?> eft arşivleri - Kişisel Gelişim
Feb 052017
 
806 views

Enerji Detoksu

Kim olursak olalım, nereden gelirsek gelelim, bizi asıl şekillendiren şey, yaşadıklarımızdır. Genetik yapımız ve fiziksel varlığımız geçmişte yaşadıklarımızla biçimlenir ve şu an içinde bulunduğumuz fiziksel ve ruhsal kişiliğimizi oluşturur.

Enerji Detoksu

Hepimizin hem artıları, hem de eksileri vardır. Eğer bunların farkına varırsak artılarımızı koruyup geliştirebilir; eksilerimizi düzeltebiliriz. Aksi halde, zamanın akışı bizi sürekli yıpratır, oradan buraya savurur durur.

Pek çok sorunumuz, yaşadığımız olumsuzlukları “şimdiye” taşımakta olmamızdan kaynaklanır. Boyutu ne olursa olsun, eski travmaları bir kambur gibi sırtımızda taşırız. Oysa böyle yapmak zorunda değiliz. Asıl yapmamız gereken, eskiyle yüzleşip, herşeyi yerli yerine koymaktır.

Özellikle çocukluk döneminde yaşanan travmalar, tüm yaşantımız boyunca etkili olur. Eğer bunun farkına varıp gerekli yüzleşmeyi gerçekleştirebilirsek, geçmişte kalan o olaylar sadece basit birer anıya dönüşür ve sırtımızdaki yükü hafifletir.

Enerji detoksu, bu tür yüzleşmeleri kolaylıkla gerçekleştirmemizi sağlar. Amaç, zihnimizdeki olayları duygusal bağlantılarını zayıflatmaktır. Yüzleşme budur. Bunu gerçekleştirdiğimizde, yaşanmış travmatik olaylar, korkular, endişeler sıradan birer anıya dönüşür. Onları anımsadığımızda korku, öfke, panik gibi olumsuz duygusal etkiler yeniden canlanmaz ve bizi rahatsız etmez. Herşey yerli yerine oturur.

Enerji Detoksu da EFT (tepeleme) yöntemi gibidir. Onda da dokunuşlar kullanılır. Olumsuzlukların derecelendirilmesi ve değerlendirilmesi aynı şekilde yapılır. Olumlu geri dönüşler onda da olağanüstüdür.

Önümüzdeki günlerde, EFT’nin yanısıra Enerji Detoksu uygulamalarına da başlayacağız.

Korkularınızdan, kronik kaygılarınızdan, yaşam kalitenizi olumsuz şekilde etkileyen problemlerinizden kurtulmak istiyorsanız, bize ulaşın.

Ahmet Aksoy

Dec 102014
 
1,099 views

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Nasıl Aşılır?

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Nasıl Aşılır?Hepimiz irili-ufaklı bir sürü korkuya sahibiz.

Ancak, korkularımızın olması, korkulacak bir şey değildir.

Çünkü bu korkuların pek çoğu sağlıklı bir yaşam sürdürmemizde etkin bir rol oynar. Korkular, yaşamımızı riske atacak davranışlardan bizi korurlar.

Eğer mikroplardan, hasta olmaktan korkmazsak hijyen bizim için önemini yitirir; dolayısıyla biz de hastalıkları ve kötü yaşam koşullarını kendi rızamızla yaşamımızın içine pervasızca dahil ederiz.

Eğer yangından korkmasak pek çoğumuz çocuklarımızın kibritle, çakmakla oynamalarına aldırmaz, sonunda, çok ağır bedeller ödemek zorunda kalırız.

Korkular gerekli ve yararlı davranış biçimleridir. Yeter ki korkularımızın boyutu yaşam kalitemizi gereksiz yere ve olumsuz yönde etkileyecek kadar büyümesin!

Topluluk önünde konuşma korkusu (latince adıyla glossofobi) eğer bir topluluk önünde konuşma ihtiyacınız yoksa, sizin için önemli bir sorun yaratmaz. Belki de böyle bir korkunuz olduğunun farkına bile varmazsınız.

Mesela, “Ben, insanların önünde konuşmayı sevmem!” deyip geçersiniz. Kimse de sizi ayıplamaz.

Ama büyük bir şirkette çalışıyor ve hele yöneticilik yapıyorsanız, ya da göreviniz icabı müşterilere, şirket çalışanlarına veya yöneticilere sunum yapmak zorunda kalıyorsanız durum birdenbire değişir. Yapacağınız sunumu “ben konuşmayı sevmem” gibi gerekçelerle savuşturamazsınız…

Eğer bu tür fırsatlardan yararlanmak yerine onları engellemeye çalışırsanız, işte o zaman, yaşamınızın kalitesi bu korkunuz tarafından olumsuz yönde etkilenmeye başladı demektir.
Oysa aşırılaşan korkularla başa çıkmak hiç te sanıldığı kadar zor değildir. Tam tersine, korkularınızdan kaçarsanız, onların daha da büyümelerine uygun bir ortam sağlarsınız.
Çözüm, korkularınızla yüzleşmektir.

