?> farkındalık arşivleri - Kişisel Gelişim
Mar 202015
 
1,757 views

Son güneş tutulmasını ne zaman izlediğimi pek te hatırladığımı söyleyemem. Belki de çocukluğumda… O zaman güneşe bakabilmek, tutulmaları izleyebilmek için cam parçalarını ise tutar, öyle bakardık. Artık özel gözlükler, özel teleskoplar var bu tür işler için.

Güneş tutulması

Foto: http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%BCne%C5%9F_tutulmas%C4%B1

Bugün Türkiye’den de izlenebilecek bir güneş tutulması olduğu bildiriliyor.

Tutulma 09.40’ta başlayıp, 13.50’de tamamlanıyor. Tutulma, Türkiye’den hilal şeklinde gözlenecek.

Ancak İstanbul’da yaşayanlar bu konuda biraz şanssız. Bugün hava kapalı. Pek açacağa da benzemiyor.

Eğer imkan bulabilirsem, fotoğraf çekmeye çalışacağım. O da olmazsa, başka bölgelerden çekilen fotoğraflarla yetiniriz artık. 🙂

Güneş tutulması, bildiğiniz gibi, ayın güneşle dünya arasına girmesi ve bu sırada gölgesinin dünya üzerine düşmesiyle oluşuyor. Çoğunlukla kısmi, bazan da tam güneş tutulması gözlenebiliyor.

Eskiler güneş tutulması gibi – kavrayamadıkları – doğa olaylarını hep ilahi güçlere bağlamışlar. Bütün toplumlarda bu konuda söylenceler mevcut. Benim çocukluğumda bile güneşi kurtarmak için “teneke çalmak” hala unutulmayan göreneklerden biriydi. Elbette biz işin eğlencesindeydik ama, bu işi hayati derecede önemli bulanların olduğu da muhakkak! Güneşi kurtardıklarında kimbilir ne kadar çok seviniyorlardı! 🙂

Bugünkü tutulma, en iyi, Kuzey Avrupa ülkeleri, Grönland ve İzlanda’dan izlenebilecek. Bu bölgelerde tam tutulma geçekleşecek. Türkiye’den ise sadece kısmi tutulma izlenebilecek.

Uzmanlar, bu tür olayları izlerken çıplak gözle güneşe bakmanın, körlüğe kadar varan hasarlarla sonuçlanabileceği konusunda uyarıyorlar. Tutulmayı kaynak gözlüğü veya bu amaçla üretilmiş özel camların ardından izlemek en doğrusu. Ya da bir ekrana yansıtılmış görüntüsünden…

Birazdan dışarı çıkıp fotoğraf çekme olanağı var mı diye bakacağım. Eğer bulutların inceldiği bir anı yakalayabilirsem, doğal bir filtre kullanarak tutulmayı gözlemiş ve görüntülemiş olacağım.

Bakalım! Umarım bir fırsat çıkar!

Bu arada, basit ama ilginç ve güvenli bir düzenekle güneş tutulmasını izlemek isterseniz, http://www2.eng.cam.ac.uk/~hemh/transit.htm adresine bir bakın.Küçük bir ayna, bant, bir tripod ve penceresi bahçeye bakan loş bir oda bu iş için yeterli.

Şu anda canlı olarak güneş tutulmasını canlı olarak izleyebilirsiniz:

http://new.livestream.com/slooh/events/3807156


Bulutlar, tutulmayı yakalamama izin vermedi. Ben de hiç olmazsa tam görüntüsünü belgeleyeyim dedim. İşte tutulma bittikten sonraki güneşin görüntüsü. Filtre yok. Sadece bulutlar var.

Güneş tutulması sonrası

Güneş tutulması sonrası

Ahmet Aksoy

Kaynaklar:

  • http://shadowandsubstance.com/
  • http://www2.eng.cam.ac.uk/~hemh/transit.htm
  • Feb 222015
     
    1,961 views

    Rus Bilimadamları Sabit Disklerdeki Amerikan Casusluk Programını Ortaya Çıkardı

    Rus Bilimadamları Amerikan Casusluk Programını Ortaya Çıkardı

    16 Şubat’ta yayınlanan bir Reuters haberine göre Rus bilim adamları Western Digital, Seagate, Toshiba ve bir çok tanınmış marka tarafından üretilen sabit disklerin derinliklerine, US NSA (National Security Agency) tarafından gizli izleme programları yerleştirilmiş olduğunu ortaya çıkardı. Bu durumda dünya üzerindeki bilgisayarların pek çoğunun uzaktan izlenebildiği konu uzmanları tarafından ifade ediliyor.

