?> February 2013 - Kişisel Gelişim
Feb 272013
 
1,743 views

Dil kalıpları 7

Gamet Gelişim Akademisi Dil Kalıpları No.7 – Duyguyu farkettirme

  • You might notice the feelings … as you …
  • … yaparken … duygularının farkına varabilirsin.
  • You might notice the feelings an experience would have as your contemplate the rewards of being stress free.
  • You might notice the feelings of satisfaction as you offer an additional opportunity to make an indirect suggestion.
  • You might notice the feelings of happiness, which will have you contemplating how your ideal weight makes you feel good.
  • İdeal kilona ulaştığın zaman yaşadığın mutluluk duygusunun sana ne kadar iyi geleceğini fark edebilirsin.
  • Duygularını dışa vurduğunda bir ferahlama duygusu yaşadığının farkına varabilirsin.
  • Yapman gerekenleri ertelemekten vazgeçtiğinde, içindeki başarma duygusunun giderek güçlendiğini fark edebilirsin.

Ahmet Aksoy

Feb 212013
 
2,584 views

Gaia

Gaia (Kaya), Biz ve Bakteriler

James Lovelock, William Golding’in önerisiyle Kaya (Gaia) adını verdiği hipotezinde dünyanın başlı başına bir organizma olduğunu ileri sürüyor. Avatar isimli bilimkurgu filminde işlenen temel konulardan biri de bu. Eywa, gezegenin yaşayan ruhudur ve gezegendeki tüm canlılarla bir iletişim ağı oluşturur.

Benzer yaklaşımı güneş sistemleri, galaksiler ve makrokozmosun diğer yapıları için de kurgulamamız mümkün.

Aynı durum, mikrokozmos için de geçerli.

Vücudumuzda istenen ya da istenmeyen konuklar olarak pek çok bakteri çeşidinin, virüslerin ve başka mikro organizmaların bulunduğunu bilmek hiç te yadırgatıcı değil. Ancak bu bakteri ve virüslerin pek çoğunun aslında konuk değil de, biyolojik varlığımızın temel yapıtaşlarından olduğunu öğrendiğimde açıkçası şoke oldum! Bu şaşkınlığımın nedeni böyle bir şeyin olanaksız olduğuna inandığım için değil, tam tersine, böyle bir düşüncenin daha önce nasıl olup ta aklıma gelmemiş olmasıydı!

Bu durumda bizler de, tıpkı Gaia gibi, ya da Eywa gibi, pek çok farklı organizmanın oluşturduğu bir ekosistemden başka bir şey değiliz.

Yani bizim sahip olduğumuz zeka da aslında bir tür toplumsal zekadan ibaret. Çünkü bizler, zannettiğimiz kadar yekpare birer organizma değil, daha çok birer mikroorganizmalar topluluğuyuz.

Tıp uzmanları, artık olur-olmaz antibiyotik kullanmaya sıcak bakmıyor. Çünkü bu tür ilaçlar, zararlı mikroorganizmaların yanısıra, ekosistemimizin içindeki yararlı mikroorganizmaları da etkiliyor. Dolayısıyla, kendimize zarar vermiş oluyoruz.

İster Gaia’yı, ister kendimizi ele alalım, varlığımızın temelinde farklı organizmalar arasındaki denge var. Bu dengenin herhangi bir nedenle tek taraflı bozulması, tüm ekosistemin iç dengelerini altüst edecektir. Halen insanlar olarak Gaia’nın dengesini olağandışı bir hızla bozuyoruz. Bu durumda Gaia’nın kendi varlığını koruyabilmesi için kendine özgü bazı mekanizmaları devreye sokması gerekir. Eğer bunu yapamazsa, kaçınılmaz sonla yüzleşmek zorunda kalacaktır.

Elimizde bu konuda yeterli bulgular olmasa da, dünya üzerinde insanoğlundan önce de insanoğlununkine benzer zekaya sahip canlıların yaşamış olması mümkündür. Eğer onlar da kendi hırslarını yenememişler ve içinde yer aldıkları ekosistemi tek yanlı olarak tahrip edip bozmuşlarsa, büyük bir olasılıkla, sonunda kendi sonlarını hazırlamışlardır.

Gaia, bu konuda tecrübeli olabilir. Eğer öyleyse, bize, gereken yanıtı vermekte gecikmeyecektir. Eğer gecikirse, zaten yeterli tecrübeye sahip değil demektir.