EFT Tepeleme yöntemi korkularınızla yüzleşmenizi sağlar ve onların sizi olumsuz şekilde yönlendirmelerini engeller.

http://eft-tepeleme.gamet.com.tr/topluluk-onunde-konusma-korkusu-olanlar-icin-eft-tepeleme/ adresindeki yazımda, topluluk önünde konuşma korkusunu gidermek için bir EFT uygulama örneği verdim. Eğer EFT yöntemini zaten tanıyor ve onu kullanıyorsanız, verdiğim o örnekten doğrudan yararlanmanız mümkündür.

Eğer EFT Tepeleme yöntemine kendi başınıza kullanabilecek kadar hakim değilseniz, o zaman ya bize gelin, ya da yakın çevrenizdeki bir EFT Tepeleme uzmanına danışın. O sizi yönlendirecektir.

Topluluk Karşısında Konuşma Korkusu, istatistiklere göre en yaygın korku türüdür. Onun bu kerte yaygınlaşmasındaki temel etmen, insanların bu korkuyla yüzleşmek yerine ondan kaçınmayı tercih etmeleridir. Bu kaçış denemeleri, bir işe yaramadıkları bir yana, o korkuyu daha da büyütür ve kaçacak yer kalmadığında bir krizle noktalanır.

Size, diğer korkularınızla olduğu gibi, Topluluk Karşısında Konuşma Korkusu ile de barışık yaşamanızı, onunla yüzleşmenizi öneriyorum. EFT yöntemi size yardımcı olmaya hazırdır.

Deneyin, sonucunu görün!

ahmet aksoy

Dec 082014
 
868 views

EFT’nin Bilimsel Temelleri

(Aşağıdaki yazım 10 Kasım 2014 tarihinde Radikal Blog‘da yayınlanmıştır.)

EFT'nin Bilimsel Temelleri

EFT, bildiğiniz gibi Eski Çin Tıbbı anlayışından kaynaklanan ve 1990’larda modernize edilen bir “enerji uygulaması”dır.

EFT terimi Emotional Freedom Techniques sözcüklerinin ilk harflerinden oluşur. Terimin Türkçe karşılığı “Duygusal Özgürleşme Teknikleri”dir.

EFT uygulaması yüz, göğüs ve ellerdeki bazı akupunktur noktalarının parmak uçlarıyla vuruşlar yaparak uyarılması esasına dayanır. Bu uygulamadan amaç, enerji sisteminin dengeye kavuşturulmasıdır. EFT tekniğinin yaratıcısı Gary Craig’in deyişiyle “Enerji sisteminde meydana gelen aksamalar fiziksel, ruhsal veya duygusal sorunlar halinde dışa vurur. Bu aksamalar ortadan kaldırıldığında, sorunlar da ortadan kalkar.”

EFT (tepeleme), Doğu Kültürü kavramlarına dayandığı için Batı kültürü tarafından kavranmasında bazı sorunlar vardır. En basitinden, Batılı bilimsel anlayışta “Enerji Meridyenleri” diye bir kavram bulunmamaktadır. Oysa tüm enerji uygulamaları bu meridyenlerin varlığını temel alır.

(EFT vuruş noktaları için: http://www.gamet.com.tr/eft-tepeleme-vurus-noktalari/ )

BONGHAN KANALLARI

1962 yılında Koreli bir Bilim adamı olan Kim Bong-han, vücudumuzda kan ve lenf dolaşım sistemlerinin yanısıra üçüncü bir dolaşım sistemi bulunduğunu öne sürdü. Bu dolaşım sistemi çok ince kılcal yapılardan oluşuyordu. Ancak Bonghan bir trafik kazası geçirerek öldüğünde, çalışmaları da rafa kalktı. Çünkü kullanmış olduğu boyama tekniğini başka hiç kimseyle paylaşmamıştı.

Son yıllarda nano-teknoloji alanında yaşanan gelişmeler ve yeni boyama teknikleri sayesinde bu çalışmalar yeniden gündeme geldi ve “primo-vasküler sistem”in varlığı çeşitli bilim insanları tarafından da doğrulandı. Bu ipliksi kanallar şimdi “Bonghan kanalları” olarak isimlendirilmektedir. Sözkonusu kanalların en önemli özelliklerinden biri, insan vücudundaki enerji meridyenleri üzerinde yer alan akupunktur noktalarını birbirine bağlamasıdır.