    İyi gizlenmiş ve çok eskilere kadar uzanan bu durum, Moskova temelli bir güvenlik programı geliştiricisi olan Kaspersky Lab tarafından keşfedildi.

    Kaspersky’nin açıklamalarına göre, 30 ülkedeki bilgisayarlarda en az bir casusluk programı yüklü durumda. Enfeksiyonlar en çok İran’da, daha sonra da sırasıyla Rusya, Pakistan, Afganistan, Çin, Mali, Suriye, Yemen ve Cezayir’de tespit edilmiş. Hedeflerin arasında hükümet, askeri kuruluşlar, elektronik haberleşme firmaları, bankalar, enerji şirketleri, nükleer araştırma kuruluşları, medya ve İslam aktivistleri bulunuyor.

    [Haberin devamı için tıklayın]

    Jan 232015
     
    1,288 views

    Kadıköy Rasimpaşa mahallesi duvar resimleri (graffiti) açısından çok zengin bir bölgedir. Eğer bu bölgeye yolunuz düştüyse, büyük olasılıkla oradaki duvar resimlerinden bazılarını siz de görmüşsünüzdür.

    Yapıları gereği, duvar resimleri kalıcı eserler değildir. Bu nedenle onları hiç olmazsa fotoğraflayarak zamanda daha uzun bir süre yolculuk yapmalarını sağlamak mümkün. Biz de fırsat buldukça bunu yapmaya çalışıyoruz.

    İşte, Rasimpaşa duvarlarında yakaladığımız bu fotoğraflardan bazıları:

    Metro Ayrılık Çeşmesi Durağından

    Metro Ayrılık Çeşmesi Durağından (Bu resim ve yanındakiler artık yok!)

    Ayrılık Çeşme Sokağından

    Ayrılık Çeşme Sokağından

    Ayrılık Çeşmesi

    Ayrılık Çeşmesi

    Karakolhane Sokaktan

    Karakolhane Sokaktan

    Duvar resimleri ve graffitiler konusunda meraklıysanız, bu amaçla oluşturduğumuz sitemizi ziyaret etmeyi unutmayın ve elinizde yeri ve zamanı belli duvar resmi veya graffiti fotoğrafları varsa lütfen onları bizimle de paylaşın. Bu tür eserleri başka türle yaşatmak pek mümkün olmuyor.

    http://graffiti.axtelsoft.com

    Jul 072014
     
    1,870 views

    Haiku Şiiri ve Asal Sayılar

    Asal gazları olduğu gibi, asal sayıları da severim. Takıntı düzeyinde olmasa da, bu sayılarla ilgili olgulara karşı daha seçici davranırım.

    asal-sayilarDünkü haiku zinciri denememizden sonra bir şey dikkatimi çekti.
    5 numaralı haiku zincirini 17. halkada kapatmıştım. Bunların her ikisi de asal sayılardı.
    Sonra farkettim ki haiku ve tankalar da hep asal sayıdaki birimlerden oluşuyorlar.

    Hece sayılarındaki temel birimler 5 veya 7. Ve her ikisi de asal sayı.
    Haikunun toplam hece sayısı: 17. O da bir asal sayı.
    Tankanın hece sayısı toplamı: 31. Bu da asal.
    Dize sayıları da 2, 3 ve 5: Yani yine hepsi asal sayılar.

    Tesadüf mü, yoksa bilinçli bir düzen mi var bilmiyorum ama, haikunun temellerinin asal sayılara göre atıldığı kesin gibi görünüyor!..

    Daha önce de “ilk kez keşfettiğimi” zannettiğim konuların, pek çok kez, benden epeyce önce başkaları tarafından da farkedildiğini farkettiğim oldu. Bu nedenle bu kez aceleci davranmak istemedim ve interneti bu konuda araştırdım.

    Haklıymışım! Aynı gözlemi yapıp, aynı soruyu soran ve aynı konuyu çeşitli biçimlerde ele alan bir sürü kaynak buldum. Yani haiku ile asal sayılar arasındaki ilişkiyi ilk keşfeden ben değilmişim. Olsun! Bu kaynaklardan da yepyeni bilgiler edindim.

