?> kişisel gelişim arşivleri - Page 2 of 3 - Kişisel Gelişim
Feb 202014
 
2,112 views

İlgili yazı http://eft-tepeleme.gamet.com.tr  sitesine aktarılmıştır. Yazıya ulaşmak için lütfen aşağıdaki linke tıklayın:

İğnesiz Akupunktur Yöntemi Akupresür ile Daha Sağlıklı Olun

Gamet Gelişim

Jan 302014
 
1,885 views

ZAP: Zaman Planlaması – Zaman Yönetimi – 2

Bu yazının birinci bölümü için tıklayın

(İkinci Bölüm)

saatZAFERE GİDEN YOLDA HEDEFLERİ SAPTAMAK

Beyin fırtınası yöntemiyle hedef listenizi oluşturun. Bu aşamada hedeflerinizin önem ve aciliyet sırası önemli değildir. Sadece aşağıdaki kriterleri dikkate alarak onları yazın, sıralamayı sonraya bırakın.

  • Hedefleriniz çok basit ve küçük olmasın.
  • Hedefleriniz çok büyük te olmasın. Gerekirse onları daha küçük parçalara bölün.
  • Hedeflerinizin farkında olun. Onları niçin hedef olarak seçtiğinizi sorgulayın. Hedeflerinizi netleştirin.
  • Ana hatlarıyla hedeflerinize hangi araçları kullanarak ulaşabileceğinizi belirleyin.
  • Hedefleriniz çok katı olmasın. Gerektiğinde onları revize edin.

Hedeflerinizi belirlerken ZAFER kriterlerine uyun.

Z: Zaman sınırı koyun. Hedefe ne zaman ulaşacağınızı baştan saptayın.
A: Amaca uygun, erişilebilir ve ulaşılabilir olsun.
F: Farkları kolayca anlaşılabilsin, spesifik olsun.
E: Eski haliyle yeni hali kıyaslanıp ölçülebilsin. Belli bir zaman kesitinde ne kadarının tamamlandığı hesaplanabilsin.
R: Realist, yani gerçekçi olsun.

Hedef listenizi tamamladıktan sonra, önemli hedeflerinizi ayırın ve yeni bir liste oluşturun.

  • İşlerinizde önceliklerinizi belirleyin.
  • Yaşamınızın çeşitli bölümlerine ne kadar zaman ayıracağınızı saptayın.
  • Yıllık ve 5 yıllık planlar yapın.
  • Görevlerinizin önem derecelerini belirleyin.
  • Rutin işler için ayırdığınız zamanı sınırlayın.
  • Planlama için kendinize mutlaka ve yeterli zaman ayırın.
  • Önceliği aynı işlerden zor olanlara ve hoşlanmadıklarınıza daha fazla öncelik tanıyın.
  • Mola verin.
  • Eğlence ve dinlenmeye zaman ayırın.
  • Okumaya ve öğrenmeye zaman ayırın.
  • Kendinizi çok katı kurallarla sınırlayıp gereksiz baskı yaratmayın.
  • Kendinize aşırı yüklenmeyin.
  • Yeterince iş yükünüz varken, yeni görevler üstlenmeyin. Hayır demeyi bilin.
  • Sosyal yaşantınızı koruyun ve geliştirin.
  • Uygun işleri üstlenin. Mümkün olan alt düzey işleri başkalarına aktarın.
  • Hangi işleri başkalarına devredebileceğinizi doğru saptayın.
  • Devrettiğiniz işe ait gerekli tüm ayrıntıları ilgili kişiye aktarın.
  • Başkalarına devrettiğiniz işleri mutlaka takip edin.
  • Ekstra zamanınız olup olmadığını netleştirin.
  • Evinizi evde, işinizi işte bırakın.
  • Bir gününüzün içine sadece yeterli miktarda iş yükleyin.
  • Randevu saatlerinize uyun.
  • İşlerinizi zamanında yapmaya özen gösterin.
  • Konuşma sürelerinizi doğru belirleyin.
  • Telefon konuşmalarınızın süresini kısa tutun.
  • Toplantıları yeterli uzunlukta tutun ve bu süreye uyun.
  • Günlük, haftalık ve aylık planlar hazırlayın ve bu planlara uyun.
  • İşlerin bitiş sürelerini mutlaka dikkate alın.
  • Beklenmeyen telefon ve ziyaretçiler için önlem alın.
  • Ev işlerini de paylaşın.