Eğer Gaia, böyle bir durumla ilk kez karşılaşıyorsa, önündeki çetin sınavı nasıl atlatacağı önemlidir. Ya kaderine razı olacak, ya da ne tür önlemler alması gerektiğini deneye yanıla öğrenecektir. Varlığını sürdürebilmesi buna bağlıdır.

Kendimizle ilgili şöyle bir öykü yazalım.
Vücudumuzdaki bazı bakteriler, giderek, baskın organizmalar haline dönüştüler. Kendi sınırlarını belirlediler. Aralarında organları paylaştılar. Zaman zaman birbirlerinin üzerinde yaşadığı organlara göz dikip savaşlara giriştiler. Aynı ekosistemi paylaştıkları diğer mikroorganizmaları hor görmeye başladılar. Teknolojilerini geliştirdiler ve enerji kaynaklarını kendi arzularına göre kullanmaya başladılar. Kendi aralarında yaptıkları değerlendirmelerde, teknolojik olarak ne kadar gelişmiş olduklarını vurgulayıp, böbürlendiler. Üzerlerinde yaşadıkları şekilsiz insan bedenini istedikleri gibi kullanabileceklerine inandılar ve uygulamaya geçtiler. Etraflarındaki hücreleri ve diğer yapıları tamamiyle kendi istedikleri gibi kullanmaya başladılar. İçlerinden bazıları bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söylese de gülüp geçtiler. Yüksek sesle itiraz etmeye kalkanları susturdular…

Oysa dışarıdan yapılan gözlemlere göre durum vahimdi. O bakterilerin üzerinde yaşadıkları insan vücudunun ateşi iyice yükselmiş durumdaydı. Kan dengeleri iyice bozulmuştu ve acilen önlem alınması gerekiyordu.

Eğer o insan isimli ekosistem gerekli önlemleri alamazsa, hem kendisi, hem de onunla birlikte yaşayan tüm bakteri topluluklarının sonu gelmiş demekti.

Şu ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerek: sözkonusu bakteriler ile üzerinde yaşadıkları insanın birbirleriyle anlaşmaları pek sözkonusu değil. Tek yapmaları gereken şey, birbirlerinin sınırlarını ve dengelerini dikkate alarak anlayış göstermeleri.

İnsanlar ve Gaia için de aynı şey sözkonusu.

İnsanlar olarak Gaia ile konuşmamız, onunla tartışmamız mümkün değil. Ama haddimizi bilebilir, ona ve diğer organizmalara gereken saygıyı gösterebiliriz. Hepimiz için gerekli dengeleri gözetebilir ve koruyabiliriz. Eğer bu konuda neler yaşanabileceğini görmezden gelmeye devam edersek, ya Gaia’nın önlemiyle tanışacak, ya da birlikte aynı sonu paylaşacağız.

Ben, kendi çıkarımız için bile olsa, sonunda onu anlayabileceğimizi umuyorum.

Ahmet Aksoy

Feb 202013
 
1,451 views

Kendini Tanımak
Kendini Tanımak

Gamet Gelişim Akademisi olarak yeni bir atölye çalışması başlattık:  Başarı ve Motivasyon Atölyeleri

Bu çalışmada, her hafta başarı ve motivasyonla ilgili yeni bir konuyu ele alıyoruz.

19 Şubat 2013 tarihinde yaptığımız ilk atölyemizin konusu: Kendine Güven idi.

26 Şubat Salı günü :  Kendini Tanımak : Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak konusunu ele alacağız.

İzleyen haftaların konularını sitemizden ve  paylaşım ağlarından duyurmaya devam edeceğiz.

Atölyemiz ücretsizdir.

Yerimiz kısıtlı olduğu için, öncelikleri başvuru sırasına göre vereceğiz.
Fırsatı değerlendirmek istiyorsanız, lütfen elinizi çabuk tutun.

