?> September 2013 - Kişisel Gelişim
Sep 282013
 
689 views

Yaptığımız Çalışmalar Haftalık Kadıköy Gazetesinde Haber Oldu

27 Eylül – 3 Ekim 2013 tarihli Haftalık Kadıköy Gazetesinde “Rasimpaşa’da Sertifika Töreni” başlığı altında Rasmpaşa Mahalle Eviyle birlikte yaptığımız Hızlı Okuma ve Anlama  çalışmalarımız bir haber olarak duyuruldu.

Gazetenin 4. sayfasında yer alan haberin bir bölümü şöyle:

Hızlı Okuma Sertifika Töreni

Hızlı Okuma Sertifika Töreni

“Rasimpaşa Mahalle Evi’ndei 1 Temmuz-18 Temmuz tarihleri arası 8-14 yaş ve 15 yaş ve üstü olmak üzere 2 gruba, haftada 3 gün toplam 27 saat Hızlı Okuma ve Anlama Kursu verildi.

Eğitim, mahallede bulunan Gamet Gelişim Atölyesi tarafından ücretsiz olarak verildi. 14 Eylül Cumartesi günü de Gönüllü Evi’ne davet edilen Gamet Gelişim Akademisi kursiyerlerine sertifikaları verilerek, ikramlar yapıldı.

Nilüfer – Ahmet Aksoy tarafından verilen Hızlı Okuma ve Anlama eğitimine katılan kursiyerler, hem okuduklarını, hem de yaşamın kendisini daha hızlı ve daha geniş bir açıdan kavramayı, kendi bedenlerini, kas yapılarını, solunum sistemlerini yakından tanımayı, bilinçaltını ve olağanüstü yeteneklerinden yararlanmanın yollarını öğrendiler…”

Rasimpaşa Gönüllü Evi Yöneticilerine, mahallemize bu katkı olanağını bize sağladıkları için teşekkür ediyoruz.

 Gamet Gelişim

 

Sep 252013
 
1,869 views

Beynimizi Sağlıklı Tutmak İçin 13 İpucu

Beyin sağlığı

Beyin

Beynimizin tıpkı bir kas sistemi gibi çalıştığını söylemek hiç te yanlış olmaz. Kullanılmayan kasların zayıflayıp gücünü yitirmesi gibi, kullanmadığımız beyin hücrelerimiz de zaman içinde eriyip kaybolur. Ancak, vücudumuzdaki hemen hemen tüm dokuların kendini yenileme özelliği bulunmasına karşın, beyin hücrelerimiz kendilerini yenileme işlevine sahip değildir. Bu nedenle, ölen beyin hücrelerini yeniden hayata döndürmek bugünkü teknoloji ile mümkün olmuyor. Bu sorunla başedebilmenin tek yolu, beyin hücrelerimizi işlevsiz bırakmamak..

Spor amaçlı hafif yürüyüşler yapmak nasıl beden sağlığımız için önemli ve gerekliyse, beyin hücrelerimizi uygun yöntemlerle aktif tutmamız beyin sağlığımızı korumak açısından aynı şekilde büyük önem taşıyor. Alzheimer gibi hastalıklar için önerilen davranış şekli de bu.

Yapmamız gerekenler çoğunlukla basit şeyler. Ama bunları yaşamımızın doğal bir parçası haline dönüştürmemiz gerekiyor.

Hem beden, hem de beyin sağlığımız açısından uygulamamız gereken bazı ip uçlarını sizin için derledik:

1-Daha fazla oksijen: Beynimiz, vücudumuzun kullandığı toplam oksijenin dörtte birini tek başına tüketir. Bu yüzden beynimizin daha sağlıklı ve verimli çalışabilmesi için derin nefes almanın önemi büyüktür. Bu amaçla kullanabileceğimiz en etkili derin nefes alma yöntemi ise diyafram nefesidir. Diyafram nefesi sayesinde hem daha fazla oksijen alır, hem de iç organlarımıza masaj uygulamış oluruz.

2-Su iç: Beynimizin dörtte üçü sudan oluşur. Bu nedenle bedenimizi susuz bırakmamak özel bir önem kazanır. Bildiğiniz gibi insan bedeninin açlığa dayanma süresi 30-40 günü bulurken, susuzluğa dayanabilme süresi sadece 3 gündür. Su yaşamdır!

3-Dik dur, dik otur: Dik durduğumuzda dolaşım sistemimiz daha düzgün çalışır. Böylece beynimize besin ve oksijen taşıyan ve kirli kanı beyin hücrelerimizden uzaklaştıran kan dolaşımı işlevini daha kolaylıkla yerine getirir.

4-Düzenli ve derin uyu: Uyku, beyin hücrelerimiz arasındaki bağlantıların yeniden organize olduğu ve güçlendirildiği bir dönemdir. Bu nedenle düzenli ve derin bir uyku ile beynimizin kendisini rahatça yeniden düzenleyebilmesine fırsat vermiş oluruz.

Beyin sağlığı için alıştırmalar

Beyin sağlığı için alıştırmalar

5-Düzenli yürüyüş yap: Tempolu yürüyüşler hem beden, hem de beyin sağlığımız açısından büyük önem taşır. “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.”

6-Danset: Dans sırasında beyin ve kas korelasyonu en üst seviyededir. Müzik ve ritm, sağ beyin lobunu uyarır. Metabolizma hızlanır. Bu nedenle, dansın, oksijen seviyesi yüksek bir ortamda yapılması önemlidir.

7-Kahkaha at: Kahkaha atmak çok olumlu yan etkiler üretir. Diyaframı çalıştırır. Stresi azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Endorfin salgılanmasını tetikler. Kan akışını hızlandırır. Kasları gevşetir. Gülmek, başlı başına bir iyileştirme aracıdır. Kahkaha atabilmenizi sağlayacak her fırsatı değerlendirin.