Lütfen yazılarımı paylaşın ve beni takip edin.

Ahmet Aksoy

Bu yazının üçüncü bölümü için tıklayın

Jan 292014
 
2,313 views

Kuantum Sıçraması ve Paralel Evrenler

Burt Goldman ismini duydunuz mu? Ya “Kuantum Sıçraması” (Quantum Jumping) kavramını?

Kaynak: wiredcosmos.com

Kaynak: wiredcosmos.com

Bu görüş, tıpkı bir elektronun yer aldığı yörüngedeki konumunun belirsizliği gibi, düşünsel yapımızın da paralel evrenlerin bir bileşkesi olduğunu ileri sürüyor. Goldman bu durumu bir adım daha ileri götürüp, zihnimizin, bu paralel düşünsel evrenlerle iletişim kurabileceğini ve bilgi alış verişinde bulunabileceğini söylüyor.

Tez şu: sonsuz sayıdaki paralel evrenlerden birinde mutlaka istediğimiz bilgi ve beceriye sahip bir ikizimiz (doppelganger) mevcuttur. Eğer bu ikizimizle zihinsel bağlantı kurarsak, ondan gereksinim duyduğumuz bilgi ve becerileri alıp, kendi evrenimizde yararlanabiliriz.

Goldman, bu konuda kendisinden örnek veriyor. Daha önce hiç fotoğrafçılık deneyimi olmadığı halde; fotoğraf ustası olan bir paralel evren ikiziyle bağlantı kurarak fotoğraf çekmeye başlıyor ve kısa bir süre sonra o kadar başarılı oluyor ki, çektiği fotoğraflar özel sergi salonları ve seçkin müzeler tarafından kabul görüyor.

Benzer uygulamaları resim ve müzik alanlarında da tekrarlıyor ve büyük başarılara imza atıyor.

Goldman’ın “Quantum Sıçraması” olarak adlandırdığı bu yöntem bir giz değil. Aslında bunu, basit bir oto-hipnoz tekniği olarak ta tanımlayabiliriz. Şahsen bu konuda bütün iyi niyetli denemelerime rağmen bir türlü başarılı olamadım. Genel başarı oranı nedir, o konuda da pek bir bilgim yok.

Ancak, bu konuya biraz farklı bir açıdan bakmak istiyorum.

Teorik olarak sonsuz sayıda evrenden bahsetmek elbette mümkün. Ancak zihnimizin bu evrenler arasında geçişi sağlayabilen bir araç olduğunu kabullenmek doğrusu bana pek fazla mantıklı gelmiyor. Olanaksız olduğunu da söylemiyorum ama, doğru olduğunu söylemek için gerekli en ufak bir ipucuna sahip değilim.

Oysa bu iletişimi, paralel evrenler arasındaki ikizlerimizle değil, zihnimizin farklı katmanları arasında yaptığımızı varsaymak çok daha tutarlı olabilir. Hafif hipnoz altındayken zihnimizin özel konulardaki birikimlerini bilinçli zihnimizin kullanımına sunması mümkün. Daha önce o konuda bilinçli bir çalışmamız ve akademik bir birikimimiz olmasa bile, bilinçaltımızın yaratıcı güçlerini yönlendirerek bir tür beyin fırtınası sonrasında bilinçli zihnimizi donatması pek ala mümkün. Hele bunu büyük bir özgüvenle pekiştirirsek…

Bu durumu, belki de eskilerin “ilham” adını verdikleri zihinsel düzeyi hipnotik bir etkileşim altında ortaya çıkarmakla tanımlayabiliriz.

Bu koşullarda paralel evrenlerin sadece zihnimizde varolduğunu söylemek hiç te çelişkili olmaz. İletişim kurduğumuz da başka paralel evrenler değil, sadece kendi paralel düşünce katmanlarımızdır.

Sonuç olarak, “Quantum Jumping” yönteminin etkili olabileceğini, ancak bunun sadece zihinsel yetenek ve becerilerimize bağlı olduğunu söyleyeceğim.

Belki de bu tekniğin adına da “Kuantum Sıçraması – Quantum Jumping” yerine “Kuantum Zihin – Quantum Mind” demek daha doğru olacak.

Ahmet Aksoy

Jan 242014
 
1,755 views

Zaman Yönetimi ve Planlama

SaatAtölye Süresi: 8 saat (Teorik bilgiler ve takım projesi)
Tarih: 2 Şubat 2014 – 10.00-18.00
Yer: Çeltikçi Sokak No:3 Yalı Apartmanı Giriş Kat Kadıköy – İstanbul
Atölye Danışmanı: Ahmet Aksoy
İletişim: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Eposta: gelisim@gamet.com.tr
Web: http://www.gamet.com.tr

Bu atölyeye Kimler Katılmalı?
(Boşa tükettikleri zamanı dentleyebilmek ve zamana bağımlı ilişkilerini yönetmek isteyen)
1- Öğrenciler
2- Eğitimciler
3- İşverenler
4- Yöneticiler
5- Çalışanlar

Atölye Kapsamı:
1- Zaman Nedir? Yönetilebilir mi?
2- Zaman Yönetimi nedir?
3- Farkındalık
4- Öncelikleri Belirlemek
5- Hedef Koyma (SMART/ZAFER)
6- Zaman Tuzakları
7- Zaman Kazandırıcılar
8- Planlama
9- Kişisel Gelişimin Zaman Yönetimine katkısı

Jan 162014
 
1,071 views

Kardeş Özlemi İçin EFT Tepeleme

Kardeş Özlemi, yaygın bir sorun. Hele arada ülke sınırları varsa…
Aşağıdaki videoyu bu konuda bir fikir vermek üzere hazırlamıştık. Belki izlemeyenler vardır. Hiç olmazsa onlara hatırlatalım.

EFT Tepeleme hem çok basit, hem de çok karmaşık bir uygulamadır. En büyük avantajı ise belli bir tecrübeye ulaştıktan sonra kendi başınıza uygulamanıza olanak sağlamasıdır.

EFT ile ilgili yazılarımızı www.gamet.com.tr/category/eft-tepeleme/ veya eft-tepeleme.gamet.com.tr sitemizden izleyebilirsiniz.

Ahmet Aksoy

 

Nov 302013
 
1,464 views

Gamet Group Bülteni Yayın Hayatına Başladı

Gamet Group Bülteni Yayın Hayatına BaşladıGamet, bildiğiniz gibi esas itibariyle Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren bir firma.

 Bu güne kadarki çalışmalarımız sırasında yaptığımız gözlemler ve elde ettiğimiz deneyimler, sektörümüzün içinde bulunduğu etik koşullara bağlı olarak müşteri ilişkileri, farkındalık, iletişim, etkin öğrenme gibi konularda hem kişisel hem de kurumsal eğitime duyulan büyük bir ihtiyacı ortaya çıkardı. Bu ihtiyaç her geçen gün daha da büyüyor.

İşte bu nedenle, yeni çalışma döneminde hem mesleki, hem de kişisel ve kurumsal gelişime yönelik birikimlerimizi “Gamet Group Bülteni” adı altında sizlerle paylaşmaya karar verdik.

Sizler, yani bu sektörün emekçileri, bu toz-duman içinde hem ekmeğini kazanmanın peşinde olup, hem de haysiyetinden ödün vermemek için direnen arkadaşlarımız..

Sizler, yani güvenilir danışmanlara ihtiyaç duyan küçük ya da büyük mülk sahipleri…

Sizler, yani birikimlerini sağlıklı ve namuslu bir şekilde değerlendirmek isteyen yatırımcılar…

Sizler, yani kısıtlı bütçeleriyle ay sonunu getirmek için ekonomi cambazı haline gelen kiracılar…

Sizler, yani herkes…

Gamet Group Bülteni‘nde, web sitelerimizde yayınlamakta olduğumuz bazı yazı ve görselleri, gayrimenkul haber ve yorumlarıyla harmanlayıp PDF formatında bir araya getirdik.

Böylece hem gayrimenkul sektörüne, hem de kişisel gelişim ve farkındalık konusuna yönelik bir çok belge görsel bir çerçevede bir araya gelerek kaynaştı.

Şimdilik bu bülteni aylık olarak yayınlamayı planlıyoruz. Ancak talebe veya ihtiyaçlara bağlı olarak arada sürprizler yapabiliriz. Böylelikle yeri geldiğinde çok daha sık aralıklarla ve daha yoğun bir içerikle sizlerle buluşmamız mümkün olabilir.

Çevremizde gözlediklerimiz, ekonomik gidişatın seyrine bakarak sezdiklerimiz, yerli ve yabancı kaynaklardan derlediğimiz bilgiler bu bültende yer alacak.

Bültenimiz, aslında hepimizin bildiği, ama farkındalık sınırlarımızın dışında kalmış küçük ayrıntıları dile getirecek.

Sizlere bir nebze de olsa bir şeyler anımsatabilir, bir bilgi iletebilir, ya da bazı duygu ve düşüncelerin fitilini ateşleyebilirsek ne mutlu bize…

Hem bilginin hem de duyguların paylaşıldıkça büyüdüğüne inanıyoruz. Eğer siz de bu inancımızı paylaşıyorsanız, birlikte çok güzek şeyler yapma şansını yakalayabiliriz.

Önerilerinizi, eleştirilerinizi, bilgi ve düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Bültenimize http://www.gamet.com.tr/bultenbasvur adresinden üye olabilirsiniz.

Eski ve yeni bültenlerimizi  http://gametgelisimbulten.wordpress.com adresinden indirebilirsiniz.

Bize eposta ile ulaşmak isterseniz,gelisim@gamet.com.tr veya ahmetaksoy@gamet.com.tr adreslerini kullanabilirsiniz.

İlk bültenimizi indirmek için burayı tıklayın: http://www.gamet.com.tr/bultenler/gametgroup-01.pdf

Katılımınızı ve katkılarınızı bekliyoruz.

Gamet Group

Jul 302013
 
3,310 views

Dunning-Kruger Sendromu yada Cahil Cesareti Sendromu

Dunning-Kruger Sendromu

Dunning-Kruger Sendromu

David Dunning ve Justin Kruger, 2000 yılında Psikoloji dalında Nobel Ödülü kazanan iki psikologun isimleri. Bu psikologlar New York Stern School of Business’ta görevli. Yaptıkları deneysel çalışma, Journal of Personality and Social Psychology dergisinin 1999 Aralık sayısında yayınlanmış.

Özetle şunu bulmuşlar: İnsanların kişisel güvenini bilgi değil, asıl bilgisizlik arttırıyor.

İşte bu büyük çelişki, “Dunning-Kruger Sendromu” olarak adlandırılıyor.

Aslında çok yeni bir bulgu değil. Türkçede buna “cahil cesareti” diyoruz.

Charles Darwin aynı durumu kibar bir dille “Cehalet, genellikle bilgi sahibi olmaktan daha çok özgüvene sebep olur.” diyerek açıklamış.

Bertrand Russell ise bu gözlemi çok daha acımasız bir dille somutlaştırmış: “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.

Dunning ve Kruger’in vardığı sonuçlar şunlar:

Belli bir konuda yetersiz olan kişiler:

  1. Kendi niteliklerini abartma eğilimindedirler
  2. Başkalarının o konuda sahip olduğu yetenekleri kavrayamazlar
  3. Kendi yetersizliklerinin farkında değillerdir
  4. Eğer bu konuda eğitim görürlerse, eski yetersizlik ve bilgisizliklerinin farkına varırlar

Dunning ve Kruger, Cornell Üniversitesinde 45 öğrenciden oluşan bir gruba çeşitli sorular içeren bir test uyguladılar. Testten sonra da aynı öğrencilere test sonuçlarından nasıl bir başarı beklediklerini sordular.

Testteki başarı oranı en düşük (%10 ve altı) grupta yer alanlar, kendi başarı oranlarını %60 olarak tahmin ettiler. Bu gruptan bazıları, aslında başarı oranlarının %70’lere kadar çıkabileceğini de söyledi.

Öte yandan test sonuçları en yüksek olan (%90 ve üzeri başarı gösteren) diğer gruptaki öğrenciler ise, başarı oranlarını sadece %70 olarak tahmin ettiler.

Bu durumu günlük yaşamda, çevrenizde, hatta kendinizde gözlemlediğiniz zamanlar mutlaka olmuştur.

Bir konuda uzmanlaştıkça, aslında bilginizin ne kadar eksik olduğunu daha çok farkedersiniz. Oysa sizin uzmanlık alanınızla ilgili bilgi düzeyi çok zayıf olan bir çok kişi, sizin konularınızla ilgili ahkam kesmekten çekinmezler.

“Bilgi olmadan fikir sahibi olan” bu kişileri kendi bilgilerinizle altetmeniz mümkün değildir. Çünkü gerçek durumun farkında değillerdir. Sadece içinde bulundukları yetersiz bilgi ve beceri düzeyi nedeniyle, kendilerini sizden daha yetkin görme eğilimindedirler.

İzleyicilerin futbolculardan, hastaların doktorlardan daha kolay hüküm verebilmeleri de bundan kaynaklanır.

İş yaşamında bilgi ve beceri yoksunu yetkililerin varlığı bu kişilerin kendilerine duyduğu aşırı güvene dayanır. Asıl bilgi ve beceri sahibi olanların gereksiz yere geride durması, meydanı bu insanlar lehine boşaltmaktadır.

Bu ikilemi çözmenin tek yolu, tüm insanların her konuda bilgi düzeyini arttırmak gibi görünüyor olabilir. Ancak, yaşadığımız bilgi çağında bunu gerçekleştirebilmek artık bir hayalden başka bir şey değildir. Kısacası, çözüm, gerçek bilgi sahiplerinin bu ikilemin farkında olarak davranmaları, kendi bilgi ve becerilerinden şüphe etmeyi bir kenara bırakmalarıdır.

Uzmanlaştığımız konulardaki özgüven eksikliğini gidermek için EFT ve hipnoz gibi bilinçaltına yönelik araçlardan yararlanmak mümkün olabilir. Çünkü konuyu mantıksal olarak çözümlemek yeterli değildir. Asıl bilinçaltının ikna edilmesi ve koruyucu duygusal tepkilerinin yumuşatılması gerekir. Bu yaklaşım mevcut ikilemi gidermese de, bilgi ve beceri sahibi kişilerin kendilerinden daha hoşnut olmasına ve gündelik gerçekleri kabullenmelerine yardımcı olur. Bu durumun farkında olmak, sorunun çözümü için gereken en kritik bilgidir.

Bilgi ve beceri artışının getirdiği bu ikilemi, karanlık bir gecede, elimizdeki fenerle etrafı aydınlatmaya benzetebiliriz. Fenerin aydınlatma gücü arttıkça, karanlığın büyüklüğünün daha fazla farkına varırız. Ancak, bu farkındalığın bir korku, bir çaresizlik, bir değersizlik duygusuna dönüşmesine asla fırsat vermemeliyiz.

Kişisel Gelişim bu açıdan büyük önem taşır. Çünkü bize öğretildiği gibi bardağın sadece boş tarafıyla ilgilendiğimiz sürece, mutsuzluk, eksiklik ve çaresizlik peşimizi bırakmayacaktır. Kendimize güvenmeyi, kendimizi tanımayı ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenmeyi başarmak zorundayız.

Ahmet Aksoy

Kaynaklar:

http://en.wikipedia.org/wiki/Dunning%E2%80%93Kruger_effect

http://xa.yimg.com/kq/groups/21587583/1002473080/name/Dunning.pdf

http://www.psychologytoday.com/blog/evolved-primate/201006/when-ignorance-begets-confidence-the-classic-dunning-kruger-effect

http://krugman.blogs.nytimes.com/2013/03/19/the-dunning-kruger-madoff-effect/?_r=0

 

May 032013
 
6,587 views

Kişisel Gelişim: Gizli Yeteneklerimizi Keşfetme ve Geliştirme Sanatı

Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim, kullanmadığımız hatta farkında bile olmadığımız beceri ve yeteneklerimizden yararlanabilme sanatıdır.

Bu yaklaşım, öncelikle kendi kişisel sınırlarımızı keşfetmemizi sağlar. Güçlü yanlarımız nelerdir? Zayıf yanlarımız nelerdir? Bu keşiften sonra, eğer istersek, yeteneklerimizi geliştirme ve zayıf yanlarımızı kapatma şansımız da olur.

Kişisel-Gelişim, kim olursak olalım, kendileri istemediği sürece başkalarını değiştirmemizin mümkün olmadığını söyler. Çünkü gerçek değişim, içtenlikle istendiğinde gerçekleşir. Aksi halde değiştirmeye çalıştığımız kişi sadece değişmiş gibi “rol yapar”. Ve ilk fırsatta, asıl istediğinin ne olduğunu ortaya koyar. Bu kişinin size ne kadar yakın olduğu; sizi sevip sevmediği hiç önemli değildir.

Kişisel Gelişimin amacı “mükemmeliğe” ulaşmak değil, içinde bulunduğumuz şartlara göre yapabileceğimizin “en iyisini” yapmaktır.

Kişisel Gelişim, yaşadığımız fiziksel, duygusal ve ruhsal sorunlarla nasıl başa çıkabileceğimizin yollarını öğretir.

Kişisel Gelişimde, bilgi önemlidir. Ancak bu bilgi sadece kitabi bilgi değil, gerçek “yaşam bilgisi”dir. Ezbere veya zorlamaya dayanmaz. Onu günlük yaşamımızda kullanır, onu çevremizle paylaşırız. Ve bu bilginin paylaştıkça çoğaldığını ve çoğalarak sonunda yine bize geri döndüğünü görürüz.

Kişisel Gelişim, hem kendimiz, hem de başkaları hakkında olumlu düşünmemizi ve olumlu davranmamızı önerir. “Ne ekersen, onu biçersin!” İyilik edersek, iyilik buluruz. Başkaları hakkında iyi şeyler düşünürsek, başkaları da bizim hakkımızda iyi şeyler düşünür. Kötü şeyler düşünürsek, bize dönecek olan da kötü düşünce ve duygulardır.

Bu yüzden beddua etmekten bile kaçınmalıyız. Çünkü, beddualar da geri dönüp bizi bulacaktır.

Kişisel Gelişim: Yaşam Koçluğu, Hızlı Okuma, Etkili Öğrenme, EFT-Tepeleme, Olumlama, Hedef Belirleme, Motivasyon ve Başarı gibi konuları kapsar.

Sitemizde, sizlerle birlikte, Kişisel Gelişimin kapsamına giren çeşitli konulardaki çalışma ve düşüncelerimizi dile getirmeye devam edeceğiz. Eğer siz de kendi düşünce, eleştiri ve önerilerinizi bizimle paylaşırsanız karşılıklı olarak kendi yeteneklerimizi, kendi kapasitelerimizi daha iyi keşfetme ve geliştirme şansımız olur.

Eğer içinizdeki cevheri keşfetmek ve onu geliştirmek istiyorsanız, bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy
Gamet Gelişim
http://www.gamet.com.tr

Mar 292013
 
1,697 views

Tango aşktır, tango tutkudur, tango yaşamdır

Gamet Gelişim Sosyal Tango Atölyelerimiz

Eğitmen: Faysal Tekoğlu 
Başlama Tarihi:  2 Nisan 2013
Atölye Günleri: Salı
Saat: 19.30 – 21.00
Aylık Ücret (Tek):  140TL/ay
Aylık Ücret (Çift):  240TL/ay (Kişi başına 120TL/ay)

Adres:  Kadıköy, Çeltikçi sokak No:3 Yalı Apartmanı Zemin kat
Başvuru:  0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959

Katılımcılar tek veya çift olarak başvurabilirler.

Gamet Gelişim