    Haiku, senryu, jisei : 5+7+5 = 17
    Katauta: 5+7+7 = 19
    Tanka, waka: 5+7+5+7+7 = 31

    Öte yandan, yukarıdakiler kadar popüler olmayan ve asal sayıda bileşenden oluşmayan bir kaç japon şiiri biçemi daha varmış:
    Mondo: 5+7 = 12
    Choka: 5+7+5+5+7+5 = 34
    Choka: 5+7+7+5+7+7 = 38
    Bussokusekika: 5+7+5+7+7+7 = 38
    Sedoka: 5+7+7+5+7+7 = 38
    Bu şiir tiplerini ben de ilk kez duydum. (Aslına bakarsanız, katauta formunu da ilk kez duyuyorum.)

    Japonların kültürel olarak sayılara, özellikle de asal sayılara büyük bir önem verdikleri biliniyor. Bunun, şiir formlarına yansıması da çok doğal.

    Öte yandan şiir, matematikle iç içedir. Her zaman açıkça görülemese bile, şiirde, belli bir içsel düzene sahip olan, bazan da bunları döngüler halinde yineleyen bir biçem söz konusudur.

    Haikunun uluslararası bir ilgi görmesinde büyük olasılıkla asal sayıların katkısı büyük.

    Haiku, doğal yaşamın asal şifrelerini taşıyor.

    ahmet aksoy

    Kaynaklar:

    Jul 012014
     
    1,088 views

    Hipnotik Dil Kalıpları – 20

    Hipnotik Dil Kalıpları – 20Hipnotik Dil Kalıbı 20.

    <fact>, <fact>, <fact>, and __________
    <doğru>,<doğru>,<doğru>, ve ___________

    Starting off with a string of facts, forces the other person to think internally “yes”, “yes”….”yes”, and force them into the habit of agreeing with you. That is the moment you present him/her with your suggestion.

    • You’re a success in the business world; you have a beautiful wife and family, it’s important to free yourself of unnecessary stress by experiencing hypnosis. You will be able to rid yourself of unnecessary and unwanted stress.
    • In the hectic business world every day, there is no way to avoid increased business complexities and stress, everyone needs a way to be protected from increased stress and hypnosis provides that kind of protection for you.

    Karşınızdaki kişinin hemen onayladığı, doğruluğu açık olayları peşpeşe sıralayıp sonuna da kendi düşüncenizi eklediğinizde, onun da aynı şekilde onaylanması daha büyük bir olasılık haline gelir.

    • Bu site çocuklar için çok güvenli, AVMlere yakın, ulaşımı kolay, fiyatı istediğiniz aralıkta ve burayı satın aldığınızda çok mutlu olacaksınız.
    • Bu kitap anlaşılır bir dille yazılmış, harfler iri ve okunaklı, resimlerle destekleniyor, fiyatı da uygun ve çocuğunuz bunu çok severek okuyacak.
    Jun 262014
     
    914 views

    Savaşın Gizli Tanıkları – Binh Danh

    bindanh-1

    Alternatif fotoğraf tekniklerine kendimi bu kadar yakın hissetmemin nedeni keşfe ve yeniliklere bütünüyle açık olması. Örnek olarak paylaşmak istediğim sanatçı, kimyasallara ihtiyaç duymadan, yeşil yapraklardaki fotosentez özelliğini kullanarak seçtiği imajları klorofil baskı yöntemiyle canlı yapraklara kaydediyor.

    bin danh

    Vietnam doğumlu ABD’li sanatçı Binh Danh’ ın kendi anlatımıyla, klorofil baskıyı keşfetmesi, bir yaz günü, bahçede su hortumunun altında kalan çimenlerin renginin değiştiğini fark ettikten sonra, fotosentez ile renk değişimi üzerine çalışmaya karar vermesiyle olmuş ve Klorofil baskıyı bu şekilde yapmaya başlamış. Binh Danh, çalışmasında fotosentezi, klorofil ve güneş ışığından faydalanarak yaprakların üzerine görüntüleri kaydetmek için kullanıyor.

    bin danhKlorofil baskı ile gerçekleştirdiği en çarpıcı projesi, Vietnam savaşında çekilmiş kareleri tropikal yapraklara basarak oluşturduğu, “Ölümsüzlük, Vietnam ve Amerika Savaşı kalıntıları” isimli proje. Bu çarpıcı kareleri yaprakların üzerine hiç bir kimyasal kullanmadan, sadece fotosentezi kullanarak baskı alan Danh, eserlerini daha sonra reçine ile kaplayarak hem korunmasını hem de görüntülerin sabitlenmesini sağlıyor.