8-Şekerden olabildiğince uzak dur: Fazla şekerin hem beden, hem de beyin üzerinde kalıcı hasarlar yarattığı bilinmektedir. Sağlıklı bir yaşam için şekerden olabildiğince uzak durun.

9-Kafein kullanımını dengele: Çay veya kahve gibi içeceklerden alınan sınırlı miktarda kafeinin konsantrasyon arttırıcı etkileri olduğu saptanmıştır. Ancak, alınan kafein miktarı belli limitleri aştığında durum değişir ve olumsuz etkiler başlar.

10-Boşa geçen zamanı daha iyi değerlendir: Büyük şehirlerde yaşıyorsanız, ulaşım sırasında veya kuyruklarda beklerken yitirdiğiniz zamanın ne denli uzun olduğunu bilirsiniz. İşte bu tür zamanları boşa harcamak yerine, basit yöntemlerle değerlendirebilirsiniz. Örneğin MP3 ile sesli kitap dinleyebilir, ya da bir kitap veya dergi okuyabilirsiniz.

11-Arasıra farklı şeyler yap: Pek çok davranışımız kalıplaşmıştır. Arasıra da olsa, bu kalıpları kırmak, beyin hücrelerimiz arasında yeni bağlantılar kurulmasını sağlar. Örneğin işe veya okula giderken farklı bir araç kullan. Dişini fırçalarken ya da yazı yazarken arada bir diğer elini kullanmayı dene.

12-Yabancı bir dil öğren: Yabancı dil öğrenimi, beyin hücrelerini çalıştırmada çok etkin bir yöntemdir. Bu sayede beyin hücreleriniz arasında yepyeni bağlantılar kurulur. Yabancı dile karşı bir ilginiz yoksa, daha önce hiç ilgilenmediğiniz bir konuda araştırmalar yapabilir, beyninizi farklı bir konuda çalışmaya yönlendirebilirsiniz.

13-Barok müziğe kulak ver: Mozart veya Vivaldinin barok eserlerini dinle. Özellikle nefesli veya yaylı çalgıların yer aldığı ve iniş-çıkışların pek bulunmadığı parçalar beyninizin alfa moduna girmesine ve rahatlamasına yardımcı olur. Algılama filtrelerinin etkinlikleri azalır ve öğrenme süreci daha verimli bir hale dönüşür.

Ahmet Aksoy

Kaynaklar:
http://www.rd.com/slideshows/6-ways-exercise-makes-your-brain-better/
http://www.health.harvard.edu/fhg/updates/update0606a.shtml
http://www.alz.org/living_with_alzheimers_your_brain.asp
http://en.wikipedia.org/wiki/Brain_fitness
http://faculty.washington.edu/chudler/plast.html

Sep 212013
 
602 views

Zaman Sıkıntısı Çekenler İçin Ücretsiz Göz Alıştırmaları Bilgisayar Programı eTrain

eTrain Uzak-Yakın Modülü

eTrain Uzak-Yakın Modülü

Belki siz de neredeyse her gün bilgisayar ekranına bakarak 8-10 saatinizi, belki de daha fazlasını harcıyorsunuz. Benzer sıkıntılar, cep telefonlarını mesaj ağırlıklı olarak veya sosyal ağlarla haberleşmek için kullananlar açısından da geçerli. Buna bir de günlük iş ve ev yaşantılarımızı zorunlu olarak daracık mekanlarda geçirdiğimizi eklersek, göz kaslarımızı sağlıklı ve dengeli kullanmamızın ne denli zorlaştığını anlamak kolaylaşır.

Bu sorunun doğal ve kesin çözümü -hiç olmazsa belli aralıklarla- uzaklara bakmaktır. Ağaca, kuşa, çiçeğe, denize, buluta…

Pek çoğumuz buna da yeterince fırsat bulamıyor. Çünkü yaşam şartları hepimizi engelliyor.

Bilgisayar ekranından bir türlü uzak duramayanlar için yazdığım küçük bir programcık var. Adı: eTrain. “Eye Training”, yani “Göz Çalıştırma” sözcüklerinden esinlenerek bu adı koydum. İngilizceyi tercih etmemin nedeni de bu program aracılığıyla olabildiğince çok kullanıcıya hitap edebilmek içindi. (Aslına bakarsanız bu programı ilk başta sadece kendim için yazmuştım. Ama ne kadar etkili olduğunu görünce, “niçin başkaları da yararlanmasın?” dedim.)

Programı hem İngilizce, hem de Türkçe olarak kurabilir ve kullanabilirsiniz. Eski sürümü kullananlar da, eskisini kaldırmaya gerek duymadan yeni sürümü indirip kullanabilirler.

Etrain Programını Nasıl Kurabilirsiniz?

Programın kurulumu ve kullanımı çok kolay.