(Daha ayrıntılı bilgiler için: http://www.gamet.com.tr/bonghan-kanallari/ )

YENİ DENEYLER

Harvard Tıp Okulundan Dr. Dawson Church öncülüğünde yapılan deneylerde EFT uygulamalarının deneklerin vücutlarındaki stres hormonu (cortisol) seviyesini ortalama %24 oranında düşürdüğü saptandı. EFT uygulamalarının beyindeki amigdala merkezini “alarm” konumundan uzaklaştırdığı da elde edilen bulgular arasında.

PSİKO-NÖRO İMMÜNOLOJİK BULGULAR

Yeni bir bilim dalı olan Psiko-Nöro İmmünoloji (psychoneuroimmunology) alanında yapılan araştırmalar sonucunda korku, öfke, üzüntü gibi duyguların bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve bazı hastalıkların gelişmesine yol açtığı kanıtlandı.

Batılı bilimsel bakış açısından elimizde hala yeterince veri bulunmamasına rağmen, EFT uygulamaları duygusal belleklerimizin yeniden şekillenmesinde mucizeler yaratmaya devam ediyor. Yeni tezlerden birisi, bu mekanizmanın aslında DNA düzeyinde etkileşimde bulunduğu yönünde.

Belki de aradığımız bazı yanıtlara epigenetik çalışmalar sonucunda ulaşacağız.

ahmet aksoy

Kaynak: http://www.gamet.com.tr/eft-nicin-bu-kadar-etkili-oluyor/

Nov 102014
 
952 views

EFT Niçin Bu Kadar Etkili Oluyor?

HARVARD TIP OKULUNDA YAPILAN DENEYLER
Harvard Tıp Okulu’nda yapılan bazı deneylerde, derimizin üzerindeki enerji meridyen noktalarının uyarılmasının, beynimizdeki “amigdala” bölümündeki aktivitenin azalmasına neden olduğu tespit edilmiş.

Amigdala (corpus amygdaloideum), bedenimizin alarm merkezi gibi çalışır. Badem biçimindeki bu minik bölge duygusal hafıza ve duygusal tepkilerin oluşmasında birincil etkiye sahiptir. Herhangi bir tehlike veya korku karşısında bu merkez tetiklenir ve vücutta “stres hormonu” “cortisol” seviyesinin hızlı bir şekilde artmasına neden olur. Stres hormonu düzeyinin yükselmesi ise bünyede çeşitli zincirleme reaksiyonlara kaynaklık eder.

EFT (tepeleme) uygulamaları, stres hormonu seviyesini düşürerek deneyimlenen stres düzeyinin de aşağılara düşmesini sağlar.

Dr. Dawson Church tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, 83 denek üzerinde birer saatlik EFT uygulanmış ve sonrasında deneklerin “cortisol” seviyelerinin nasıl değiştiği saptanmış. EFT’nin yanısıra sadece konuşma terapisi alanlar da bu araştırmaya dahil edilmişler.
Alınan sonuçlara göre EFT uygulanan deneklerde cortisol seviyesindeki azalma ortalama %24 olurken, konuşma terapisi alan veya kendilerine hiç bir uygulama yapılmayan deneklerde gözlenebilir her hangi bir değişim saptanmamış.

PSİKO-NÖRO İMMÜNOLOJİ
Sadece 35 yıllık bir geçmişi olan PNI (Psychoneuroimmunology) bilim dalındaki yeni araştırmalarda pskolojik süreçlerin sinir ve bağışıklık sistemlerini nasıl etkilediği inceleniyor. Elde edilen bulgulara göre endişe, korku, öfke, üzüntü, stres gibi duygular bağışıklık sistemini zayıflatıyor, hatta bazı hastalıklara neden oluyor.

EFT Niçin Bu Kadar Etkili Oluyor?

Foto: plosone.org

PRİMO VASKÜLER SİSTEM VE BONGHAN KANALLARI
İlk kez 1962 yılında Kuzey Koreli bir bilim adamı olan Kim Bong-han tarafından duyurulan “primo-vascular sistem” ile ilgili araştırmalar, bu bilim adamının talihsiz bir trafik kazasında ölümünün ardından 50 yıllık bir uyku dönemine girdi. Bonghan’ın bulguları ancak 2010’lu yıllarda ve nano-teknolojik boyama yöntemleri sayesinde başka bilim insanları tarafından da doğrulanmaya başlandı. Primo-mascular sistemi oluşturan kılcal kanallara “Bonghan kanalları” adı veriliyor. Bu kanallar 20-30 mikrometrelik çapa sahipler. İşte bu kanallar, enerji meridyenleri üzerindeki akupunktur noktalarını birbirine bağlıyor. Bu yeni dolaşım sistemi, Eski Çin Tıbbı ile Batı bilimi arasında ortak temellere sahip bir anlaşma fırsatı yaratacak gibi görünüyor.