    Binh Danh’ın anlatımıyla, savaşın imajları yaprakların bir parçasıdır ve görüntüler yaprakların içinde ve üzerinde yaşar. Yapraklar, savaşın sürekliliğini ifade eder. Onlar, Vietnam savaşının kalıntısını içerirler; bombalar, kan, ter, gözyaşı ve metaller. Ölüler, doğum, yaşam ve ölümle birlikte maddelerin geri dönüşümü, değişimi ve yeniden oluşum döngüleri içinde Vietnam’ın doğasıyla bütünleştiler. Madde hiç bir zaman yoktan var edilemediği ve vardan yok edilemediği için Vietnam ve Amerika savaşının kalıntıları, Vietnam’ın doğası içinde sonsuza kadar yaşayacaktır.

    bin danh

    A. Nilden Aksoy

    Kaynaklar:

    http://www.binhdanh.com/
    http://www.youtube.com/watch?v=JfRxBqWPSDI

     

    Jun 172014
     
    1,251 views

    Gerilla Bahçeciliği

    Daha önce de çocuklar laf arasında “Gerilla Bahçeciliği” diye bir kavramdan bahsetmişlerdi.

    İnterneti  araştırdığımda, Gerilla Bahçeciliğinin, beklediğimden çok daha yaygın bir konu olduğunu gördüm. Dünyanın pek çok yöresinde insanlar bu işi uzun zamandır yapıyorlarmış. Yaptıkları şey, planlı bir şekilde kullanılmayan alanlarda, ağaç diplerinde, terk edilmiş arazilerde, yol kenarlarında, kaldırım taşlarının boşluklarında, hatta asfalt çatlaklarında bitkilere yaşam alanı oluşturmak.

    Gerilla olduklarına göre, kendi çaplarında silahları da olmalı elbet . İşte bu amaçla tohum bombaları geliştirmişler.

    Tohum bombası nasıl yapılır?

    Elinizdeki bitki tohumlarını hazırladığınız çamurun içine koyup iyice karıştırıyorsunuz. Sonra bu çamurdan küçük parçalar ayırıp avucunuzda minik küreler oluşturuyorsunuz. Çapları 1,5-2 cm kadar olan bu kürecikleri kuruttuğunuzda, tohum bombalarınız hazır hale geliyor. Sonra bu tohum bombalarını parklarda, bahçelerde, yol kenarlarında, ağaç diplerinde, refüjlerde, toprak olan ve bitkilerin üreyebileceği bölgelere fırlatıp atıyorsunuz. Geri kalanını doğanın kendisi tamamlıyor.

    gerilla bahçeciliği tohum bombası

    Wikihow sitesinde “Gerilla Bahçeciliği” yapmak, 8 adımlık bir eylem olarak tarif edilmiş:
    1- Bahçe olarak kullanmak istediğiniz yeri seçin. Büyük bir alana ihtiyacınız yok. Eğer böyle bir yer bulamazsanız, orayı birazcık toprak taşıyarak kendiniz bile yaratabilirsiniz.
    2- Bahçenizin toprak yapısını belirleyin: kumlu, killi, taşlı. Gerekiyorsa çöpleri ve yabani otları temizleyin.
    3- Bahçenizin toprak tipine uygun bitkileri seçin. Bu aşama kritiktir. Toprak tipi ile bitki arasında gereken uyumu sağlayamazsanız başarı elde etmeniz mümkün olmayabilir.
    4- İlk çalışmanızı planlayın. Tarihi ve saati, size kimler eşlik edecek, gerekli olan alet-edevat, bitki fideleri, su, gübre… Bütün bunları işe girişmeden önce düzgün bir şekilde saptayın.
    5- Malzemelerinizi toparlayın: bitkiler, araçlar, su, gübre, çöp torbaları, ulaşım, uyarı levhaları.
    6- Bahçenizde çalışmaya başlayın. Zararlı otları, çöpleri, gereksiz nesneleri temizleyin. Toprağı dikime uygun hale getirin. Toprağı kazıp havalanmasını sağlayın. Bitkilerinizi dikip, sulayın. Terketmeden önce bahçenizi dikkatle temizleyin. Orayı bakımlı bir şekilde bırakın.
    7- Sadece bitkileri ekmekle yetinmeyin, belli aralıklarla bahçenize dönüp gerekli bakımları yapın. Su takviyesi, zararlı otların temizliği gibi işlemleri aksatmadan uygulayın.
    8- Yaptığınız işi arkadaşlarınıza, etki çevrenize duyurun. Başkalarını da bu tür çalışmalar yapmaya teşvik edin. Dünyamıza sahip çıkın, çevremizi korumada kendi çapınızda sorumluluk yüklenin.