İsterseniz, önce adım adım neler yapmanız gerektiğini listeleyeyim:
1- http://www.gamet.com.tr/hobasvur/index.php adresine gitmek için tıklayın, yada bu adresi internet tarayıcınızın adres kutusuna kopyalayın.
2- Açılan sayfada karşınıza gelen küçük formun “Adınız” ve “Epostanız” satırlarını kendinize ait bilgilerle doldurun. (Programın indirme bilgileri eposta adresinize gönderileceği için, adresi doğru yazdığınızdan emin olun.)
3- “Sağ taraftaki anti-spam kodunu lütfen yanındaki kutuya giriniz: ” yazısının sağ tarafındaki 4 haneli sayıyı, o sayının sağ tarafındaki kutuya aynen girin
4- Kırmızı renkte “Etrain Program İndirme Bilgilerini Yukarıdaki Eposta Adresime Gönderiniz” yazılı butona tıklayın.
5- Birkaç dakika içinde belirttiğiniz eposta adresine gelisim@gamet.com.tr adresinden gönderilen ve “ETRAIN GÖZ ALIŞTIRMALARI ÜCRETSİZ PROGRAM” başlıklı bir mesaj gelecektir.
6- Eğer mesajı posta kutunuzda göremiyorsanız, spam olarak algılanmış olabilir. Lütfen çöp kutunuzu da kontrol edin.
7- Gelen mesajın içindeki en alt satırda yer alan “Programı İndirmek için BURAYI tıklayın!” yazısına tıklayın.
8- Herşey yolunda gittiyse, etrain-setup.exe isimli kurulum programı bilgisayarınıza inmeye başlamış olmalıdır.
9 Programın boyutu 9MB civarında olduğu için bağlantı hızınıza bağlı olarak indirme işlemi birkaç dakika sürebilir.
10- İndirme işlemi tamamlandığında kurulum programını çift tıklayarak çalıştırın ve yönlendirici açıklamaları izleyerek kurun.
11- Artık, masa üzerinizde beliren “Etrain” başlıklı kısayolu tıklayarak programı çalıştırabilirsiniz.

Programda neler var?

Etrain programı 3 ana bölümden oluşuyor:
1- Uzak-Yakın modülü:
İstenen zaman aralığında ekrana peşpeşe yakın ve uzak görüntüler getiriliyor. Saptanan zaman aralığında bu eylem devam ediyor. Burada yapılması gereken şey ekrana gelen görüntülerden birindeki herhangi bir noktayı seçmek ve diğer resimdeki aynı noktaya odaklanmak. Gözleriniz yakın görüntüde yakına, uzak görüntüde ise uzağa odaklanacaktır.İlk başlarda çok yorucu bir çalışma olabilir. Bu nedenle çalışma süresini zorlanmayacağınız bir değere ayarlayın. (1-2 dakika)

eTrain Kelebek Modülü

eTrain Kelebek Modülü

2- Kelebek Modülü:
Bildiğiniz gibi görme eylemi sıçramalar halinde gerçekleşir. Zamanla göz sıçrama mesafeleri belli bir aralığa oturur. Bu durum ise göz kaslarında tembelliğe yol açar. Kelebek modülü, sıçrama aralıklarını ve sıçrama süresini ayarlayabildiğimiz bir modüldür. Bu değerlerle oynayarak, gözlerimizin kısa ve uzun aralıklarla sıçramasını sağlayabilir, göz kaslarımızdaki kısıtlı bir aralıkta hareket etme eğilimini kırabiliriz. Yapılacak şey, modülü çalıştırdıktan sonra ekrandaki kelebeği izlemektir. Hem kısa, hem de uzun aralıklarla çalışarak göz kaslarınızı geliştirebilirsiniz. (Benzer bir çalışmayı program kullanmadan yapmak isterseniz, hafif esintili bir günde bol yapraklı bir ağacın yapraklarını, ya da eğer deniz kenarındaysanız, dalgaları izleyerek yapabilirsiniz. ) Küçük sıçramalar, gözlerinizde dinlendirici bir etki yaratacaktır.

eTrain İnci Kolye Modülü

eTrain İnci Kolye Modülü

3- İnci kolye modülü:
Bu modülde peşpeşe belli aralıklarla dizilmiş oval çiftler bulunmaktadır. Sol üst köşedeki çiftten başlayarak gözlerimizi şaşılaştırıp (asıl görüntünün yaklaşık 15 cm ön veya arka tarafa odaklanarak) ikili görüntüyü üçlü hale getirmemiz gerekiyor. Oluşan üçüncü oval görüntü, odaklamayı asıl görüntüden yakına veya uzağa yapmamıza bağlı olarak diğer ikisinden daha yukarıda veya daha aşağıda görünür. Bu üçlü görüntüyü bozmadan tüm diziyi sol üstten başlayarak en sağdaki uca kadar sürdürmeliyiz. İlk başlarda bunu başarmak hiç te kolay olmayacaktır. Yine de ısrar edin. Göz kaslarınızın daha esnek ve daha çevik bir hale geldiğini kısa sürede farkedeceksiniz. (Özel not: Bu modülden yararlanmak için sabırlı ve sistematik bir çalışma sürdürmeniz gerekir. Diğer modüllerin aksine, bu modülde gözlerinizi ve  beyninizi tamamen yeni bir algılama yöntemi için yeniden programlıyorsunuz. Ancak bu çalışma, presbiyopi açısından özel bir önem taşıyor.)

Programın Yeni Sürümünde Farklı Neler Var?

Modüller eski sürümde olanlarla aynı. Ancak Uzak-Yakın ve Kelebek modüllerine “Tam Ekran” seçeneği ekledim. Bu seçeneği işaretlerseniz, görüntüler program penceresinin izin verdiği en büyük konuma getirilir.

Yeni Sürümler Olacak mı?

Evet. Yeni sürümde özellikle Uzak-yakın modülünde kullandığımız uzak ve yakın fotoğrafların zenginleştirilmesini planlıyoruz. Yeni görüntüleri internet üzerinden otomatik olarak indirmek yeni sürümlerde mümkün olacak.

Bizi izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy

Not: Eski sürümle ilgili açıklamalara da şu adresten ulaşabilirsiniz:
http://www.gamet.com.tr/goz-alistirmalari-icin-ucretsiz-program-etrain/

 

Sep 202013
 
29,306 views

Topluluk Önünde Konuşma Korkusu Olanlar İçin Birkaç İpucu
anxious-clownKuzey Amerika’da yayınlanan istatistiklere göre insanların en büyük korkusu %74 ile “Topluluk Önünde Konuşmak” yani bilimsel adıyla “glossofobi”. İkinci sıradaki “Ölüm korkusu” ise sadece %68. (Ne yazık ki ülkemizde bu tür istatistiklere ulaşmak hiç te kolay olmuyor.)