EFT uygulamalarının bu kanallar aracılığıyla DNA bağlantılı bilgi akışına katkıda bulunduğu düşünülüyor. Çünkü, son dönemlerde elde edilen yeni bilimsel bulgular, genetik sistemimizin eskiden sanıldığı gibi statik bir yapıya sahip olmadığını; çevresel koşulların bazı genetik özelliklerin açık veya kapalı duruma girmelerine neden olduğunu gösteriyor. Epigenetik, bu konuda yepyeni ufuklar açmış durumda.

ENERJİ UYGULAMALARI
Kısacası, enerji uygulamalarıyla ilgili olarak henüz elimizde batılı bilimsel anlayışa uygun yeterli bilimsel sonuçlar bulunmamasına rağmen aradaki açıklık yavaş ta olsa kapanma eğiliminde. Örneğin akupunktur çalışmaları pek çok alanda artık kabul görmüş durumda. EFT de -bazı- akupunktur noktalarını kullanarak vücudumuzdaki stres düzeyini dengeleyebiliyor.

Her alanda olduğu gibi, bu alanda da yeni ve olumlu gelişmeler yaşanmakta. Enerji uygulamalarının bilimsel temellerinin açıklığa kavuşması çok fazla zaman almayacak gibi.

Öte yandan, henüz batılı bakış açısıyla bilimsel açıklamalarını tam olarak yapamıyor olsak bile, EFT uygulamaları ölçülebilir pozitif sonuçlar vermeye devam ediyor.

Belki içimizde EFT yöntemine çok katı kurallar çerçevesinde ve olumsuz bakanlar olabilir. Bu arkadaşların kendilerine içtenlikle şu soruyu sormalarını öneriyorum: Newton’un çekim yasası kabul görmeden önce yer çekimi yok muydu?

ahmet aksoy

Kaynaklar:

 

Oct 092014
 
1,111 views

Özel Sorularınız İçin Özelleşmiş Sitelerimize Uğrayın

Sorular

Gamet Gelişim, ağırlıklı olarak Kişisel Gelişim konusuna odaklanmıştır. Bu kapsamdaki yazılarımızı bu sitede topluyoruz.

Ancak Kişisel Gelişim çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Bu nedenle belli bir konuda yeterli birikime ulaştığımızda, o konuyu doğrudan ele alan bir alt-site oluşturarak, o konuyla ilgili eski ve yeni yazılarımızı bu yeni sitede toplamayı planlıyoruz.

Kişisel Gelişim konusuna dahil olmakla birlikte, özel olarak ayırıp düzenlediğimiz EFT-Tepeleme sitemiz ve bağlantılı konuları aşağıda listeledik:

EFT-Tepeleme

Site adresi: http://eft-tepeleme.gamet.com.tr

Konular:

  • EFT (Emotional Freedom Techniques) – Duygusal Özgürleşme Teknikleri
  • Tepeleme
  • Bilinçaltı Sorgulama
  • Enerji Meridyenleri
  • Kısıtlayıcı İnançlar
  • Korkular
  • Temporal Tepeleme
  • Olumlamalar
  • Yüzleşme
  • Topyekun arınma
  • Enerji Terapisi

 

Gamet Gelişim

 

Jul 062012
 
1,912 views

40 Yaşından Sonra Presbiyopi (Yakını Görememe) Kaçınılmaz mı? (2)

40 Yaşından Sonra Presbiyopi (Yakını Görememe) Kaçınılmaz mı? (2)Yazımızın birinci bölümünde presbiyopi probleminin asıl  nedenlerini ve doğal yöntemlerle bundan kurtulmanın mümkün olacağını belirtmiş ve bu amaçla kullanabileceğiniz basit alıştırmalar vermiştik. Bu yazımızda ise bazı kişisel sorgulamaları ve çözüme yönelik Tepeleme yöntemlerini ele alacağız.

Stres, daha önce de belirttiğimiz gibi, kaslarımızın istem dışı davranışları nedeniyle göz gibi hassas organlar üzerinde önemli sorunlar yaratır. Dolayısıyla bu tür sorunlardan doğal yollarla kurtulabilmek için, istemsiz kas davranışlarını oluşturan etkenleri çözmek gerekir. Tepeleme (EFT) bu amaçla kullanabileceğimiz en etkin yöntemlerden biridir.

Eğer gözlük kullanıyor ve bundan kurtulmak istiyorsanız, bunu projelendirin.