    Remnants spotted of a curious hanging bottle guerrilla garden outside East Finchley tube

    Remnants spotted of a curious hanging bottle guerrilla garden outside East Finchley tube

    Bu tür çalışmalar pek çoğumuz için çocukça, işe yaramaz, anlamsız şeyler olarak görünebilir. Ancak, şunu unutmayın: çevrenize emek verirseniz, onu sahiplenmeniz ve onu korumanız daha kolay hale gelir. Çevresel sorumluluğunuzu farketmeniz kolaylaşır.

    Quarto Inferiore, Italy

    Quarto Inferiore, Italy

    Gerilla Bahçeciliği, şehirlerin betonlaşmasına karşı etkin ve yapıcı bir tepkidir.

    Eğer yaşınız veya yaşam tarzınız gerilla bahçeciliğine uygun değilse, kendi bahçenizi balkonunuzdaki saksılarda kurabilirsiniz. Bunun, doğaya borcunuz olduğunu unutmayın!

    ahmet aksoy

    Kaynaklar:
    http://www.guerrillagardening.org/
    http://www.wikihow.com/Start-Guerrilla-Gardening
    https://www.facebook.com/guerrillagardening
    http://www.laguerrillagardening.org/
    http://www.greenguerillas.org/

    Jun 132014
     
    1,250 views

    Haiku Bir Farkındalık Anahtarıdır

    fısıldar rüzgar
    sessizce kulağına —
    gül kıpkırmızı
    (a. aksoy)

    Haiku Bir Farkındalık AnahtarıdırHaiku en fazla 17 hece içeren klasik bir japon şiiri formudur. Klasik japon haikuları genellikle düşey olarak yazılan tek bir satırdan oluşurlar.

    Batı dillerine tercüme edilirken ve bu dillerde doğrudan yazılırken sözkonusu 17 hecelik tek düşey satır biçimi, giderek beş, yedi ve beş hece içeren 3 farklı yatay satıra dönüşmüş. Son zamanlarda bu formülasyon daha da esnetilmiş ve “toplam olarak en fazla 17 hece içeren kısa-uzun-kısa üç satır” haikunun genel tarifi olmuş.

    Haiku, konularını genellikle doğadan ve mevsimlerden alır. Çoğunlukla ciddi, ama bazan da esprili bir dille yazılır.

    İlk başta insanlara çocukça, anlamsız ve değersiz bir uğraş gibi görünen bu anlatım biçiminin aslında ne kadar büyük bir derinliğe sahip olduğu, ancak onunla tanıştıktan sonra ortaya çıkıyor.

    Haiku, çevremize çocukça ve içten bir merakla, sorular sorarak bakmayı bize yeni baştan anımsatıyor. Haiku sayesinde artık bakıp ta göremez olduğumuz kanıksanmış objelerin üzerini kaplayan görünmezlik tozunun etkisini giderek yitirmeye başladığını farkediyoruz. Yanıbaşından yürüyüp geçtiğimiz hayvanları, çiçekleri, ağaçları şaşkınlık ve hayretle yeni baştan keşfetmemiz mümkün oluyor.

    Haiku bize gerçeği anımsatıyor. Basit, saf, sorularla bezenmiş bir gerçek.

    Haiku, günlük yaşamımızın içinde artık soru soramaz hale geldiğimizi; yaşadıklarımızı kaçınılmaz birer olgu gibi kanıksayıp kabul ettiğimizi o çocukça saflığıyla gülümseyerek yüzümüze vuruyor.

