?> July 2013 - Kişisel Gelişim
Jul 302013
 
2,892 views

Dunning-Kruger Sendromu yada Cahil Cesareti Sendromu

Dunning-Kruger Sendromu

Dunning-Kruger Sendromu

David Dunning ve Justin Kruger, 2000 yılında Psikoloji dalında Nobel Ödülü kazanan iki psikologun isimleri. Bu psikologlar New York Stern School of Business’ta görevli. Yaptıkları deneysel çalışma, Journal of Personality and Social Psychology dergisinin 1999 Aralık sayısında yayınlanmış.

Özetle şunu bulmuşlar: İnsanların kişisel güvenini bilgi değil, asıl bilgisizlik arttırıyor.

İşte bu büyük çelişki, “Dunning-Kruger Sendromu” olarak adlandırılıyor.

Aslında çok yeni bir bulgu değil. Türkçede buna “cahil cesareti” diyoruz.

Charles Darwin aynı durumu kibar bir dille “Cehalet, genellikle bilgi sahibi olmaktan daha çok özgüvene sebep olur.” diyerek açıklamış.

Bertrand Russell ise bu gözlemi çok daha acımasız bir dille somutlaştırmış: “Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır.

Dunning ve Kruger’in vardığı sonuçlar şunlar:

Belli bir konuda yetersiz olan kişiler:

  1. Kendi niteliklerini abartma eğilimindedirler
  2. Başkalarının o konuda sahip olduğu yetenekleri kavrayamazlar
  3. Kendi yetersizliklerinin farkında değillerdir
  4. Eğer bu konuda eğitim görürlerse, eski yetersizlik ve bilgisizliklerinin farkına varırlar

Dunning ve Kruger, Cornell Üniversitesinde 45 öğrenciden oluşan bir gruba çeşitli sorular içeren bir test uyguladılar. Testten sonra da aynı öğrencilere test sonuçlarından nasıl bir başarı beklediklerini sordular.

Testteki başarı oranı en düşük (%10 ve altı) grupta yer alanlar, kendi başarı oranlarını %60 olarak tahmin ettiler. Bu gruptan bazıları, aslında başarı oranlarının %70’lere kadar çıkabileceğini de söyledi.

Öte yandan test sonuçları en yüksek olan (%90 ve üzeri başarı gösteren) diğer gruptaki öğrenciler ise, başarı oranlarını sadece %70 olarak tahmin ettiler.

Bu durumu günlük yaşamda, çevrenizde, hatta kendinizde gözlemlediğiniz zamanlar mutlaka olmuştur.

Bir konuda uzmanlaştıkça, aslında bilginizin ne kadar eksik olduğunu daha çok farkedersiniz. Oysa sizin uzmanlık alanınızla ilgili bilgi düzeyi çok zayıf olan bir çok kişi, sizin konularınızla ilgili ahkam kesmekten çekinmezler.

“Bilgi olmadan fikir sahibi olan” bu kişileri kendi bilgilerinizle altetmeniz mümkün değildir. Çünkü gerçek durumun farkında değillerdir. Sadece içinde bulundukları yetersiz bilgi ve beceri düzeyi nedeniyle, kendilerini sizden daha yetkin görme eğilimindedirler.

İzleyicilerin futbolculardan, hastaların doktorlardan daha kolay hüküm verebilmeleri de bundan kaynaklanır.

İş yaşamında bilgi ve beceri yoksunu yetkililerin varlığı bu kişilerin kendilerine duyduğu aşırı güvene dayanır. Asıl bilgi ve beceri sahibi olanların gereksiz yere geride durması, meydanı bu insanlar lehine boşaltmaktadır.

Bu ikilemi çözmenin tek yolu, tüm insanların her konuda bilgi düzeyini arttırmak gibi görünüyor olabilir. Ancak, yaşadığımız bilgi çağında bunu gerçekleştirebilmek artık bir hayalden başka bir şey değildir. Kısacası, çözüm, gerçek bilgi sahiplerinin bu ikilemin farkında olarak davranmaları, kendi bilgi ve becerilerinden şüphe etmeyi bir kenara bırakmalarıdır.