Korku dendiğinde ilk akla gelenlerden olsa da “Yükseklik korkusu”nun oranı sadece %10.

Topluluk önünde konuşma korkusu genellikle dinleyici sayısı 4-5 kişiden fazla ve yabancı ağırlıklı olduğunda ortaya çıkıyor. Glossofobi, daha önce bir topluluk önünde hiç konuşma deneyimi olmayanlarda kendini daha baskın bir şekilde gösteriyor.

Ayrıntılara ve çözüm önerilerine girmeden önce belki de kendinizi sınamak isteyebilirsiniz. İşte size küçük bir test:
Aşağıdaki her satıra 0 ile 4 arasında bir puan verin (Asla=0, ender olarak=1, bazan=2, çok sık=3, her zaman=4) sonra da tüm satır puanlarını toplayın.
Topluluk önünde konuşma yaparken veya böyle bir olasılık belirdiğinde
(   ) 1- Sesim titriyor/kısılıyor
(   ) 2- Nabız atışım hızlanıyor
(   ) 3- Ellerim ve/veya ayaklarım buz kesiyor
(   ) 4- Ağzım ve/veya boğazım kuruyor
(   ) 5- Zihnim boşalıyor
(   ) 6- Kendimi çok halsiz hissediyorum
(   ) 7- Ellerim terliyor/titriyor
(   ) 8- Midem bulanıyor
(   ) 9- Dudaklarım titriyor
(   ) 10- Nefes almakta zorlanıyorum/ nefes nefese kalıyorum
(   ) 11- Kekeliyorum
(   ) 12- Bacaklarım/dizlerim tutmaz oluyor
(   ) 13- Oradan kaçmak istiyorum
(   ) 14- Yüzüm kızarıyor
(   ) 15- Aşırı sinirli/tepkisel oluyorum
—–
(   ) Toplam puanım

Toplam puanınızı değerlendirin:
0-10 : Yaşadığınız sıkıntıyı fobi olarak değerlendirmek pek doğru olmaz. Diyafram nefesiyle gerginliğinizi kolayca kontrol altına alabilirsiniz. Yaşadığınız olumlu deneyimlerle bu sorunu kendiliğinden aşmanız mümkün.
10-40: Üzerinizdeki duygusal baskıyı bir an önce çözümlemeniz gerek. Başınıza gelecekleri imajine ederek topluluk önünde konuşmaktan kaçmak korkunuzu büyütüp fobi haline dönüştürebilir. EFT veya hipnoterapiden yararlanabilirsiniz. Bir uzmanla görüşmenizde yarar var.
40 ve üzeri: Ne yazık ki sorununuzu fobi olarak kategorize etmek hiç te yanlış olmaz. Mutlaka bir uzmanla görüşmeniz gerekir. Lütfen hemen bir uzmanla bağlantı kurun.

Glossofobi sorununu “Güzel Konuşma Yapamama” sorunu ile karıştırmamak yerinde olur. Çünkü glossofobi söz konusuyken, ne kadar donanımlı ve iyi hazırlanmış olursanız olun, sizi yönlendiren duygular bilinçaltınızı kaçmak ya da ölü taklidi yapmak için zorlayacaktır. Fizyolojik belirtilerin pek çoğu bu nedenle “kaçma” ya da “hareketsiz kalma” hazırlığıyla bağlantılıdır.

Glossofobiden kurtulmak “mantık” yoluyla mümkün olmaz. Çünkü hakim olan duygularınızdır. Bu nedenle, duygularınızın yatıştırılması, bedeninizdeki gerginliklerin boşaltılıp dengelenmesi gerekir.

Peki bu sorundan kurtulmak için neler yapılabilir?
1- Derin nefes alın. Özellikle diyafram nefesi etkili ve yararlıdır. Nefes alırken burnunuzu, verirken ağzınızı kullanın.
2- EFT yapın. EFT ile vücudunuzun enerji dengesini sağlar, duygularınızı tetikleyen olumsuz olaylarla yüzleşip onları birer “eski” anıya dönüştürürsünüz.
3- Bilinçaltı telkin ve otohipnozdan yararlanın
4- Bir hipnoterapiste danışın
5- Bir psikiyatriste danışın

Konuyla ilgili ve daha ayrıntılı yeni yazılarımı en kısa zamanda yine burada yayınlayacağım.

Lütfen yazılarımı paylaşın ve beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, İleri Hipnoz ve Master NLP uzmanı,
Master Yaşam Koçu

Şu yazımı da okuyabilirsiniz: http://www.gamet.com.tr/topluluk-onunde-konusmak-mi-daha-kolay-yoksa-olmek-mi/

Kaynakça:
http://www.statisticbrain.com/fear-of-public-speaking-statistics/
http://www.ask.com/question/what-percent-of-people-fear-death
http://www.speech-topics-help.com/fear-of-public-speaking-statistics.html

Sep 142013
 
690 views

Hızlı Okuma Atölyesi Katılım Sertifikalarımız Sahiplerini Buldu

Hızlı Okuma Sertifika Töreni

Hızlı Okuma Sertifika Töreni

Bu yaz döneminde peş peşe iki  Hızlı Okuma Atölyesi düzenledik.

Her iki atölyenin katılımcılarına sertifikalarını vermek üzere bugün yeniden bir araya geldik. Küçük bir kutlamanın ardından sertifikaları dağıttık.

Yeni atölyelerde ve sertifika törenlerinde buluşabilmek üzere, en kısa zamanda yeni atölye programlarımızı sizlerle paylaşacağız.

Daha önceki yazı ve duyurularımızda belirttiğimiz gibi, bundan böyle uzun süreli atölyeler yerine, daha kısa süreli ve aşamalandırılmış hedeflere sahip çalışmalar yapacağız.

Yeni çalışmalarımızda, Alfatrans desteğine  giderek daha fazla yer vereceğiz.