    Haiku çoğu kez sıradan bir dille, sıradan bir şekilde ve sıradan şeyleri dile getirir. Ama haiku, bakmaya doyamayacağımız, ince ince işlenmiş motifleriyle gözlerimizi kamaştıran nadide bir mücevher değildir.

    Haiku yalındır. Basho‘nun kurbağa haikusu bu yalınlığın en çarpıcı örneklerinden biridir:

    Furu ike ya
    Kawazu tobikomu
    Mizu no oto.

    Eski havuz
    Kurbağa atlar içine
    Suyun sesi.

    Haiku bize bir şey anlatmaya çalışmaz. Onun yerine, sözcüklerle bir resim taslağı çizer. Resmin ayrıntılarını belirleyip, renklerini boyamak ise tamamiyle bize kalmıştır.

    Haiku, farkındalığımızı tetikler. Yazan için de böyledir, okuyan için de. O küçücük eşiği aştığınızda haiku vazgeçilmezleriniz arasındaki yerini alır.

    Haikuyu ille başkaları okusun diye yazmak zorunda değilsiniz. Sadece kendiniz için yazın. Bunu yapabilirsiniz. Böyle yaptığınızda bile, farkındalığınızın ne kadar büyük bir hızla gelişip yayıldığını hayretle izlersiniz. Eğer yazamıyorsanız, okuyun. Haikunun size çizdiği resimlere bakın. Onları görün, onları boyayın. Siz haiku resimlerinizi boyadıkça, yaşamınızın da renklenmekte olduğunu farkedeceksiniz.

    Haiku, bir farkındalık anahtarıdır.

    ahmet aksoy

    Not: https://www.facebook.com/groups/haikupanosu/ adresindeki herkese açık Haiku Panosu grubumuza sizi de bekleriz.

    Jun 112014
     
    1,365 views

    Nerede Bu Uzaylılar Fermi Paradoksu

    YAĞMUR – haiku 113
    dolanır yağmur
    serçe adımlarıyla
    kaldırımlarda

    İtalyan fizikçi Fermi‘nin betimlediği bu kavrama göre ortalama bir roket teknolojisi geliştirebilen zeki varlıkların galaksilerin yaşı dikkate alındığında tüm galaksileri şimdiye kadar çoktan kolonize etmiş olmaları gerekirdi. Peki ama o halde bu yaratıkları biz niye göremiyoruz?

    uzaylılarDünya üzerinde insan ırkının ortaya çıkıp gezegenlerarası seyahat yapabilecek bir teknoloji geliştirmeleri 4 milyar yıllık bir süre sonunda gerçekleşti. Büyük patlamadan bu yana geçen zaman ise neredeyse 14 milyar yıl.

    Çevremizde dünya-dışı zeki yaratıkları niçin göremediğimize ilişkin olasılıkları rasgele sıralayalım:

    1- Evrende dünyadan başka biyolojik canlıların yaşayabileceği başka bir gezegen yoktur.
    2- Canlılık, ancak bugünkü dünya koşullarına sahip gezegenlerde gelişebilir.
    3- Dünyada insanların ortaya çıkması, tesadüfen, 4 milyar yıl gibi çok kısa bir sürede gerçekleşmiştir. Aslında gereken ortalama zaman çok daha uzundur.
    4- Zeki varlıklar, evrene yayılmanın aslında doğru olmadığını düşünmüş ve buna kalkışmamışlardır.
    5- Canlılık kavramı, bizim düşünebildiğimizden çok farklı biçimlerde olabilir. Aslında çevremizde bir sürü uzaylı zeki varlık bulunduğu halde biz onları algılayamıyoruz.
    6- Çevremizdeki zeki varlıklar, bizi etkilememek amacıyla kendilerini kesin bir şekilde gizlemektedirler.
    7- Dünya dışı zeki varlıklar aslında içimizdedir. Bizden farklı bir görüntüye sahip değillerdir.
    8- Yıldızlararası yolculuklar için sadece yeterli hıza ulaşmak yeterli değildir. Diğer koşulların sağlanması için gereken süre çok daha fazladır.
    9- Yıldızlararası yolculuk yapabilecek düzeye gelen zeki varlıklar, ulaştıkları teknolojiyi kullanarak kendilerini yok etmektedir.
    10 – Yıldızlararası yolculuk yapabilecek düzeye gelen zeki varlıklar, teknolojiyi daha fazla geliştirmekten vazgeçmenin en doğru yaklaşım olduğunu farkedip uygulamaktadırlar.
    11- Yıldızlararası yolculuk yapma isteği, taşıdığı risklerle karşılaştırıldığında göze alınamayacak kadar zayıf kalmaktadır.
    12- Yıldızlararası yolculuklara kalkışabilecek ve bunu başarabilecek kadar dayanıklı canlılar yoktur.
    13 – Evrenin yaşı, yıldızlararası yolculuklara kalkışabilecek ve bunu başarabilecek kadar dayanıklı canlıların evrimleşebilmesi için yeterli bir süre değildir.
    14- Evrenin, galaksilerin ve dünyanın yaşı ile ilgili teorilerin hepsi yanlıştır. Dolayısıyla dünyadan başka yerlerde de zeki canlıların ortaya çıkabilme ve galaksiler arası yolculuklar yapabilmeleri için yeterli zaman geçmemiştir.
    15- Bizler aslında kendini canlı zanneden sanal varlıklarız. Birileri bizimle istedikleri gibi oynuyor. Belkide şimdi merakımızın iyice artmasını bekliyorlar.
    16- Uzay yolculuklarına ilk çıkan ve daha zeki olan canlılar, sonrakilerin denemelerini sabote etmekte ve aşırı kolonizasyonu engellemektedirler.
    17- Aslında yaşam koşullarının oluşması için gereken zaman 4 milyar yıl değil, 14 milyar yıldır. Çünkü bildiğimiz yaşam için gereken tüm atomların oluşumu için bu sürenin tamamı gerekli olmuştur. Dolayısıyla bütün zeki varlıklar ancak bu aralar yola çıkacaklardır.
    18 – Yola çıkan zeki varlıklar yeni yerleşim yerleri bulamadan yok olmuşlardır.
    19 – Bizim için “değerli” olan dünya koşulları, hatta samanyolu galaksisi, diğer dünya dışı canlıların dikkatini çekecek hiç bir özelliğe sahip değildir.
    20 – Fermi’nin varsayımları yanlıştır. Yaşamın var olabileceği koşullar çok enderdir. Böyle bir gezegenden bir başkasına gidebilmek pratik olarak mümkün değildir. Bu yüzden herkes kendi evinde oturup, yıldızlara bakarak iç geçiriyor.

    Fermi’den 10 yıl sonra, 1961 yılında radyo astronomu Frank Drake, evrendeki yaşam olasılığını hesaplayan formülünü geliştirdi. Formül şu şekildeydi:

    N = R* . fp . ne . fl . fi . fc . L

    R* : 1/yıl (bir yılda oluşan yıldız sayısı)
    fp: 0.2 – 0.5 (Bir yıldızın gezegen sahibi olma olasılığı)
    ne: 1-5 (gezegeni olan yıldızlardaki yaşam olasılığı içeren gezegen sayısı)
    fl: 1 (bunlardan %100 yaşam geliştirecek gezegen sayısı)
    fi: 1 (bu gezegenlerden zeki yaşam geliştireceklerin sayısı)
    fc: 0.1 – 0.2 (haberleşme kapasitesine sahip olanların olasılığı)
    L: 1000 – 100,000,000 yıl (bu toplulukların olası yaşam süresi)

    Belirsizlikleri de dikkate alan, Drake Samanyolu Galaksisinde 1000 ila 100 milyon civarında akıllı yaşam olabileceğini öngördü.

    Parametrelerin karamsar değerleri kullanıldığında
    N=8*10-20 (pratik olarak 0)
    sonucu elde edilirken, iyimser değerler kullanıldığında
    N= 36.4 milyon
    gibi oldukça büyük bir rakama ulaşılıyor.

    2003 yılında Michael Crichton, Drake formülünün kullandığı parametrelerdeki büyük belirsizlikler nedeniyle elde edilen sonuçların hiç bir şey ifade etmediğini öne sürdü.

    Kısacası, Fermi paradoksu hala varlığını sürdürüyor. Bu belirsizliğe karşın SETI projesinin, dünya dışından gelen elektromanyetik ışınımların yakalanması için sürdürdüğü çalışmalarını aksatmaya hiç niyeti görünmüyor.

    ahmet aksoy

    http://en.wikipedia.org/wiki/Fermi_paradox
    http://en.wikipedia.org/wiki/Drake_equation
    http://www.seti.org/

    Jun 072014
     
    1,283 views

    Çocuklar Gençler ve Yetişkinler İçin Haiku

    serenad yapar
    pencerenin önünde
    geç mart kedisi

    Özellikle çocuklar, doğal haiku yazarlarıdır. Onların gözlem gücü henüz yetişkinler kadar körelmiş değildir.