İlk olarak,  bu amaçla kullanacağınız bir defter edinin. Göz sağlığınız ve gözlük kullanımınızla ilgili düşüncelerinizi, anılarınızı, duygularınızı, sizi endişelendiren şeyleri buraya yazın. Yazılarınız çok iç içe olmasın. Gerektiğinde eklentiler ve  düzeltmeler yapma şansınız bulunsun.  Bu defteri sık sık gözden geçirin ve güncelleyin. Yazdıklarınızın yanına tarih düşmeyi de ihmal etmeyin.

Bu defterin baş tarafına şu soruları ve bu sorulara vereceğiniz yanıtları yazabilirsiniz:

  • Göz sorunların ne zaman başladı?
  • Gözlük takmaya başlamanın sebebi neydi?
  • Gözlük takmaya başlamadan kısa bir  süre önce seni derinden etkileyen olumsuz bir olay yaşadın mı?
  • Doktorun/doktorların göz sağlığın hakkında neler dedi?
  • Ailen ve arkadaşların bu konuda neler düşünüyor, neler söylüyorlar?
  • Okul öğretmenlerinin bu konudaki düşünce ve yaklaşımları ne oldu?
  • Ailende benzer sorunları yaşayan başkaları da var mı?
  • Gözlerinin daha kötü veya daha iyi olduğu belli zamanlar oluyor mu?
  • Göz sorunun nedeniyle yapmak isteyip te yapamadığın şeyler var mı?
  • Göz sorunun nedeniyle yapmaktan kurtulduğun şeyler var mı?
  • Gözlük taktığında kendini nasıl hissediyorsun?
  • Gözlük kullanmayı bırakırsan kendini nasıl hissedeceksin?
  • Göz sorunun sana birini veya birilerini hatırlatıyor mu?
  • Hayata olumsuz tarafından mı bakıyorsun?
  • Geçmişinde suçluluk veya utanç duyduğun olaylar var mı?
  • Anılarında korku ve endişe yaratan görüntüler var mı?
  • Kendini beceriksiz, yetersiz veya değersiz mi buluyorsun?
  • Yaşlanmak seni endişelendiriyor veya korkutuyor mu?

Bu soruları ve yanıtlarınızı istediğiniz gibi çoğaltabilir, çeşitlendirebilirsiniz. Bu kişisel sorgulama  sırasında kendinizi bu konuda daha yakından tanıma fırsatınız olur.

Yanıtını aradığınız asıl soru şudur: “Gözlük kullanmak beni rahatsız ediyor mu?

Eğer gözlük kullanmak sizin için önemli bir sorun oluşturmuyorsa, yazının devamını okumanıza gerek yoktur.

Devam ettiğinize göre, gözlük kullanmak sizi pek fazla hoşnut etmiyor demektir.

İlk yazımızda verdiğimiz basit kas alıştırmalarını aksatmadan sürdürün. Bu alıştırmaları kendiniz için veya başkaları için risk yaratmayan her ortamda yapabilirsiniz.

Tepeleme uygulamaları için de aynı kural geçerlidir. Ne kendinizi, ne de başkalarını riske sokmayın!

Önce bir Klasik Uygulama örneği verelim: (Tepeleme – EFT uygulamalarını bildiğinizi varsayıyorum. Eğer bu yöntemi yeterince tanımıyor ve onun hakkında bilgi almak istiyorsanız eft.axtelsoft.com adresindeki web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.) Bu proje sırasında, zorunlu olmadığınız zamanlarda gözlük kullanmayın. Göz kaslarınızın ve beyninizin doğal koşulları yaşamasına izin verin. Elbette bunu  hem kendiniz, hem de başkaları için güvenli ortamlarda uygulayın.

Kurgu cümlesi: Gözlerim yeterince net görmese de kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Hatırlatıcı: Net görmese de.

Değerlendirme: Gözlerinin net görmemesinden duyduğun sıkıntıyı 0-10 arasında derecelendir. 10, dayanılamayacak kadar büyük bir sıkıntıyı ifade etsin.  Mümkünse, bu sıkıntının vücudunun neresinde odaklandığını da  belirle.

Kurgu: Karate noktasına sürekli vururken Kurgu Cümlesini 3 kez tekrarla

Vuruşlar:  Her noktada vuruş yaparken Hatırlatıcıyı tekrarla.

Kaş başlangıcı – Göz Ucu – Göz altı – Burun – Çene – Köprücük kemiği – Koltuk altı – Göğüs noktası- Baş parmak – İşaret parmağı – Orta parmak – Serçe parmak

Gamut işlemi: Gamut noktasına sürekli vururken Gözlerini kapa – Gözlerini aç – Sol aşağı bak – Sağ aşağı bak – Gözlerini saat yönünde çevir – Gözlerini ters saat yönünde çevir – Müzik mırıldan – Hızlıca say: 1, 2, 3, 4, 5 – Tekrar müzik mırıldan.