Diyafram nefesi ve göz sağlığı yine en çok önem verdiğimiz konuların başında yer alacak.

Tüm katılımcılarımızı kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Ahmet Aksoy – Nilüfer Aksoy

Gamet Gelişim

 

 

Sep 102013
 
982 views

Tembeller İçin 2 Dakikada Öğrenilen Sihirli Hızlı Okuma Yöntemi

Tembel ve sihirli sözcüklerini kullandığıma bakmayın! Bu yazı, gayet ciddi ve bilimsel bir yazıdır.

Sihirli Hızlı OkumaBaşlıkta vurgulamaya çalıştığım bu olağanüstü ve bilimsel yöntemi tüm ayrıntılarıyla birlikte sadece 2 dakikada öğrenmeniz mümkün.

Üstelik yapmanız gereken tek şey, bu yazıyı okumak.

Evet!

Belki de “Pareto Kuralı“nı daha önceden biliyorsunuz. Bu kural aynı zamanda “80-20 Kuralı” olarak ta bilinir.

İtalyan matematikçi Vilfredo Pareto’nun adıyla tanınan bu kuralın kısa tanımı şu şekilde yapılır:
Pek çok durumda sonuçların kabaca %80’i, etkenlerin %20’sine bağlıdır.

Bu tanımı daha anlaşılır kılmak için şöyle örnekler verebiliriz:

  • Müşterilerin %20’si mal ve hizmetlerin %80’ini satın alır.
  • Zenginliklerin %80’i, %20’lik bir grup tarafından kontrol edilir.
  • Satış gelirlerinin %80’i, ürünlerin %20’si tarafından sağlanır.
  • Bir dil öğrenirken harcadığınız zamanın %20’sinde bilgilerinizin %80’ini elde edersiniz
  • İnsanların %20’si sorunların %80’ine neden olur
  • Yolların %20’si trafiğin %80’ini taşır
  • Başarılarınızın %80’ine çabalarınızın %20’si ile ulaşırsınız

Gelelim asıl konumuza.

Büyük olasılıkla sizin de bildiğiniz gibi, okuduğumuz kitapların içindeki cümlelerin pek çoğu asıl bilgiyi desteklemek ve daha anlaşılır kılmak için dolgu olarak eklenmiştir. Bu dolgu cümleleri, kitabın okunabilirliğini ve anlaşılabilirliğini arttırır.

Pareto kuralını kitaplara ve yazılı dokümanlara uyguladığımızda şu sonuçları elde ederiz:
1- Bir kitabın kapsadığı bilgilerin %80’ine ulaşmak için, içindeki belirli cümlelerin sadece %20’sini okumak yeterli olur.
2- Ortalama bir paragrafın ilk cümlesi, o paragrafın yaklaşık %20’sini oluşturur.
3- Ortalama bir paragrafın ilk cümlesi o paragraftaki bilginin %80’ini içerir.

Bütün bunları birleştirip özetlersek, ek çabaya gerek kalmadan kullanabileceğiniz hem bilimsel, hem de sihirli hızlı okuma yöntemimiz ortaya çıkar:
Bir kitaptaki tüm paragrafların sadece ilk cümlelerini okuyun. Eğer okuduğunuz her hangi bir paragraf çok uzunsa, onun son cümlesini de okuyabilirsiniz. Eğer sözkonusu paragraf aşırı uzunsa, okunacak cümle sayılarını ikiye çıkarabilirsiniz. Bu yöntem sayesinde o kitabı okumak için harcamanız gereken toplam zamanın sadece %20’sini kullanarak o kitabın içeriğinin %80’ine erişmiş olacaksınız.

Hemen elinize küçük bir kitap alın ve deneyin. Ne kadar etkili ve yararlı bir yöntem olduğunu göreceksiniz.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, Hipnoz ve NLP uzmanı,
Yaşam Koçu

Dipnot: Bu yazıyı okuyanların %80’i açıkladığım yöntemden sadece %20 oranında yararlanabilecek. Kalan %20 ise, faydanın %80’ine ulaşacak.

Kaynaklar:

http://tr.wikipedia.org/wiki/Pareto_%C4%B0lkesi
http://www.princeton.edu/~achaney/tmve/wiki100k/docs/Pareto_principle.html
http://management.about.com/cs/generalmanagement/a/Pareto081202.htm
http://www.bsu.edu/libraries/ahafner/awh-th-math-pareto.html
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=16982697

Sep 082013
 
2,462 views

Yaratıcı İmgeleme Hedeflerinize Ulaşmanızı Sağlayan Çağdaş Bir Büyüdür

Kendi kendinizle iletişim kurarken sürekli olarak sessiz bir konuşma içinde olduğunuzun belki de farkındasınızdır. Bu iletişimin bir diğer önemli bölümü, olayları ve nesneleri gözünüzde, hayalinizde canlandırmanızdır. Yaratıcı İmgeleme

Yaratıcı imgeleme (Creative Visualization) kavramı, işte bu, doğal olarak kullanmakta olduğunuz “gözünüzde ve zihninizde canlandırma” işlemini bilinçli ve sistematik bir yaklaşımla kontrol altına almayı hedefliyor.

Duyu organlarını kullanma biçim ve oranları kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebiliyor. Görseller gördükleri şeyleri daha çabuk kavrarken, işitseller için ses unsuru ön plana çıkıyor. Dokunsalların etkin kavrama aracı ise, tutma, dokunma ve hareket.

İstatistiklere göre görsel algılama diğerlerine kıyasla çok daha yaygın. Öte yandan bir kişinin salt görsel, salt işitsel ya da salt dokunsal olması sözkonusu değil. Yine de sonuç olarak görsellik yoluyla sağlanan iletişimin çok daha etkin ve yaygın olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. (Görsel: % 65, işitsel: %30, dokunsal: %5)

Bu yüzden “Yaratıcı İmgeleme” kavramında da görsellik ağır basıyor. Ama onu seslerle, dokunma duyusu ve hareketle destekleyerek çok daha etkin ve işe yarar hale getirebiliyoruz.

Peki yaratıcı imgeleme nedir?Shakti Gawain Creative Visualization

Amerikalı yazar Shakti Gawain bu kavramı şöyle tanımlıyor: “Yaratıcı İmgeleme, yaşamınızda olmasını istediğiniz şeyleri yaratabilmek için hayal gücünü, düş gücünü kullanma tekniğidir.”

Şöyle bir örnek düşünelim: Diyelim ki bir ev yapmak istiyorsunuz. Etrafta da bir sürü malzeme var.

Böyle bir durumda deneme yanılma yoluyla ve tanıdığımız malzemelere öncelik vererek bir şeyler yapmaya başlarız. Yaptıklarımızın beğenmediğimiz taraflarını söker, yeniden bir şeyler yaparız. En sonunda da ortaya derme çatma bir sonuç çıkar. Çünkü ne yapmak istediğimizin ayrıntılarını bilmeyiz. Gözümüzün önünde belli belirsiz görüntüler uçuşur ama, pek çok şeyin adını bile koyamayız.

Yaratıcı İmgeleme, yada Beyin Mühendisliği -braingineering- yönteminde tüm bu belirsizlik, tutarsızlık ve çelişki kaynakları sistematik bir düzen içinde yerli yerlerine oturtulur. Sonuçta hedeflerimiz, yapmak istediklerimiz rasgele deneme-yanılmalar yoluyla değil; bilinçli bir seçicilik ve düzen içinde somutlaştırılıp, görselleştirilir.

Zihnimizde oluşturduğumuz görüntülerin ille net bir fotoğraf karesi biçiminde olması şart değildir. Ama oluşturduğumuz imgeyi tüm ayrıntıları ve bütünselliği içinde onunla birlikte yaşıyormuş gibi algılamalıyız. Eğer bir evden bahsediyorsak; onun kapısını, bacasını, duvarlarını bilmeliyiz. Kaç katlı olacak? Oda sayısı ne kadar? Aydınlatması, havalandırması nasıl? O evin odalarında dolaşabilmeliyiz. Orada varolduğumuzu hissedebilmeliyiz.

Ayrıntının fazlası gerekmiyor. Eğer çok özel bir amacımız yoksa pencerelerin menteşelerini düşünmek zorunda değiliz. Duvarlarındaki tuğlaları saymaya veya betonun içindeki çimento ve çakılın oranlarını bilmeye ihtiyacımız yok. Ama onu, işlevsel bir bütün halinde zihnimizde canlandırabilmeli, onunla birlikte yaşayabilmeliyiz.

Elbette bütün bunlar kendiliğinden olmayacak. Ama zihnimizi, bilinç ve bilinçaltımızı bu yönde eğitebiliriz. Sonuçta elimizde, ustalara ve diğer uygulayıcılara verebileceğimiz resimler, planlar, renkler, doku örnekleri olur. Planlarını çizip, maketlerini hazırladığımız ev inşa edildiğinde hayalimizdeki gibi, bazan daha da görkemli bir sonuca ulaşırız.

İmgeleme, görselleşme ya da zihin mühendisliği olarak adlandırabileceğimiz bu çalışmaların asıl hedefinde bilinçaltımız bulunuyor.

Temel varsayım şudur: Bilinçaltımız, kendisine iletilen düşünce ve fikirleri kendisi için bir ödev olarak görür ve gerçekleştirmeye çalışır. Eğer biz, taleplerimizi güçlü bir şekilde hem mantıksal, hem de duygusal olarak desteklenen imgeler haline getirerek ona sunarsak, gerçekleşme olasılığını da arttırmış oluruz.

Bilinçaltımız iyi-kötü veya doğru-yanlış ayrımı yapmaz. Hatta kişiler arasında bile ayrım gözetmez. Herşeyin merkezine kendi varlığımızı koyar. Bu nedenle başkaları hakkında kötü düşünceler beslemek, sonuçta kendimize zarar vermemizle sonuçlanır. İşte bu yüzden hem kendimiz, hem de başkaları için daima olumlu düşünmeli, olumlu imgeler oluşturmalıyız.

Yaratıcı İmgeleme yöntemi işte bunu sağlamaya çalışıyor.

İmgeleme Çalışmaları Ne Zaman Yapılmalı?

Bilinçaltımızın kapıları gece uyumadan hemen evvel ve sabah yarı uyur-uyanık olduğumuz zamanlarda dış dünyaya açılır. Bu nedenle uyumadan hemen önce ve sabah uyanmaya çalışırken hayalimizde canlandıracağımız görsel imgeler, bilinçli zihnimizin filtrelerine takılmadan doğrudan bilinçaltımızın kayıt sistemine ulaşır. Gerisi zaten bilinçaltımızın işidir. O, bu imgeleri en uygun şekilde işleyerek nesnel gerçekler haline getirmeye çalışacak; bizi, ona uygun gelişmelere hazır hale getirecektir. Algılama sistemimiz, bilinçaltımızın şekillendirdiği görselliğe daha yatkın bir hale gelecektir. Diyelim ki, hayalimizde kurguladığımız bir evin benzeri gerçek dünyada zaten var. Biz, onu görür görmez tanımaya hazır durumda oluruz. Eğer hazır değilsek, burnumuzun ucuna bile gelmiş olsa, onu görmeden geçip gitme olasılığımız çok daha yüksektir. Fırsatlar zaten bu nedenle kaçmaz mı? Onları elimizin altındayken bile görmeyiz. Çünkü zihnen buna hazır değilizdir. Yaratıcı İmgeleme, algılama sistemimizi uygun şekilde biçimlendirir.