Uzmanlaştığımız konulardaki özgüven eksikliğini gidermek için EFT ve hipnoz gibi bilinçaltına yönelik araçlardan yararlanmak mümkün olabilir. Çünkü konuyu mantıksal olarak çözümlemek yeterli değildir. Asıl bilinçaltının ikna edilmesi ve koruyucu duygusal tepkilerinin yumuşatılması gerekir. Bu yaklaşım mevcut ikilemi gidermese de, bilgi ve beceri sahibi kişilerin kendilerinden daha hoşnut olmasına ve gündelik gerçekleri kabullenmelerine yardımcı olur. Bu durumun farkında olmak, sorunun çözümü için gereken en kritik bilgidir.

Bilgi ve beceri artışının getirdiği bu ikilemi, karanlık bir gecede, elimizdeki fenerle etrafı aydınlatmaya benzetebiliriz. Fenerin aydınlatma gücü arttıkça, karanlığın büyüklüğünün daha fazla farkına varırız. Ancak, bu farkındalığın bir korku, bir çaresizlik, bir değersizlik duygusuna dönüşmesine asla fırsat vermemeliyiz.

Kişisel Gelişim bu açıdan büyük önem taşır. Çünkü bize öğretildiği gibi bardağın sadece boş tarafıyla ilgilendiğimiz sürece, mutsuzluk, eksiklik ve çaresizlik peşimizi bırakmayacaktır. Kendimize güvenmeyi, kendimizi tanımayı ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenmeyi başarmak zorundayız.

Ahmet Aksoy

Kaynaklar:

http://en.wikipedia.org/wiki/Dunning%E2%80%93Kruger_effect

http://xa.yimg.com/kq/groups/21587583/1002473080/name/Dunning.pdf

http://www.psychologytoday.com/blog/evolved-primate/201006/when-ignorance-begets-confidence-the-classic-dunning-kruger-effect

http://krugman.blogs.nytimes.com/2013/03/19/the-dunning-kruger-madoff-effect/?_r=0

 

Jul 282013
 
804 views

Yazının Evrimi

Hızlı okuyabilmek için, öncelikle okunabilecek yazılı kaynaklara sahip olmamız gerekiyor. Sizin de bu konuyu merak etmiş olacağınızı düşünerek, yazının ortaya çıkışıyla ilgili küçük bir derleme yaptım.

Bilinen en eski yazılı kayıtlar 5 bin yıl öncesine ait. Bulundukları yer, Mezopotamya. Bu kayıtlar daha çok vergiler, yiyecek stokları ve satış sözleşmeleriyle ilgili.

Aslına bakarsanız, insanlar tarafından oluşturulan görsel işaretler 200 bin yıl öncesine kadar uzanıyor. Afrika ve Avrupanın farklı bölgelerindeki mağaralarda bulunan mağara resimlerinden en görkemlilerini Güney Fransadaki Lassaux Mağaralarında görmek mümkün.

Lassaux Mağaraları

Lassaux Mağaralarından bir duvar resmi

Wikipedia, Paleolitik döneme ait bu mağara resimlerinin yaklaşık 17,300 yıllık olduğunu belirtiyor.

Ancak bu resimleri yazı kavramıyla bütünleştirmek pek mümkün değil. Yine de insanların görsel imajlar oluşturma ve kaydetme yeteneğinin çok eskilere dayandığını söyleyebiliriz.

Yaklaşık olarak M.Ö. 4000 yıllarında Mezopotamya bölgesine yerleşen Sümerler, yepyeni bir toplumsal örgütlenme ve ekonomik sistemi hayata geçirdiler. Bu döneme ait kil tabletlere işlenmiş ve pictogram olarak tanımlanan işaretleri “yazı” olarak tanımlamamız mümkün. Çünkü bu kil tabletler sayesinde bilginin kalıcı olarak taşınılabilmesi mümkün oldu. Bu yazı tipi daha sonraları uygulaması daha kolay “çivi yazısı” haline dönüştü.

Sümer Kil tablet

Sümer Kil Tablet Alıntı: Google

Sümer Kil Tablet (Jursa Tablet) Alıntı:  http://reinep.wordpress.com/

Sümer Kil Tablet (Jursa Tablet) Alıntı: http://reinep.wordpress.com/

Mısır hiyeroglifleri, Sümerlerin çivi yazılarına karşın daha estetik unsurlar içeriyor. Mısırlılar, kayıt sistemlerinde renk kullanmayı da ihmal etmediler.

Bazı araştırmacılar hiyeroglifin çivi yazısını temel alarak geliştiğini söylese de, bazıları bu yazının çivi yazısından tamamiyle bağımsız olarak geliştiğini ileri sürüyor.

Hiyeroglif yazı sisteminin gelişmesinde papirüs kağıdının kullanımı çok büyük önem taşımaktadır. Bu kağıt sayesinde taşınabilirlik ve kullanım kolaylığının artışı hiyereglif sisteminin o dönemde bölgesel bir standart haline dönüşmesine yol açtı.

Mısırlılar bilgi iletişiminde hem sözcüklerden hem de resimlerden yararlandılar. Ölümden sonraki yaşama olan inançları, sonraki yaşamda ölülere yardımcı olması için hazırlanan belgelerin ölüyle birlikte gömülerek korunabilmesini sağladı. Böylece bir çok belgenin binlerce yıl sonrasına bozulmadan aktarılabilmesi mümkün oldu.

Yazının ve yazıda kullanılan araçların tarihsel evrimini kısaca şöyle özetleyebiliriz:

Dönem Tür Bölge Ortam Araç Yöntem
MÖ 4000 Piktogram, erken çivi yazısı Mezopotamya Islak kil tablet Sivri uçlu ahşap kalem Islak kil üzerine işleyip pişirme
MÖ 3000 Hiyeroglif Mısır Papirüs Fırça, boya, mürekkep Fırça ile yazma ve boyama
MÖ 2500 Çivi yazısı İndus vadisi Kil tablet Sivri uçlu sert kalem Pişmiş tablet üzerine oyma
MÖ 1500 Sanskritçe Hindistan Lifli ve dayanıklı yapraklar Sivri kalem, boya Önce kalemle çizikler yapılıyor, sonra boyanıyor ve yüzey temizleniyor
MÖ 300 Seramik, duvar, ahşap ve taş oyma Sert sivri kalem, fırça, boya, mürekkep Çeşitli teknikler
MÖ 200 Avrupa ve Orta doğu Parşömen Fırça, boya, mürekkep Kalem ve fırça ile yazı
MÖ 200 Çin Yapraklarla oluşturulan kağıt Kalem, mürekkep Kalem ve fırça ile yazı
MS 200 Çin İpek üzerine ahşap baskı Oyma aleti, boya, mürekkep Elle çok kopyalı baskılar
MS 700 Çin Kağıt üzerine ahşap baskı Oyma aleti, boya, mürekkep Elle çok kopyalı baskılar
MS 1000 Çin Bağımsız matbaa harfleri Boya, mürekkep Kilden bağımsız harfler
MS 1440 Avrupa Matbaanın icadı Boya, mürekkep Kurşundan harf kalıpları
MS 1867 Dünya Daktilonun icadı Boya, mürekkep Kişisel yazının hızlanması
MS 1960 Dünya Bilgisayar yazıcıları Mürekkep Elektro-mekanik işlemler
??? Dünya İnternet İnteraktif İletişim Araçları Elektronik

Aslında yazıyı “kopyalanabilen ve saklanabilen ortak bilgi paylaşım aracı” olarak tanımlarsak, sinema ve videoyu da işin içine katmak çok yanlış olmayacaktır. Örneğin, yüzlerce sayfalık bir roman, bu araçlar sayesinde hem görsel, hem de işitsel olarak ve herkesin kolaylıkla kavrayabileceği bir biçime dönüştürülerek “hızlı okunabilmesi” sağlanıyor.

Zaten, hızlı okuma yaptığımızda, bizler de aldığımız bilgileri zihnimizde hareketli görsel imgeler haline getiriyor ve onları birbiriyle ve eski bilgilerimizle ilişkilendirerek hızlandırıyoruz.

Kısacası yazının evrilmesinin bittiğini söylememiz olanaklı değil. Daha önümüzde holografik iletişim aşaması var. Daha sonrasında ne olur? Genetik kodlama mı?

Ahmet Aksoy

Kaynakça:

  • The History of Writing: Introduction to 7th grade language arts program, Donna Kasprowicz.
  • History of the Western European Alphabet, Judy Ross
  • Writing: The Invention And Uses Of Early Scripts, Dr. Peter J. Brand

(472 kez okundu)

Jul 262013
 
1,118 views

Hızlı Okuma ve Kitaplar Konusunda Kimler Ne Demiş?

Tarih boyunca düşünürler, yazarlar, sanatçılar okumanın önemini vurgulamışlar hep. İşte bunlardan küçük bir demet.

kitaplar

  • “Ben bir hızlı okuyucu değilim. Ben bir hızlı anlayıcıyım.” – Isaac Asimov
  • “Yeni araştırmalar gösteriyor ki göz-beyin sisteminiz, ilk başta sanıldığından binlerce kez daha karmaşık ve güçlüdür. Ve bu kapasitenin meyvalarını uygun bir eğitimle kolayca toplayabilirsiniz.” – Tony Buzan
  • “Bir hızlı okuma kursuna gittim ve Savaş ve Barışı yirmi dakikada okudum. Konu Rusyada geçiyordu.” – Woody Allen
  • Oku, oku, oku. ~ William Faulkner
  • Yaşamak için oku. ~ Gustave Flaubert
  • Bir yazar bir kitabı sadece başlatır. Onu okuyucu bitirir. ~ Samuel Johnson
  • Eğer bunu okuyorsan, bir öğretmene teşekkür etmelisin. ~ Anonim Öğretmen
  • Vücut için idman neyse, zihin için okumak odur. ~ Joseph Addison
  • Kitap çepte taşınan bir bahçe gibidir ~ Çin atasözü
  • Bunlar kitap değil, raflarda yaşayan zihinlerdir. ~ Gilbert Highet
  • Yaratıcı yazma gibi yaratıcı okuma da vardır. ~ Ralph Waldo Emerson
  • Ben bir kitabı başkalarından iki kat hızlı okurum. Önce başlangıcını okurum, sonra sonlarını okurum ve sonra ortasından başlar ve en çok beğendiğim yöne doğru okurum. – Gracie Allen
  • Ben hep cennetin bir tür kütüphane olduğunu hayal etmişimdir. ~ Jorge Luis Borges
  • Eski paltonu giy ve yeni bir kitap al. ~ Austin Phelps
  • Bir kitap hakkında asla filmine bakarak karar verme. ~ J. W. Eagan
  • Bilimde en yeni kitapları okumayı tercih et. Edebiyatta en eskileri. Klasikler her zaman moderndir. ~ Lord Edward Lytton
  • Okumak güzel bir yaşamın temel araçlarından biridir. ~ Mortimer J. Adler
  • Kitapsız bir oda ruhsuz bir bedene benzer. ~ Marcus T. Cicero
  • “Hızlı Okumadaki erken gelişmelerin izleri, (20.) yüzyılın başlarındaki, normal okuma hızları yetersiz kalan okuyucuları çaresiz bırakan basım patlamasına kadar sürdürülebilir.” – Tony Buzan
  • Elime biraz para geçtiğinde kitap satın alırım; yine de bir şeyler artarsa yiyecek ve giysi alırım. ~ Desiderius Erasmus
  • Kütüphane kartımı aldığımda, işte o zaman yaşamaya başladım. ~ Rita Mae Brown

Gamet Gelişim 

Jul 192013
 
645 views

Rasimpaşa Gönüllüevi Hızlı Okuma Atölyesi Bu Hafta Tamamlandı

Rasimpaşa-8

Rasimpaşa-7

Üç haftalık bir çalışmayı geride bıraktık.

Buram buram terlerken ders anlatmak her zaman pek keyifli olmuyor; ancak katılımcıların gözlerindeki prıltıları görünce her şeyi unutuyorsunuz.

Bu atölyede de öyle oldu!

Bu kısıtlı çalışmanın sonucunda okuma hızını üç katına çıkaran da oldu. Ancak asıl önemli olan, bu seviyeleri korumayı da başarabilmek.

Hızlı Okuma bir davranış biçimidir. Eski okuma alışkanlıklarınızı kaldırır, yerine, yenisini koyarsınız. Bu tür alışkanlıklar kas sistemimize benzer. Düzgün kullanmaz, asgari özeni göstermezseniz; zayıflar ve gücünü yitirir. Bu konuda alacağınız en etkin önlem, Hızlı Okuma alışkanlığını sürekli kullanarak etkin halde tutmaktır.

Katılımcılarımızdan bazılarının başlangıç seviyelerini ve ulaştıkları yeni seviyeleri gösteren çizelgemiz aşağıda. Tabloda doğum yılları da var. Yaş azaldıkça artan verimlilik artışını kolayca görebilirsiniz.

Hızlı Okuma Çizelgesi

Üç haftalık bu atölyedeki katılımcılarımız, atölye dışında yapmaları gereken zorunlu ödevleri zamanında tamamlamak konusunda biraz da olsa zorlandılar. Buna rağmen elde ettikleri hız artışı, kayda değer.  Hepsini içtenlikle kutluyorum.

BU KAMPANYA SONA ERMİŞTİR

Kendi ofisimizde düzenleyeceğimiz yeni Hızlı Okuma ve Etkin Öğrenme Atölyemizde ek ödev gereksinimini ortadan kaldırarak bu etkeni de aşmayı planlıyoruz.

%83 promosyonlu bu Hızlı Okuma – Etkin Öğrenme kampanyamız Ağustos-Eylül aylarınını kapsayan 4 haftaya yayılıyor. Atölye çalışmaları haftada 5 gün ve günde 2 saat olarak gerçekleştirilecek. Böylece toplam etkin atölye çalışması 40 saati buluyor.

Çıtayı yükselttik. Sizleri de bekliyoruz.

Gamet Gelişim

 

Rasimpaşa-9

Dikkat! Bu kampanya sona erdiği için yukarıda verilen süre ve fiyatlar artık geçerli değildir. Bilginize…

(252 kez okundu)

Jul 172013
 
646 views

BU KAMPANYA SONA ERMİŞTİR

Süper Kampanya : 40 saatlik Hızlı Okuma ve Etkin Öğrenme Atölyesi ile Yaşamınızı Yeniden Kurgulayın

100 metre yarışı değil

Hızlı Okuma, pek çoklarının zannettiği gibi 100 metre yarışlarına benzemez. O bir maratondur. Tempolu bir süreklilik ve dayanıklılık gerektirir. Uzun solukludur. Sunduğu çözümler anlık değil, süreklidir. Size sadece zaman kazandırmakla kalmaz; kişisel ve çevresel farkındalığınızı da geliştirir. Hızlı Okuma sayesinde hem okuduklarınızı, hem de yaşamın kendisini daha hızlı ve daha geniş bir açıdan kavrarsınız. Kendi bedeninizi, kas yapınızı, solunum sisteminizi yakından tanırsınız. Bilinçaltınızla tanışır, onun olağanüstü yeteneklerinden yararlanmanın yollarını öğrenirsiniz. Hayallerinizi somutlaştırır, onları ulaşılabilir hedefler haline getirirsiniz. Kısacası yaşamınızı yeniden tanımlar, onu istediğiniz gibi yönlendirmeye başlarsınız.

speed-read

Bu yıl için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan yeni yıl öğretim başlangıç tarihi: 16 Eylül 2013.