Tekrar Vuruşlar:  Her noktada vuruş yaparken Hatırlatıcıyı tekrarla.

Kaş başlangıcı – Göz Ucu – Göz altı – Burun – Çene – Köprücük kemiği – Koltuk altı – Göğüs noktası- Baş parmak – İşaret parmağı – Orta parmak – Serçe parmak

Tekrar Gamut işlemi: Gamut noktasına sürekli vururken Gözlerini kapa – Gözlerini aç – Sağ aşağı bak – Sol aşağı bak – Gözlerini saat yönünde çevir – Gözlerini ters saat yönünde çevir – Müzik mırıldan – Hızlıca say: 1, 2, 3, 4, 5 – Tekrar müzik mırıldan.

Derin bir nefes al. Bir kaç saniye tut ve sonra sesli bir şekilde hızla boşalt.

Tekrar Değerlendirme: Gözlerini kapat ve net görememenin verdiği sıkıntıyı ve odaklandığı yeri değerlendir. Yeri değişti mi? Şiddeti şimdi kaç?

Eğer sıkıntı şiddeti 3’ün altına düştüyse, oturumu sonlandırabiliriz. Eğer 3 veya daha üzerindeyse, değerlendirme aşamasına dönüp tüm işlemleri tekrarlamamız gerekir.

Eğer uygulama sırasında sıkıntının şiddeti belli bir yere takılmış ve bir türlü azalmıyorsa, Tepeleme yaptığımız yeri değiştirerek uygulamayı sürdürebiliriz. Yine de azalmıyorsa, bir kaç saat ara verebilir veya uygulamayı bir başka güne aktarabiliriz.

Tepeleme uygulamasına başlamadan önce mutlaka su için. Uygulama sırasında da yanınızda bir bardak su bulunsun. Eğer vücudunuz susuz durumdaysa, Tepeleme uygulaması verimli olamayabilir. Ayrıca uygulama sırasında vücudunuzun terleme, üşüme, sıcak basması, uyuşukluk, gülme, ağlama, uyku, gaz çıkarma, susama gibi belirtiler verip vermediğine dikkat edin. Saydığımız belirtiler doğal ve olumludur. Etkilendiğiniziı gösterir.  Sıkıntı şiddeti değişmiyor ve saydığımız belirtilerden hiçbiri görülmüyorsa, oturumu ertelemek daha doğru olacaktır.

Aşağıdaki kurgu cümlesi ve hatırlatıcıları kullanarak ta uygulamalar yapın. Kendi iç sorgulamanızdan elde ettiğiniz bilgilere uygun kurgu cümleleri ve hatırlatıcıları da kullanabilirsiniz. Yaptıklarınızı ve sonuçlarını defterinize işlemeyi unutmayın.

Kurgu cümlesi: Gözlerim yeterince dayanıklı olmasa da kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Hatırlatıcı: Dayanıklı olmasa da.

Kurgu cümlesi: Gözlerim yaşlanınca gücünü koruyamasa da kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Hatırlatıcı: Gücünü koruyamasa da.

Kurgu cümlesi: Göz kaslarım yeterince rahat olmasa da kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Hatırlatıcı: Rahat olmasa da.

Kurgu cümlesi: Gözlerim bilgisayara uzun süre bakamasa da kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Hatırlatıcı: Uzun süre bakamasa da.

Kurgu cümlesi: Gözlerim televizyona uzun süre bakamasa da kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Hatırlatıcı: Uzun süre bakamasa da.

Kurgu cümlesi: Uzun süre kitap okuyamasam da kendimi seviyor ve olduğum gibi kabul ediyorum.

Hatırlatıcı: Uzun süre okuyamasam da.

Tepeleme, pek çok uygulamada hemen sonuç verir. Ancak davranış değişikliklerinin genellikle en az 21 günlük bir süreye ihtiyaç duyduğunu da unutmayalım. Günde sadece 5-10 dakikanızı Tepeleme çalışmasına ayırmanız yeterlidir.  Ne kadar sürdürmeniz gerektiğine, sonuçlara bakarak siz kendiniz karar vereceksiniz.

Bir sonraki yazımızda Temporal Tepeleme yöntemini ele alacağız.

Ahmet Aksoy

Yazının birinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

 

Jun 152012
 
2,118 views

40 Yaşından Sonra Presbiyopi (Yakını Görememe) Kaçınılmaz mı? (1)

40 Yaşından Sonra Presbiyopi (Yakını Görememe) Kaçınılmaz mı?Kırk yaşını aşan insanların çoğu otomatik olarak yakına odaklanmada zorlanma moduna geçer. Artık gözleri yaşlanmıştır, yorulmuştur. Göz merceği hızla esnekliğini yitirmektedir. Presbiyopi başlamıştır. Bu nedenle artık dış desteğe ihtiyaç kaçınılmaz hale gelmiştir.