Eğer hedeflerinize daha kolay ulaşmak istiyorsanız, Yaratıcı İmgeleme size bunun etkin ve pratik yollarını sunuyor.

Yaratıcı İmgeleme hedeflerinize ulaşmanızı sağlayan pratik bir büyüdür.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, İleri Hipnoz ve Master NLP uzmanı,
Master Yaşam Koçu

Kaynakça:
Yaratıcı İmgeleme, Shakti Gawain
Learning Styles Assesment TRIO, Louisania University, River Parishes Community College, 2006

Sep 082013
 
2,007 views

Göz Sağlığınız İçin 15 Temel Alıştırma

Gözlerimizin yatay, düşey ve çapraz hareketlerini yönlendirip denetleyen 6 kas çifti bulunur. Bunlar lateral rectus, medial rectus, superior rectus, inferior rectus, superior oblique ve inferior oblique olarak adlandırılır.

Göz AlıştırmalarıModern yaşantı koşulları bu kasları doğal ortamda olduğu gibi dengeli kullanmamızı zorlaştırmaktadır. Zamanımızın çoğu dar mekanlarda geçiyor. Genellikle kitap, bilgisayar, televizyon ve telefon gibi yakın nesnelere odaklanıyoruz. Bu nedenle gözlerimizi denetleyen kasların işleyişinde de dengesizlikler oluşuyor.

Bu dengesizliği giderebilmek için, genel sağlığımız açısından yürümek ve hafif kültür-fizik hareketleri ne denli yararlıysa, aşağıda listelediğimiz göz alıştırmaları da göz sağlığımız açısından o kadar yararlıdır.

Bu hareketlerin oksijen bakımından zengin ortamlarda yapılması daha yararlı olur.

Bu alıştırmaları, Göz Sağlığınız İçin Önemli 7 Çift Sihirli Nokta başlıklı yazımızda ayrıntılarını verdiğimiz basınç noktalarına masaj uygulayarak ayrıca destekleyebilirsiniz.

Verdiğimiz alıştırmaları ayakta veya oturarak yapabilirsiniz. Alıştırmalar sırasında başınızı oynatmamaya özen gösterin.

Her bir hareket için yaklaşık 1 saniyelik bir zaman dilimi ayırın. Örneğin gözünüzü sola ve sağa hareket ettirip eski yerine döndürme hareketiniz yaklaşık 1 saniye sürmeli. Bunu, içinizden yavaş tempoyla sayarak yapabilirsiniz. Alıştırmalar konusunda uzmanlaştıkça, temponuzu istediğiniz gibi düzenleyebilirsiniz.

Gözlerinizin yorulduğunu hissettiğinizde, yaptığınız alıştırmayı hemen kesin, avuçlarınızı birbirine sıkıca sürterek ısıtın ve baskı uygulamadan gözlerinizin üzerine kapatın. Karanlığı, ısıyı ve elektriklenmeyi hissedin ama, basınç olmasın. Yeterince dinlendiğiniz zaman, kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Hızlı Okuma Atölyelerimizde de uyguladığımız ve genel olarak önerdiğimiz göz alıştırmaları şunlardır:

1. Başını sabit tutarak önce en sola, sonra en sağa bak – 10 kez – Gerekiyorsa dinlen.

2. Başını sabit tutarak önce aşağı, sonra yukarı bak – 10 kez – Gerekiyorsa dinlen.

3. Başını sabit tutarak önce sağ aşağı, sonra sol yukarı çapraz bak – 10 kez – Gerekiyorsa dinlen.

4. Başını sabit tutarak önce sol aşağı, sonra sağ yukarı çapraz bak – 10 kez – Gerekiyorsa dinlen.

5. Gözlerini saat yönünde çevir – 10 kez – Gerekiyorsa dinlen.

6. Gözlerini ters saat yönünde çevir -10 kez – Gerekiyorsa dinlen.Göz Alıştırmaları

7. Kolunu ileri uzat. Burnuna, başparmağına, uzak bir noktaya peşpeşe bak – 10 kez – Gerekiyorsa dinlen.

8. Kalemi burnuna yaklaştır, odaklanmayı bozmadan hızla uzaklaştır – 10 kez – Gerekiyorsa dinlen.

9. Metni burnuna yaklaştır. Seçtiğin sözcüğe odaklan. Odaklanmayı bozmadan metni hızla uzaklaştır – 10 kez- Gerekiyorsa dinlen.

10. Bulunduğun mekandaki nesnelere hızlı bir şekilde ve başını oynatmadan rasgele odaklan – 1 dakika.

11. Pencereden dışarı bakarak, yakın-uzak nesnelere peşpeşe odaklan – 1 dakika

12. Uzaktaki nesnelere peşpeşe odaklan – 1 dakika

13. Öne uzattığın kollarını yavaşça yana açarken başparmaklarını izle – 10 kez- Gerekiyorsa dinlen.

14. Pencereden dışarıdaki sabit bir noktaya bakarken, hareketli nesneleri izle – 1 dakika

15. Sabit siyah bir noktaya göz kırpmadan bak – 1dakika

Göz alıştırmalarını oksijeni bol bir ortamda, hafif kültür-fizik ve yürüyüşle desteklemeniz, çok daha yararlı sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
EFT-Tepeleme, Hipnoz ve NLP uzmanı,
Yaşam Koçu

Sep 052013
 
1,472 views

Yakın Gözlüklerinizden Göz Alıştırmaları Yaparak Kurtulabilirsiniz

Presbiyopi, genellikle 40 yaşından itibaren görülen “yakına odaklanmada zorlanma” halidir.
Ülkemizde koruyucu hekimlik kavramı yeterince gelişmemiş olduğu için, çoğumuzun, düzenli göz muayenesi yaptırma alışkanlığı yoktur.