Başarı ve Motivasyon Atölyeleri
Konu: Kendini Tanımak : Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak
Tarih: 26 Şubat 2013
Saat: 19.00
Süre: 1.5 saat
Adres: Çeltikçi Sokak No:3 Yalı Ap. Giriş Kat Kadıköy – İstanbul
İletişim: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Eposta: gelisim@gamet.com.tr

Feb 192013
 
1,620 views

Aşağıdaki Kendine Güven konulu yazı, yeni başlattığımız Başarı ve Motivasyon Atölyeleri kapsamında her hafta ele alacağımız konulardan ilki olan “Kendine Güven” ile ilgilidir. Aşağıda ilk örneğini gördüğünüz Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı da her hafta ele alınacak yeni konuya göre yeniden düzenlenecektir. Bu çalışmalarla ilgili düşünce ve değerlendirmelerinizi bekliyoruz.

Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı - 0001 Kendine Güven

Gamet Gelişim Başarı ve Motivasyon Kartı – 0001 Kendine Güven

Kendine Güven

Kişinin sağlıklı bir şekilde kendine güven duymasının ön koşulu, kendi yetenek, beceri ve sınırlarının farkında olmasıdır. Ancak bu farkındalık mutlaka gerçekçi ve tarafsız olmalıdır.

Kişisel yetenek ve becerilerimizin farkında olmamak, ya da onları reddetmek yüzünden oluşan güven eksikliği, girişimcilik ve fırsatları değerlendirme potansiyelimizi düşürür.

Öte yandan, var olmayan yetenek ve becerileri varmış gibi kabullenen ve kısıtlamaları görmezden gelen şişirilmiş, aşırı güven de gereksiz riskleri kolayca üstlenmeye neden olur.

Güven eksikliğine yol açan en önemli koşullanmalardan biri “öğrenilmiş çaresizlik”tir.

Aldığı birkaç başarısız sonuç nedeniyle, artık ne kadar çalışırsa çalışsın, sınavlarda başarılı olamayacağına inanan bir öğrencinin başarılı bir sonuç alma olasılığı çok düşüktür. Çevresi tarafından da “başarısızlığı” yüzüne vuruluyor, üstelik bu duruma kendisi de inanıyorsa, o kişi kendisini başarısızlığa mahkum etmiştir. Sınavda bildiklerini unutması, yanıtların sırasını karıştırması, zamanını yanlış kullanması kaçınılamayacak kadar doğaldır.

Ailemiz, arkadaşlarımız, hatta bazı eğitmenlerimiz “korumak” gerekçesiyle ve çoğu kez yaptıklarının farkına bile varmaksızın bizleri “çaresizliğe” mahkum ederler. Eğer bizler de bu durumun farkına varmaz, bu tür girişimlere izin verir ve hatta söylenenleri gerçekmiş gibi kabullenirsek, sonunda etrafımıza örülen görünmez duvarlar, gerçekten de yıkılması zor birer kale ya da hapishane duvarına dönüşebilir.

Vücudumuzun ve beynimizin organik bir makine olarak elbette belli fiziksel sınırları vardır. Bunları bilmek zorundayız. Örneğin cılız bir mum alevi bile parmağımızı yakabilir. Ama aynı mum alevini, sadece süresini ayarlayarak zarar görmeden parmağımızla söndürmemiz de mümkündür.

Pek çoğumuz, tırmanacağımız yükseklikleri sınırlayan, ulaşabileceğimiz mesafeleri kısıtlayan cam tavanların ve duvarların içinde yaşıyoruz. Üstelik bu tavan ve duvarları kendimiz inşa ettik. Aslında bu sınırların temel işlevi, kişisel varlığımızı tehlikelere karşı korumak. Ancak bu sınırlar kendi doğal kapasitemize kıyasla çok dar kalıyorsa, bizi korumaktan çok, bizi kısıtlamak gibi bir işlev üstlenmiş olurlar.

Tüm bu sınırları ve kısıtlamaları etkisiz hale getirmenin tek bir yolu var: Kendine güven!

Kendimize güven duymak ve bu güveni koruyup arttırmak için aşağıdaki basit ipuçlarından yararlanabiliriz:

  • Kendimizle ilgili olumsuz düşünce ve değerlendirmelere son vermek
  • Yanlışlarımızı tecrübe hanesine yazmak
  • Mükemmele değil, yapabileceklerimizin en iyisine ulaşmayı hedeflemek
  • Hedeflerimizi netleştirmek
  • Aldığımız sonuçları sürekli olarak değerlendirmek ve hedefe giden yolumuzda rötuşlar yapmak
  • İyi becerdiğimiz işlere daha fazla yoğunlaşmak
  • Zayıf taraflarımızın farkında olmak
  • Yaptıklarımızdan keyif almak
  • Küçük te olsa başarılarımız için kendimizi ödüllendirmek
  • Kendimizi olduğumuz gibi sevmek ve kabullenmek

Kendimize güven duyduğumuz sürece motivasyonumuzu korumamız ve başarıya giden yolda rahatça ilerlememiz mümkün olur.

Gelecek yazımızın konusu: Kendini Tanımak!

Ahmet Aksoy

Feb 182013
 
2,298 views

Kendine Güven

Size Kişisel Güven ile ilgili çeşitli sorular derledik. Kendinizi yoklayın!

  • Kendinize gerçekten güveniyor musunuz?
  • Kendinizle gurur duyuyor musunuz?
  • Kişisel görünümünüzü beğeniyor musunuz?
  • Kariyerinizle gurur duyuyor musunuz?
  • İyi bir insan olduğunuzu düşünüyor musunuz?
  • İstediğiniz sosyal statü ve çevreye sahip misiniz?
  • Sahip olduğunuz kişilikten memnun musunuz?
  • Ailenizin, arkadaşlarınızın ve çevrenizin sizi sevdiğini hissediyor musunuz?
  • Risk alabiliyor musunuz?
  • Sizi engelleyen korkularınız var mı?
  • Başkalarının sizi mutlaka onaylaması gerektiğini düşünüyor musunuz?
  • Kendine güven duymanın önemli olduğuna inanıyor musunuz?
  • Geçmişinizle ilgili kendinizi suçladığınız veya utanç duyduğunuz konular var mı?
  • Kendine güven duymanın sizce başarıyla bir ilişkisi var mı?
  • Aşırı güven duygusu zararlı olabilir mi?
  • Kendini sevmekle kişisel güven arasında bir ilişki var mı?
  • Kendine güven duymak performansı arttırır mı?

Yukarıdaki soruları ve kendine güven duygusunu arttırmanın pratik yollarını  19 Şubat 2013 günü saat 19.00’da yapacağımız Başarı ve Motivasyon atölyesinde ele alacağız. Atölyeyi Ahmet Aksoy yönetecek ve çalışmalar yaklaşık 1.5 saat sürecektir.

Kişisel Güven konusunda aklınıza takılan ve yanıtını aradığınız konular varsa, sizi de bekleriz.
Atölyemiz ücretsizdir.
Katılımcılarımıza ücretsiz olarak Kendine Güven MP3 dosyaları hediye edilecektir.

Gamet Gelişim

Kendine Güven Atölyesi
Tarih: 19 Şubat 2013, Salı
Saat: 19.00 – 20.30
Atölye Danışmanı: Ahmet Aksoy
İletişim: 0216 450 5784 – 0533 472 7723 – 0533 339 0959
Adres: Rasimpaşa Mah Çeltikçi Sk No:3 Yalı Ap Giriş Kat Kadıköy

 

Feb 162013
 
2,362 views

Başarı ve Motivasyon

Gamet Gelişim Akademisi olarak yeni bir atölye çalışması başlatıyoruz: “Başarı ve Motivasyon Atölyeleri”

Bu çalışmada, her hafta başarı ve motivasyonla ilgili yeni bir konuyu ele alacağız.
Bu haftanın konusu: Hedeflerini İyi Belirle.
İzleyen haftaların konularını sitemizden ve facebook gibi paylaşım ağlarından duyurmaya devam edeceğiz.
İlk atölyemizi tanıtım amacıyla ücretsiz olarak düzenliyoruz.
Yerimiz kısıtlı olduğu için, öncelikleri başvuru sırasına göre vereceğiz.
Fırsatı değerlendirmek istiyorsanız, lütfen elinizi çabuk tutun.

Başarı ve Motivasyon Atölyeleri
Konu: Kendine Güven
Tarih: 12 Mart 2013
Saat: 19.00
Süre: 1.5 saat
Adres: Çeltikçi Sokak No:3 Yalı Ap. Giriş Kat Kadıköy – İstanbul
İletişim: 0216 450 5784
Eposta: gelisim@gamet.com.tr

Önceki haftaların konuları:

19.02.2013: Kendine Güven
26.02.2013: Kendini Tanımak: Güçlü ve Zayıf Yanlarımızı Saptamak
05.03.2013: Korkularınla Yüzleş