Sonuç? Gelsin gözlükler… Gelsin lensler… Belki de operasyon?..

Yaşlanma nedeniyle yakına odaklanma sorunu “presbiyopi” olarak adlandırılıyor. Bu sorun, koşarken nefesin kesilmesi, çabuk yorulma gibi sorunlardan farklı bir özellik göstermiyor. Bunların hepsinin asıl nedeni kas tembelliği.

Yürümek veya koşmak yerine sürekli araç kullanıyoruz.
Yürüdüğümüz yerlerde bile neredeyse hiç engel yok. Ya da yürüyen merdiven var, asansör var…

Gözlerimiz için de benzer şeyler geçerli. İşyerimizde bilgisayar ekranlarına kilitleniyoruz. Çalışma mekanlarının çoğundaki en uzak nokta sadece 5-6 metre mesafede. Evlerimize döndüğümüzde bu kez bilgisayarı bırakıp, televizyona odaklanıyoruz.

Dışarıda yürürken ya yere, ya da vitrinlere bakıyoruz.

Günlük yaşantımızın içinde uzaklara baktığımız; kuşları, bulutları, ağaçları gördüğümüz süre ne kadar?

İşte bu nedenle göz kaslarımızın ağırlıklı olarak belli mesafelere odaklanmasından kaynaklanan bir çeşit kas tembelliği, sonunda yakına odaklanmada fiziksel zorluklar yaşamaya başlamamıza neden oluyor.

Bu duruma çözüm olarak kullanılan gözlük, lens veya operasyonlar çözüm değil, sorunun daha da pekişmesi sonucunu doğuruyor.

Gözlük kullanarak gözlük numarasını düşürebilen var mı?
Ya da daha uzun süre araba kullanarak bacak kaslarını uzun mesafeler yürüyebilecek veya koşabilecek şekilde geliştirebilmek mümkün mü?

Her ikisi de olanaksız.

Presbiyopinin çaresi, göz kaslarınızı geliştirmekten geçiyor.

Her gün düzenli olarak yapacağınız 3-5 dakikalık basit göz alıştırmalarının sonucunda yakın gözlüklerinizden kolayca ve tamamen kurtulabilirsiniz.

Bu alıştırmalar, hareketlerini kısıtlayarak tembelleştirdiğiniz kaslarınızın yeniden sağlığına kavuşmasını sağlıyor. Düzgün çalışan göz kasları sayesinde göz-beyin korelasyonu da yeniden sağlıklı bir yapıya kavuşuyor ve görme kalitesi artıyor.

Ben bu çalışmaları yaptım ve gereksinim duydukça yeniden tekrarlıyorum. 59 yaşındayım ve yaklaşık iki yıldan bu yana yakın gözlüğü kullanmıyorum.

İşte size her yerde yapabileceğiniz birkaç basit alıştırma: (Bu alıştırmalar sırasında başınızı oynatmayın. Tüm hareketler sadece gözleriniz tarafından yapılmalı. Yorulduğunuzu hissettiğiniz anda durun, avuçlarınızı birbirine sürterek ısıtın ve basınç uygulamadan gözlerinizin üzerine kapatın. Gözünüzün önünde uçuşan pırıltılar kesilene kadar dinlenin.)

1- Bulunduğunuz odanın uzak duvarının köşe noktalarına gözlerinizi saat yönünde hareket ettirerek sırayla bakın. Bu şekilde 5 tur atın. Gözlerinizi dinlendirin.
2- Aynı işlemi bu kez ters saat yönünde 5 kez tekrarlayın. Gözlerinizi dinlendirin.
3- Gözlerinizin önünde kocaman bir yatay sekiz (sonsuz işareti) bulunduğunu düşünün. Bu işareti gözlerinizle tarayarak çizin. 5 kez saat yönünde ve 5 kez ters saat yönünde. Gözlerinizi dinlendirin.
4- 30-40 saniye süreyle odadaki eşyalara, duvarlara, pencerelere, halının desenlerine, perdenin kıvrımlarına seri hareketlerle ve rastgele bakın. Tüm hareketleriniz rastgele olsun. Gözlerinizi dinlendirin.
5- Pencereden dışarı bakarken ya da dışarıdayken 30-40 saniye boyunca etrafınızdaki nesnelere, eşyalara, hayvanlara, her türlü ayrıntıya rastgele ve seri sıçrama hareketleriyle bakın. Gözlerinizi dinlendirin.
6- Önce burnunuzun ucuna, sonra yaklaşık 3 metre uzaktaki bir noktaya, daha sonra da çok uzaktaki bir noktaya bakın. Aynı işlemi 5 kez tekrarlayın. Gözlerinizi dinlendirin.

Bu tür alıştırmalar göz kaslarınızın ve göz merceğinizin esnekliğini yeniden kazanmasına yardımcı olacaktır. Elbette bunları kafanıza estiği gibi yapmak yerine öncelikle göz doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

Bir sonraki yazımızda görme sorunlarına karşı, bir stresten arınma yöntemi olan EFT – Tepeleme yönteminden nasıl yararlanabileceğimizi ele alacağız.

Ahmet Aksoy

Yazının ikinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

Apr 272012
 
1,559 views

Gamet Gelişim Akademisi tarafından, 5 Haziran 2012 Salı günü saat 13.00 – 16.30 saatleri arasında Etkili İletişim ve Beden Dili ile EFT (Tepeleme) Semineri düzenlenecektir.

Etkili İletişim ve Beden Dili seminerini Ergül Özkul, EFT (Tepeleme) seminerini ise Ahmet Aksoy sunacaktır.

Seminerimiz ücretsizdir ve herkese açıktır.

Sunucular:

  • Etkili İletişim ve Beden Dili – Ergül Özkul
  • EFT (Tepeleme) – Ahmet Aksoy

Tarih: 5 Haziran 2012
Saat: 13.00 – 16.30
Yer: Barış Manço Kültür Merkezi
Adres: Caferağa Mahallesi, Moda Caddesi, Nail Bey Sokak
(Caferağa Spor Salonu Yanı)
Kroki : http://www.bmkm.gen.tr/kroki.asp


Anadolu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu. 1996 yılında bankacılıkla başlayan iş yaşantısına dokuz yıl Şekerbank’ta çalıştıktan sonra 2005 yılında Oyakbank’ta Cari İşlemler Yetkilisi olarak devam etti. 2006 yılında Oyakbank’tan istifa ederek ayrıldıktan sonra dil eğitimi için İngiltere’ye gitti. Londra’da Language Studies İnternational’da eğitim alarak Türkiye’ye döndü ve iş hayatına kişisel gelişim alanında devam etme kararı aldı. Ergül Özkul, Temel İletişim Becerileri, Etkili İletişim ve Beden Dili Eğitimci Eğitimi, Toplum Önünde Konuşma Eğitimci Eğitimi, Hızlı Okuma Algılama ve Motivasyon Eğitimci  Eğitimi, Time Line Terapi Eğitimi, EFT (Emotional Freedom Techniques) Eğitimi, Enerji Psikolojisi Eğitimi, Bilinçaltının Gücü, Zihin Devrimi, Provakatif Enerji ve Duygusal Özgürleşme Tekniği Eğitimi, Uluslararası NNLP Practitioner, NNLP Master Practitioner ve İnternational Hypnosis Association Member programlarına katılmıştır. Halen St.Clements Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora çalışmalarını yürütmektedir.

Şu ana kadar pek çok eğitim ve seminer veren Ergül Özkul aynı zamanda etkili iletişim, toplum önünde konuşma, beden dili, müşteri memnuniyeti, takım çalışması ve ekip ruhu, etkili öğretmenlik, etkili anne-baba, motivasyon ve yaşam amacı gibi konularda bireysel ve kurumsal eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermektedir. Ergül Özkul’un çeşitli gazete, dergi ve haber portallarında yazıları yayımlanmaktadır.




Ahmet Aksoy
Ahmet Aksoy

Ankara Fen Lisesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi mezunu İnşaat Mühendisidir. Belli bir süre şantiye mühendisliği ve şantiye şefliği yapmış;  daha sonra kişisel bilgisayarların hızlı gelişimini önceden görüp, bilgisayar programcılığı çalışmalarına yönelmiştir. Denizcilik sektörüne yönelik çalışmaları yavaşlayarak ta olsa, halen sürmektedir.

Emekli olduktan sonra, kişisel gelişim alanına ilgi duymuş ve bu konuda hem kendini, hem de çevresini eğitmenin yollarını aramaya başlamıştır. Hızlı Okuma ile başlayan bu serüven, Hipnoterapi, NLP, Yaşam Koçluğu, EFT gibi alanlarda hızlanarak devam etmiştir. İnsan beyninin çalışma mekanizmaları ve özellikle yeniden yapılanabilirliği (re-wiring), hızlandırılmış öğrenme gibi konular özel ilgi alanına girmektedir.

Kişisel Gelişim odaklı çalışmalarını eşiyle birlikte atölyeler oluşturarak sürdürmektedir.
Ayrıntılar için tıklayın