    Onların metaforlarla, kelime oyunlarıyla, süslü cümlelerle pek fazla işleri yoktur.

    Düşüncelerini, duygularını lafı dolandırmadan dile getirme becerileri hala canlıdır.

    Sadece birazcık yüreklendirilmeye ihtiyaç duyarlar.

    Gençler de bu konuda fena sayılmazlar. Çocuklar kadar olmasa bile, haiku yazmanın inceliklerini kavramakta pek fazla zorluk çekmezler. Ancak, haiku yazmanın onlara sağlayacağı ayrıcalıkların değerini farketmek onlar için pek te kolay olmaz. Ancak, haikunun gücünü farkeden gençler, isterlerse, çocuklar kadar başarılı haikular üretmeye çok kısa bir zamanda başlayabilirler.

    Ne yazık ki yetişkinlerin haiku yazma konusunda çocuk ve gençlere oranla biraz daha fazla çaba göstermeleri gerekebilir. Çünkü onların öncelikle, artık duyarsızlaşmaya başlayan algı sistemlerini yeniden canlandırmaları gerekir. Çözüm, sabırlı bir uğraşla gelir. Zorlamadan. Ama, hedefi de gözden kaçırmadan.

    Haiku yazmak çocuklara ne kazandırır?

    • Öncelikle ana dillerini daha iyi kavrarlar.
    • Heceleri ve sesleri tanırlar. Sözcüklerin hecelerine nasıl bölünebileceğini, hecelerin nasıl sayılabileceğini öğrenirler.
    • Mevsimleri, doğa olaylarını daha yakından tanırlar.
    • Hayvanları, kuşları, bitkileri daha yakından tanır onların farkına varırlar.
    • Birlikte yazmanın hazzını tadarlar.
    • Sözcük dağarcıklarını geliştirir, gerektiğinde sözlük kullanmayı daha iyi öğrenirler.
    • Çevrelerini daha ayrıntılı olarak sorgulamayı, detayları daha iyi kavramayı öğrenirler.
    • Daha az sözcükle, daha çok şey anlatabilmenin ayırdına varırlar.
    • Kendilerini daha iyi tanırlar.
    • Yaratıcılıklarını geliştirirler.
    • Sözcüklerle resim çizmeyi öğrenirler.
    • Paylaşmayı ve bunun tadını çıkarmayı öğrenirler.

    Aşağıdaki örnekler dünya çocuklarına ait. Niçin sizinkiler de onlara katılmasın?

    Çocuklarınıza haiku yazmayı öğretin. Böylece onların, çevremizde olup bitenlerin farkında olmalarını ve bunu incelikle, güzellikle, gereksiz sözcükler kullanmaya gerek duymadan dile getirebilmelerine olanak tanıyın. Onlar, çevrelerine daha duyarlı olmayı öğrendikçe, daha yaşanası bir dünyanın kurulmasında daha çok katkıları olacak.

    Onlara üç maymunun nasıl oynanacağını değil, yaşamın güzelliklerini ve gerçekleri farkında olarak yaşamayı ve bunları dile getirmeyi öğretin.

    Haiku, ışıktır.
    Hem çocukların, hem gençlerin, hem de yetişkilerin çevresini aydınlatır.

    ahmet aksoy
    gamet gelişim

    Okul çetesi gibi
    Güreşiyor evin yolunda
    Sert rüzgar iteliyerek
    Claudya Sanchez, 11 Yaş, Kız, (2008) ABD

    Bir iki üç dört beş
    Tarzan kaplan avına gitti
    Bir fare ile geri geldi
    Shen Hua Quiang, 12 yaş, Erkek, Singapur

    gecenin alacakaranlığında
    sadece mantarlar
    ışıldıyor
    Keji Baba, 12 yaş, Japonya

    parmaklarını çaprazla
    gözlerini kapa
    yıldızlara doğru süzül
    Brittany, yaş 9, West Midlands, İngiltere

    Kaynaklar: