygısını tetikleyen inançların bazıları şunlardır:
Yeterince hazırlanmış olmamak veya öyle düşünmek
Kendine güven duyamamak
İyi bir sonuç alabileceğine inanmamak
Sınav sırasında zamanı verimli kullanamamak

Aşırı Sınav Kaygısına Karşı Etkili yöntemler:

  • Sağlığına dikkat et
  • Yeterince ve doğru şekilde hazırlık yap
  • Hedefini iyi belirle
  • Zamanını etkin bir şekilde kullanmayı öğren
  • Kaygı düzeyini ayarla
    • Derin nefes al
    • Kaslarını gevşet
    • Dikkati dağıtacak etkenleri azalt
    • Ritüellerden yararlan
  • Korkularınla yüzleş
  • Olumlamalardan yararlan
  • EFT – Tepeleme yap

EFT – Tepeleme sadece sınav kaygısı için değil, aslında hayatımızın her alanına yönelen kaygı ve beklentiler için kullanılabilir. Üstelik EFT sadece olumsuzluklara karşı bir savunma aracı değil, aynı zamanda beklenti ve hedeflerimizi somutlaştırmamızı sağlayan etkin bir güdüleyicidir. EFT-Tepeleme, yukarıda sözünü ettiğimiz çalışmaların hepsini birleştirip kaynaştırır. Çünkü bu yöntemin özü “kendimizle yüzleşmek”, “zayıf ve güçlü yanlarımızla kendimizi tanımak”tır. Hem korku ve kaygılarımızı, hem zayıf taraflarımızı, hem de güçlü yanlarımızı farkedip tanımamızı sağlar. EFT bizi gerçeklerle yüzleştirir. Ayaklarımızı yere sağlam basabilmemizi, yaşamın gözlerinin taa içine bakabilmemizi sağlar.

İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun; planlanmış sınavlar sözkonusu ise, EFT öğrenmenizi ve onu hayatınızın bir parçası haline getirmenizi öneriyorum. Ayrıca, Tepeleme çalışmalarını içselleştirebilmeniz için kabaca bir aylık süreye gereksinim duyacağınızı da unutmayın. EFT son dakika önlemleri için kullanılacak bir yöntem değildir. Onu yaşamınızın doğal bir parçası yapmanız gerekir.

EFT öğren ve yaşamın denetimini eline al!

Ahmet Aksoy

Not: Yukarıdaki yazıyı, aslına bakarsanız bir hafta kadar önce yazmıştım. Ancak, özellikle YGS sınavına girecek öğrencilerin kafasını son anda karıştırmamak için bekledim. Çünkü alınması gereken önlemler ve yapılması gereken hazırlıklar aslında bir süreçtir. Son anda yapılan girişimler, faydadan çok zarar getirebilir.
Lütfen yukarıdaki yaklaşım ve önlemleri sınav kapıya dayandıktan sonra gündeme taşımayın. İster kendiniz, ister yakınlarınız için olsun, hazırlık sürecine yeterli zaman tanımayı ihmal etmeyin!
EFT ile hemen tanışın!

Dec 092012
 
1,411 views

Aşağıdaki yazının orijinal haline http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/icsel-temizlik-icin-eft-tepeleme-oturumlari/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Daha ana karnındayken başlayan olumsuz duygusal ve fiziksel etkilenmeler tüm yaşamımız boyunca bizi yönlendirmeye devam ediyor. Nedensiz korku ve davranışlarımızın pek çoğunun altında, bu baskılanmış etkiler var.

EFT – Tepeleme aracılığıyla bu tür -nedeni açıkça bilinmeyen- korku ve inançlarımızla yüzleşmemiz ve onların olumsuz etkilerinden kurtulmamız mümkün.

Ancak bu tür iç temizlikleri kendi başımıza yapmamız pek kolay olmuyor. Tıpkı ormanın içindeyken sadece ağaçları görebildiğimiz gibi, kendi sorunlarımızı tarafsız bir bakış açısıyla yakalayıp bizzat değerlendirmemiz pek olanaklı değil. Bu nedenle de “iç temizlik” çalışmalarının EFT – Tepeleme profesyonellerinin denetiminde gerçekleştirilmesi gerekir.

İçsel Temizlik çalışmalarının asıl kritik tarafı korku, kısıtlayıcı inanç gibi  sınırlamaların doğru biçimde tespit edilmesidir.

Bu amaçla yeni bir çalışma başlattık: “İç temizlik Oturumları

Bu oturumlar, sistematik bireysel çalışmalardan oluşuyor.

İlk aşamada özel anketlerle bilinçli olarak farkında olduğumuz sorunlarımızı belirliyor ve bu inançların bilinçaltımız tarafından da paylaşılıp paylaşılmadığını saptamak üzere Bilinçaltı Sorgulamalar uyguluyoruz.

Bilinçli zihnimizin önem verdiği inançlar her zaman gerçeği yansıtmak zorunda değildir.  Bilinçli zihnimizin süzgeçlerine göre önemli gibi görünen bir konu, aslında bilinçaltımız tarafından paylaşılmıyorsa; bizler, farkında bile olmadan “kişisel sabotajlar” üretmeye başlayabiliyoruz. Böyle bir durumda gerçek sorunlarımızın farkına varmamız pek olası değil.

Bilinçaltı Sorgulama, bu açıdan bize önemli ipuçları sağlıyor.

Önümüzdeki günlerde “Zenginlikle İlgili Kısıtlayıcı İnançlar” başlıklı kısaltılmış bir anket yayınlayacağız. Bu anketi kendinize uygulayarak kişisel durumunuzu saptayabilir ve yardıma ihtiyacınız olup olmadığını belirleyebilirsiniz.

İçsel Temizlik, farkında olmamız gereken çok önemli bir konudur. Bu konuyla ilgili yazılarımızı sürdüreceğiz. Kendinizi daha iyi tanımanız ve gerektiğinde önlem alabilmeniz açısından sitemizi ve yazılarımızı izlemenizi öneriyoruz.

İçsel Temizlik uygulayarak bilinçli zihninizi ve bilinçaltınızı senkronize ettiğinizde sınırlarınızın alabildiğine genişlediğini farkedebilir, yaşamın tadını daha fazla çıkarabilirsiniz.

Bizi izlemeye devam edin!

Ahmet Aksoy