Biz de bu tarihi dikkate alarak, siz gençlerimizin yeni yıl eğitimine tam randımanla giriş yapabilmeniz için 19 Ağustos tarihinde yepyeni bir çalışmaya başlıyoruz.

Hepimiz biliyoruz ki, Hızlı Okuma bir alışkanlıktır ve bu konuyla ilgili eski alışkanlıkların bilinçaltımızdan tamamiyle silinip, yerine yenilerinin işlenmesi gerekir. İşte bu yüzden en az 21 günlük düzenli ve sürekli bir çalışmaya ihtiyaç duyarız.

Bu minimum süreyi gözeterek toplam 4 haftalık bir atölye düzenledik. Bu dört hafta yeni öğretim dönemi başlamadan tamamlanacak. Her hafta 5 gün (Pazartesi-Cuma) ve her gün 2 saatlik (14.00-16.00) çalışmalarla toplam 40 saatlik etkin bir atölye çalışması yapacağız. Sizler hem kuramsal bilgileri bu süre içinde edinecek, hem de her gün yapılması gereken alıştırmaları atölye saatleri içinde bizzat yapabileceksiniz.

Pek çok Hızlı Okuma çalışmasının verimliliğini en fazla etkileyen unsur, katılımcıların atölye dışında mutlaka yapması gereken ek çalışmalardır. Bu ek çalışmaları düzenli şekilde gerçekleştirebilen katılımcılar dönem sonunda büyük bir performans artışı elde ederken, ek çalışmaya zaman ayırma fırsatı bulamayanlar istenen düzeye ulaşmakta zorlanırlar. Bu nedenle, yeni atölyemizi, atölye dışında ek çalışmaya duyulacak ihtiyacı en aza indirecek şekilde düzenledik. 40 saatlik atölye uygulamaları nedeniyle katılımcılarımız atölye dışında zorunlu bir çalışmaya pek fazla gerek duymayacaklar.

Bu atölye çalışmasına kimler katılabilir?

  • Hızlı okumaya gerek duyan yetişkinler
  • Üniversite öğrencileri
  • Üniversiteye hazırlanan gençler
  • Lise Öğrencileri
  • Ebeveynleri ile birlikte katılacak Ortaokul öğrencileri

Bu atölye size neler kazandıracak?

  • Öncelikle ortalama okuma hızınız en azından iki katına çıkmış olacak
  • Artan okuma hızınızla birlikte kavrama hızınız da yükselecek
  • Kişisel ve çevresel farkındalığınızı geliştireceksiniz
  • Diyafram nefesi tekniğini öğrenecek ve uygulayacaksınız
  • Stres denetim tekniklerinden yararlanmayı öğreneceksiniz
  • Tüm vücut kaslarınızı gevşetmeyi öğreneceksiniz
  • Alfa modundan yararlanmayı öğreneceksiniz
  • Hedef belirleme ve başarı için gereken kriterleri ve bunları uygulamayı öğreneceksiniz
  • İmajinasyon yeteneğinizi geliştireceksiniz
  • Olumlama tekniklerini geliştireceksiniz
  • Etkin öğrenme ve bilinçli tekrar yöntemlerini içselleştireceksiniz
  • Kendinizi ve çevrenizi yeni bir bakış açısıyla değerlendirmeye başlayacaksınız

Atölyemize katıldığınızda aşağıdaki araç ve gereçlere ücretsiz olarak sahip olacaksınız:

  • Atölyelerde kullanılacak teorik belgeler ve dosyalar
  • Gerekli alıştırma belgeleri
  • Katılım ve verimlilik izleme belgeleri
  • Tempo ve imajinasyon MP3’leri
  • Hızlı Okuma Bilgisayar Programı ve gerekli şifreler

Gamet Gelişim Hızlı Okuma ve Etkin Öğrenme Atölye çalışmalarını tamamladığınızda, yaptığınız çalışmaları belgelemek üzere adınıza bir “Gamet Gelişim Hızlı Okuma ve Etkin Öğrenme Atölyesi Katılım Belgesi” düzenleyeceğiz.

Asıl değeri 1200 TL olan bu paket çalışma ve malzemeler için ön ödeme olarak kişi başına sadece 100TL ödeyeceksiniz. Evet, bu bir ön ödeme. Ancak bu kampanya uygulamasında, sizden her hangi bir başka ödeme talep etmeyeceğiz. Yani daha atölye başlamadan 1100TL kar etmiş olacaksınız. Bu özel indirim sayesinde atölye saati başına ödeyeceğiniz tutar sadece 2.5TL´dir.

Bu akıl almaz indirimi niçin yaptığımızı merak etmiş olabilirsiniz. Haklısınız. Biz bir ticari firmayız ve emeğimizin karşılığını almak en doğal hakkımızdır. Ancak bu çalışmayı pilot olarak ve firmamızı daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla yapıyoruz. Emin olun ki, bu atölyenin bu fiyattan bir daha tekrarı olmayacak. İleride bazı promosyonlar yapsak bile, bu kadar kapsamlı bir atölye için %83 düzeyinde olağanüstü bir indirim yapmayı kesinlikle düşünmüyoruz.

Bu benzersiz fırsattan yararlanmak istiyorsanız, acele edin ve yerinizi ayırtmak için ön ödemenizi yapın. Unutmayın ki bu tür fırsatlarla her zaman karşılaşılmaz! Bu nedenle, siz de bu fırsatı değerlendirin ve Hemen başvurun!

40 saatlik Hızlı Okuma ve Etkin Öğrenme Atölyesi
Atölye Programımız:
19-23 Ağustos 2013
26-30 Ağustos 2013
02-06 Eylül 2013
09-13 Eylül 2013

Saatler: (14.00-16.00) veya (18.00-20.00)

Atölyenin Yeri
Kadıköy Rasimpaşa Mahallesi Çeltikçi Sokak

Bilgi ve Başvuru için Aşağıdaki Telefonlarımızı Arayın:
0216 450 5784 -85
0533 472 7723
0533 339 0959

Gamet Gelişim

Dikkat! Bu kampanya sona erdiği için yukarıda verilen süre ve fiyatlar artık geçerli değildir. Bilginize…

(825 kez okundu)

Jul 032013
 
615 views

Kadıköy Rasimpaşa Mahallesi Gönüllü Evi Hızlı Okuma Projesi Devam Ediyor

Rasimpaşa Mahallesi Gönüllü Evi Hızlı Okuma Çalışmaları

1 Temmuz’da başlattığımız Hızlı Okuma Atölyesi çalışmalarımız devam ediyor.

İlk iki gün yapılan çalışmalarda katılımcılar göz-beyin ve beden iletişimini koordine eden tarama çalışmalarını yaptılar. Tarama çalışmalarında değişken tempo tekniğininden yararlanıyoruz. Böylece katılımcıların okuma eylemleri sırasında kullandıkları doğal iç tempolarını sistemetik bir şekilde yukarı çekiyoruz.

Daha şimdiden, -anlayarak- okuma hızlarını yaklaşık iki katına çıkaran arkadaşlarımız oldu.

Daha yolun başındayız. Bizi asıl üç hafta sonra görün!

Rasimpaşa Mahallesi Gönüllü Evi Hızlı Okuma Çalışmaları

(400 kez okundu)