Bu nedenle presbiyopi sorununuzu, genellikle, elinizdeki kitap veya gazeteyi okuyabilmek için ileri uzattığınız kol boyunuzun artık yetersiz hale geldiğinde farkedersiniz.

Açıkçası, ben de öyle farketmiştim.

Böyle durumlarda kişisel tercihler devreye girmeye başlıyor.

Genel çözüm yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:

  1. Gözlük kullanmak
  2. Lens kullanmak
  3. Lazer operasyonu
  4. Kitap ve gazete okumaktan vazgeçmek

Ben, gözlük kullanmayı tercih etmiştim. Zaten araba kullanırken taktığım uzak gözlüklerim vardı. Dolayısıyla yanımda iki çift gözlük bulundurmam gerekiyordu. Hiç te kolay bir iş değil…

Aslında bu durumdakiler için bi-focal (çift odaklı) gözlükler de öneriliyor. Bu gözlükleri kullanabilmek için kafanızı ya aşağı, ya da yukarı çevirerek odak noktanızı değiştirmeniz gerekiyor.

Bu tip gözlükleri kullanan yakın tanıdıklarım olduğu için, buna da yanaşmadım.

Her ne kadar hoşuma gitmese de, bir süreliğine çift gözlükle yaşamak zorunda kaldım.

Hızlı Okuma ile ilgilenmeye başlamam da kabaca bu döneme denk geliyor. Yoğun kitap okuma ihtiyacı, yakın gözlüğüne mahkumiyetimden giderek daha fazla rahatsız olmama neden oldu. Lens ve lazer uygulamalarına da sıcak bakmadığım için, kendimi çaresiz hissediyordum.

Ancak, tanımlanmış bir sorununuz varsa, çözüm bulmak kolaylaşır.

Doğal yöntemlerle göz sağlığına kavuşmanın mümkün olduğu kavramı işte bu dönemde dikkatimi çekti. Çünkü çözüm alternatiflerine ihtiyacım vardı. Böylece araştırmalara başladım. İnternette bu konuda bulduğum her yazıyı okudum, her videoyu izledim.

Doğal yollarla göz sağlığı kavramını ilk kez somutlaştıran kişi William Horatio Bates olmuş. Bates, bir göz hekimi. NewYork’un zenci mahallelerindeki ayakta tedavi kliniklerinde yaptığı çalışma ve gözlemler sonucunda gözlük kullanımının tedavi edici olmadığı, aksine sorunun ilerlemesine neden olduğu yargısına varmış. Bazı semptomların somut bir tedavi uygulamaya gerek kalmadan düzeldiği, ya da tam tersine döndüğü vakalar bu yargıya varmasında özellikle etkili olmuş.

Bates, bu düşüncelerini, günümüzde “Bates Metodu” olarak adlandırılan yöntemlerle birleştirmiş; düşünce ve bulgularını periyodik olarak yayınladığı dergiler aracılığıyla paylaşmış.

Bates yönteminin ana öğelerini şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Avuçla Kapama
  • Görselleştirme
  • Hareketler
  • Güneşlenme

İlk üç öğeden Hızlı Okuma çalışmalarımız sırasında da yararlanıyor ve olumlu sonuçlarını gözlemliyoruz. Güneşe bakma yönteminden ise, içerdiği büyük risk nedeniyle uzak durmayı tercih ediyoruz.

Avuçla Kapama: Bu yöntemde avuçlarınızı sıkıca birbirine sürterek ısıtıp elektriklendiyor, sonra da ışığı kesecek şekilde gözlerinizin üzerine kapatıyorsunuz. Gözlerinize kesinlikle basınç uygulamıyor, sadece karanlık, ısı ve statik elektriğin etkilerinden yararlanıyorsunuz. Bu uygulamayı, nedeni ne olursa olsun, gözlerinizi dinlendirme gereksinimi duyduğunuz zamanlarda uygulayabilirsiniz.

Görselleştirme: Hedeflerimizi görselleştirmenin olağanüstü etkisini hepimiz biliyoruz. Bu yöntem, göz sağlığımız açısından da etkin bir araç sağlıyor.

Hareketler: Modern yaşamın getirdiği kısıtlı kas hareketlerini dengelemek için bilinçli olarak ek çalışmalar yapmamız gerekiyor. Genel sağlık için yürüyüş yapar gibi, göz sağlığımız için de uygun göz hareketleri yapmalıyız.

Daha kaliteli bir yakın görüş için önerilen kas çalışmalarından biri, gözleri şaşılaştırarak bakmaktır. Aşağıdaki resmi, böyle bir çalışmaya yatkınlığınızı ölçmek amacıyla hazırladık. Eğer ortada net ve derinlik içeren üçüncü bir görüntü elde edebiliyorsanız, presbiyopiyi aşmak için gereken göz alıştırmalarına rahatlıkla devam edebilirsiniz. Ortada oluşan kolonun bazı satırları kabarık, bazıları da arkada görülebilir.

Presbiyopi Kontrol Tablosu

Presbiyopi Kontrol Tablosu

Bu konudaki yazılarıma devam edeceğim. Ancak, bu önerilerin tıbbi bir alternatif içermediğini, sadece kas sisteminizi geliştirip dengeleyerek doğal sağlığınıza kavuşabileceğinizi vurguladığını unutmayın. Sağlıklı bir beden gibi, sağlıklı bir görüş için de göz kaslarınızın ve zihninizin stresten yani dengesizlikten arınması gerekiyor.
Beni izlemeye devam edin.

Ahmet Aksoy
Hızlı Okuma Eğitmeni,
Yaşam Koçu, EFT-Tepeleme,
Hipnoz ve NLP uzmanı

Not: Artık ne yakın, ne de uzak gözlüğü kullanıyorum. Bu konuda yaptığım tek şey, oldukça düzenli göz alıştırmaları yapmak. Size de öneriyorum.
(831 kez okundu)